İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Tazminat hukuku

Manevi tazminat nedir, kimler hangi durumlarda isteyebilir?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Bir kazada yaralanan kişinin tedavi masrafları ve kazanç kaybı hesaplanabilir. Çektiği acı, yaşadığı korku ya da bir yakının kaybının verdiği üzüntü ise paraya kolayca çevrilemez. Manevi tazminat, kişinin bu tür manevi zararlarına karşılık hâkimin uygun gördüğü bir miktar paradır. Malvarlığındaki eksilmeyi karşılayan maddi tazminattan farklı olarak, kişinin canına, bedenine, onuruna ya da özel hayatına yönelen saldırılara karşı bir giderim aracıdır.

Dayanak: kişilik hakkının zedelenmesi

Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesine göre hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı kanunda tek tek sayılmaz. Can ve beden bütünlüğü, onur ve şeref, özel hayat gibi kişiye sıkı sıkıya bağlı değerler bu kapsamda değerlendirilir. Kişinin rızası, daha üstün nitelikte özel ya da kamusal bir yarar veya kanunun verdiği bir yetkinin kullanılması söz konusu değilse, kişilik hakkına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.

Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi bu ilkenin tazminat ayağını düzenler. Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hakaret içeren bir paylaşım, özel hayata ilişkin bilgilerin izinsiz yayılması ya da gerçeğe aykırı bir haberle itibarın zedelenmesi bu maddenin akla gelen örnekleridir.

Hâkim, para yerine ya da paraya ek olarak başka bir giderim biçimine de karar verebilir. Özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. İtibarı zedelenen kişi için bu yol, paradan daha etkili olabilir.

Manevi tazminat, kişilik hakkını korumaya yönelik tek yol da değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 25. maddesine göre davacı, saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini ve sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir. Düzeltmenin ya da kararın üçüncü kişilere bildirilmesini veya yayımlanmasını da talep edebilir. Bunlarla birlikte maddi ve manevi tazminat istemek mümkündür. Saldırı yoluyla elde edilmiş bir kazanç varsa, bu kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesini de isteyebilir. Kişilik haklarının korunması için dava, davacının kendi yerleşim yerinde ya da davalının yerleşim yerinde açılabilir.

Bedensel zarar ve ölüm hâlinde hak sahipleri

Bir kimsenin bedensel bütünlüğü zedelenirse hâkim, olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir (Türk Borçlar Kanunu m. 56). Trafik kazasında, bir saldırıda ya da iş kazasında yaralanan kişi bu hükme dayanır.

Ağır bedensel zarar ya da ölüm hâlinde manevi tazminatı yalnızca zarar gören değil, zarar görenin ya da ölenin yakınları da isteyebilir. Kanun “yakın” kavramını tek tek saymaz. Kimin yakın sayılacağını hâkim, kişinin zarar görenle ya da ölenle arasındaki bağa bakarak belirler. Eş, çocuklar, anne ve baba bunun ilk akla gelen örnekleridir. Ölüm hâlinde yakınların manevi tazminatı, ölenin desteğinden yoksun kalmaktan doğan maddi tazminattan ayrı bir taleptir. Kanun bu iki kalemi ayrı maddelerde düzenler.

Zarar bir sözleşmenin ihlalinden doğmuş olsa da sonuç değişmez. Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, sözleşmeye aykırılık hâllerine de kıyas yoluyla uygulanır (m. 114). Örneğin bir hizmetin kusurlu ifası sırasında yaralanan kişi de manevi tazminat isteyebilir.

Boşanma davalarında ise ayrı bir hüküm vardır. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş, kusurlu olan diğer eşten manevi tazminat isteyebilir (Türk Medeni Kanunu m. 174). Bu konu aile hukukuna ilişkin yazılarda ayrıca ele alınır.

Miktar nasıl belirlenir?

Manevi tazminat için bir tarife yoktur. Kanun “uygun bir miktar” demekle yetinir ve miktarın belirlenmesini hâkime bırakır. Hâkim, olayın özelliklerini göz önünde tutar; tazminatın kapsamını belirlerken durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını dikkate alır (m. 51 ve 56). Bu yüzden benzer görünen iki olayda bile farklı miktarlara hükmedilebilir.

