Mirasçılıktan çıkarma (ıskat): hangi sebeplerle yapılır, nasıl itiraz edilir?
Kısaca
- Saklı paylı mirasçı ancak ağır bir suç ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde ihlali sebebiyle çıkarılabilir.
- Çıkarma sebebi vasiyetnamede yazılmamışsa, çıkarılmak istenen kişi saklı payını alır.
- İtiraz hâlinde sebebin varlığını, çıkarmadan yararlanan mirasçı ya da vasiyet alacaklısı ispat etmek zorundadır.
- Bir babanın oğlunu mirastan çıkarması torunlarını mirastan mahrum bırakmaz; altsoy saklı payını isteyebilir.
Bir kişi malvarlığının büyük bölümünü vasiyetle dilediği kişiye bırakabilir. Ancak çocukları, eşi ya da ana ve babası varsa bunlara ayrılan saklı payı ellerinden alamaz. Saklı pay, kanunun en yakın mirasçılar için ayırdığı ve vasiyetle ortadan kaldırılamayan paydır (Türk Medeni Kanunu m. 505). Bu kuralın tek istisnası mirasçılıktan çıkarmadır. Eski hukuktan kalma adıyla ıskat, mirasbırakanın saklı paylı bir mirasçısını ağır bir sebebe dayanarak mirasın tamamen ya da kısmen dışında bırakmasıdır.
Mirasçılıktan çıkarma, ölüme bağlı bir tasarrufla, yani vasiyetname ya da miras sözleşmesiyle yapılır. Sözlü olarak “seni mirasımdan men ediyorum” demenin ya da bunu bir mektuba yazmanın hukuki sonucu yoktur. Vasiyetnamenin kanuni şekillerinden birine uyulması gerekir.
Kanundaki iki sebep
Medeni Kanun’un 510. maddesi mirasçılıktan çıkarma için iki sebep sayar:
- Mirasçının mirasbırakana ya da mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemiş olması,
- Mirasçının mirasbırakana ya da onun aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemiş olması.
Kanun “ağır suç” ya da “önemli ölçüde” kavramlarını tek tek tanımlamaz. Değerlendirme her olayın kendi koşullarına göre yapılır. Aile hukukundan doğan yükümlülükler arasında bakım, yardım ve dayanışma yükümlülükleri sayılabilir. Yaşlı ve bakıma muhtaç anne babasını yıllarca arayıp sormayan bir çocuğun durumu bu bentle tartışılabilir. Sıradan bir küslük ya da aile içi bir tartışma ise tek başına yeterli görülmeyebilir.
Mirasçılıktan çıkarma, mirastan yoksunlukla karıştırılmamalıdır. Mirastan yoksunlukta bir işlem yapılmasına gerek yoktur; mirasbırakanı kasten öldüren ya da öldürmeye teşebbüs eden, onun vasiyet yapmasını aldatma veya zorlamayla engelleyen kişi kanun gereği mirasçı olamaz (m. 578). Mirastan yoksunluk mirasbırakanın affıyla ortadan kalkar. Çıkarma ise ancak mirasbırakanın kendi iradesiyle yaptığı bir tasarrufla gerçekleşir.
Çıkarmanın geçerli olması için sebebin yazılması
Mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakan sebebi tasarrufunda belirtmişse geçerlidir (m. 512). “Oğlumu mirasımdan çıkarıyorum” demek yetmez. Hangi davranış yüzünden çıkarıldığının vasiyetnamede yazılması gerekir. Sebebi somut olarak, tarih ve olay göstererek yazmak, ileride ispatı da kolaylaştırır.
Sebep hiç yazılmamışsa kanun tasarrufu bütünüyle geçersiz saymaz. Tasarruf, çıkarılan mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir. Çıkarılmak istenen kişi saklı payını alır; mirasbırakanın tasarruf edilebilir kısım üzerindeki diğer hükümleri ise uygulanır.
Çıkarmanın sonuçları ve altsoya etkisi
Geçerli biçimde mirasçılıktan çıkarılan kişi mirastan pay alamaz ve tenkis davası da açamaz (m. 511).
Çıkarılan kişinin payı ise kaybolmaz. Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmamışsa bu pay, çıkarılan kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi, onun varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır. Çıkarılan kişinin altsoyu da, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir. Bir babanın oğlunu mirastan çıkarması, torunlarını mirastan mahrum bırakmaz.
Bir örnekle görelim. Eşi ölmüş bir babanın iki oğlu var ve baba, geçerli bir sebeple oğullarından birini mirasçılıktan çıkarıyor; vasiyetnamede bu payla ilgili başka bir hüküm yok. Çıkarılan oğlun çocukları varsa onun payı bu çocuklara geçer. Çocuğu yoksa pay, babanın yasal mirasçısı olan diğer oğula kalır. Baba isterse vasiyetnamede bu payın başka birine verilmesini de öngörebilir; kanundaki kural yalnızca mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmamışsa uygulanır.
