İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Ceza hukuku

Trafik kazasında taksirle yaralama: ceza, şikâyet ve uzlaştırma

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Trafik kazasında sürücünün çoğu zaman kimseye zarar verme niyeti yoktur. Bu yüzden kazada biri yaralandığında gündeme gelen suç kasten değil, taksirle yaralamadır (TCK m. 89). Kazada bir kişi hayatını kaybetmişse ayrı bir suç olan taksirle öldürme söz konusu olur; bu yazı yalnızca yaralanmalı kazaları ele alır.

Taksir, bilinçli taksir ve kusur

Kanun taksiri, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, suçun kanuni tanımındaki sonucu öngörmeden bir davranışı gerçekleştirmek olarak tanımlar (m. 22/2). Hız sınırını aşan, kırmızı ışıkta geçen ya da aynaya bakmadan şerit değiştiren sürücü, kimseyi yaralamak istemese de doğan sonuçtan sorumlu tutulabilir.

Bilinçli taksirde ise sürücü sonucu öngörür ama istemez; bir şey olmayacağını düşünerek davranışına devam eder. Bu durumda taksirli suçun cezası üçte birden yarısına kadar artırılır (m. 22/3).

Taksirli suçlarda ceza failin kusuruna göre belirlenir. Birden fazla kişinin taksiriyle meydana gelen sonuçlarda herkes kendi kusurundan sorumludur ve her birinin cezası ayrı ayrı belirlenir (m. 22/4 ve 22/5). Kimin ne ölçüde kusurlu olduğu, kaza tespit tutanağı, kamera kayıtları, tanık anlatımları ve gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle ortaya konur.

Trafik kazaları bakımından önemli bir hüküm daha vardır. Taksirli davranışın sonucu, yalnızca failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık ceza verilmesini gereksiz kılacak ölçüde onu mağdur etmişse ceza verilmez. Bilinçli taksirde ise bu durumda ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir (m. 22/6). Kazada kendisi ağır yaralanan ya da yakınını kaybeden sürücü için bu hüküm gündeme gelebilir.

Taksirle yaralamanın cezası

Taksirle yaralamanın temel cezası dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır (m. 89/1). Hâkim, olayın özelliklerine göre bu ikisinden birini seçer. Bu ceza 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla artırıldı; daha önce üç aydan bir yıla kadardı.

Yaralama mağdurda daha ağır bir sonuca yol açtıysa ceza artar:

  • Bir duyu ya da organın işlevinde sürekli zayıflama, kemik kırılması, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, hayatı tehlikeye sokan bir durum veya gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğması hâlinde ceza yarısı oranında artırılır.
  • İyileşmesi mümkün olmayan hastalık ya da bitkisel hayat, bir duyu veya organın işlevinin yitirilmesi, konuşma ya da çocuk yapma yeteneğinin kaybı, yüzün sürekli değişikliği veya gebe kadının çocuğunun düşmesi hâlinde ceza bir kat artırılır.

Kazada birden fazla kişi yaralanmışsa ceza dokuz aydan beş yıla kadar hapistir (m. 89/4). Bu hâlde kanun adli para cezası seçeneği tanımaz. Bu sınır da 2025 değişikliğiyle yükseltildi.

Şikâyet şartı

Taksirle yaralama kural olarak şikâyete bağlıdır (m. 89/5). Kanun bunun bir istisnasını öngörür: suç bilinçli taksirle işlenmişse şikâyet aranmaz. Ancak bu istisna, birinci fıkradaki basit taksirle yaralama için geçerli değildir.

Pratikte bunun anlamı şudur. Kazada tek kişi yaralanmış ve yaralanma yukarıda sayılan ağır sonuçlardan birine yol açmamışsa, sürücü bilinçli taksirle hareket etmiş olsa bile soruşturma için şikâyet gerekir. Kemik kırığı gibi ağır sonuçlarda ya da birden fazla kişinin yaralandığı kazalarda ise sürücü bilinçli taksirle hareket etmişse savcılık şikâyet olmadan soruşturma yapar.

Şikâyet süresi, mağdurun fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren altı aydır. Şikâyete bağlı hâllerde mağdurun vazgeçmesi davayı düşürür; ancak vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık bakımından bu sonuç doğmaz (m. 73). Şikâyet, Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluğa yazılı olarak veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir (CMK m. 158).

Şikâyetin gerekip gerekmediği, yaralanmanın ağırlığına ve sürücünün taksirinin türüne bağlıdır. Bu yüzden kazadan sonra hastanede alınan raporları, tedavi belgelerini ve kaza tespit tutanağını saklamak, hem şikâyet hem de uzlaştırma aşamasında işe yarar.

