Yarı zamanlı (part-time) ve çağrı üzerine çalışan işçinin hakları
Kısaca
- Kısmi süreli işçi, yalnızca sözleşmesi kısmi süreli olduğu için tam süreli emsal işçiden farklı işleme tabi tutulamaz.
- Ücret ve paraya ilişkin bölünebilir haklar, kısmi süreli işçiye çalıştığı süreyle orantılı ödenir.
- Çağrı üzerine çalışmada süre belirlenmemişse haftalık yirmi saat kararlaştırılmış sayılır ve işçi çağrılmasa da ücrete hak kazanır.
- İşveren, aksi kararlaştırılmadıkça çağrıyı işçinin çalışacağı zamandan en az dört gün önce yapmak zorundadır.
Haftanın birkaç günü ya da günün birkaç saati çalışan işçiler, çoğu zaman “yarı zamanlı olduğum için kıdemim, iznim yok” düşüncesiyle haklarını aramaz. Bu düşünce yanlıştır. İş Kanunu kısmi süreli çalışanı da tam süreli çalışan kadar korur. Kanunun 13. maddesi kısmi süreli çalışmayı, 14. maddesi ise bunun özel bir türü olan çağrı üzerine çalışmayı düzenler.
Kısmi süreli iş sözleşmesi nedir
Halk arasında part-time denilen çalışma, kanunda kısmi süreli iş sözleşmesi adını alır. Kanuna göre işçinin normal haftalık çalışma süresi, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmişse sözleşme kısmi sürelidir.
Burada iki kavram öne çıkar. Tam süreli çalışma, kural olarak haftalık kırk beş saatlik genel çalışma süresine dayanır (m. 63). Emsal işçi ise işyerinde aynı ya da benzer işte tam süreli çalışan işçidir. İşyerinde böyle biri yoksa, o işkolunda şartlara uygun bir işyerinde aynı ya da benzer işi tam süreli yapan işçi esas alınır. Haftada birkaç saatlik fark bir sözleşmeyi kısmi süreli yapmaz; farkın önemli ölçüde olması gerekir. Kanun metni bu fark için bir oran belirtmez; değerlendirme emsal işçinin çalışma süresiyle karşılaştırılarak yapılır.
Kısmi süreli sözleşme, belirli ya da belirsiz süreli olabilir. Sözleşmenin kısmi süreli olması, işçinin sigorta, kıdem, ihbar ya da iş güvencesi gibi haklarını tek başına ortadan kaldırmaz. Bu hakların her birinin kendi şartları vardır ve kısmi süreli işçi bu şartları taşıyorsa onlardan yararlanır.
Eşit davranma ve ücretin orantılı ödenmesi
Kanun, kısmi süreli işçinin yalnızca sözleşmesi kısmi süreli olduğu için tam süreli emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamayacağını açıkça söyler. Ayrımı haklı kılan bir neden varsa farklı uygulama yapılabilir; ama “yarı zamanlı” olmak tek başına böyle bir neden değildir.
Ücret ve paraya ilişkin bölünebilir haklar ise çalışılan süreye orantılı ödenir. Bölünebilir hak, parayla ölçülebilen ve süreye göre paylaştırılabilen menfaattir: ücret, ikramiye, yol ve yemek parası bunlara örnektir. Tam süreli bir işçinin haftada kırk beş saat çalışıp aldığı ücretin, haftada yirmi saat çalışan kısmi süreli işçiye aynı oranda, yani çalıştığı süreye göre ödenmesi gerekir. Ayrımı haklı kılan bir neden yoksa, yalnızca kısmi süreli çalışıldığı için daha düşük saat ücreti uygulanamaz.
Kanun işçiye çalışma biçimini değiştirme isteğinde bulunma imkânı da tanır. İşyerinde niteliklerine uygun açık yer bulunduğunda işçinin kısmi süreliden tam süreliye ya da tam süreliden kısmi süreliye geçme isteği işverence dikkate alınır ve boş yerler zamanında duyurulur. Bu hüküm işverene işçinin isteğini kabul etme zorunluluğu yüklemez, ama isteği değerlendirmesini ister.
Ayrıca doğum ya da evlat edinme sonrasında ebeveynlerden birine tanınan kısmi süreli çalışma hakkı vardır. Bu hak, diğer kısmi süreli çalışmalardan farklı olarak işverenin onayına bağlı değildir. Doğum izinlerinin ayrıntıları ayrı bir yazının konusudur.
Çağrı üzerine çalışma
Bazı işlerde işverenin işçiye ne zaman ihtiyaç duyacağı önceden belli değildir. Yoğun günlerde çağrılan garson ya da satış elemanı buna örnektir. Kanun bu ilişkiyi çağrı üzerine çalışma olarak düzenler ve onu kısmi süreli iş sözleşmesinin bir türü sayar.
