Vasiyetname türleri: resmî, el yazılı ve sözlü vasiyetnamenin şekil şartları
Vasiyetname, bir kişinin ölümünden sonra malvarlığının kime ve nasıl geçeceğini tek başına belirlediği beyandır. Kanun bu beyanı sıkı şekil kurallarına bağlar. Sebebi basittir: vasiyetname uygulanacağı sırada onu yapan kişi artık hayatta değildir ve ne demek istediğini açıklayamaz. Şekle uyulmadan yapılan bir vasiyetname, menfaati olan mirasçının açacağı iptal davasıyla ortadan kaldırılabilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 531. maddesine göre vasiyet üç şekilde yapılır: resmî şekilde, mirasbırakanın el yazısıyla ya da sözlü olarak. Mirasbırakan, malvarlığını vasiyetle bırakacak olan kişidir. Vasiyet yapabilmek için on beş yaşını doldurmuş olmak ve ayırt etme gücüne, yani akla uygun biçimde davranabilme yeteneğine sahip olmak gerekir (m. 502).
Resmî vasiyetname
Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir. Resmî memur sulh hâkimi, noter ya da kanunla bu yetki verilmiş başka bir görevli olabilir.
Düzenleme kanunda adım adım anlatılır. Mirasbırakan arzularını memura bildirir. Memur vasiyetnameyi yazar ya da yazdırır ve okuması için mirasbırakana verir. Mirasbırakan metni okuyup imzalar, memur da tarih koyarak imzalar. Hemen ardından mirasbırakan, memurun huzurunda iki tanığa vasiyetnameyi okuduğunu ve metnin son arzularını içerdiğini söyler. Tanıklar bu beyanın önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazar ya da yazdırır, altını imzalar. Vasiyetnamenin içeriğini tanıkların bilmesi gerekmez.
Mirasbırakan metni okuyamıyor ya da imzalayamıyorsa memur, vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur. Mirasbırakan metnin son arzularını içerdiğini söyler; tanıklar bu kez okumanın da önlerinde yapıldığını yazıp imzalar (m. 535).
Herkes tanık olamaz. Mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri resmî vasiyetnamede ne memur ne tanık olabilir. Fiil ehliyeti olmayanlar, ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar ve okuryazar olmayanlar da bu görevi üstlenemez. Memura, tanıklara ve onların yakınlarına aynı vasiyetnameyle kazandırma yapılması da yasaktır (m. 536). Vasiyetnamenin aslını, onu düzenleyen memur saklar.
Bu şeklin en büyük faydası ispattadır. Tanıklar mirasbırakanın o gün tasarrufa ehil olduğunu yazılı olarak belirttiği için, sonradan çıkabilecek ehliyet tartışmalarında güçlü bir belge ortaya çıkar.
El yazılı vasiyetname
El yazılı vasiyetnamede tanık ya da memur gerekmez, ama kanunun aradığı şartlar kesindir (m. 538). Metnin başından sonuna kadar mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması, yapıldığı yılın, ayın ve günün de gösterilmesi zorunludur. Bilgisayarda yazılıp yalnızca imzalanan metin ya da bir kısmı başkasının eliyle yazılmış kâğıt bu şartları taşımaz.
El yazılı vasiyetname, saklanmak üzere açık ya da kapalı olarak notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabilir. Bu zorunlu değildir. Evde saklanan bir vasiyetname de geçerlidir; ancak kaybolma, hiç bulunamama ya da yazının mirasbırakana ait olmadığı iddiasıyla karşılaşma ihtimali daha yüksektir.
Sözlü vasiyet
Sözlü vasiyet istisnai bir yoldur. Mirasbırakan ancak yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık ya da savaş gibi olağanüstü bir durum yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa buna başvurabilir. Son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara bu beyana uygun bir vasiyetname yazmaları ya da yazdırmaları görevini verir. Resmî vasiyetnamedeki tanıklık yasakları, okuryazarlık şartı dışında burada da geçerlidir.
Tanıklardan biri, kendilerine anlatılanları yer, yıl, ay ve günü belirterek hemen yazar, imzalar ve diğer tanığa da imzalatır. İki tanık bu belgeyi vakit geçirmeden sulh ya da asliye mahkemesine verir. Hâkime, mirasbırakanı vasiyet yapmaya ehil gördüklerini ve onun son arzularını olağanüstü bir durum içinde anlattığını söylerler. Belge düzenlemeden doğrudan mahkemeye gidip bu beyanları tutanağa geçirtmeleri de mümkündür (m. 540).
