Kullanılmayan yıllık izinlerin ücreti: işten ayrılınca nasıl hesaplanır, ne zamana kadar istenir?
Yıllık ücretli izin, işçinin dinlenmesi için tanınmış bir haktır ve normalde çalışırken kullanılır. Yine de pek çok işçi, işten ayrılırken yıllardır kullanmadığı izin günleri biriktiğini fark eder. Kanun bu günlerin boşa gitmesine izin vermez. İş sözleşmesi hangi sebeple sona ererse ersin, işçinin hak kazanıp da kullanmadığı izin sürelerinin ücreti kendisine ödenir (4857 sayılı İş Kanunu m. 59).
İzin ücretine hak kazanma
Yıllık izne hak kazanmak için işyerinde, deneme süresi de dahil, en az bir yıl çalışmış olmak gerekir (m. 53). Bir yılı doldurmadan ayrılan işçinin kanundan doğan bir izin hakkı oluşmadığından, ödenecek izin ücreti de yoktur.
Hak, tamamlanan her hizmet yılı için ayrı ayrı doğar. Üç yıl sekiz ay çalışan bir işçi, tamamladığı üç yılın her biri için izne hak kazanmıştır; son sekiz ay için kanundan doğan bir izin hakkı yoktur. Aynı işverenin farklı işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesaplanır (m. 54). Alt işveren değiştiği hâlde aynı işyerinde çalışmaya devam eden işçinin izin süresi de o işyerinde geçen toplam süre dikkate alınarak hesaplanır (m. 56); yeni alt işverenle sıfırdan başlanmaz. İşçinin işe gelmediği bazı günler de izin hakkının hesabında çalışılmış gibi sayılır: hafta tatilleri, ulusal bayram ve genel tatil günleri, kadın işçinin doğumdan önce ve sonra çalıştırılmadığı günler ya da kanundaki sınırlar içinde kalmak üzere hastalık veya kaza nedeniyle işe gidilemeyen günler bunlardandır (m. 55).
Sözleşmenin nasıl sona erdiği önemli değildir. İşçi istifa etse, taraflar anlaşarak ayrılsa ya da işveren sözleşmeyi feshetse de kullanılmamış izinlerin ücreti ödenir. İşçi ölmüşse bu ücret hak sahiplerine verilir.
Ücretin hesaplanması
Kanun, hesapta sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti esas alır. İşçi yıllar önce hak kazandığı bir izni kullanmamış olsa bile, o yılın düşük ücretiyle değil, ayrıldığı tarihteki ücretiyle hesap yapılır.
Hesabın mantığı basittir: kullanılmayan izin günlerinin toplamı, işçinin son günlük ücretiyle çarpılır. Gün sayısını bulmak için her hizmet yılına düşen izin süresini bilmek gerekir. Kanuna göre hizmet süresi bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olan işçiye en az on dört gün, beş yıldan fazla on beş yıldan az olana en az yirmi gün, on beş yıl ve daha fazla olana en az yirmi altı gün izin verilir. On sekiz yaşında ve daha küçük ya da elli yaşında ve daha büyük işçilerin izni yirmi günden az olamaz (m. 53).
Bir örnek: otuz beş yaşında, altı yıl çalıştıktan sonra ayrılan bir işçi ilk beş yılın her biri için on dört, altıncı yıl için yirmi gün izne hak kazanmıştır. Hiç izin kullanmadıysa toplam doksan günlük ücret alır. Bir kısmını kullandıysa kullandığı günler bu toplamdan düşülür. İş sözleşmesi ya da toplu iş sözleşmesi daha uzun izin öngörüyorsa hesap o sürelere göre yapılır.
Hesaba hangi kalemlerin gireceği de önemlidir. Kanun, yıllık izin ücretinin hesabında 50. maddenin uygulanacağını söyler (m. 57). Buna göre fazla çalışma karşılığı alınan ücretler, primler ve sosyal yardımlar hesaba katılmaz. Komisyon, akort ya da yüzde usulü gibi tutarı belli olmayan ücretle çalışanlarda ise izin ücreti, son bir yılda kazanılan ücretin fiilen çalışılan günlere bölünmesiyle bulunan ortalama üzerinden hesaplanır.