Çağrı üzerine çalışma yazılı sözleşmeyle kurulur. Sözleşmede işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine ihtiyaç duyulduğunda çalışacağı kararlaştırılır. Kanun bu ilişkide işçiyi belirsizliğe karşı korumak için dört kural koyar:
- Taraflar hafta, ay ya da yıl gibi bir dönem içinde işçinin ne kadar çalışacağını belirlememişse haftalık çalışma süresi yirmi saat kararlaştırılmış sayılır.
- Çağrı üzerine çalıştırılmak için belirlenen sürede işçi, çalıştırılsın ya da çalıştırılmasın ücrete hak kazanır.
- İşveren, aksi kararlaştırılmadıkça çağrıyı işçinin çalışacağı zamandan en az dört gün önce yapmak zorundadır. Süreye uygun yapılan çağrıya işçi uymakla yükümlüdür.
- Sözleşmede günlük çalışma süresi kararlaştırılmamışsa işveren her çağrıda işçiyi günde en az dört saat üst üste çalıştırmak zorundadır.
Bu kurallar birlikte düşünüldüğünde, işverenin işçiyi “lazım olursa ararız” diyerek hiç ücret ödemeden beklemede tutması mümkün değildir. Belirlenen süre için ücret borcu, çağrı yapılmasa da doğar.
Uygulamada dikkat edilecekler
Kısmi süreli çalışan işçi, çalışma süresinin ve ücretinin yazılı olarak belirlenmesini istemelidir. Bordroda gösterilen çalışma süresinin fiilen çalışılan süreyle uyuşup uyuşmadığına da bakılmalıdır. Kâğıt üzerinde kısmi süreli gösterilip fiilen tam gün çalıştırılan işçi, fiilî durumu ispatlayabilirse tam süreli çalışmanın sonuçlarından yararlanır. Bunun için giriş-çıkış kayıtları, vardiya çizelgeleri, yazışmalar ve tanık beyanları kullanılabilir.
Çağrı üzerine çalışanların ise kendilerine yapılan çağrıların tarihini ve saatini saklaması yararlıdır. Dört günlük süreye uyulup uyulmadığı ya da her çağrıda en az dört saat çalıştırılıp çalıştırılmadığı ancak bu kayıtlarla gösterilebilir.
Sık sorulan sorular
Yarı zamanlı çalışana yıllık izin verilir mi?
Kısmi süreli çalışan işçi, yalnızca sözleşmesi kısmi süreli olduğu için tam süreli emsal işçiden farklı işleme tabi tutulamaz. Yıllık izin hakkı, haftada kaç saat çalışıldığına göre değil, işyerindeki hizmet süresine göre doğar. İzin süresi de tam süreli işçiyle aynı kurallara göre belirlenir; izin günleri için ödenecek ücret ise işçinin kendi ücretine göre hesaplanır.
Yarı zamanlı çalışan işçi işe iade davası açabilir mi?
İş güvencesinin şartları, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran bir işyerinde, en az altı aylık kıdemle ve belirsiz süreli sözleşmeyle çalışmaktır. Kanun bu şartlar arasında tam süreli çalışmayı saymaz. Bu nedenle şartları taşıyan kısmi süreli işçi de işe iade isteyebilir. Belirli süreli sözleşmeyle çalışan işçi ise sözleşmesi kısmi ya da tam süreli olsun, bu güvenceden yararlanamaz.
Çağrı üzerine çalışıyorum ama bu ay hiç çağrılmadım. Ücret alacak mıyım?
Evet. Kanuna göre çağrı üzerine çalıştırılmak için belirlenen sürede işçi, çalıştırılsın ya da çalıştırılmasın ücrete hak kazanır. Sözleşmede süre belirlenmemişse haftalık yirmi saat kararlaştırılmış sayılır. İşverenin sizi çağırmamış olması, bu süreye ait ücreti ödeme borcunu ortadan kaldırmaz.
Çocuğum doğduktan sonra yarı zamanlı çalışmaya geçebilir miyim?
İş Kanunu’nun 74. maddesindeki doğum ve analık izinlerinin bitiminden sonra, çocuğun mecburi ilköğretim çağının başladığı tarihi takip eden ay başına kadar ebeveynlerden biri kısmi süreli çalışma talep edebilir. İşveren bu talebi karşılamak zorundadır ve bu talep geçerli fesih nedeni sayılmaz. Talebin en az bir ay önce yazılı olarak bildirilmesi gerekir. Ebeveynlerden biri çalışmıyorsa çalışan eş bu haktan yararlanamaz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.