İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Borçlar ve sözleşmeler

Ömür boyu gelir sözleşmesi nasıl kurulur ve ödemeler ne zaman yapılır?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Ömür boyu gelir sözleşmesinde gelir borçlusu, alacaklıya taraflardan birinin veya üçüncü kişinin yaşamı boyunca dönemsel edimde bulunmayı üstlenir.
  • Sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz; aksine açık hüküm yoksa gelir alacaklısının yaşamı boyunca kurulmuş sayılır.
  • Aksi kararlaştırılmamışsa gelir altı ayda bir peşin ödenir ve gelir alacaklısı hakkını başkasına devredebilir.

Bir kişinin yaşamı boyunca düzenli gelir sağlamak amacıyla yapılan sözleşme, sıradan taksitli borçtan farklıdır. Borcun ne kadar süreceği belirli bir kişinin yaşamına bağlanır. Bu özellik, sözleşmenin yazılı kurulmasını, ödeme dönemlerinin ve ölümün etkisinin doğru belirlenmesini gerekli kılar.

Türk Borçlar Kanunu’nun 607–610. maddeleri ömür boyu gelir sözleşmesinin temel yapısını düzenler. Ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle aynı bölümde yer alsa da iki sözleşmenin borçları ve şekli aynı değildir.

Sözleşmenin konusu ve yaşamı esas alınan kişi

Ömür boyu gelir sözleşmesinde gelir borçlusu, gelir alacaklısına belirli dönemlerde edimde bulunmayı üstlenir. Bu edimin süresi gelir borçlusunun, gelir alacaklısının veya üçüncü bir kişinin ömrüne bağlanabilir. Dönemsel edimin para olması mümkün olmakla birlikte kanundaki tanım belirli dönemsel edim ifadesini kullanır.

Sözleşmede aksine açık hüküm yoksa yaşamı esas alınan kişinin gelir alacaklısı olduğu kabul edilir. Taraflar gelir borçlusunun veya üçüncü bir kişinin ömrünü ölçü almak istiyorsa bunu açıkça yazmalıdır. Üçüncü kişinin kimliği ve yaşam süresinin nasıl belgeleneceği de uygulamadaki belirsizliği azaltır.

Gelir borçlusunun veya üçüncü kişinin ömrüne bağlanan gelir, aksi kararlaştırılmadıkça gelir alacaklısının mirasçılarına geçer. Çünkü ölçü alınan yaşam devam ettiği sürece borcun sürmesi mümkündür; gelir alacaklısının ölümü bu durumda tek başına sona erme nedeni değildir. Taraflar bunun tersini sözleşmede kararlaştırabilir.

Sözleşmenin kimin ömrüne bağlı olduğu, ödeme yükümlülüğünün bitişini ve mirasçıların konumunu doğrudan etkiler. Bu nedenle yalnızca “ömür boyu ödeme” yazmak yerine hangi kişinin yaşamının esas alındığı açıkça belirtilmelidir.

Yazılı şekil neden önemlidir?

Ömür boyu gelir sözleşmesi yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz. Yazılılık burada yalnızca ispat kolaylığı sağlamaz; sözleşmenin geçerlilik koşuludur. Tarafların sözlü olarak anlaşması, kanunun aradığı biçimi karşılamaz.

Metinde tarafların kimlikleri, dönemsel edimin türü ve miktarı, ödeme aralığı, yaşamı ölçü alınan kişi ve başlangıç zamanı belirlenmelidir. Kanunun tamamlayıcı kurallarından farklı bir düzen isteniyorsa bu farklılık da açıkça yazılmalıdır. Örneğin altı aylık peşin ödeme yerine aylık ödeme kararlaştırılabilir; fakat bunun sözleşmede gösterilmesi gerekir.

Ömür boyu gelir ile ölünceye kadar bakma birbirine karıştırılmamalıdır. Ölünceye kadar bakmada bakım borçlusu alacaklıyı bakıp gözetmeyi, alacaklı da malvarlığı veya bazı değerleri devretmeyi üstlenir ve kanun farklı bir şekil kuralı öngörür. Ömür boyu gelirde ise dönemsel edim borcu vardır ve yazılı şekil aranır. Başlık değil, tarafların üstlendiği edimlerin gerçek içeriği belirleyicidir.

Ödeme zamanı ve ölümün etkisi

Sözleşmede başka bir ödeme düzeni yoksa ömür boyu gelir her altı ayda bir ve peşin ödenir. “Peşin” olması, ilgili altı aylık dönemin sonunda değil başında ödeme yapılmasını ifade eder. Taraflar ödeme tarihlerini ve ilk dönemin başlangıcını açıkça belirlerse uygulamadaki hesap uyuşmazlıkları azalır.

Gelirin süresi ömrüne bağlanan kişi, peşin ödeme döneminin bitiminden önce ölürse o döneme ait gelirin tamamı gelir borçlusu tarafından borçlanılmış sayılır. Ödeme günlük oranla ölüm tarihine kadar azaltılmaz. Bu kural, kanundaki varsayılan altı aylık peşin ödeme düzeniyle birlikte uygulanır.

Tarafların farklı dönem ve ödeme biçimi kararlaştırması mümkündür. Böyle bir durumda ölümün ilgili ödeme dönemine etkisi sözleşme hükmü ve kanunun yapısı birlikte değerlendirilir. Ödeme makbuzlarında hangi dönemin karşılandığının gösterilmesi, sonradan aynı dönem için tekrar talep ileri sürülmesini önler.

