İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Miras hukuku

Vasiyeti yerine getirme görevlisi: kim atanır, ne yapar, nasıl denetlenir?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Görevi kendisine bildirilen kişi on beş gün içinde kabul etmediğini sulh hâkimine bildirmezse görevi kabul etmiş sayılır.
  • Mirasbırakan bu konuda taahhütte bulunmamışsa tereke mallarının devri için sulh hâkiminin izni gerekir.
  • Görevli sulh hâkiminin denetimindedir ve özensiz davranışından doğan zarardan vekil gibi sorumludur.

Vasiyetname yapan bir kişi, son arzularının ölümünden sonra gerçekten yerine getirilip getirilmeyeceğini merak eder. Mirasçılar arasında anlaşmazlık bekleniyorsa, terekede şirket payları ya da çok sayıda taşınmaz varsa ya da vasiyetle mirasçı olmayan kişilere mal bırakılmışsa bu kaygı büyür. Kanun bunun için bir araç öngörür: vasiyeti yerine getirme görevlisi. Bu kişi, mirasbırakanın vasiyetnamede belirlediği ve ölümden sonra terekeyi yönetip vasiyetleri uygulayan kişidir. Tereke, ölen kişinin geride bıraktığı mallar, haklar ve borçların bütünüdür.

Kim, nasıl atanır

Türk Medeni Kanunu’nun 550. maddesine göre mirasbırakan, vasiyetnameyle bir ya da birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi atayabilir. Kanun, görevlinin göreve başladığı sırada fiil ehliyetine sahip olmasını şart koşar. Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır (m. 10). Bunun dışında bir nitelik aranmaz; görevli bir aile yakını, güvenilen bir dost ya da bir hukukçu olabilir.

Atama, mirasbırakanın ölümünden sonra kendiliğinden işlemeye başlamaz. Sulh hâkimi görevi atanan kişiye bildirir. Bildirim tarihinden başlayarak on beş gün içinde görevi kabul etmediğini sulh hâkimine bildirmeyen kişi görevi kabul etmiş sayılır. Görevin bildirilmesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 382. maddesinde çekişmesiz yargı işleri arasında sayılır. Çekişmesiz yargı, ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan ve mahkemenin daha çok düzenleyici rol üstlendiği işlerdir; bu işlerde kural olarak sulh hukuk mahkemesi görevlidir (HMK m. 383).

Görevli, hizmetinin karşılığında uygun bir ücret isteyebilir (m. 550). Vasiyetnamede ücret belirlenmemişse bu konunun da sonradan tartışma yaratabileceğini akılda tutmak gerekir.

Birden çok görevli atanmışsa, tasarruftan ya da işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça görevi birlikte yürütürler. Biri görevi kabul etmez, edemez ya da görevi herhangi bir sebeple sona ererse, mirasbırakanın tasarrufundan aksi anlaşılmadıkça diğerleri devam eder. Birlikte hareket etmek üzere atanmış olsalar bile acele durumlarda her biri gerekli işlemleri tek başına yapabilir (m. 551).

Görevlinin yapacağı işler

Mirasbırakan vasiyetnamede aksini öngörmemiş ya da sınırlı bir görev vermemişse görevli, son arzuların yerine getirilmesi için gerekli bütün işlemleri yapmakla görevli ve yetkilidir. Kanun bu işleri 552. maddede tek tek sayar:

  • Göreve başladıktan sonra gecikmeden terekedeki malların, hakların ve borçların listesini çıkarmak; olanak varsa bunu mirasçılar hazırken yapmak,
  • Terekeyi yönetmek ve yönetimin gerektirdiği ölçüde tereke mallarının zilyetliğinin, yani fiilen elde bulundurulmasının kendisine devrini istemek,
  • Tereke alacaklarını tahsil etmek, borçlarını ödemek,
  • Vasiyetleri yerine getirmek,
  • Terekenin paylaşılması için bir plan hazırlamak,
  • Tereke ile ilgili dava ve takiplerde miras ortaklığını temsil etmek; mirasçıların açtığı davalardan göreviyle ilgili olanlara müdahil olarak katılmak,
  • Açtığı ya da kendisine karşı açılan davaları ve takipleri mirasçılara bildirmek.

Bu liste, mirasbırakan aksini öngörmediğinde geçerli olan geniş görevi anlatır. Mirasbırakan isterse görevi daraltabilir. Örneğin görevliyi yalnızca belirli bir vasiyetin yerine getirilmesiyle, bir hayır kurumuna bırakılan paranın ödenmesiyle ya da bir şirket payının yönetimiyle sınırlayabilir. Vasiyetnamede görevin sınırı ne kadar açık yazılırsa, görevli ile mirasçılar arasında yetki tartışması çıkma ihtimali o kadar azalır.

Listenin beşinci maddesi önemlidir. Görevli paylaşma planı hazırlar, ama mirası mirasçılar adına tek başına paylaştırmaz. Mirasçıların paylaşma konusundaki hakları ayrı bir yazıda anlatılmıştır.

Mallar üzerinde tasarruf ve sulh hâkiminin izni

Terekeyi yönetmek, malları dilediği gibi satmak anlamına gelmez. Mirasbırakan bu konuda bir taahhütte bulunmamışsa, tereke mallarının görevli tarafından devri ya da bunlar üzerinde ipotek, intifa gibi sınırlı aynî haklar kurulması sulh hâkiminin yetki vermesine bağlıdır. Hâkim, olanak varsa mirasçıları dinledikten sonra karar verir (m. 553). Bu izin de HMK’da çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmıştır.

