Kovuşturmaya yer olmadığı kararına nasıl itiraz edilir?
Kısaca
- Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığı kararına tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir.
- İtiraz, kararı veren savcının yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır.
- Dilekçede kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilmelidir.
- Sulh ceza hâkimliği itirazı reddederse itiraz edeni giderlere mahkûm eder.
Bir suç nedeniyle şikâyette bulunduktan sonra savcılıktan “kovuşturmaya yer olmadığına” dair bir karar gelebilir. Halk arasında takipsizlik kararı denen bu karar, savcının dava açmayacağı anlamına gelir. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), suçtan zarar görene bu karara karşı itiraz hakkı tanır. Süre kısadır ve itirazın içeriği sonucu doğrudan etkiler.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı ne zaman verilir?
Savcı, soruşturma evresinin sonunda iki durumda bu kararı verir (m. 172):
- Kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememişse,
- Kovuşturma olanağı yoksa. Örneğin şikâyete bağlı bir suçta şikâyet süresinde yapılmamışsa ya da dava zamanaşımı dolmuşsa kovuşturma yapılamaz.
Karar, suçtan zarar görene ve daha önce ifadesi alınmış ya da sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kanun, kararda itiraz hakkının, süresinin ve itiraz merciinin gösterilmesini zorunlu tutar. Suçtan zarar gören, kısaca suç yüzünden zarara uğrayan kişidir.
İtiraz süresi ve başvurulacak yer
Suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir (m. 173). Bu süre 2024 yılındaki değişiklikten önce on beş gündü; eski kaynaklarda bu süreye rastlanabilir.
İtiraz, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır. Örneğin kararı bir ilçedeki Cumhuriyet başsavcılığı vermişse, o ilçenin bağlı olduğu ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliği yetkilidir. Kararın altında hangi mercie itiraz edileceği zaten yazılıdır; bunu dikkatle okumak gerekir.
İtiraz dilekçesinde neler yazılmalı?
Kanun, itiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olayların ve delillerin belirtilmesini ister (m. 173/2). Yalnızca “karar hatalıdır, kaldırılsın” demek çoğu zaman yeterli olmaz. Dilekçede şunlar açıkça anlatılmalıdır:
- Savcının hangi delili değerlendirmediği ya da yanlış değerlendirdiği,
- Toplanmasını istediğiniz ama toplanmayan deliller, örneğin dinlenmeyen tanıklar, istenmeyen kamera kayıtları, alınmayan bilirkişi raporu,
- Bu deliller toplansaydı neden dava açılması gerektiği.
Dilekçede kararın tarihi ve soruşturma numarası, tebliğ tarihi de yer almalıdır. Süre hesabında tebliğ tarihi esas alındığı için bu tarihin belgelenmesi önemlidir.
Dilekçenin dili de sonucu etkiler. Savcıya ya da şüpheliye yönelik genel suçlamalar yerine, dosyadaki eksikliği gösteren somut tespitler hâkimliğin işini kolaylaştırır. Örneğin “olay yerindeki işyerinin kamerası olay saatini gösteriyor, bu kayıt istenmemiş” demek, “soruşturma eksik yapılmıştır” demekten çok daha etkilidir. Savcının kararında hangi gerekçeye dayandığını okuyup itirazı doğrudan o gerekçeye yöneltmek gerekir. Karar, örneğin tanık bulunmadığı için verilmişse dilekçede tanıkların kimler olduğu ve neyi gördükleri yazılmalıdır.
Sulh ceza hâkimliği nasıl karar verir?
Hâkimliğin önünde üç seçenek vardır:
- Karar vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görürse, bunu açıkça belirterek Cumhuriyet başsavcılığından ek araştırma talep edebilir.
- İtirazı yerinde bulursa savcı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. Yani dava açılması zorunlu hâle gelir.
- Kamu davasının açılması için yeterli neden yoksa istemi gerekçeli olarak reddeder, itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı savcıya gönderir. Savcı ret kararını itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
İtiraz reddedilse ya da hiç yapılmasa bile kapı tamamen kapanmış değildir. Yeterli şüphe oluşturacak yeni bir delil elde edilir ve sulh ceza hâkimliği bu konuda karar verirse, aynı fiil için kamu davası açılabilir (m. 172/2, 173/6). Burada aranan, gerçekten yeni olan ve dava açmaya yetecek güçte bir delildir.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararının etkili bir soruşturma yapılmadan verildiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilirse ya da bu karar aleyhine yapılan başvuru dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyonla düşerse, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır (m. 172/3).
Bu yolun uygulanmadığı kararlar
Savcının kamu davasını açmama konusunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde 173. maddedeki itiraz yolu uygulanmaz (m. 173/5). Örneğin şüpheli hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği ya da şahsi cezasızlık sebebi bulunduğu için savcı takdir yetkisine dayanarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir (m. 171/1).
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ise farklıdır. Savcı, üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezası gerektiren bazı suçlarda, yeterli şüphe bulunmasına rağmen davanın açılmasını beş yıl erteleyebilir. Kanun bu karara karşı suçtan zarar görenin ve şüphelinin 173. madde hükümlerine göre itiraz edebileceğini açıkça söyler (m. 171/2).
Erteleme kararı için kanun bazı şartların birlikte bulunmasını arar (m. 171/3). Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûm olmamış olması, soruşturmanın şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi, ertelemenin şüpheli ve toplum açısından dava açılmasından daha yararlı olması ve suçun yol açtığı zararın aynen iade, eski hâle getirme ya da tazmin yoluyla tamamen giderilmesi gerekir. Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlarda (m. 171/2), örgüt suçlarında, kamu görevlisinin görevi sebebiyle ya da kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlarda ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda (m. 171/6) erteleme kararı verilemez. Suçtan zarar gören, bu şartlardan birinin bulunmadığını, örneğin zararının giderilmediğini düşünüyorsa itirazını buna dayandırabilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; işlenirse kamu davası açılır.
Sık sorulan sorular
İtiraz süresini kaçırırsam ne olur?
İki haftalık süre, kararın size tebliğ edildiği tarihten başlar. Bu süre geçtikten sonra itiraz yolu kullanılamaz. Bundan sonra aynı fiil için kamu davası açılabilmesi ancak yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmesine ve sulh ceza hâkimliğinin bu konuda karar vermesine bağlıdır.
Şüpheli de bu karara itiraz edebilir mi?
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı şüphelinin lehinedir; 173. maddedeki itiraz hakkı suçtan zarar görene tanınmıştır. Buna karşılık kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına hem suçtan zarar gören hem de şüpheli 173. madde hükümlerine göre itiraz edebilir.
Sulh ceza hâkimliği ek araştırma isterse ne olur?
Hâkimlik, karar verebilmek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görürse bunu açıkça belirterek Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir. Bu durumda eksik görülen işlemler yapılır ve hâkimlik itiraz hakkındaki kararını bundan sonra verir. İtiraz dilekçesinde hangi delillerin toplanmadığını somut olarak yazmak, hâkimliğin bu yola başvurmasını kolaylaştırır.
İtirazım reddedilirse masraf öder miyim?
Kanuna göre sulh ceza hâkimliği itirazı reddederse itiraz edeni giderlere mahkûm eder. Bu giderlerin tutarı dosyaya göre değişir.
Karar bana hiç tebliğ edilmediyse süre başlar mı?
Kanun iki haftalık süreyi kararın suçtan zarar görene tebliğ edildiği tarihten başlatır. Karar tebliğ edilmemişse bu süre de işlemeye başlamaz. Kararda itiraz hakkının, süresinin ve merciinin gösterilmesi de zorunludur.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.