Mirasbırakan askerlik hizmetindeyse teğmen ya da daha yüksek rütbeli bir subay, ülke sınırları dışında seyreden bir ulaşım aracındaysa aracın sorumlu yöneticisi, bir sağlık kurumunda tedavi görüyorsa kurumun en yetkili yöneticisi hâkimin yerine geçer.
Sözlü vasiyetin ömrü kısadır. Mirasbırakan için sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma imkânı doğarsa, bu tarihten bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer (m. 541).
Vasiyetten dönmek ya da onu değiştirmek
Vasiyetname yapan kişi kararına bağlı kalmaz. Kanuni şekillerden birine uyarak yeni bir vasiyetname yapıp öncekinden tamamen ya da kısmen dönebilir (m. 542). Vasiyetnameyi yırtmak ya da yakmak gibi yok etme yoluyla da dönülebilir. Kaza sonucunda ya da üçüncü bir kişinin kusuruyla yok olan ve içeriği aynen ve tamamen belirlenemeyen vasiyetname ise hükümsüz kalır; tazminat isteme hakkı saklıdır (m. 543).
Önceki vasiyetname kaldırılmadan yenisi yapılırsa, yenisinin öncekini tamamladığı kuşkuya yer bırakmayacak biçimde anlaşılmıyorsa sonraki vasiyetname öncekinin yerini alır. Belirli bir malı birine bırakan kişi sonradan o malı satarsa, vasiyetnamede aksi yazmıyorsa bu vasiyet de ortadan kalkar (m. 544).
Miras sözleşmesi ise vasiyetnameden farklı olarak iki taraflıdır ve kural olarak ancak tarafların yazılı anlaşmasıyla ortadan kaldırılabilir (m. 546). Bu sözleşme resmî vasiyetname şeklinde yapılır; taraflar arzularını memura aynı anda bildirir ve metni memurla iki tanığın önünde imzalar (m. 545).
Ölümden sonra vasiyetnamenin teslimi ve açılması
Mirasbırakanın ölümünden sonra bulunan vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hâkimine teslim edilmelidir. Vasiyetnameyi saklayan, düzenleyen ya da ölenin eşyaları arasında bulan kişi, ölümü öğrenir öğrenmez bu görevi yerine getirmek zorundadır. Aksi hâlde doğacak zarardan sorumlu olur (m. 595).
Vasiyetname, tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yerindeki sulh hâkimi tarafından açılır ve ilgililere okunur. Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer, isterlerse açılışta bulunmak üzere çağrılır (m. 596). Kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olmak, ölüme bağlı tasarrufun iptal sebeplerinden biridir (m. 557). Şekil eksikliği olduğunu düşünen mirasçı için bundan sonraki adım iptal davasıdır; bu davanın kendine özgü hak düşürücü süreleri vardır.
Sık sorulan sorular
Vasiyetnameyi bilgisayarda yazıp altını imzalasam geçerli olur mu?
El yazılı vasiyetname olarak geçerli olmaz. Kanun bu türde metnin başından sonuna kadar mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılmasını ve tarihin yıl, ay, gün olarak gösterilmesini şart koşar. Bilgisayar çıktısı, daktilo ya da başkasına yazdırılmış metin bu şartı karşılamaz. Böyle bir vasiyetname, şekle aykırılık sebebiyle açılacak bir iptal davasıyla ortadan kaldırılabilir. Metni kendi elinizle yazamıyorsanız başvurulacak yol resmî vasiyetnamedir.
Kaç yaşında vasiyetname yapılabilir?
Vasiyet yapabilmek için on beş yaşını doldurmuş ve ayırt etme gücüne sahip olmak yeterlidir; ergin olmak aranmaz. Miras sözleşmesi için ise kanun daha fazlasını ister: ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmayan kişi bu sözleşmeyi yapabilir.
Çocuğum ya da eşim resmî vasiyetnamede tanık olabilir mi?
Olamaz. Mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine memur ya da tanık olarak katılamaz. Fiil ehliyeti bulunmayanlar, ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar ve okuryazar olmayanlar da tanık olamaz. Ayrıca memura, tanıklara ve onların yakınlarına o vasiyetnameyle bir şey bırakılamaz.
Yaptığım vasiyetnameyi sonradan değiştirebilir miyim?
Evet. Kanuni şekillerden birine uyarak yeni bir vasiyetname yapabilir, önceki vasiyetnameden tamamen ya da kısmen dönebilirsiniz. Vasiyetnameyi yok etmek de dönme sayılır. Önceki vasiyetnameyi kaldırmadan yenisini yaparsanız, yenisinin öncekini tamamladığı açıkça anlaşılmıyorsa sonraki vasiyetname öncekinin yerini alır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.