İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Miras hukuku

Miras sözleşmesi: vasiyetnameden farkı, şekli ve bağlayıcılığı

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Miras sözleşmesi, vasiyetnameden farklı olarak iki taraflıdır ve mirasbırakanı bağlar.
  • Sözleşme ancak resmî vasiyetname şeklinde, resmî memur ve iki tanık önünde imzalanırsa geçerlidir.
  • Mirasbırakan sözleşmeden sonra da malvarlığında serbestçe tasarruf edebilir; sözleşmeyle bağdaşmayan bağışlamalara itiraz edilebilir.
  • Taraflar yazılı bir anlaşmayla miras sözleşmesini her zaman ortadan kaldırabilir.

Bir kişi ölümünden sonra malvarlığının kime kalacağını iki yolla belirleyebilir: vasiyetname ya da miras sözleşmesiyle (Türk Medeni Kanunu m. 514). Vasiyetname tek taraflıdır; onu yapan kişi istediği zaman değiştirir ya da yırtıp atar. Miras sözleşmesi ise adından da anlaşılacağı gibi iki taraflıdır ve mirasbırakanı, yani malvarlığını bırakacak kişiyi bağlar. Bu bağlayıcılık, sözleşmenin hem işe yarayan hem de dikkat isteyen yanıdır.

Kanun iki tür miras sözleşmesi tanır. Birincisi, mirasbırakanın mirasını ya da belirli bir malını bırakmayı üstlendiği olumlu miras sözleşmesidir. İkincisi, bir mirasçının miras hakkından vazgeçtiği mirastan feragat sözleşmesidir (m. 528). Feragat ayrı bir yazıda anlatıldığı için bu yazı olumlu miras sözleşmesine odaklanıyor.

Olumlu miras sözleşmesiyle neler yapılabilir

Medeni Kanun’un 527. maddesine göre mirasbırakan, miras sözleşmesiyle mirasını ya da belirli bir malını, sözleşme yaptığı kişiye veya üçüncü bir kişiye bırakma yükümlülüğü altına girebilir. Buradan iki ayrı içerik çıkar.

İlki mirasçı atamadır. Mirasbırakan mirasının tamamını ya da yarısı, üçte biri gibi belli bir oranını sözleşmeyle bir kişiye bırakır. İkincisi belirli mal bırakmadır: kişi mirasçı yapılmaz, ona yalnızca belli bir daire, araç ya da para bırakılır.

Lehine tasarruf yapılan kişinin sözleşmenin tarafı olması da şart değildir. Örneğin bir anne, oğluyla yaptığı sözleşmede dairesini torununa bırakmayı üstlenebilir. Sözleşme karşılıklı da kurulabilir: karşı taraf mirasbırakana sağlığında bir şey vermeyi ya da bir edimde bulunmayı üstlenir, mirasbırakan da karşılığında ona mirasını veya bir malını bırakır. Kanun bu tür sözleşmelerde edimler yerine getirilmezse dönme imkânı tanır; aşağıda buna değiniliyor. Sözleşme ayrıca koşullara ya da yüklemelere bağlanabilir (m. 515). Hukuka veya ahlâka aykırı koşul ve yüklemeler ise bağlı oldukları tasarrufu geçersiz kılar.

Ehliyet ve şekil

Vasiyetname on beş yaşını dolduran ve ayırt etme gücüne sahip herkes tarafından yapılabilir. Miras sözleşmesi için kanun daha fazlasını ister: mirasbırakanın ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmaması gerekir (m. 503).

Şekil kuralı da sıkıdır. Miras sözleşmesi ancak resmî vasiyetname şeklinde düzenlenirse geçerlidir. Taraflar arzularını resmî memura aynı zamanda bildirir ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalar (m. 545). Resmî memur sulh hâkimi, noter ya da kanunla yetkilendirilmiş başka bir görevli olabilir (m. 532). Taraflar arasında imzalanmış bir kâğıt ya da yalnızca imzaları onaylatılmış bir metin bu şekli karşılamaz. Tanık olamayacak kişiler ve resmî vasiyetnamenin ayrıntıları vasiyetname türlerini anlatan yazıda yer alıyor.

Kanunun öngördüğü şekle uyulmaması, ehliyetsizlik, yanılma, aldatma, korkutma ya da zorlama ve hukuka veya ahlâka aykırı içerik, ölüme bağlı tasarrufun iptali için dava sebebidir (m. 557). Miras sözleşmesi de bir ölüme bağlı tasarruf olduğundan bu kurallar ona da uygulanır.

Mirasbırakan sözleşmeden sonra ne kadar serbest

Miras sözleşmesi mirasbırakanın elini kolunu bağlamaz. Kanuna göre mirasbırakan malvarlığında eskisi gibi serbestçe tasarruf edebilir. Malını satabilir, kiraya verebilir, üzerine ipotek kurabilir. Sınır şudur: sözleşmedeki yükümlülüğüyle bağdaşmayan ölüme bağlı tasarruflarına ya da bağışlamalarına itiraz edilebilir (m. 527). Sözleşmeyle oğluna bırakmayı üstlendiği daireyi sonradan vasiyetnameyle kızına bırakan ya da başkasına bağışlayan bir babanın bu işlemleri, sözleşmeden yararlanacak kişinin itirazıyla karşılaşabilir.

Mirasbırakan sağlığında bütün malvarlığını miras sözleşmesiyle atadığı mirasçıya devretmişse, bu mirasçı resmî defter tutulmasını isteyebilir. Malvarlığının tamamı devredilmemişse ya da devirden sonra yeni mallar edinilmişse sözleşme, aksine bir kural yoksa yalnızca sağlıkta devredilen malları kapsar (m. 572).

