İdarenin verdiği zarar için tam yargı davası nasıl açılır?
Kısaca
- Tam yargı davası, idari işlem ya da eylem yüzünden zarar görenlerin zararlarının tazmini için açtığı davadır.
- İdari işlemden doğan zararda dava, özel bir süre yoksa yazılı bildirimden itibaren altmış gün içinde açılır.
- Eylemden doğan zararda önce idareye, öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde başvurulur.
- İdare otuz gün içinde cevap vermezse bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava açma süresi işlemeye başlar.
İdare de herkes gibi zarar verebilir. Belediyenin açık bıraktığı bir kanala düşen yaya, hukuka aykırı biçimde görevinden alınıp aylarca maaş alamayan memur, yanlış bir kararla iş yeri kapatılan esnaf. Bu kişilerin zararını idareden istemesinin yolu, idari yargıda açılan tam yargı davasıdır.
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 2. maddesi tam yargı davasını, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarar görenlerin açtığı dava olarak tanımlar. İptal davası bir işlemin ortadan kaldırılmasını hedefler. Tam yargı davasında ise istenen şey paradır: uğranılan zararın tazmini. Davada mahkeme, istenen tutarı ve idarenin bundan sorumlu olup olmadığını inceler.
İşlem ile eylem arasındaki fark neden önemli?
İdarenin zarar verici davranışı ya bir işlemdir ya da bir eylem. Bu ayrım, dava açma yolunu ve süreleri doğrudan belirler.
İdari işlem, idarenin hukuki bir sonuç doğuran kararıdır: atama, ruhsat iptali, para cezası, işyeri kapatma kararı gibi. İdari eylem ise idarenin fiilî davranışıdır. Belediyenin yol çalışmasında uyarı levhası koymaması, kamu hastanesindeki bir müdahale ya da sel sularının bakımsız bir kanaldan taşması eylem örnekleridir.
Bu ayrımın uygulamada her zaman kolay olmadığını da söylemek gerekir. Örneğin bir yıkım kararı işlemdir; kararın uygulanmasından doğan zararlar için de kanun, işlemden doğan zarara ilişkin kuralları uygular ve süreyi uygulama tarihinden başlatır. Dava açmadan önce zararın hangisinden doğduğunu belirlemek, aşağıdaki sürelerin hangisinin uygulanacağını gösterir.
İdari işlemden doğan zarar
Kanunun 12. maddesi, hakları bir idari işlemle ihlal edilenlere üç seçenek tanır:
- Doğrudan tam yargı davası açmak,
- İptal ve tam yargı davalarını birlikte açmak,
- Önce iptal davası açıp, bu davada verilen kararın tebliğinden sonra tam yargı davası açmak.
Birinci ve ikinci seçenekte dava, işlemin yazılı bildiriminden itibaren dava açma süresi içinde açılır. İdare mahkemelerinde bu süre, özel kanunlarda ayrı bir süre yoksa altmış gündür (m. 7). Üçüncü seçenekte süre, iptal davasında verilen kararın, kanun yoluna gidilmişse oradan verilecek kararın tebliğinden başlar. Zarar işlemin uygulanmasından doğuyorsa süre uygulama tarihinden itibaren hesaplanır.
Kanun bu durumda da idareye başvuru hakkını saklı tutar. Dava açmadan önce, dava süresi içinde üst makama ya da işlemi yapan makama başvurulabilir; bu başvuru işleyen süreyi durdurur ve otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır (m. 11). Ret üzerine süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.
Yalnızca iptal davası açan kişi, tazminat için süreyi ayrıca takip etmek zorundadır. İşlem nedeniyle maaş, kazanç kaybı ya da başka bir zarar varsa iki davayı birlikte açmak bu riski ortadan kaldırır.
İdari eylemden doğan zarar: önce idareye başvuru
Eylemden doğan zararlarda doğrudan dava açılamaz. 13. maddeye göre zarar gören kişi, önce ilgili idareye başvurarak zararının giderilmesini istemek zorundadır. Bu başvurunun süreleri şunlardır:
- Eylemi yazılı bildirim üzerine ya da başka bir yolla öğrendiği tarihten itibaren bir yıl,
- Her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl.
