İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Borçlar ve sözleşmeler

İkinci el aldığım mal ayıplı çıktı: satıcı tüketici değilse haklarım ve süreler

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Alıcı, malı teslim aldıktan sonra imkân bulur bulmaz gözden geçirmeli ve ayıbı uygun bir süre içinde satıcıya bildirmelidir.
  • Satıcı ayıbı bilmese bile sorumludur; ancak alıcının satış sırasında bildiği ayıplardan sorumlu değildir.
  • Alıcı sözleşmeden dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım ya da ayıpsız benzeriyle değiştirme haklarından birini seçer.
  • Satıcı daha uzun bir süre üstlenmemişse ayıptan doğan davalar devirden itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar.

İkinci el bir araç, ilan sitesinden alınan bir telefon, bir komşudan satın alınan beyaz eşya. Satıcı bu işi meslek olarak yapmayan biriyse, malın ayıplı çıkması hâlinde tüketici mevzuatı değil, Türk Borçlar Kanunu’nun satış hükümleri uygulanır. Bu kurallar alıcıyı korur, ama alıcıdan da hızlı davranmasını bekler.

Hangi satışlarda bu kurallar geçerli?

Tüketici mevzuatı, ticari ya da mesleki amaçla mal satan biriyle ticari ya da mesleki olmayan amaçla mal alan kişi arasındaki işlemlere uygulanır. Bu durumdaki alıcının hakları tüketicinin ayıplı mal hakları yazısında ayrıca anlatılmıştır. İki kişi arasındaki satışta ise Türk Borçlar Kanunu devreye girer.

Satışın her iki tarafı da tacirse, Türk Ticaret Kanunu daha kısa süreler öngörür. Ayıp teslim sırasında açıkça belliyse iki gün içinde satıcıya ihbar edilmesi, açıkça belli değilse malın teslim alınmasından sonra sekiz gün içinde incelenip ihbar edilmesi gerekir. Bu yazı taşınır mallar üzerinde durur.

Satıcı hangi ayıplardan sorumlu?

Satıcı iki tür durumdan sorumludur. Birincisi, alıcıya bildirdiği bir niteliğin malda bulunmamasıdır: “Kaza yapmadı” denen aracın kazalı çıkması gibi. İkincisi, malın kullanım amacı bakımından değerini ya da alıcının ondan beklediği faydayı ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplardır.

Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile sorumludur. İyiniyetli olması onu sorumluluktan kurtarmaz. Motoru arızalı olduğu hâlde sorunsuz diye satılan bir araçta, hem bildirilen bir niteliğin yokluğu hem de maddi bir ayıp birlikte bulunur.

Sorumluluğun sınırları da vardır. Satıcı, sözleşme kurulurken alıcının bildiği ayıplardan sorumlu değildir. Alıcının malı yeterince gözden geçirse görebileceği ayıplardan ise ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur.

İkinci el satışlarda sık görülen “gördüm, beğendim” türü kayıtlar burada önem kazanır. Satıcı malı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurluysa, sorumluluğunu kaldıran ya da sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Ayıbı bilerek gizleyen satıcı bu tür bir kayda sığınamaz.

Gözden geçirme ve ayıbı bildirme

Alıcı, malı devraldıktan sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz gözden geçirmek zorundadır. Satıcının sorumlu olduğu bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içinde satıcıya bildirmelidir. Gözden geçirmeyi ve bildirimi ihmal eden alıcı, malı kabul etmiş sayılır.

Olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak gizli ayıplarda kural farklıdır. Böyle bir ayıp sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirilmezse mal bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.

Ağır kusurlu satıcı, ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar için de aynı kural geçerlidir.

Mal başka bir yerden gönderildiyse, örneğin kargoyla geldiyse, alıcının ek bir yükümlülüğü vardır. Malın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmelidir. Tespit yaptırmazsa, ayıbın mal kendisine ulaştığında var olduğunu ispat yükü ona düşer.

Bildirimin ispat edilebilir olması için yazılı ve tarihi belli bir yol seçmek yerinde olur. Bildirimde ayıbın ne olduğunu, ne zaman fark edildiğini ve hangi hakkı kullanmak istediğinizi açıkça yazmak sonradan çıkacak tartışmaları azaltır. Ayıbı fotoğrafla ya da ekspertiz raporu gibi bir belgeyle kayda almak da ispatı kolaylaştırır.

Alıcının seçimlik hakları

Satıcının ayıptan sorumlu olduğu hâllerde alıcı şu haklardan birini kullanabilir:

  • Malı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönmek,
  • Malı alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim istemek,
  • Aşırı masraf gerektirmiyorsa, masraflar satıcıya ait olmak üzere malın ücretsiz onarılmasını istemek,
  • İmkân varsa malın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini istemek.

