İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Borçlar ve sözleşmeler

Ticari temsilci hangi işlemleri yapabilir, yetkisi nasıl sınırlandırılır?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Ticari temsilci, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde işletme sahibini temsil etmek üzere açıkça veya örtülü biçimde yetkilendirilen kişidir.
  • Yetki şube işleriyle ya da birlikte imza koşuluyla sınırlandırılabilir; bu sınırlamalar tescil edilmedikçe iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
  • Yetkinin sona ermesi tescil ve ilan edilmezse, sona eren yetki iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından geçerliliğini koruyabilir.

Bir ticari işletmenin bütün işlerini işletme sahibinin bizzat yürütmesi her zaman mümkün değildir. İşletme sahibi, geniş temsil yetkisi taşıyan bir kişiyi ticari temsilci olarak görevlendirebilir. Bu sıfat sıradan bir çalışan unvanından ibaret değildir; üçüncü kişilerle yapılan işlemlerde işletme sahibini doğrudan borç altına sokabilecek önemli bir yetkiyi ifade eder.

Türk Borçlar Kanunu, ticari temsilcinin kim olduğunu, genel yetkisinin neleri kapsadığını ve hangi sınırlamaların üçüncü kişilere karşı etkili olacağını 547–550. maddelerde düzenler. İşletme içindeki görev dağılımıyla dış ilişkideki temsil yetkisini birbirinden ayırmak gerekir.

Ticari temsilci nasıl atanır?

Ticari temsilci, işletme sahibinin ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında kendisini temsil etmek üzere yetki verdiği kişidir. Yetki açık bir açıklamayla verilebileceği gibi davranışlardan anlaşılacak biçimde örtülü de verilebilir. Kişiye kullanılan unvandan çok, işletme sahibinin ona fiilen tanıdığı temsil konumu önem taşır.

İşletme sahibi, ticari temsilcilik yetkisinin verildiğini ticaret siciline tescil ettirmek zorundadır. Bununla birlikte tescil, işletme sahibinin temsilcinin işlemlerinden sorumlu olmasının kurucu şartı değildir. Kanun açıkça, işletme sahibinin ticari temsilcinin fiillerinden sorumluluğunun tescile bağlı olmadığını belirtir. Dolayısıyla “sicile kayıt yapılmadı” savunması, gerçekten verilmiş bir temsil yetkisinin sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Atama aşamasında temsilcinin kimliği, yetkinin başlangıç tarihi ve varsa kanunun kabul ettiği sınırlamalar açık biçimde belirlenmelidir. Bu kayıtlar, daha sonra hem işletme içindeki sorumluluğun hem de üçüncü kişilerle yapılan işlemlerin incelenmesini kolaylaştırır.

Genel yetki hangi işlemleri kapsar?

Ticari temsilci, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve işletmenin amacına giren her türlü işlemi yapmaya yetkili sayılır. İşletmenin faaliyet alanına giren alım, satım, tedarik veya hizmet sözleşmeleri bu geniş çerçevede değerlendirilebilir. Her işlem için ayrıca özel vekâletname aranması, ticari temsilciliğin genel niteliğiyle bağdaşmaz.

Bu geniş yetkinin kanunda açık bir sınırı vardır. Ticari temsilci, açıkça yetkili kılınmadıkça taşınmazları devredemez veya bir hakla sınırlandıramaz. Satış, ipotek ya da taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulması gibi işlemlerde genel ticari temsil yetkisi yeterli değildir. Açık yetkilendirmenin bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.

Yetkinin kapsamı değerlendirilirken üçüncü kişinin iyiniyeti de önemlidir. Üçüncü kişi yetkisizliği biliyor veya durumun gereklerine göre bilmesi gerekiyorsa, iyiniyete bağlanan korumadan yararlanması gündeme gelmez. Bu nedenle sözleşme öncesinde sicil kayıtları ve imza düzeni kontrol edilmelidir.

Yetki hangi biçimlerde sınırlandırılabilir?

Kanun, üçüncü kişilere karşı etkili olabilecek iki temel sınırlamayı kabul eder. Birincisi yetkinin bir şubenin işleriyle sınırlandırılmasıdır. Örneğin temsilci yalnızca belirli bir şubenin faaliyetleri bakımından yetkili kılınabilir. İkincisi, birden çok kişinin birlikte imza atması koşuludur. Birlikte temsil öngörülmüşse, temsilcilerden birinin diğerlerinin katılımı olmadan imza atması işletme sahibini bağlamaz.

Şube ve birlikte imza sınırlamalarının iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sonuç doğurması için ticaret siciline tescil edilmesi gerekir. Tescil yapılmamışsa işletme içindeki sınırlama, onu bilmeyen iyiniyetli üçüncü kişiye karşı ileri sürülemez.

Kanun bunların dışındaki sınırlamalara daha farklı yaklaşır. Temsil yetkisine ilişkin diğer sınırlamalar tescil edilmiş olsalar bile iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Örneğin işletme sahibinin temsilciye yalnızca belirli tutara kadar işlem yapabileceğini iç talimatla bildirmesi, kanunun koruduğu iyiniyetli üçüncü kişiyi her durumda bağlamaz. İç talimata aykırılık temsilci ile işletme sahibi arasındaki sorumluluğu doğurabilir; fakat dış ilişkideki sonucu ayrıca değerlendirilir.

Yetkinin sona ermesinde ne yapılmalıdır?

