İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

İcra ve usul hukuku

Mal beyanı nedir, verilmezse ya da yanlış verilirse ne olur?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Borçlu, mallarını, gelirini ve geçimini nasıl sağladığını ödeme ya da icra emrinde yazan süre içinde bildirmelidir.
  • Süresinde beyanda bulunmayan borçlu, alacaklının istemiyle beyanda bulununcaya kadar en fazla üç ay tazyik hapsiyle zorlanır.
  • Gerçeğe aykırı beyanda bulunan, alacaklının şikâyeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
  • Sonradan edinilen mallar ve gelirdeki artışlar yedi gün içinde icra dairesine bildirilmelidir.

İcra takibinde alacaklının en büyük sorunu, borçlunun neyi olduğunu bilmemektir. Kanun bu bilgiyi borçlunun kendisinden ister. Mal beyanı, borçlunun kendisinde ya da başkalarının elinde bulunan mallarını, alacaklarını ve haklarını, her türlü kazanç ve gelirini, geçimini nasıl sağladığını ve buna göre borcunu nasıl ödeyebileceğini icra dairesine yazılı ya da sözlü olarak bildirmesidir. Borcu karşılayacak kadar malın türü ve niteliği gösterilmelidir.

Beyan süreleri

Süre, takibin türüne ve borçlunun itiraz edip etmemesine göre değişir. Süre her durumda borçluya gönderilen ödeme emrinde ya da icra emrinde yazılıdır.

  • İlamsız takipte borçlu ödeme emrine itiraz etmezse, yedi günlük süre içinde mal beyanında bulunmalıdır.
  • Mahkeme kararına dayanan ilamlı takipte, icra emrindeki yedi günlük süre içinde beyan verilir.
  • Çek ve senede dayanan kambiyo takibinde borçlu itiraz etmez ve borcu ödemezse on gün içinde, itiraz edip de itirazı reddedilirse üç gün içinde beyanda bulunur.
  • İtirazı mahkemece iptal edilen ya da kaldırılan borçlu, kararın kendisine tebliğinden itibaren üç gün içinde beyanda bulunmak zorundadır. Karar borçlunun yüzüne karşı verilmişse süre karar açıklandığında başlar.

Beyan, icra dairesine giderek sözlü olarak ya da yazılı olarak yapılabilir. Uygulamada beyanda banka hesapları, araçlar, taşınmazlar, çalışılan işyeri ve aylık ücret, kira geliri ve başkalarından olan alacaklar gibi bilgiler yer alır. Kanunun aradığı ölçü, alacaklının bu beyana bakarak borçlunun borcu nasıl ödeyebileceğini anlayabilmesidir.

Beyanın verilmesi borcun ödendiği anlamına gelmez. Alacaklı mal beyanını beklemeden de haciz isteyebilir. Mal beyanı ise alacaklının, borçlunun beyan ettiği mallara yönelmesini kolaylaştırır.

Beyanda bulunmayan borçlu: tazyik hapsi

Süresinde mal beyanında bulunmayan borçlu, alacaklının istemi üzerine icra mahkemesi hâkimince beyanda bulununcaya kadar hapisle zorlanır. Buna tazyik hapsi denir. Bu karar için alacaklının icra mahkemesine başvurması gerekir; icra dairesi kendiliğinden hapis kararı veremez. Tazyik hapsi bir ceza değil, bir zorlama aracıdır; borçlu beyanda bulunduğu anda amacına ulaşmış olur. Kanuna göre bu hapis bir defaya mahsus verilir ve üç ayı geçemez.

Ödeme emirlerinde borçluya, beyanda bulunmazsa ayrıca hapisle cezalandırılacağı da ihtar edilir. Ancak mal beyanında bulunmayan borçluya on gün disiplin hapsi öngören 337. maddenin birinci fıkrası, Anayasa Mahkemesinin 2008 yılında verdiği kararla iptal edilmiştir. Bugün beyanda hiç bulunmamanın kanundaki karşılığı tazyik hapsidir.

Süreç uygulamada şöyle işler: borçlu süresinde beyanda bulunmaz, alacaklı icra mahkemesine başvurarak tazyik hapsi ister, mahkeme kararını verir. Borçlu bu aşamada da icra dairesine giderek beyanda bulunursa hapis uygulanmaz ya da uygulanmaya başlanmışsa sona erer. Yani borçlunun elinde, beyanda bulunarak hapisten kurtulma imkânı her zaman vardır.

Kanun bu yaptırıma iki sınır daha koyar. Nafaka alacakları dışında, alacak miktarı her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücretin altında kalan takiplerde tazyik ve disiplin hapsi uygulanmaz. İcra mahkemesinin verdiği tazyik veya disiplin hapsi kararı, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra da yerine getirilmez.