İkinci el bir malın ayıpsız bir benzerini bulmak çoğu zaman mümkün olmadığından, kanunun “imkân varsa” şartına bağladığı değiştirme hakkı bu satışlarda sınırlı kalır. Her durumda alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı ise alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen verip uğradığı zararın tamamını gidererek, alıcının bu hakları kullanmasını önleyebilir.

Hâkimin de bir takdir yetkisi vardır. Alıcı sözleşmeden döndüyse ama durum bunu haklı göstermiyorsa, hâkim onarıma ya da bedel indirimine karar verebilir. Malın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakınsa alıcı yalnızca dönme ya da değiştirme haklarından birini kullanabilir.

Sözleşmeden dönen alıcı malı, ondan elde ettiği yararlarla birlikte geri verir. Karşılığında ödediği bedeli faiziyle, yaptığı yargılama giderlerini ve mal için yaptığı giderleri, ayıplı maldan doğan doğrudan zararını isteyebilir. Satıcı kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alıcının diğer zararlarını da gidermek zorundadır.

Ayıplı olarak teslim edilen mal ayıp yüzünden, beklenmedik bir olayla ya da mücbir sebeple yok olsa bile alıcı sözleşmeden dönebilir. Bu durumda elinde ne kaldıysa onu geri verir.

Zamanaşımı

Satıcı daha uzun bir süre üstlenmediyse, malın ayıbından doğan her türlü dava, ayıp sonradan ortaya çıksa bile malın alıcıya devrinden itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar. Satıcı malı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurluysa bu iki yıllık süreden yararlanamaz.

Bir istisna daha vardır. Alıcının iki yıl içinde bildirdiği ayıbı savunma olarak ileri sürme hakkı, yani def’i hakkı, bu süre geçse de ortadan kalkmaz. Örneğin satıcı kalan bedeli dava yoluyla isterse alıcı bu ayıba dayanabilir.

Sık sorulan sorular

Sözleşmede gördüm, beğendim, aldım yazıyor. Yine de hak iddia edebilir miyim?

Bu kayıt, satıcının sorumluluğunu sınırlama amacı taşır. Ancak satıcı malı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurluysa, örneğin ayıbı bilerek gizlediyse, sorumluluğunu kaldıran ya da sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.

Aracı galeriden aldım. Hangi kurallar uygulanır?

Satıcı aracı ticari ya da mesleki amaçla satıyorsa ve siz aracı kişisel amaçla aldıysanız, tüketici mevzuatı uygulanır. Satıcı da alıcı da tacirse, Türk Ticaret Kanunu’nun daha kısa ihbar süreleri devreye girer. Bu yazıdaki kurallar, iki kişi arasındaki satışlarda geçerlidir.

Ayıp, satıştan iki yıl sonra ortaya çıktı. Bir şey yapabilir miyim?

Satıcı daha uzun bir süre üstlenmediyse ayıptan doğan davalar, ayıp sonradan ortaya çıksa bile devirden itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar. Satıcı malı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurluysa bu iki yıllık süreden yararlanamaz. İki yıl içinde bildirdiğiniz ayıbı, örneğin satıcı kalan bedeli isterse, savunma olarak ileri sürme hakkınız süre geçse bile devam eder.

Mal kargoyla ayıplı geldi. Ne yapmalıyım?

Bulunduğunuz yerde satıcının temsilcisi yoksa malın korunması için gerekli önlemleri geçici olarak almanız gerekir; önlem almadan malı geri gönderemezsiniz. Malın durumunu da gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmelisiniz. Tespit yaptırmazsanız, ayıbın mal size ulaştığında var olduğunu ispat yükü size düşer.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Borçlar ve sözleşmeler

    Usta ya da tamircinin yaptığı iş kusurlu çıktı: ayıbı nasıl bildirirsiniz, haklarınız neler?

    Eser sözleşmesinde ayıplı iş: teslimde gözden geçirme ve bildirim, onarım, bedel indirimi ve dönme hakları, kabulün sonuçları ve zamanaşımı süreleri.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 470, 472, 473 ve diğer maddeler; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 13

  2. Borçlar ve sözleşmeler

    Sözleşmedeki cezai şart: ne zaman ödenir, fahişse mahkeme indirir mi?

    Ceza koşulunun türleri, zarar olmasa da ödenmesi, aşırı cezanın hâkimce indirilmesi ve tacir, işçi ve kiracı için getirilen özel kurallar.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 179, 180, 181 ve diğer maddeler; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 22

  3. Borçlar ve sözleşmeler

    Borç para verdim: faiz isteyebilir miyim, parayı ne zaman ve nasıl geri isterim?

    Tüketim ödüncü sözleşmesi, faizin kararlaştırılması ve sınırları, bileşik faiz yasağı, geri isteme süresi, temerrüt faizi, ispat ve zamanaşımı.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 386, 387–388, 389–391 ve diğer maddeler; 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m. 1–2; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 200, 202; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Ek m. 1