İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Aile hukuku

Boşanmada düğün takıları kimde kalır? Ziynet eşyası alacağı davası ve ispat

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Ziynet eşyası, eşin kişisel malı sayılır ve mal rejiminin tasfiyesindeki paylaşıma girmez.
  • Yargıtay uzun yıllar düğün takılarını, aksine anlaşma ya da gelenek yoksa, kime takılırsa takılsın kadına ait saymış, 2024'te bu görüşünü değiştirmiştir.
  • Davada takıların varlığını ve karşı tarafta kaldığını, bunu iddia eden eş ispat eder.
  • Takılar aynen geri istenebilir; aynen iade mümkün değilse bedelinin ödenmesi talep edilir.

Düğünde takılan altınlar, bilezikler ve diğer takılar, boşanma sırasında en sık tartışılan konulardan biridir. Hukukta bunlara ziynet eşyası denir. Ziynet eşyası, değerli madenlerden yapılmış, takılıp kullanılan süs eşyasıdır.

Bu eşyalar evlilik sona erdiğinde kimde kalacak, karşı tarafta kalmışsa nasıl geri istenecek? Bu yazı bu soruyu ele alır.

Ziynet eşyası kişisel maldır

Kanun, eşlerin mallarını edinilmiş mal ve kişisel mal olarak ikiye ayırır. Edinilmiş mallar boşanmada paylaşıma girer; kişisel mallar ise girmez. Türk Medeni Kanunu’nun 220. maddesine göre eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya ile mal rejiminin başlangıcında ona ait olan ya da sonradan karşılıksız kazandığı değerler kişisel maldır.

Ziynet eşyası bu nedenle kural olarak sahibi olan eşin kişisel malıdır. Paylaşılmaz; sahibine aynen geri verilir. Bu yüzden ziynet istemi, edinilmiş malların paylaşımından ayrı bir istemdir. Mal paylaşımının nasıl yapıldığı başka bir yazıda anlatılmıştır.

Ziynet eşyası kişisel mal olduğundan, bu davada aranan şey bir alacak hesabı değil, eşyanın sahibine geri verilmesidir. Eşya geri verilemiyorsa bedeli istenir.

Yalnız düğünde takılanlar değil, evlilik sürerken eşlerden birine hediye edilen takılar da karşılıksız kazanılmış sayılır ve hediye edilen eşin kişisel malı olur. Evlilik içinde yapılan bu tür hediyeler, eşler arasında bir bağıştır. Boşanmanın kendisi, bağışlanan takıların geri istenmesi için tek başına yeterli bir sebep sayılmaz.

Takıların kime ait sayıldığı

Bu sorunun cevabı son yıllarda değişmiştir. Yargıtay, Medeni Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra uzun yıllar boyunca, aksine bir anlaşma ya da yerel bir gelenek kanıtlanmadıkça düğünde takılan ziynetlerin kim tarafından kime takılırsa takılsın kadına bağışlanmış sayılacağını kabul etti.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024 yılında, değişen örf ve âdetleri gerekçe göstererek bu görüşünü değiştirdi. Bu konudaki bir akademik çalışmada, yeni görüşün henüz yerleşik bir içtihat hâline gelmediği ve konunun kanunla ya da içtihadı birleştirme kararıyla netleşmesi gerektiği belirtiliyor.

Uygulamada bu, davada şu soruların daha ayrıntılı tartışılacağı anlamına gelir:

  • Takı kime takıldı ya da kime verildi?
  • Eşler takıların kime ait olacağı konusunda bir anlaşma yaptı mı?
  • O yörede düğün takılarıyla ilgili kanıtlanabilen bir gelenek var mı?
  • Takı yalnızca bir cinsiyetin kullanacağı türden mi?

Kanun ayrıca genel bir kural koyar: belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden, bunu ispat etmek zorundadır. Hangi eşe ait olduğu ispat edilemeyen mallar, iki eşin paylı mülkiyetinde sayılır (m. 222).

İspat yükü

Medeni Kanun’un genel kuralına göre, kanunda aksine bir hüküm yoksa taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguları ispat etmek zorundadır (m. 6). Ziynet davasında bu, takılarını geri isteyen eşin hem takıların varlığını hem de karşı tarafta kaldığını göstermesi demektir.

Takılar çoğunlukla kadının üzerinde ya da elinde bulunan eşyalardır. Bu yüzden kadın, takıların kocası tarafından alındığını ya da evde kaldığını ve kendisine verilmediğini ispat etmelidir. Davalı eş takıları aldığını kabul eder ama sonradan geri verdiğini ya da takıların geri istenmemek üzere kendisine verildiğini söylerse, bu yeni iddiayı o ispat eder.

Ziynet uyuşmazlıklarında tanık özellikle önemlidir. Kanun belli bir değeri aşan hukuki işlemlerin kural olarak senetle ispatını arar. Ancak eşler arasındaki işlemlerde bu zorunluluğun istisnası vardır ve tanık dinlenebilir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 203). Davada sık kullanılan deliller şunlardır:

  • Düğün videoları ve fotoğrafları,
  • Takıların kime ve ne zaman verildiğini bilen tanıklar,
  • Takıların geri istendiği ya da alındığının kabul edildiği mesajlar,
  • Takıların bozdurulduğunu gösteren kuyumcu ve banka kayıtları.