Ticari temsil yetkisi geri alma, ilişkinin bitmesi veya başka bir sebeple sona erebilir. Kanun, yetkinin verildiği daha önce sicile tescil edilmemiş olsa bile sona ermenin tescil edilmesini ister. Bu kural, üçüncü kişilerin artık mevcut olmayan bir yetkiye güvenmesini önlemeyi amaçlar.

Sona erme ticaret siciline tescil ve ilan edilmediği sürece, yetki iyiniyetli üçüncü kişiler için geçerliliğini korur. İşletme sahibi temsilciye “artık yetkili değilsin” demekle iç ilişkiyi bitirmiş olabilir; ancak gerekli sicil işlemlerini yapmazsa dış ilişkide risk devam eder. Yetki belgeleri, imza sirküleri, dijital erişimler ve işletme adına işlem yapmayı sağlayan diğer araçlar da sona ermeyle birlikte geri alınmalıdır.

Üçüncü kişiler açısından sözleşmeyi imzalayanın sicildeki temsil durumunu ve birlikte imza koşulunu incelemek güvenli bir başlangıçtır. İşletme açısından ise atama ve sona erme tarihlerinin belgelenmesi, tescil ve ilan işlemlerinin geciktirilmemesi ve kanunda üçüncü kişilere karşı etkisiz sayılan iç sınırlamalara tek başına güvenilmemesi gerekir.

Temsil yetkisiyle ilgili bir uyuşmazlıkta işlem tarihindeki durum esas alınır. Bu nedenle yalnızca bugünkü sicil kaydı değil, işlemin yapıldığı tarihteki tescil ve ilanlar, imzalanan sözleşme, kullanılan ticaret unvanı ve karşı tarafın yetki konusunda bildikleri birlikte toplanmalıdır. Şube sınırlaması varsa işlemin gerçekten hangi şubenin işi olduğu; birlikte imza öngörülmüşse gerekli imzaların aynı işlem üzerinde bulunup bulunmadığı kontrol edilir.

İşletme sahibinin iç talimatları da tamamen önemsiz değildir. Üçüncü kişiye karşı ileri sürülemeyen bir iç sınır, temsilcinin işletme sahibine karşı sorumluluğunun değerlendirilmesinde anlam taşıyabilir. Ancak bu iç ilişki, iyiniyetli üçüncü kişinin kanundan doğan korunmasıyla karıştırılmamalıdır. Uyuşmazlığın çözümünde önce dış işlemin işletme sahibini bağlayıp bağlamadığı, ardından temsilcinin talimata aykırı davranışının iç sonuçları ayrı ayrı incelenir.

Sicil ilanının tarihi ile işlemin tarihi yan yana konulmalı; sonradan yapılan tescilin geçmişteki iyiniyet değerlendirmesini otomatik olarak değiştirmediği gözetilmelidir.

Sık sorulan sorular

Ticari temsilci atanması için mutlaka yazılı sözleşme gerekir mi?

Kanun, yetkinin açıkça veya örtülü biçimde verilebileceğini kabul eder. Bu nedenle yalnızca yazılı bir belgeye bakılmaz; işletme sahibinin davranışları da yetkilendirmeyi gösterebilir. Buna karşılık yetkinin ticaret siciline tescil ettirilmesi işletme sahibinin yükümlülüğüdür. Somut olayda yetkinin verilip verilmediği, açıklamalar ve davranışlar birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Ticari temsilci işletmeye ait taşınmazı satabilir mi?

Kendisine açıkça bu yetki verilmemişse taşınmazı devredemez ve taşınmazı bir hakla sınırlandıramaz. Ticari temsilcinin genel temsil yetkisi bu işlemleri kendiliğinden kapsamaz. Böyle bir işlem yapılacaksa açık yetkinin varlığı ayrıca kontrol edilmelidir.

Temsil yetkisi sona erdiği hâlde sicilde görünüyorsa yapılan işlem bağlayıcı olur mu?

Yetkinin sona ermesi tescil ve ilan edilmediği sürece, yetki iyiniyetli üçüncü kişiler için geçerliliğini korur. Bu nedenle işletme sahibinin yalnızca iç ilişkide yetkiyi kaldırması yeterli olmayabilir. Sona ermenin gecikmeden tescil ve ilan ettirilmesi, üçüncü kişilerle çıkabilecek uyuşmazlıkları önlemek bakımından önemlidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Borçlar ve sözleşmeler

    Kitabımı yayımlatacağım: yazar ve yayımcının hakları nasıl belirlenir?

    Yayım sözleşmesinin yazılı şekli, baskı sayısı, değişiklik ve çeviri hakkı, satış hesabı, bedel ve eserin yok olması.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 487–501

  2. Borçlar ve sözleşmeler

    Ömür boyu gelir sözleşmesi nasıl kurulur ve ödemeler ne zaman yapılır?

    Ömür boyu gelir sözleşmesinin bağlı olduğu yaşam süresi, yazılı şekil şartı, altı aylık peşin ödeme kuralı, ölüm, iflas ve hakkın devri.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 607–610

  3. Borçlar ve sözleşmeler

    Kredi mektubu veya kredi emri verdim: ödeme ve sorumluluk nasıl doğar?

    Kredi mektubunda üst sınır ve kabul, kredi emrinin yazılı şekli, emri verenin kefil gibi sorumluluğu ve başvuru yükümlülüğü.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 515–519