Mirasta denkleştirme (iade): sağlıkta verilen mallar paylaşmada nasıl hesaba katılır?
Kısaca
- Mirasbırakanın altsoyuna karşılıksız yaptığı malvarlığı devri gibi kazandırmalar, aksini açıkça belirtmemişse denkleştirilir.
- Kazandırmayı alan mirasçı malı terekeye aynen geri verir ya da değerini miras payından düşürtür.
- Hesapta bağış tarihindeki değer değil, denkleştirme anındaki değer esas alınır.
- Olağan hediyeler ve geleneğe uygun evlenme giderleri denkleştirmeye tabi değildir.
Anne ve babalar çoğu zaman mirası beklemeden çocuklarına yardım eder. Birine ev alınır, birinin dükkânı açılır, birinin kredi borcu kapatılır. Ölümden sonra mirasçılar bir araya geldiğinde şu soru gündeme gelir: sağlıkta alınanlar paylaşmada hesaba katılacak mı? Türk Medeni Kanunu bu soruyu denkleştirme kurallarıyla cevaplar. Kanun bu işleme “iade” ya da “geri verme” de der; uygulamada “mirasta iade” diye bilinir.
Denkleştirmenin amacı, yasal mirasçılar arasında eşitliği korumaktır. Mirasbırakanın sağlığında yaptığı bazı karşılıksız kazandırmalar, yani karşılığında bir şey almadan verdiği mallar ya da sağladığı menfaatler, paylaşma sırasında terekeye geri döner ya da alan mirasçının payından düşülür.
Kimler, hangi kazandırmaları denkleştirir
Medeni Kanun’un 669. maddesine göre yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben, yani ileride alacakları paya sayılmak üzere elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları denkleştirme için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdür. Sağlararası kazandırma, ölümden sonra değil, mirasbırakan hayattayken yapılan kazandırmadır.
Altsoy, yani çocuklar ve torunlar için kanun bir adım daha atar. Mirasbırakanın altsoyuna karşılık almadan yaptığı şu kazandırmalar, mirasbırakan aksini açıkça belirtmemişse denkleştirmeye tabidir:
- Çeyiz ya da kuruluş sermayesi vermek,
- Bir malvarlığını devretmek, örneğin ev ya da arsa vermek,
- Borçtan kurtarmak, örneğin çocuğun kredi borcunu ödemek,
- Bunlara benzer karşılıksız kazandırmalar.
Burada denkleştirme asıldır. Baba bir çocuğuna ev verdiğinde “paya sayılsın” demek zorunda değildir; demese de denkleştirme yapılır. Denkleştirme olmasın istiyorsa bunu açıkça belirtmesi gerekir. Altsoy dışındaki yasal mirasçılarda ise, örneğin eşte, kazandırmanın miras payına mahsuben yapılmış olması aranır.
Denkleştirme, yasal mirasçıların birbirine karşı yükümlülüğüdür. Mirasçı olmayan bir arkadaşa ya da kuruma yapılan bağışlar bu kuralların konusu değildir; onlar için saklı pay ve tenkis kuralları devreye girer.
Mirasçılardan biri mirastan önce ölür ya da mirası reddederse, geri verme yükümlülüğü onun yerine geçen mirasçılara, miras paylarında meydana gelen artış oranında geçer (m. 670). Örneğin babasından sağlığında ev alan çocuk babadan önce ölmüşse, onun yerine mirasçı olan çocukları bu yükümlülüğü devralır.
Aynen geri verme ya da mahsup
Geri vermekle yükümlü mirasçı iki yoldan birini seçer. Dilerse aldığı malı terekeye aynen geri verir. Dilerse malı elinde tutar ve değerini, payından fazla olsa bile miras payına mahsup ettirir (m. 671). Mahsup, kazandırmanın değerinin mirasçının payından düşülmesi demektir.
Bir örnekle görelim. Terekede 900.000 TL değerinde mal var ve üç çocuk mirasçı. Baba sağlığında çocuklardan birine bugün 300.000 TL eden bir daire vermiş. Hesap, daire terekeye eklenerek yapılır: toplam 1.200.000 TL, her çocuğun payı 400.000 TL. Daireyi alan çocuk daireyi elinde tutar ve terekeden yalnızca 100.000 TL alır. Diğer iki çocuk 400.000’er TL alır.
Mirasbırakanın bu kurala aykırı tasarrufları ve mirasçıların tenkise ilişkin hakları saklıdır (m. 671). Yani mirasbırakan, vasiyetnamesinde denkleştirmenin başka türlü yapılmasını öngörebilir; ama bu, diğer mirasçıların saklı paylarını koruyan tenkis kurallarını ortadan kaldırmaz.
Hangi yolun seçileceği çoğu zaman malın değerindeki değişime göre belirlenir. Değeri çok artmış bir daireyi elinde tutmak isteyen mirasçı mahsubu, değeri düşmüş ya da bakımı külfetli bir malı terekeye bırakmak isteyen mirasçı aynen geri vermeyi tercih edebilir.