Gerçeğe aykırı beyanın cezası

Mal beyanında bulunmak kadar doğru beyanda bulunmak da yükümlülüktür. Kanuna göre istenen beyanı gerçeğe aykırı biçimde yapan kişi, alacaklının şikâyeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Üzerine kayıtlı aracı ya da düzenli kira gelirini gizleyip “hiçbir malım yok” diyen borçlu bu tehlikeyle karşılaşır. Beyanında yalnızca bir banka hesabını gösterip ücretinin yattığı diğer hesabı saklayan borçlu da aynı durumdadır.

Bu suç, tazyik hapsinden farklı olarak gerçek bir cezadır. Davaya icra mahkemesi bakar. Alacaklının şikâyet hakkı, fiili öğrendiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.

Sonradan edinilen mallar

Mal beyanında malı olmadığını söyleyen, borcunu karşılayacak mal göstermeyen ya da beyanda bulunmaktan kaçınan borçlunun yükümlülüğü burada bitmez. Sonradan kazandığı malları ve kazancında ya da gelirinde ortaya çıkan artışları yedi gün içinde icra dairesine taahhütlü mektupla ya da sözlü olarak bildirmek zorundadır. Örneğin işsizken beyanda bulunan borçlu yeni bir işe girerse, aldığı ücreti bu süre içinde bildirmelidir.

Bunu makul bir mazereti olmadan yapmayan borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine disiplin hapsiyle cezalandırılır. Mal ya da kazanç hâlâ duruyorsa ceza on gün, borçlu bunları makul bir sebep olmadan elden çıkarmışsa bir aya kadardır. Borçlu takip konusu borcun tamamını öderse bu ceza düşer.

Aciz belgesi alınmış borçlunun asgari ücretin üzerinde bir geçim sürdürdüğü ortaya çıkarsa, alacaklının başvurusu üzerine icra mahkemesi gelirinin bir kısmını her ay icra dairesine yatırmasına karar verebilir. Alacaklı bu başvuruyu, alacağının aciz belgesine bağlanmasından itibaren en geç beş yıl içinde yapmalıdır. Mahkemenin belirleyeceği kısım, asgari ücretin üzerindeki gelirin dörtte birinden az olamaz. Borçlu bu ödemeyi yapmazsa hakkında bir yıla kadar tazyik hapsine karar verilir; borcun tamamını ya da o güne kadar yatırması gereken tutarı öderse serbest bırakılır.

Ödeme ve şikâyetten vazgeçmenin etkisi

Kanunun ceza hükümleri bölümünde yer alıp takibi şikâyete bağlı olan suçlarda, şikâyetçi alacaklı şikâyetinden vazgeçerse ya da borcun ödendiği anlaşılırsa dava ve ceza bütün sonuçlarıyla düşer. Gerçeğe aykırı beyan suçu da şikâyete bağlıdır. Bu yüzden borcun ödenmesi, mal beyanı yüzünden açılmış bir ceza dosyasını da etkiler.

Sık sorulan sorular

Hiç malım yok. Yine de mal beyanında bulunmam gerekir mi?

Evet. Yükümlülük malın varlığına bağlı değildir. Malı olmayan borçlu bunu, gelirini ve geçimini nasıl sağladığını beyan eder. Sonradan mal edinir ya da geliri artarsa bunu yedi gün içinde icra dairesine bildirmek zorundadır.

Tazyik hapsine karar verildi, borcu ödersem ne olur?

Tazyik hapsinin amacı beyanı sağlamaktır; borçlu mal beyanında bulunduğunda hapis sona erer. Kanunun bu bölümündeki şikâyete bağlı suçlarda borcun ödendiğinin anlaşılması ya da alacaklının şikâyetinden vazgeçmesi hâlinde de dava ve ceza bütün sonuçlarıyla düşer.

Küçük bir borç için de hapis istenebilir mi?

Nafaka alacakları dışında, alacak miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonunun o yıl belirlediği aylık en yüksek brüt asgari ücretin altında kalan takiplerde İcra ve İflas Kanunu’ndaki tazyik ve disiplin hapsi uygulanmaz. Bu sınır her yıl yeniden belirlendiğinden takip tarihindeki tutara bakmak gerekir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. İcra ve usul hukuku

    İcra dosyasının borçlusu değilim: haciz ihbarnamesine nasıl cevap verilir?

    İİK 89 kapsamında üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnameleri, yedi günlük itirazlar, menfi tespit davası ve belge sunma süresi.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 89

  2. İcra ve usul hukuku

    Nafaka ödenmezse: icra takibi ve üç aya kadar tazyik hapsi

    Mahkemenin hükmettiği nafaka ödenmediğinde ilamlı icra takibi, nafaka alacağının haciz ve sıradaki öncelikleri ve İİK m. 344'teki tazyik hapsi.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 32, 36, 101 ve diğer maddeler; 4857 sayılı İş Kanunu m. 35; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 93

  3. İcra ve usul hukuku

    Menfi tespit ve istirdat davası: haksız icra takibine karşı borçlunun yolları

    Haksız icra takibine karşı borçlu olmadığını tespit ettirme ve ödenen parayı geri isteme: dava zamanı, takibin durdurulması, teminat, süre ve tazminat.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 72, 68, 62 ve 66; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 326; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A