Tek bir delil her zaman yeterli olmayabilir. Örneğin düğün videosu takıların varlığını gösterebilir, ama boşanma sırasında kimde kaldığını göstermez.

Davanın açılması: aynen iade ya da bedel

Ziynet eşyası istemine aile mahkemesi bakar; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu görevi asliye hukuk mahkemesi yürütür (4787 sayılı Kanun m. 2 ve 4). İstem, boşanma davasıyla birlikte ya da ayrı bir davayla ileri sürülebilir.

Takılar eşin kendisinde değil de ailesinde, örneğin kayınvalidede kalmışsa, Yargıtay’ın aradığı şartlar bulunduğunda istem o kişiye karşı da yöneltilebilir. Nişanda verilen takıların nişanın bozulmasıyla geri istenmesi ise farklı kurallara tabidir ve ayrı bir yazıda ele alınmıştır.

Dava açmadan önce takıların geri verilmesini yazılı olarak, örneğin noter ihtarnamesiyle istemek, karşı tarafın tutumunu belgelemeye yarar.

Dava dilekçesinde takıların tek tek sayılması gerekir. Kaç adet bilezik, kaç gram, hangi ayar, kaç çeyrek ya da yarım altın, hangi kolye ve küpe? Genel bir “bütün takılarım” ifadesi, hem ispatı hem de bedelin hesaplanmasını zorlaştırır.

Asıl istem takıların aynen geri verilmesidir. Takılar elden çıkmış ya da aynen geri verilemiyorsa, bedelinin ödenmesi istenir. Bedel, mahkemenin bilirkişiye yaptırdığı değerlendirmeyle belirlenir. Takıların ayarı ve gramı bu hesapta belirleyicidir; kuyumcu fişleri, faturalar ve takıları net gösteren fotoğraflar bilirkişinin işini kolaylaştırır. Altın fiyatları hızla değiştiği için dilekçede hem aynen iade hem de bunun mümkün olmaması hâlinde bedel talebinin birlikte yazılması yaygındır.

Davada takıların bozdurulup ortak bir ihtiyaç için, örneğin ev ya da araba almak için kullanıldığı ileri sürülebilir. Bu durum, takıların geri istenemeyeceği anlamına kendiliğinden gelmez. Bozdurmayla alınan mal üzerindeki hesaplaşma ise mal rejiminin tasfiyesinde ayrıca gündeme gelebilir.

Sık sorulan sorular

Evden ayrılırken takılarımı yanıma alamadım. Ne yapmalıyım?

Takıların evde ya da eşinizde kaldığını ispat etmeniz gerekecektir. Evden ayrılış koşullarını bilen tanıklar, takıların geri istendiği mesajlar ve eşinizin takıları aldığını kabul ettiği yazışmalar bu konuda önemlidir. Bu delilleri kaybolmadan saklamak ve davada takıların ayrıntılı bir listesini vermek gerekir.

Takılar ev almak için bozdurulduysa geri istenebilir mi?

Takıların bozdurulup ortak bir ihtiyaç için harcanması, kendiliğinden geri istenemeyecekleri anlamına gelmez. Takıların geri istenmemek üzere verildiğini ileri süren eş, bu iddiasını kendisi ispat etmek zorundadır. Bozdurmayla alınan ev ya da araba ayrıca mal rejiminin tasfiyesinde de gündeme gelebilir.

Ziynet eşyası için boşanma davasını beklemek gerekir mi?

Ziynet eşyası istemi boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebileceği gibi ayrı bir davayla da istenebilir. Hangi yolun seçileceği, delillerin durumuna ve boşanma davasının aşamasına göre değerlendirilmelidir.

Erkeğe takılan saat ve altınlar kime aittir?

Yargıtay uzun süre bütün düğün takılarını kadına ait sayıyordu. 2024’te bu görüşünü değişen örf ve âdetleri gerekçe göstererek değiştirmiştir. Bu yüzden erkeğe takılan eşyanın kime ait olduğu, tarafların bu konudaki anlaşmasına, yöre geleneğine ve takının niteliğine göre davada ayrıca tartışılır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Aile hukuku

    Nafakanın artırılması, azaltılması ve kaldırılması

    Yoksulluk ve iştirak nafakasının değişen koşullara göre artırılması, azaltılması ya da kaldırılması; kendiliğinden sona erdiği hâller ve dava süreci.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 176, 175, 331 ve diğer maddeler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 6; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4, 2

  2. Aile hukuku

    Evlenme yaşı kaçtır? Hâkim izni ve veli izniyle evlenme

    Türk hukukunda evlenme yaşı, 16 yaşında hâkim izniyle evlenme, 18 yaşından küçüklerde veli izni ve iznin verilmemesi hâlinde başvuru yolu.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 11, 10, 124 ve diğer maddeler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 382; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4

  3. Aile hukuku

    Çekişmeli boşanma davası nasıl ilerler? Dilekçeden kesinleşmeye süreç

    Eşler anlaşamadığında açılan boşanma davasında dilekçeler, ön inceleme, geçici önlemler, tanıklar, karar, istinaf ve kesinleşme.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166/1-2, 166/4, 168 ve diğer maddeler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 119, 127, 133 ve diğer maddeler; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 2 ve 4, 5 ve 7