Borç para verdim: faiz isteyebilir miyim, parayı ne zaman ve nasıl geri isterim?
Kısaca
- Ticari olmayan bir ödünçte faiz ancak taraflar kararlaştırmışsa istenebilir.
- Sözleşmeyle kararlaştırılan faiz, kanuni faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz; faize faiz yürütülmesi kararlaştırılamaz.
- Geri ödeme günü kararlaştırılmamışsa borçlu, ilk istemden itibaren altı hafta geçmeden ödemek zorunda değildir.
- Ödünç verilen paranın geri istenmesi on yıllık genel zamanaşımına tabidir.
Bir yakınınıza, arkadaşınıza ya da iş tanıdığınıza borç para vermek çok sık yaşanan bir durumdur. Çoğu zaman bir kâğıt bile imzalanmaz. Kanun bu ilişkiye tüketim ödüncü sözleşmesi adını verir ve faizden geri ödeme zamanına kadar belirli kurallar koyar.
Ödünç sözleşmesi nedir?
Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir. Paranın kendisi değil, aynı miktarda para geri verilir. Bir aracın ya da kitabın aynen geri verilmek üzere verilmesi ise bundan farklı bir sözleşmedir. Paranın geri verilmesi hiç kararlaştırılmamışsa ortada ödünç değil başka bir ilişki, örneğin bağışlama bulunabilir; bu yüzden geri ödeme borcunun açıkça konuşulması önemlidir.
Kanun ödünç sözleşmesi için bir şekil şartı öngörmez; sözlü anlaşma da geçerlidir. Sorun ispatta çıkar. Kanunda belirlenen parasal sınırı aşan hukuki işlemler kural olarak senetle ispat edilir. Bu sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve ödüncün verildiği tarihteki tutar esas alınır.
Senet yoksa iki imkân kalır. Karşı taraf açıkça kabul ederse tanık dinlenebilir. Borçlunun kendisinin verdiği ya da gönderdiği ve ödüncü muhtemel gösteren bir belge varsa, bu belge delil başlangıcı sayılır ve tanıkla ispat yolunu açar. Bu yüzden kısa da olsa imzalı bir borç belgesi almak, ileride çıkacak pek çok tartışmayı baştan önler. Belgede şunların yer alması işe yarar:
- Tarafların adı ve verilen paranın tutarı,
- Paranın verildiği tarih,
- Geri ödeme günü ya da paranın istendiği anda ödeneceği,
- Faiz kararlaştırıldıysa bunun açıkça yazılması,
- Ödünç alanın imzası.
Ödünç veren, sözleşmeyi yaptıktan sonra parayı henüz teslim etmemişse ve ödünç alan ödeme güçsüzlüğüne düşerse, parayı vermekten kaçınabilir. Ödünç alanın daha sözleşmeden önce ödeme güçsüzlüğüne düştüğünü sonradan öğrenen ödünç veren de aynı hakka sahiptir.
Faiz ne zaman istenebilir?
Bu konuda kanun ticari olan ve olmayan ödünçleri ayırır:
- Ticari olmayan ödünçte, taraflar kararlaştırmamışsa faiz istenemez. Arkadaşa ya da akrabaya verilen borç genellikle bu türdendir.
- Ticari ödünçte, kararlaştırılmamış olsa bile faiz istenebilir.
Faiz kararlaştırılmış ama oranı belirlenmemişse, kural olarak ödüncün alındığı zamanda ve yerde o tür ödünçlerde geçerli olan oran uygulanır. Örneğin taraflar paranın faiziyle geri ödeneceğini konuşmuş ama oran üzerinde durmamışsa, o tarihte ve o yerde benzer ödünçlerde uygulanan oran esas alınır. Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa faiz yıllık olarak ödenir.
Faiz oranının sınırları
Kanun faiz oranını taraflara tamamen bırakmaz. Sınırın ölçüsü kanuni faiz oranıdır. Bu oran 3095 sayılı Kanun uyarınca Merkez Bankası’nın belirlediği reeskont oranına bağlı olarak hesaplanır ve dönem dönem değişir.
Sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık faiz, bu kanuni oranın yüzde elli fazlasını aşamaz. Kanuni oran sabit olmadığından, sınır da onunla birlikte değişir; bu yüzden faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan oranı kontrol etmek gerekir.
İkinci önemli sınır bileşik faiz yasağıdır. Faizin anaparaya eklenerek birlikte yeniden faiz yürütülmesi ödünç sözleşmesinde kararlaştırılamaz. Halk arasında “faizin faizi” denen bu yöntem sözleşmeye yazılsa da geçerli olmaz.