Mirasbırakan sonradan fikir değiştirebilir. Vasiyetname yapan kişi, kanuni şekillerden birine uyarak yeni bir vasiyetname yapıp öncekinden tamamen ya da kısmen dönebilir (m. 542). Çıkarma sebebi miras sözleşmesi yapıldıktan sonra ortaya çıkmışsa, mirasbırakan o kişiyle yaptığı miras sözleşmesini vasiyetname şekillerinden biriyle tek taraflı olarak kaldırabilir (m. 546).
İtiraz ve ispat yükü
Çıkarılan mirasçı çıkarmaya itiraz edebilir. Bu durumda kanun ispat yükünü ona değil, çıkarmadan yararlanan tarafa yükler. Belirtilen sebebin gerçekten var olduğunu, çıkarmadan yararlanan mirasçı ya da vasiyet alacaklısı ispat etmek zorundadır (m. 512). Vasiyet alacaklısı, vasiyetnameyle kendisine bir mal ya da hak bırakılan kişidir.
Sebebin varlığı ispat edilemezse tasarruf, çıkarılan mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir. Bir istisna daha vardır: mirasbırakan bu tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa çıkarma tamamen geçersiz olur. Örneğin mirasbırakan, kendisine karşı bir suç işlendiğini sanarak çocuğunu çıkarmış ama suçu aslında başka biri işlemişse, bu bent gündeme gelebilir.
Mirasçılar arasında uzlaşma sağlanamazsa itirazın mahkemede ileri sürülmesi gerekir. Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme yoksa asliye hukuk mahkemesidir (HMK m. 2). Ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine ilişkin davalarda ise ölen kişinin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 11). Kanun 512. maddede itiraz için ayrı bir süre yazmaz. Yine de vasiyetnamenin açılmasından ve içeriğin öğrenilmesinden sonra vakit kaybetmeden harekete geçmek en güvenli yoldur; saklı paya ilişkin davaların kısa hak düşürücü süreleri vardır.
Borç ödemeden aciz sebebiyle çıkarma
Kanun, diğerlerinden farklı amaçlı bir çıkarma türü daha öngörür. Mirasbırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyunu saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarabilir (m. 513). Aciz belgesi, icra takibinde borçlunun malvarlığından alacağın karşılanamadığını gösteren belgedir. Bu çıkarmanın amacı cezalandırmak değil, mirasın borçlu çocuğun alacaklılarına gitmesini önlemektir.
Bu yola başvurmanın şartı, mirasbırakanın çıkarılan yarıyı, çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülemesidir. Miras açıldığında aciz belgesinin hükmü kalmamışsa ya da belgedeki borç tutarı çıkarılanın miras payının yarısını aşmıyorsa, çıkarılanın istemi üzerine çıkarma iptal edilir.
Sık sorulan sorular
Babam beni vasiyetnameyle mirastan çıkardı ama sebep yazmadı. Ne olur?
Kanuna göre çıkarma, ancak mirasbırakan sebebi tasarrufunda belirtmişse geçerlidir. Sebep yazılmamışsa tasarruf, sizin saklı payınız dışında yerine getirilir. Yani saklı payınızı alırsınız; mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısım üzerindeki diğer hükümleri ise uygulanır.
Mirastan çıkarılan kişinin çocukları da mirastan mahrum kalır mı?
Hayır. Mirasçılıktan çıkarılan kişinin altsoyu, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir. Mirasbırakan başka türlü bir tasarrufta bulunmamışsa, çıkarılanın miras payı da onun varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır.
Mirastan çıkarıldım. Sebebin doğru olduğunu ben mi ispat etmeliyim?
Hayır. İtiraz ettiğinizde, vasiyetnamede yazılan sebebin gerçekten var olduğunu ispat yükü, çıkarmadan yararlanan mirasçıya ya da vasiyet alacaklısına düşer. Sebep ispat edilemezse vasiyetname, sizin saklı payınız dışında yerine getirilir.
Kardeşimi vasiyetnameyle mirastan çıkarmam için sebep göstermem gerekir mi?
Kardeşlerin saklı payı yoktur. Altsoyu, ana ve babası ve eşi bulunmayan bir kişi mirasının tamamı üzerinde serbestçe tasarruf edebilir. Bu nedenle kardeşi mirastan dışarıda bırakmak için mirasçılıktan çıkarma sebebine ihtiyaç yoktur; mirası başka birine bırakan geçerli bir vasiyetname yeterlidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.