Sigortasız çalıştırıldıysanız ya da gününüz eksik bildirildiyse: haklarınız ve hizmet tespit davası
Sigortasız çalışmanın bedeli çoğu zaman yıllar sonra ödenir. Emeklilik başvurusunda eksik çıkan günler, düşük bağlanan aylık ya da iş kazasından sonra yaşanan belirsizlik bunun tipik sonuçlarıdır. Aynı sorun, sigortası yapılmış ama ay içinde çalıştığı günlerin bir kısmı bildirilmemiş ya da ücreti olduğundan düşük gösterilmiş işçiler için de geçerlidir. Kanun bu işçilere çalışmalarını mahkeme kararıyla kayda geçirme imkânı tanır. Buna hizmet tespit davası denir.
Sigortalılık işçinin ya da işverenin tercihine bırakılmamıştır
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre iş sözleşmesiyle çalışan kişinin sigortalı olması zorunludur. Sigorta hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmak, azaltmak ya da bunlardan vazgeçmek için sözleşmelere konulan hükümler geçersizdir (m. 92). İşçinin “sigortasız çalışmayı kabul ettim” demesi bu yüzden hiçbir şeyi değiştirmez.
İşveren, çalıştıracağı kişiyi sigortalılığın başladığı tarihten önce, işe giriş bildirgesiyle SGK’ya bildirmek zorundadır. İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde bu bildirim en geç çalışmaya başlatıldığı gün yapılabilir (m. 8). Kanun ayrıca, sigortalının çalışmaya başladığını kendisinin bildirmemiş olmasının aleyhine delil teşkil etmeyeceğini açıkça söyler.
Eksik gün meselesi de aynı mantıkla çözülür. Ay içinde bazı günlerde çalıştırılmayan ve ücret ödenmeyen sigortalı için işveren, eksik gün sayısını ve nedenini aylık bildirimde beyan eder (m. 86). Eksik gün nedenleri ve bunları ispatlayan belgeler SGK’nın çıkardığı yönetmeliğe göre belirlenir. İşçi ayın tamamında çalıştığı hâlde yalnızca birkaç gün bildirilmişse ya da ücreti olduğundan düşük gösterilmişse, bu da gerçeğe aykırı bir bildirimdir.
Bildirimlerin doğru yapılıp yapılmadığını görmenin kolay bir yolu, e-Devlet üzerinden SGK hizmet dökümünü düzenli aralıklarla kontrol etmektir. Dökümdeki gün sayısı ve kazanç, gerçekte çalışılan gün ve alınan ücretle karşılaştırıldığında eksiklik erken fark edilir. Aşağıda anlatılan beş yıllık süre düşünüldüğünde, erken fark etmek çoğu zaman hakkı korumak anlamına gelir.
SGK denetimiyle tespit ve bir yıllık sınır
Sigortasız çalışma SGK’nın denetim elemanlarının ya da başka kamu kurumlarının denetimleriyle de ortaya çıkabilir. Ancak kanun burada önemli bir sınır koyar: kayıt ve belgelere dayanmaksızın işyerinde fiilen yapılan tespitlerde, bildirilmeyen ya da eksik bildirilen hizmetlerin ve kazançların en fazla tespit tarihinden geriye doğru bir yıllık kısmı dikkate alınır.
Bu yüzden birkaç yıllık sigortasız çalışması olan işçi için denetim tek başına yeterli olmayabilir. Bir yılı aşan dönemler için mahkeme yolu gündeme gelir.
Hizmet tespit davasının işleyişi
Kanunun 86. maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre, işvereni tarafından aylık prim ve hizmet belgesi ya da muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, iş mahkemesine başvurarak çalıştıklarını mahkeme kararıyla ispatlayabilir. Bu durumda mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ve prim ödeme gün sayıları dikkate alınır. Dava yalnızca hiç bildirilmeyen çalışmalar için değil, eksik gösterilen gün ve kazançlar için de açılabilir.
Davaya iş mahkemesi bakar. Dava işveren aleyhine açılır ve SGK’ya kendiliğinden ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı işverenin yanında katılan SGK, işveren başvurmasa bile kanun yoluna gidebilir. Karar kesinleştikten sonra SGK bu kararı uygulamakla yükümlüdür (7036 m. 4). Böylece mahkemenin belirlediği gün sayıları ve kazançlar, sigortalının SGK kayıtlarına işlenir ve emeklilik gibi haklarda hesaba katılır.
Sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda kural olarak dava açmadan önce SGK’ya başvurmak zorunludur. Hizmet sözleşmesiyle çalışılan sürelerin tespiti talepleri ise bu zorunluluğun açıkça dışında bırakılmıştır. İşçi doğrudan dava açabilir.
Beş yıllık süre kaçırılmamalı
Hizmet tespit davası, hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır. Örneğin 2022 yılının Mart ve Ekim ayları arasında sigortasız çalışan bir işçi için süre 2022 yılının sonundan başlar ve 2027 yılının sonunda dolar. Birden fazla yıla yayılan çalışmalarda her yılın süresi ayrı hesaplanır; en eski yıl her zaman en önce düşer.
Yargıtay uygulamasında bu süre hak düşürücü süre olarak kabul edilir. Hak düşürücü süre, dolduğunda hakkın kendisini ortadan kaldıran süredir; zamanaşımından farklı olarak karşı tarafın ileri sürmesi beklenmez, hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır. Kanun metninde bu süre, işveren tarafından belge verilmeyen ya da çalışması Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için öngörülmüştür. İşe giriş bildirgesinin verildiği ya da çalışmanın Kurumca tespit edildiği bazı durumlarda sürenin işlemeyeceği kabul edilmektedir. Bu istisnalar somut duruma göre değişir; güvenli olan, süreyi bir istisnaya güvenerek değil, beş yılı kaçırmadan hareket ederek korumaktır.
Delil toplarken dikkat edilecekler
Hizmet tespit davasında en büyük güçlük, kayıt dışı bir çalışmayı kanıtlamaktır. İşveren çoğu zaman çalışmayı ya da süresini inkâr eder. Bu yüzden çalışırken bazı izleri korumak önem taşır:
- maaşın banka hesabına yatırıldığını gösteren hesap dökümleri,
- iş yazışmaları, görev dağılımını gösteren mesajlar ve e-postalar,
- işyerinde çekilmiş fotoğraflar, işyeri kartı, kıyafet ya da yaka kartı gibi belgeler,
- aynı dönemde aynı işyerinde çalışmış, sigortası düzgün yatırılmış iş arkadaşlarının adları.
Kanun, SGK’nın bankalar ve kamu kurumlarından aldığı bilgi ve belgelerle de çalışmayı tespit edebileceğini kabul eder. Banka kayıtları bu yüzden yalnızca ücretin değil, çalışmanın varlığının da göstergesi olabilir.
Sık sorulan sorular
İşverenle sigortasız çalışmak konusunda anlaşmıştım. Yine de dava açabilir miyim?
Evet. Kanun, işçi olarak çalışan kişinin sigortalı olmasını zorunlu tutar ve sigorta hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmak, azaltmak ya da bunlardan vazgeçmek için sözleşmelere konulan hükümlerin geçersiz olduğunu söyler. Sigortalının çalışmaya başladığını kendisinin SGK’ya bildirmemiş olması da aleyhine delil oluşturmaz.
Hâlâ aynı işyerinde çalışıyorum. İşten ayrılmadan dava açabilir miyim?
Kanun hizmet tespit davası açmak için işten ayrılmayı şart koşmaz. Beş yıllık süre her yılın çalışması için ayrı işlediğinden, eski dönemler için beklemek o dönemlerin süresinin dolmasına yol açabilir.
Ücretim asgari ücret üzerinden gösterildi ama elime daha fazlası geçiyordu. Bu da dava konusu olur mu?
Olur. Kanun, mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamlarının ve prim ödeme gün sayılarının dikkate alınacağını söyler. Bu yüzden yalnızca eksik bildirilen günler değil, düşük gösterilen ücret de hizmet tespit davasında ileri sürülebilir. Gerçek ücretin ispatında banka hesabına yatan ödemeler gibi kayıtlar önem taşır.
Sigortasız çalışırken iş kazası geçirirsem ne olur?
İşveren sizi süresinde bildirmemiş olsa bile, bildirimden ya da çalıştığınızın SGK tarafından tespitinden önce meydana gelen iş kazası nedeniyle gelir ve ödenekler Kurumca ödenir. Kurum bu masrafları ve bağlanan gelirin peşin sermaye değerini işverene ödettirir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.