Kanun ayrıca bir korunma daha getirir. Sözleşmede kararlaştırılan para yerine ödünç alana kıymetli evrak ya da ticari mal verilirse, borcun tutarı bunların teslim zamanı ve yerindeki borsa ya da piyasa değerine göre hesaplanır. Bunun aksine yapılan anlaşma geçersizdir.
Para ne zaman geri istenebilir?
Taraflar geri ödeme için belirli bir gün kararlaştırdıysa, borç o gün ödenir. Belirli bir gün, bir bildirim süresi ya da paranın istendiği anda ödeneceği kararlaştırılmamışsa, ödünç alan ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe parayı geri vermek zorunda değildir. Yani tarih konuşulmadan verilen bir borçta, parayı istediğiniz gün altı haftalık süre işlemeye başlar. Örneğin parayı 1 Mart’ta geri istediyseniz, altı haftalık süre 12 Nisan’da dolar.
Borcun ödenme zamanı geldiği hâlde ödenmemesi, borçluyu kendiliğinden temerrüde düşürmez. Kural olarak alacaklının ihtarı gerekir. İhtar, borçluya borcunu ödemesi gerektiğini bildiren bir çağrıdır; ispat açısından yazılı ve tarihi belli bir yolla yapılması yerinde olur. Ödeme günü birlikte belirlenmişse ise bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşer.
Temerrüde düşen borçlu, temerrüt faizi öder. Oran sözleşmede kararlaştırılmamışsa mevzuata göre belirlenir. Sözleşmeyle kararlaştırılacak temerrüt faizi ise kanuni oranın yüzde yüz fazlasını aşamaz.
Sözleşmede ödünç için bir faiz kararlaştırılmış ama temerrüt faizi ayrıca yazılmamış olabilir. Bu durumda kararlaştırılan faiz kanuni orandan yüksekse, temerrüt faizi için de o oran uygulanır.
Ödünç alan parayı ödemezse alacaklı icra takibi ya da dava yoluyla alacağını isteyebilir. Paranın geri istenmesi on yıllık genel zamanaşımına tabidir. Süre, alacağın muaccel olduğu, yani istenebilir hâle geldiği tarihte başlar; dönemsel olarak ödenen anapara faizleri için ise beş yıllık zamanaşımı uygulanır.
Ödünç sözleşmesi kurulmuş ama para henüz verilmemişse, durum farklıdır. Ödünç alanın paranın teslimini, ödünç verenin de teslim almayı isteme hakkı, karşı tarafın temerrüde düşmesinden itibaren altı ay geçince zamanaşımına uğrar. Bu kısa süre, verilmiş bir paranın geri istenmesine uygulanan on yıllık süreyle karıştırılmamalıdır.
Sık sorulan sorular
Arkadaşıma faiz konuşmadan borç verdim. Faiz isteyebilir miyim?
Ticari olmayan bir ödünçte faiz kararlaştırılmadıysa faiz istenemez. Ancak borç muaccel olduktan sonra borçluya ihtar çektiğiniz hâlde ödemezse temerrüde düşer. Bu andan itibaren, mevzuata göre belirlenen oranda temerrüt faizi isteyebilirsiniz.
Senet yok, parayı elden verdim. Nasıl ispat ederim?
Kanunda belirlenen ve her yıl yeniden değerleme oranında artırılan sınırı aşan ödünç, kural olarak senetle ispat edilir; sınır için işlemin yapıldığı tarihteki tutara bakılır. Karşı taraf açıkça kabul ederse tanık dinlenebilir. Borçlunun verdiği ya da gönderdiği ve ödüncü muhtemel gösteren bir belge varsa, bu belge delil başlangıcı sayılır ve tanık dinlenmesine imkân verir.
Sözleşmeye istediğim faiz oranını yazabilir miyim?
Hayır. Sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık faiz, kanuni faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz. Faizin anaparaya eklenip yeniden faiz yürütülmesi de kararlaştırılamaz. Kanuni faiz oranı dönem dönem değiştiği için bu sınır da sabit değildir.
Borcu kaç yıl içinde geri istemeliyim?
Ödünç verilen paranın geri istenmesi on yıllık genel zamanaşımına tabidir ve süre alacağın muaccel olduğu tarihte başlar. Geri ödeme bir bildirime bağlıysa, süre bu bildirimin yapılabileceği günden işler. Dönemsel olarak ödenen anapara faizleri için ise beş yıllık zamanaşımı uygulanır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.