İki süre birlikte işler. Eylemi geç öğrenen kişi de beş yıllık üst sınırı aşamaz. Olaydan altı yıl sonra fark edilen bir zarar için idareye başvurulamaz.
İdare isteği kısmen ya da tamamen reddederse, ret kararının tebliğini izleyen günden itibaren dava açma süresi içinde dava açılır. İdare otuz gün içinde cevap vermezse, bu otuz günün bittiği tarihten itibaren dava süresi işlemeye başlar. Bu noktada beklemek tehlikelidir: cevap gelmemesi süreyi durdurmaz, aksine süreyi başlatır.
İdareye yapılan başvuruda olayın tarihi, yeri, zararın türü ve istenen tutar açıkça yazılmalıdır. Başvuru dilekçesinin idareye verildiğini gösteren evrak kayıt numarası ya da alındı belgesi saklanmalıdır.
Görevli mahkeme ve görev hatası
Tam yargı davaları idari yargıda, uyuşmazlığın konusuna göre idare mahkemesinde ya da vergi mahkemesinde görülür. Bununla birlikte idarenin sorumluluğuna ilişkin bazı uyuşmazlıklar özel kanunlarla adli yargıya bırakılmıştır. Örneğin Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesine göre, işleteni ya da sahibi devlet veya başka bir kamu kurumu olan araçların verdiği zararlar dahil, bu kanundan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görülür. Belediye otobüsünün karıştığı bir kazada dava bu nedenle idare mahkemesinde değil, adli yargıda açılır. Hangi mahkemenin görevli olduğu bu nedenle dava açmadan önce kontrol edilmelidir.
Kanun bir görev hatasının sonucunu da düzenler. Görevli olmayan adli yargı mahkemesine açılan tam yargı davası görev yönünden reddedilirse, daha sonra idari yargıda açılacak davada idareye önceden başvurma şartı aranmaz (m. 13).
Zararı ispat etmek
Tam yargı davasında zararın varlığı ve tutarı belgelerle ortaya konmalıdır. Kazanç kaybında bordrolar, vergi kayıtları ve faturalar; yaralanmalarda hastane kayıtları ve sağlık raporları; eşya zararında fotoğraf, tutanak ve onarım faturaları işe yarar. Zarar ile idarenin işlem ya da eylemi arasındaki bağlantının da gösterilmesi gerekir. Mahkeme gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırarak zararın miktarını belirler. Hukuka aykırı işlem nedeniyle açılmış bir iptal davası varsa, iptal kararı da tam yargı davasında güçlü bir dayanak olur.
Sık sorulan sorular
Önce iptal davası açtım, tazminatı sonradan isteyebilir miyim?
Evet. Kanun, önce iptal davası açılıp karar verildikten sonra tam yargı davası açılmasına izin verir. Bu durumda tam yargı davası, iptal kararının ya da kanun yoluna gidilmişse oradan verilecek kararın tebliğinden itibaren dava süresi içinde açılır. İşlemin uygulanmasından doğan zararlar için süre, uygulama tarihinden başlar.
Belediyenin kapağını açık bıraktığı bir rögar yüzünden yaralandım. Doğrudan dava açabilir miyim?
Zarar bir idari eylemden doğmuşsa, dava açmadan önce ilgili idareye başvurup zararın giderilmesini istemeniz gerekir. Bu başvuru, olayı öğrendiğiniz tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde olay tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılmalıdır. İdare isteği reddederse ya da otuz gün içinde cevap vermezse dava açma süresi işlemeye başlar.
Davayı yanlışlıkla asliye hukuk mahkemesinde açtım. Ne olur?
Görevli olmayan adli yargı mahkemesine açılan tam yargı davası görev yönünden reddedilirse, sonradan idari yargıda açılacak davada idareye önceden başvurma şartı aranmaz. Ancak dava açma süresine ilişkin kurallar ayrıca dikkate alınmalıdır.
İşleme karşı idareye başvurmak dava süresini nasıl etkiler?
Dava açma süresi içinde üst makama, üst makam yoksa işlemi yapan makama başvurulursa işlemeye başlamış süre durur. İdare otuz gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır. Ret ya da cevapsızlık üzerine süre kaldığı yerden işlemeye devam eder; başvuruya kadar geçen günler de hesaba katılır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.