Olağan giderleri karşılayacak ölçüdeki tasarruflar için izin alınması gerekmez. Örneğin terekedeki bir binanın aidatını ya da elektrik faturasını ödemek için hâkime gitmek gerekmez. Bir dairenin satışı ise, mirasbırakan bu konuda taahhütte bulunmamışsa izne tabidir.

Denetim, sona erme ve sorumluluk

Görevli, görevini yaparken sulh hâkiminin denetimindedir. Hâkim şikâyet üzerine ya da kendiliğinden gereken önlemleri alır. Görevlinin yetersiz olduğu, görevini kötüye kullandığı ya da ağır ihmali tespit edilirse sulh hâkimi görevine son verir. Bu karara karşı, tebliğinden başlayarak on beş gün içinde asliye mahkemesine itiraz edilebilir; itiraz üzerine verilen karar kesindir (m. 555).

Görev, görevlinin ölümüyle ya da atanmasını geçersiz kılan bir sebebin ortaya çıkmasıyla kendiliğinden sona erer. Görevli, sulh hâkimine yapacağı bir beyanla görevden ayrılabilir; ancak görevi uygunsuz bir zamanda bırakamaz (m. 554). Örneğin bir tereke malının satışı sürerken görevi bırakıp işi yarıda koymak bu kurala aykırı düşebilir.

Görevli görevini yaparken özen göstermek zorundadır ve ilgililere karşı bir vekil gibi sorumludur (m. 556). Mirasçılar ve vasiyet alacaklıları, görevlinin özensiz davranışı yüzünden uğradıkları zararı ondan isteyebilir.

Vasiyetnamede görevli atanmamış olabilir. Bu durumda mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur ve kural olarak birlikte hareket eder; mirasçılardan biri isterse sulh mahkemesi paylaşmaya kadar miras ortaklığına bir temsilci atayabilir (m. 640). Bu konu miras ortaklığını anlatan yazıda ele alınmıştır.

Sık sorulan sorular

Vasiyetnamede adım geçiyor ama bu görevi istemiyorum. Ne yapmalıyım?

Sulh hâkimi görevi size bildirir. Bildirim tarihinden başlayarak on beş gün içinde kabul etmediğinizi sulh hâkimine bildirmeniz gerekir. Bu süre içinde bir şey söylemezseniz görevi kabul etmiş sayılırsınız. Kabul ettikten sonra da sulh hâkimine yapacağınız bir beyanla görevden ayrılabilirsiniz; ancak görevi uygunsuz bir zamanda bırakamazsınız.

Görevli, babamızın evini bize sormadan satabilir mi?

Mirasbırakan bu konuda bir taahhütte bulunmamışsa, tereke mallarının devri ya da üzerlerinde sınırlı aynî hak kurulması sulh hâkiminin yetki vermesine bağlıdır. Hâkim, olanak varsa mirasçıları dinledikten sonra karar verir. Olağan giderleri karşılayacak ölçüdeki tasarruflar için izin gerekmez.

Babam vasiyetnamede iki kişiyi görevli atamış. Her işi birlikte mi yapmak zorundalar?

Vasiyetnameden ya da işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça evet, görevi birlikte yürütürler. Ancak acele durumlarda her biri gerekli işlemleri tek başına yapabilir. Biri görevi kabul etmez ya da görevi sona ererse, vasiyetnamede aksi öngörülmemişse diğeri göreve devam eder.

Görevli işini kötü yapıyorsa nereye başvururuz?

Görevli, sulh hâkiminin denetimindedir. Mirasçılar sulh hâkimine şikâyette bulunabilir. Görevlinin yetersiz olduğu, görevini kötüye kullandığı ya da ağır ihmali tespit edilirse hâkim görevine son verir. Görevli, özen yükümlülüğüne aykırı davranışı yüzünden doğan zarardan vekil gibi sorumludur.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Miras hukuku

    Vasiyetnamenin iptali davası: hangi sebeplerle ve ne zamana kadar açılır?

    Vasiyetnameye karşı açılan iptal davasının dört sebebi, davayı kimin açabileceği, bir, on ve yirmi yıllık süreler ve yetkili mahkeme.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 557, 558, 559 ve diğer maddeler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 2, 11, 18

  2. Miras hukuku

    Saklı pay ve tenkis davası: vasiyet ya da bağışla dışarıda bırakılan mirasçı ne isteyebilir?

    Saklı paylı mirasçılar ve oranları, saklı payı zedeleyen vasiyet ve bağışlara karşı tenkis davası, tenkiste sıra ve bir yıllık, on yıllık süreler.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 505, 506, 507–509 ve diğer maddeler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 2

  3. Miras hukuku

    Mirasçılıktan çıkarma (ıskat): hangi sebeplerle yapılır, nasıl itiraz edilir?

    Saklı paylı mirasçının vasiyetnameyle mirastan çıkarılması: kanundaki iki sebep, sebebin yazılması şartı, ispat yükü, altsoya etkisi ve aciz hâlinde ıskat.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 505, 510, 511 ve diğer maddeler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 2, 11