Sözleşme nasıl sona erer

Taraflar, yazılı bir anlaşmayla miras sözleşmesini her zaman ortadan kaldırabilir (m. 546). Bunun için resmî şekil gerekmez; yazılı anlaşma yeter.

Mirasbırakan bazı durumlarda sözleşmeyi tek başına da kaldırabilir. Sözleşmeyle mirasçı atanan ya da kendisine mal bırakılan kişi, sözleşmeden sonra mirasbırakana karşı mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan bir davranışta bulunursa, mirasbırakan sözleşmeyi tek taraflı olarak ortadan kaldırabilir. Bu kaldırma, vasiyetname için öngörülen şekillerden biriyle yapılır (m. 546).

Karşılıklı sözleşmelerde edimler yerine getirilmeyebilir. Sözleşme gereğince sağlararası, yani ölümden önce yerine getirilecek edimleri isteme hakkı olan taraf, bu edimler sözleşmeye uygun olarak yerine getirilmez ya da güvenceye bağlanmazsa borçlar hukuku kurallarına göre sözleşmeden dönebilir (m. 547).

Lehine tasarruf yapılan kişi mirasbırakandan önce ölürse sözleşme kendiliğinden ortadan kalkar. Bu kişi sözleşme için mirasbırakana bir karşılık vermişse, onun mirasçıları, aksi kararlaştırılmamışsa, mirasbırakanın sözleşme uyarınca elde ettiği ve ölüm tarihinde mevcut olan zenginleşmeyi geri isteyebilir (m. 548). Örneğin yıllarca mirasbırakana para ödeyen ama ondan önce ölen kişinin çocukları, bu ödemelerden mirasbırakanda kalan zenginleşmeyi talep edebilir.

Vasiyetnameyle karşılaştırınca fark açıkça görülür. Vasiyetname yapan kişi, kanuni şekillerden birine uyarak yeni bir vasiyetname yapıp öncekinden her zaman dönebilir (m. 542). Miras sözleşmesinde ise mirasbırakan, karşı tarafın rızası ya da kanundaki sebepler olmadan sözleşmeden kurtulamaz.

Saklı pay ve tenkis

Miras sözleşmesi de saklı pay kurallarına tabidir. Saklı pay, kanunun çocuk, eş ve ana-baba gibi en yakın mirasçılar için ayırdığı ve ölüme bağlı tasarrufla ellerinden alınamayan paydır. Sözleşmeyle yapılan kazandırma bu payı zedeliyorsa, aşan kısmın indirilmesi, yani tenkisi istenebilir. Mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısım sözleşmeden sonra daralırsa, örneğin yeni bir çocuğu olursa, sözleşme hükümsüz olmaz; yalnızca tenkis edilebilir (m. 549).

Karşılıklı sözleşmelerde kanun bir denge de kurar. Miras sözleşmesiyle elde ettiği kazandırma tenkise uğrayan kişi, bu kazandırma için mirasbırakana verdiği karşılığın tenkis oranında geri verilmesini isteyebilir (m. 566). Tenkis davasının süreleri ve ayrıntıları ayrı bir yazının konusudur.

Sık sorulan sorular

Miras sözleşmesi yaptıktan sonra evimi satabilir miyim?

Evet. Kanun, mirasbırakanın miras sözleşmesinden sonra da malvarlığında eskisi gibi serbestçe tasarruf edebileceğini söyler. Satış gibi karşılıklı işlemler bu serbestliğin içindedir. İtiraz edilebilecek olanlar, sözleşmedeki yükümlülükle bağdaşmayan ölüme bağlı tasarruflar ve bağışlamalardır.

Miras sözleşmesini noterde imzalasak yeterli olur mu?

İmzaların noterce onaylanması yetmez. Sözleşme resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmelidir: taraflar arzularını resmî memura aynı anda bildirir ve sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalar. Noter bu şekilde düzenleme yapabilecek memurlardandır.

Lehine miras sözleşmesi yapılan kişi benden önce ölürse ne olur?

Mirasçı atanan ya da kendisine belirli mal bırakılan kişi mirasbırakanın ölümünde sağ değilse sözleşme kendiliğinden ortadan kalkar. Önce ölen kişinin mirasçıları, aksi kararlaştırılmamışsa, mirasbırakanın sözleşme uyarınca elde ettiği ve ölüm tarihinde mevcut olan zenginleşmeyi geri isteyebilir.

Kardeşlerle aramızda babamızın mirasını önceden paylaşan bir sözleşme yapabilir miyiz?

Mirasbırakanın katılması ya da izni olmadan, henüz açılmamış bir miras hakkında mirasçılar arasında yapılan sözleşmeler geçerli değildir. Böyle bir sözleşmeyle verilen şeylerin geri verilmesi istenebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Miras hukuku

    Yasal mirasçılar ve miras payları: zümre sistemi ve sağ kalan eşin payı

    Vasiyetname yoksa miras kime, hangi oranda kalır: çocuklar, anne-baba ve büyükanne-büyükbaba zümreleri, halefiyet ve sağ kalan eşin payı.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 495, 496, 497 ve diğer maddeler

  2. Miras hukuku

    Vasiyetnamenin iptali davası: hangi sebeplerle ve ne zamana kadar açılır?

    Vasiyetnameye karşı açılan iptal davasının dört sebebi, davayı kimin açabileceği, bir, on ve yirmi yıllık süreler ve yetkili mahkeme.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 557, 558, 559 ve diğer maddeler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 2, 11, 18

  3. Miras hukuku

    Vasiyetname türleri: resmî, el yazılı ve sözlü vasiyetnamenin şekil şartları

    Vasiyetnamenin geçerli olması için kanunun aradığı şekiller: resmî memur önünde, el yazısıyla ya da olağanüstü durumda sözlü vasiyet.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 502, 503, 531 ve diğer maddeler