İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

İş hukuku

Kıdem tazminatı hangi ücret üzerinden hesaplanır?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kıdem tazminatı, işçinin belirli şartlarla işten ayrılması hâlinde çalıştığı süre karşılığında ödenen bir tazminattır. Tutarını iki şey belirler: çalışma süresi ve hesaba esas alınacak ücret. Bu yazı ikincisini, yani hesabın hangi ücretle yapılacağını anlatır. Kimin kıdem tazminatına hak kazandığı ayrı bir konudur.

Kuralların kaynağı ilk bakışta karışık görünebilir. 2003’te yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu, 1971 tarihli 1475 sayılı eski İş Kanunu’nun bütün maddelerini kaldırmış, yalnızca kıdem tazminatını düzenleyen 14. maddeyi yürürlükte bırakmıştır (4857 m. 120). Yeni Kanun kıdem tazminatı için bir fon kurulmasını öngörür; fona ilişkin kanun yürürlüğe girene kadar işçilerin kıdem tazminatı hakları bu eski maddeye göre belirlenir (geçici m. 6).

Her tam yıl için otuz günlük ücret

Kanuna göre işçiye, işe başladığı tarihten itibaren her geçen tam yıl için otuz günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler de aynı oranla hesaba katılır. Üç yıl altı ay çalışan bir işçi, üç yıl için doksan günlük, kalan altı ay için de on beş günlük ücreti tutarında tazminat alır.

Otuz günlük süre bir alt sınırdır. İş sözleşmesi ya da toplu iş sözleşmesiyle yalnızca işçi lehine değiştirilebilir; yani artırılabilir, azaltılamaz.

Çalışma süresi hesaplanırken aynı işverenin farklı işyerlerinde geçen süreler ve aralıklı çalışmalar birleştirilir. Aynı süre için ise iki kez kıdem tazminatı ödenmez.

Son ücret ve ücrete eklenen menfaatler

Hesap, işçinin son ücreti üzerinden yapılır. Buradaki son ücret yalnızca bordroda yazan çıplak maaş değildir. Kanun, ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para ve para ile ölçülebilen, sözleşmeden ya da kanundan doğan menfaatlerin de hesaba katılmasını ister. Bu menfaatler eklenerek bulunan tutara uygulamada giydirilmiş ücret denir.

Yargıtay kararlarında hesaba katıldığı kabul edilen ödemelerden bazıları şunlardır:

  • İkramiye ve süreklilik gösteren primler,
  • Yemek yardımı, servis ya da yol yardımı,
  • Yakacak ve giyim yardımı.

İşveren yemeği işyerinde veriyor ya da servisi kendisi sağlıyorsa da sonuç değişmez. Bu imkânların para ile ölçülebilen bir değeri vardır ve bu değer ücrete eklenir. Uyuşmazlık çıktığında bordrolar, banka kayıtları ve işyerindeki uygulamayı gösteren belgeler bu yüzden önem taşır.

Hesap brüt ücret üzerinden yapılır. Vergi ve sigorta primi gibi kesintiler düşülmeden önceki tutar esas alınır. Net maaşa göre yapılan bir hesap, işçinin alacağını olduğundan düşük gösterir.

Son ücretin hangi tarihe göre belirleneceği de önemlidir. Sözleşme bildirim süresi verilerek sona erdirildiyse son ücret, bildirim süresinin bittiği tarihteki ücrettir. Yargıtay kararlarında, bildirim süresi verilmeden ya da bu süreye ait ücret peşin ödenmeden yapılan fesihlerde, bildirim süresi içinde gerçekleşen ücret artışlarının da hesaba katılması gerektiği kabul edilir.

Ücret değişkense son bir yılın ortalaması

Bazı işçilerin ücreti her ay aynı değildir. Parça başı, akort, götürü ya da yüzde usulü gibi, ücretin yapılan işe veya satışa göre değiştiği hâllerde tek bir aylık ücrete bakılmaz. Son bir yıl içinde ödenen ücretlerin toplamı, bu sürede çalışılan gün sayısına bölünür. Çıkan ortalama günlük ücret, tazminatın hesabına esas alınır.

Son bir yıl içinde ücrete zam yapılmışsa ortalama farklı bulunur. Bu durumda zammın yapıldığı tarihten işten ayrılma tarihine kadar alınan ücretler, aynı sürede çalışılan günlere bölünür. Böylece zamdan önceki düşük ücretler ortalamayı aşağı çekmez.

Kıdem tazminatı tavanı

Kanun, kıdem tazminatının bir yıl için ödenecek tutarına üst sınır koyar. Toplu iş sözleşmesi ve iş sözleşmesiyle belirlenen kıdem tazminatının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanunu’na tabi en yüksek devlet memuruna 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’na göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez. Uygulamada bu sınır kıdem tazminatı hesaplarında genel olarak gözetilir ve kıdem tazminatı tavanı diye anılır.