İşveren sözleşmeyi kendisi feshediyorsa, işçiye verdiği bildirim süresini ve bu süre içindeki iş arama izinlerini yıllık izinle iç içe kullandıramaz (m. 59). “İhbar süren boyunca izinli say” diyerek biriken izinler eritilemez.
Zamanaşımı sözleşmenin bittiği gün başlar
Yıllık izin ücreti için zamanaşımı süresi beş yıldır (Ek m. 3). Bu süre geçtikten sonra da dava açılabilir; ancak işveren zamanaşımını ileri sürerse alacak artık dava yoluyla alınamaz. Hâkim zamanaşımını kendiliğinden dikkate almaz (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 161).
Burada asıl önemli olan, sürenin ne zaman başladığıdır. Kanun, izin ücretine ilişkin zamanaşımının iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlayacağını açıkça söyler (m. 59). Bu yüzden çalışma devam ettiği sürece eski yılların izinleri zamanaşımına uğramaz. On yıl önce hak edilip kullanılmamış bir izin de sözleşme sona erdiğinde ücrete dönüşür ve beş yıllık süre ancak o tarihte işlemeye başlar. Örneğin sözleşmesi Ekim 2026’da sona eren bir işçi, çalıştığı bütün yıllara ait kullanılmamış izinlerin ücretini Ekim 2031’e kadar isteyebilir. Ayrılırken izin hesabını hemen yapmak yine de akıllıca olur; aradan yıllar geçtikçe hangi tarihlerde izin kullanıldığını göstermek zorlaşır.
İzin ücreti için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Arabulucuya gidilmeden açılan dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3). Sözleşme sona erdiği hâlde hak edilmiş izin ücretini ödemeyen işverene ayrıca idari para cezası uygulanır (m. 103).
İzin kayıtlarının önemi
Uyuşmazlıkların çoğu ödenecek gün sayısında çıkar. İşveren izinlerin kullandırıldığını, işçi ise kullanmadığını söyler. Kanun işverene, işçilerin yıllık izinlerini gösteren bir izin kayıt belgesi tutma yükümlülüğü getirir (m. 56). İzin kullanılırken imzalanan izin formları, izin kayıtları ve bordrolardaki ödemeler bu yüzden sonradan belirleyici olabilir.
Çalışma sürerken izin yerine para ödenmesi kanunda öngörülmüş bir yol değildir. Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez (m. 53) ve kanun iznin ücrete dönüşmesini yalnızca sözleşmenin sona ermesi hâlinde düzenler. İşçinin, kullandığı izinlerin tarihlerini, izin dilekçelerinin bir örneğini ve izinle ilgili yazışmaları saklaması, ileride çıkabilecek bir tartışmada gün sayısını göstermeyi kolaylaştırır.
Sık sorulan sorular
Bir yılı doldurmadan işten ayrıldım. Kullanılmayan izin ücreti alabilir miyim?
Kanundan doğan yıllık izin hakkı, deneme süresi de dahil olmak üzere en az bir yıllık çalışmayla doğar. Bir yılı doldurmadan ayrılan işçiye kanun gereği izin ücreti ödenmez. İş sözleşmesinde ya da toplu iş sözleşmesinde daha elverişli bir düzenleme varsa, kanun bu hakları saklı tuttuğu için o düzenlemeye bakmak gerekir.
İstifa edersem izin ücretimi kaybeder miyim?
Hayır. Kanun, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde kullanılmayan izinlerin ücretinin ödeneceğini söyler. İstifa, anlaşarak ayrılma, işverenin feshi ya da emeklilik arasında bu bakımdan fark yoktur. İşçi ölmüşse ücret hak sahiplerine ödenir.
İşveren, ihbar süresi boyunca beni izinli sayabilir mi?
Hayır. Sözleşmeyi işveren feshettiğinde, işçiye verilmesi gereken bildirim süresi ve bu süre içindeki iş arama izinleri yıllık izinle iç içe kullandırılamaz. Kullanılmamış izin günleri, bildirim süresinden ayrı olarak ücrete dönüşür.
Ücret, hangi yılın maaşına göre hesaplanır?
Sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücrete göre. İzin hakkı yıllar önce doğmuş olsa bile, o yılın ücreti değil, işten ayrılırken alınan ücret esas alınır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.