Uzlaştırma ve tazminata etkisi

Taksirle yaralama, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırma kapsamındadır (CMK m. 253/1). Yani bilinçli taksirle işlenmiş ağır bir yaralamada da dava açmaya yetecek şüphe varsa dosya önce uzlaştırma bürosuna gönderilir. Dava açıldıktan sonra suçun uzlaştırma kapsamında olduğu anlaşılırsa da aynı yol izlenir (CMK m. 254).

Uzlaştırmacının teklifine yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Kazada birden fazla kişi yaralandıysa uzlaştırma için mağdurların hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir (CMK m. 253/7). Uzlaşma sağlanır ve sürücü üstlendiği edimi bir defada yerine getirirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; edim taksitlendirilir ya da ileri bir tarihe bırakılırsa kamu davasının açılması ertelenir. Uzlaştırma sonuçsuz kalırsa aynı suç için yeniden uzlaştırma yoluna gidilemez. Teklif reddedilmiş olsa bile taraflar sonradan anlaşırsa, en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar savcılığa başvurarak uzlaştıklarını bildirebilir. Uzlaştırma görüşmelerinde yapılan açıklamalar ise hiçbir soruşturmada, kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz. Örneğin sürücünün bu görüşmede zararı karşılamayı teklif etmesi, sonradan aleyhine delil olarak kullanılamaz.

Uzlaşmanın en çok gözden kaçan sonucu tazminat hakkına etkisidir. Uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma anında tespit edilemeyen ya da sonradan ortaya çıkan zararlar dışında, aynı suç nedeniyle tazminat davası açılamaz (CMK m. 253/19). Tedavisi henüz bitmemiş bir mağdurun, zararın boyutu belli olmadan uzlaşma metnini imzalamadan önce iyi düşünmesi gerekir.

Sık sorulan sorular

Kazada ben de yaralandım. Karşı sürücüyü şikâyet edebilir miyim?

Evet. Birden fazla kişinin taksiriyle meydana gelen bir sonuçta herkes kendi kusurundan sorumludur ve cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir. Bu nedenle aynı kazada iki sürücü de hem mağdur hem şüpheli konumunda olabilir. Her biri, kendi yaralanması için şikâyet hakkını ayrıca kullanır.

Kemik kırığı olan bir kazada şikâyetimi geri alırsam dosya kapanır mı?

Sürücünün basit taksirle hareket ettiği kabul edilirse suç şikâyete bağlıdır ve vazgeçme davayı düşürür. Sürücü bilinçli taksirle hareket etmişse kemik kırığı gibi ağır sonuçlarda şikâyet aranmaz; bu durumda şikâyetin geri alınması soruşturmayı ya da davayı sona erdirmez.

Altı aylık şikâyet süresini kaçırırsam ne olur?

Suç şikâyete bağlıysa, süresinde şikâyet edilmediği için soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Ancak ağır sonuç doğuran ya da birden fazla kişinin yaralandığı bir kazada sürücü bilinçli taksirle hareket etmişse şikâyet aranmaz; bu durumda süre geçmiş olsa da savcılık soruşturma yürütür.

Uzlaşırsam ayrıca tazminat isteyebilir miyim?

Uzlaşma sağlanırsa kural olarak aynı suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış bir dava varsa ondan feragat edilmiş sayılır. İstisna, uzlaşma anında tespit edilemeyen ya da uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlardır. Tedavisi süren bir yaralanmada uzlaşma metnini imzalamadan önce zararın boyutunu netleştirmek bu yüzden önemlidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

Diğer yazılar

  1. Ceza hukuku

    Ceza davalarında uzlaştırma: hangi suçlarda uygulanır, nasıl sonuçlanır?

    Uzlaştırmaya tabi suçların güncel listesi, uzlaştırmacının yürüttüğü süreç, süreler ve uzlaşmanın soruşturma ile davaya etkisi.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253, 254, 255; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 75; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 3

  2. Ceza hukuku

    Tutuklama hangi şartlarda verilir, adli kontrol nedir, nasıl itiraz edilir?

    Tutuklamanın şartları ve yasak olduğu hâller, adli kontrol yükümlülükleri, tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazın süresi ve mercii.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 101, 102 ve diğer maddeler

  3. Ceza hukuku

    Tehdit suçu: cezası ne kadar, şikâyete bağlı mı?

    Tehdit suçunun türleri ve cezaları, hangi tehdidin şikâyete bağlı olduğu, silahla tehdit, uzlaştırma ve kadına karşı tehdit.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 106, 6, 73; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158, 253; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 2, 5