Kazandırma mirasçının payını aşıyorsa, yani daha fazlası verilmişse, kanun mirasbırakanın iradesine bakar. Mirasçı, mirasbırakanın bu fazlalığı kendisine bırakmak istediğini ispat ederse fazlalık denkleştirmeye tabi olmaz (m. 672). Diğer mirasçıların saklı payı zedelenmişse tenkis isteme hakları ise yine saklıdır.
Değer hangi tarihe göre belirlenir
Denkleştirme, kazandırmanın denkleştirme anındaki değerine göre yapılır (m. 673). Yıllar önce düşük bir bedelle alınan bir arsanın bugünkü değeri çok farklı olabilir; hesapta paylaşma sırasındaki değer esas alınır. Arada mal üzerinde elde edilen yararlar ve uğranılan zararlar, gelirler ve giderler için mirasçılar arasında sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır. Örneğin daireyi kiraya veren mirasçının elde ettiği kira ya da daireye yaptığı masraf bu kurallara göre değerlendirilir.
Denkleştirmeye girmeyenler
Kanun bazı harcamaları baştan dışarıda bırakır.
Çocukların eğitim ve öğrenimi için yapılan giderlerde geri verme yükümlülüğü, mirasbırakanın aksini istediği ispat edilmedikçe yalnızca alışılmış ölçüleri aşan kısım için vardır. Eğitim ve öğrenimini henüz tamamlamamış ya da engelliliği bulunan çocuklara paylaşmada hakkaniyete uygun bir ödeme yapılır (m. 674). Böylece küçük kardeş, ağabeyinin aldığı eğitim desteğinden yoksun kalmaz.
Olağan hediyeler ve evlenme sırasında yapılan geleneğe uygun giderler denkleştirmeye tabi değildir. Altsoyun evlenmesinde alışılmış ölçüler içinde verilen çeyiz için de mirasbırakanın denkleştirme istemediği asıl kabul edilir (m. 675). Düğün masrafı ya da bayram hediyesi bu yüzden paylaşmada geri istenmez.
Tenkisten ve muvazaadan farkı
Denkleştirme ile tenkis sık karıştırılır. Denkleştirme, yasal mirasçılar arasındaki eşitliği sağlar ve mirasbırakan isterse bunu kaldırabilir. Tenkis ise saklı payı korur; mirasbırakanın iradesine rağmen saklı payı zedeleyen kazandırmaların indirilmesini sağlar. Mirasbırakan denkleştirmeyi kaldırdığında mirasçının elinde tenkis yolu kalabilir. Bazı sağlararası kazandırmalar, örneğin geri verilmemek kaydıyla altsoya yapılan devirler, tenkise de tabidir (m. 565).
Satış gibi gösterilip aslında bağış olan tapu devirleri ise muris muvazaası konusudur ve ayrı bir yazıda anlatılmıştır.
Denkleştirmenin bir yan etkisi de mirasın reddinde ortaya çıkar. Borçları malvarlığını aşan bir kişinin mirasını reddeden mirasçı, ölümden önceki beş yıl içinde ondan aldığı ve paylaşmada geri vermekle yükümlü olacağı değerler ölçüsünde alacaklılara karşı sorumludur. Olağan eğitim giderleri ve âdet üzere verilen çeyiz bu sorumluluğun dışındadır (m. 618).
Sık sorulan sorular
Babam sağlığında kardeşime ev aldı. Paylaşmada bunu isteyebilir miyim?
Mirasbırakanın altsoyuna karşılıksız olarak yaptığı bir malvarlığı devri, aksini açıkça belirtmemişse denkleştirmeye tabidir. Kardeşiniz ya evi terekeye aynen geri verir ya da değerini kendi miras payından düşürtür. Babanız bu kazandırmanın denkleştirmeye tabi olmayacağını açıkça belirtmişse denkleştirme istenemez; bu durumda saklı payınız zedelenmişse tenkis yolu gündeme gelir.
Ev yıllar önce alınmıştı. Hangi tarihteki değeri esas alınır?
Kanuna göre denkleştirme, kazandırmanın denkleştirme anındaki değerine göre yapılır. Bağış tarihindeki değer değil, paylaşma sırasında belirlenen değer hesaba girer. Aradaki yarar, zarar, gelir ve giderler bakımından mirasçılar arasında sebepsiz zenginleşme kuralları uygulanır.
Kardeşimin üniversite masrafları da denkleştirmeye girer mi?
Çocukların eğitim ve öğrenimi için yapılan giderlerde geri verme yükümlülüğü, mirasbırakanın aksini istediği ispat edilmedikçe yalnızca alışılmış ölçüleri aşan kısım için vardır. Olağan okul ve üniversite giderleri bu nedenle genellikle hesaba katılmaz. Eğitimini tamamlamamış ya da engelliliği bulunan çocuklara ise paylaşmada hakkaniyete uygun bir ödeme yapılır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.