Zarar görenin kendi davranışı da hesaba katılır. Zarar gören, zarar doğuran fiile razı olmuş ya da zararın doğmasında veya artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir, hatta tamamen kaldırabilir (m. 52). Zarara hafif kusuruyla sebep olan kişi, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecekse ve hakkaniyet de gerektiriyorsa hâkim bu nedenle de indirim yapabilir.

Olay aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa, ceza davasındaki bazı değerlendirmeler hukuk hâkimini bağlamaz. Hukuk hâkimi, zarar verenin kusurlu olup olmadığına karar verirken ceza hâkiminin verdiği beraat kararıyla ve ceza hâkiminin kusura ilişkin değerlendirmesiyle bağlı değildir (m. 74).

Davada manevi zararın büyüklüğünü anlatan olgular, örneğin tedavinin süresi, kalıcı iz ya da sakatlık, olayın kişinin hayatına etkisi veya saldırının ne kadar yayıldığı, mümkün olduğunca belgelenmelidir. Hâkimin takdiri bu olgular üzerinden şekillenir.

Sorumlu kişi ve süre

Manevi tazminat, zarara yol açan kişiden istenir. Trafik kazalarında ise önemli bir ayrıntı vardır: manevi tazminat talepleri zorunlu trafik sigortasının kapsamı dışındadır (Karayolları Trafik Kanunu m. 92). Bu talep, aracın işleteninden ve kusurlu sürücüden istenir. Karayolları Trafik Kanunu, manevi tazminata ilişkin olarak kendisinde düzenlenmeyen konularda Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerinin uygulanacağını ayrıca belirtir (m. 90).

Haksız fiilden doğan manevi tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü bir suçtan doğmuşsa o süre uygulanır (Türk Borçlar Kanunu m. 72).

Sık sorulan sorular

Hafif bir yaralanmada ailem de manevi tazminat isteyebilir mi?

Kanun yakınlara manevi tazminat hakkını yalnızca ağır bedensel zarar ve ölüm hâlinde tanır. Hafif bir yaralanmada manevi tazminatı ancak yaralanan kişinin kendisi isteyebilir.

Trafik kazasında manevi tazminatı sigorta öder mi?

Manevi tazminat talepleri zorunlu trafik sigortasının kapsamı dışındadır. Bu nedenle trafik kazasından doğan manevi tazminat, sigorta şirketinden değil, aracın işleteninden ve kusurlu sürücüden istenir.

Hiç maddi zararım yoksa manevi tazminat isteyebilir miyim?

Evet. Kanun, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin manevi zararına karşılık para isteyebileceğini söyler ve bunu bir maddi zararın varlığına bağlamaz. Maddi zarar da varsa, iki talep birlikte ileri sürülebilir.

Manevi tazminat hakkı mirasçılara geçer mi?

Manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça başkasına devredilemez. Miras bırakan bu istemi sağlığında ileri sürmemişse mirasçılara da geçmez. Ölüm hâlinde yakınların kendi adlarına isteyebileceği manevi tazminat ise bundan ayrıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

Diğer yazılar

  1. Tazminat hukuku

    Trafik kazasından sonra sigortaya başvuru: 15 günlük süre ve Sigorta Tahkim Komisyonu

    Kazadan sonra karşı aracın trafik sigortasına yazılı başvuru, şirketin cevap ve ödeme süreleri, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru ve itiraz.

    Dayanak: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 85, 91, 92 ve diğer maddeler; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30, 14

  2. Tazminat hukuku

    Trafik kazasında araç değer kaybı: kimden ve nasıl istenir?

    Kazadan sonra onarılan aracın piyasa değerindeki düşüşün kimden, hangi şartlarla istenebileceği, trafik sigortasının karşılamadığı hâller ve süreler.

    Dayanak: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 3, 85, 88 ve diğer maddeler; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 50, 52, 74; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30

  3. Tazminat hukuku

    Hekim hatası (malpraktis): tazminat kimden, hangi mahkemede ve ne zamana kadar istenir?

    Tıbbi hata nedeniyle tazminat: özel hastane ve kamu hastanesi ayrımı, görevli mahkeme, idareye başvuru, ispat ve zamanaşımı süreleri.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 112, 116, 506 ve diğer maddeler; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 3, 73, 73/A; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 129; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 13; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2, 7, 9 ve diğer maddeler