Tavanın etkisi şöyle işler. Giydirilmiş otuz günlük ücreti tavanın altında kalan işçinin tazminatı kendi ücreti üzerinden hesaplanır. Ücreti tavanı aşan işçiye ise her çalışma yılı için en fazla tavan tutarı ödenir.

Tavan sabit bir rakam değildir. Memur emeklilik ikramiyesine bağlı olduğu için dönem dönem yeniden belirlenir. Hesapta işçinin işten ayrıldığı tarihte geçerli olan tutar esas alınmalıdır; eski bir döneme ait rakamla yapılan hesap yanıltıcı olur.

Bu üst sınır kıdem tazminatına özgüdür. İhbar tazminatı da ücrete ek menfaatler katılarak hesaplanır (4857 m. 17), ancak kanunda onun için böyle bir sınır öngörülmemiştir.

Örnek bir hesap

Rakamlar yalnızca hesabın mantığını göstermek için seçilmiştir ve tavanın bu tutarların üzerinde olduğu varsayılmıştır. Aylık brüt ücreti 30.000 lira olan bir işçiye her ay 3.000 liralık yemek yardımı ve 1.500 liralık yol yardımı ödendiğini düşünelim. Bu işçinin kıdem tazminatına esas giydirilmiş aylık ücreti 34.500 liradır.

İşçi beş yıl üç ay çalıştıysa hesap iki parçadan oluşur. Beş tam yıl için 5 × 34.500 = 172.500 lira bulunur. Kalan üç ay, yılın dörtte biri olduğundan 34.500 liranın dörtte biri, yani 8.625 lira eklenir. Toplam kıdem tazminatı 181.125 lira olur. Hesap yalnızca 30.000 liralık çıplak ücret üzerinden yapılsaydı, aynı süre için 157.500 lira çıkacaktı. Aradaki fark, yardımların hesaba katılmasının sonucudur.

Gerçek bir hesapta önce işçinin ayrıldığı tarihteki tavan kontrol edilmeli, ücretin değişken olup olmadığına bakılmalı ve bordroda görünmeyen menfaatler de ayrıca araştırılmalıdır.

Sık sorulan sorular

Kıdem tazminatı net maaş üzerinden mi hesaplanır?

Hayır. Yargıtay kararlarında kıdem tazminatına esas ücretin brüt ücret olduğu kabul edilir. Vergi ve sigorta primi gibi kesintiler düşülmeden önceki tutar, işçiye sağlanan yemek, yol ve ikramiye gibi menfaatlerle birlikte hesaba katılır.

Yemek ve yol parası maaşa dahil değil, ayrıca ödeniyor. Bunlar hesaba girer mi?

Girer. Kanun, ücrete ek olarak işçiye sağlanan, sözleşmeden ya da kanundan doğan para ve para ile ölçülebilen menfaatlerin de hesaba katılmasını ister. Yemek kartı, işyerinde verilen yemek ya da servis gibi para dışında sağlanan imkânlar da, para ile ölçülebildikleri ölçüde bu kapsamdadır.

Ayrılmadan kısa süre önce maaşıma zam yapıldı. Hangi ücret esas alınır?

Sabit ücretle çalışıyorsanız hesap son ücretiniz, yani zamlı ücretiniz üzerinden yapılır. Ücretiniz parça başı ya da yüzde usulü gibi değişken bir yöntemle belirleniyorsa, ortalama zammın yapıldığı tarihten işten ayrıldığınız tarihe kadar aldığınız ücretler üzerinden bulunur.

Kıdem tazminatı geç ödenirse faiz istenebilir mi?

Evet. Kanuna göre kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi yüzünden açılan davada hâkim, gecikilen süre için mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

Diğer yazılar

  1. İş hukuku

    Yıllık ücretli izin: hak kazanma, kullanım ve kullanılmayan izinlerin ücreti

    İş Kanunu kapsamında yıllık izne hak kazanma, izin süreleri, tatil günleri ve işten ayrılırken kullanılmayan izin ücretinin temel kuralları.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu m. 4, 53, 54–55 ve diğer maddeler

  2. İş hukuku

    Sigortasız çalıştırıldıysanız ya da gününüz eksik bildirildiyse: haklarınız ve hizmet tespit davası

    Sigortasız ya da eksik gün ve düşük ücretle bildirilen işçinin hakları, hizmet tespit davası, beş yıllık hak düşürücü süre ve ispat için öneriler.

    Dayanak: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 86, 8, 92 ve diğer maddeler; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 4

  3. İş hukuku

    Mobbing (işyerinde psikolojik taciz): işçinin hakları ve ispat

    İşyerinde psikolojik tacize karşı işverenin yükümlülüğü, işçinin haklı nedenle fesih ve tazminat hakları, fesih süresi ve ispat için öneriler.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 417, 58; 4857 sayılı İş Kanunu m. 24, 26; 1475 sayılı İş Kanunu m. 14; 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu m. 2, 3, 17 ve 21; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 133