İflas ve gelir hakkının devri

Gelir borçlusu iflas ederse kanun gelir alacaklısına özel bir kayıt hakkı tanır. Alacaklı, borçlunun üstlendiği dönemsel gelirin elde edilebilmesi için ilgili sosyal güvenlik kurumuna ödenmesi gereken anaparaya denk gelen parayı iflas masasına kaydettirebilir. Amaç, belirsiz süreli dönemsel ödemeyi iflas tasfiyesinde parasal bir değere dönüştürmektir.

Bu kaydın hesabında sözleşmedeki gelir tutarı ve ilgili sosyal güvenlik kurumu için gereken anapara ölçüsü önemlidir. İflasın ilanı ve alacak kayıt süreleri ayrıca iflas hukukuna göre takip edilmelidir; sözleşme hükmü tek başına masaya otomatik kayıt sağlamaz.

Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa gelir alacaklısı hakkını başkasına devredebilir. Taraflar devri yasaklamak veya sınırlamak istiyorsa bunu sözleşmede düzenlemelidir. Devredilen şey, yaşamı esas alınan kişiye bağlı dönemsel gelir hakkıdır; devir, sözleşmenin süresini uzatmaz ve borçlunun borcunu başka içeriğe dönüştürmez.

Ömür boyu gelir sözleşmesi hazırlanırken dört nokta açık olmalıdır: yaşamı esas alınan kişi, dönemsel edimin miktarı, ödeme zamanı ve devrin mümkün olup olmadığı. Yazılı şekil sağlanıp bu unsurlar belirginleştirildiğinde, ölüm veya iflas gibi olayların sözleşmeye etkisi kanunun tamamlayıcı kurallarıyla daha sağlıklı değerlendirilebilir.

Ödemeler başladığında her ödeme belgesinde dönem, tutar ve alacaklı gösterilmelidir. Yaşamı esas alınan kişi gelir alacaklısından farklıysa, bu kişinin hayatta olduğunun belirlenme yöntemi ve tarafların bilgi verme düzeni sözleşmede açıklanabilir. Böyle bir kayıt kanunun temel yapısını değiştirmez; ödeme koşulunun uygulanmasını kolaylaştırır.

Hak devredilirse borçluya hangi dönemden itibaren kime ödeme yapacağının açık biçimde bildirilmesi, aynı dönem için çifte ödeme tartışmasını önler. Devir yasağı kararlaştırılmışsa metindeki kapsam incelenmelidir. Gelir alacaklısının mirasçıları bakımından da önce yaşamı ölçü alınan kişi belirlenir: sözleşme gelir alacaklısının yaşamına bağlıysa onun ölümü süreyi sona erdirir; borçlu veya üçüncü kişinin yaşamına bağlıysa ve aksi kararlaştırılmamışsa hak mirasçılara geçebilir.

Sözleşme ile bağlantılı bir mal veya para devri yapılıyorsa bunun ömür boyu gelir borcunun karşılığı olup olmadığı da yazılı metinde belirgin olmalıdır. Böylece yapılan devrin bağış, borç verme veya başka bir işlem olduğu iddialarıyla dönemsel gelir taahhüdü birbirine karışmaz. Yazılı şekil şartı, tarafların uzun sürebilecek bu ilişkiyi baştan açıklaştırmasını sağlar.

Sık sorulan sorular

Ömür boyu gelir sözleşmesini sözlü yaparsak geçerli olur mu?

Hayır. Kanun bu sözleşmenin yazılı yapılmasını geçerlilik şartı olarak düzenler. Sözlü anlaşmaya dayanılarak ödemelerin bir süre yapılmış olması, yazılı şekil şartının bulunduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz. Taraflar gelir miktarı, dönem ve yaşamı ölçü alınan kişiyi yazılı metinde açıkça göstermelidir.

Sözleşmede kimin ömrünün esas olduğu yazmıyorsa ne olur?

Aksine açık bir hüküm bulunmazsa sözleşme gelir alacaklısının ömrü boyunca yapılmış sayılır. Gelir borçlusunun veya üçüncü bir kişinin ömrü esas alınacaksa bunun açıkça kararlaştırılması belirsizliği önler.

Gelir alacaklısı ödeme döneminin ortasında ölürse yalnız yaşadığı günler mi ödenir?

Aksi kararlaştırılmadıkça gelir altı ayda bir peşin ödenir. Yaşamı sözleşme süresine ölçü olan kişi peşin ödeme döneminin sonundan önce ölse bile o döneme ait gelirin tamamı borçlanılmış sayılır. Sözleşmede farklı bir ödeme düzeni varsa ayrıca incelenmelidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Borçlar ve sözleşmeler

    Kitabımı yayımlatacağım: yazar ve yayımcının hakları nasıl belirlenir?

    Yayım sözleşmesinin yazılı şekli, baskı sayısı, değişiklik ve çeviri hakkı, satış hesabı, bedel ve eserin yok olması.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 487–501

  2. Borçlar ve sözleşmeler

    Ticari temsilci hangi işlemleri yapabilir, yetkisi nasıl sınırlandırılır?

    Ticari temsilcinin atanması, işletme adına işlem yapma yetkisi, taşınmaz işlemleri, şube ve birlikte imza sınırlamaları ile yetkinin sona ermesi.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 547–550

  3. Borçlar ve sözleşmeler

    Kredi mektubu veya kredi emri verdim: ödeme ve sorumluluk nasıl doğar?

    Kredi mektubunda üst sınır ve kabul, kredi emrinin yazılı şekli, emri verenin kefil gibi sorumluluğu ve başvuru yükümlülüğü.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 515–519