Kayyım atanması: hangi durumlarda ve kimin isteğiyle kayyım atanır?
Kısaca
- Kayyım, belirli işleri görmek ya da bir malvarlığını yönetmek için atanır ve görevi bu işlerle sınırlıdır.
- Temsil kayyımı ilgilinin isteği üzerine ya da sulh hukuk mahkemesince kendiliğinden atanır.
- Uzun süredir bulunamayan kişinin ya da mirasçıları belli olmayan terekenin malları için yönetim kayyımı atanır.
- Temsil kayyımlığı iş bitince, yönetim kayyımlığı atamayı gerektiren sebep ortadan kalkınca sona erer.
Bazen bir kişinin işi görülmeli ama kendisi bunu yapamaz. Yurt dışında olan ve vekâlet veremeyen bir mirasçı, yıllardır haber alınamayan bir malik ya da mirasçıları henüz belli olmayan bir tereke bunun tipik örnekleridir. Bu durumlarda kişiyi kısıtlamak ne gerekli ne de uygundur. Türk Medeni Kanunu böyle hâller için daha dar kapsamlı bir koruma aracı öngörür: kayyım.
Kayyım ile vasi arasındaki fark
Kanun kayyımı şöyle tanımlar: kayyım, belirli işleri görmek ya da bir malvarlığını yönetmek için atanır. Vasi ise vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığıyla ilgili bütün menfaatlerini korur ve onu hukuki işlemlerde temsil eder.
Fark, kapsamdadır. Vasi kişinin hemen bütün işlerini üstlenirken, kayyımın görevi atama kararında belirtilen iş ya da malvarlığıyla sınırlıdır. Bir yakının bütün işleri için vasi atanması ise kısıtlama yoluyla olur; o süreç sitedeki ayrı bir yazıda anlatılmaktadır.
Aksi belirtilmedikçe, kanunun vasiye ilişkin hükümleri kayyım hakkında da uygulanır. Bu nedenle kayyım da örneğin şu işlemlerde vesayet makamının iznine ihtiyaç duyar:
- Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve üzerlerinde başka bir aynî hak kurulması,
- Ödünç verme ve alma,
- Acele hâllerde geçici önlemler dışında dava açma, sulh olma ve tahkim,
- Mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri.
Kayyımdan ayrı olarak, kısıtlanması için yeterli sebep bulunmayan ergin bir kişiye bazı önemli işlerde görüşü alınmak üzere yasal danışman da atanabilir.
Temsil kayyımı
Temsil kayyımı belirli bir işin görülmesi için atanır. Vesayet makamı, ilgilinin isteği üzerine ya da kendiliğinden şu hâllerde temsil kayyımı atar:
- Ergin bir kişi hastalık, başka bir yerde bulunma ya da benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi göremiyor ve bir temsilci de atayamıyorsa,
- Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün ya da kısıtlının menfaati çatışıyorsa,
- Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa.
Kanunun “kanunda gösterilen diğer hâllerde” de temsil kayyımı atanacağını belirttiğini ekleyelim. Yani bu liste, başka kanun hükümlerindeki atama hâllerini dışlamaz.
Menfaat çatışmasına bir örnek verelim. Diyelim ki anne ile küçük çocuğu aynı terekede mirasçıysa ve aralarında paylaşma yapılacaksa, anne çocuğunu bu işte temsil ederken kendi menfaatiyle karşı karşıya kalabilir. Böyle bir durumda çocuğu o iş için kayyım temsil eder.
Listedeki ilk hâl için de bir örnek düşünelim.
Ağır bir ameliyat geçiren ve uzun süre bilinci kapalı kalan bir kişinin, süresi dolmak üzere olan bir işlemi yapılmalıdır. Kişi ne bu işi görebilir ne de bir vekil atayabilir. Bu durumda yalnızca o iş için bir temsil kayyımı atanabilir. Kayyımın görevi o işin bitirilmesiyle sona erer; kişinin diğer işleri bundan etkilenmez.
Yönetim kayyımı
Yönetim kayyımı, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için atanır. Vesayet makamı bu mallar için gerekli önlemleri alır ve özellikle şu hâllerde yönetim kayyımı atar:
- Bir kişi uzun süreden beri bulunamıyor ve oturduğu yer de bilinmiyorsa,
- Vesayet altına alınması için yeterli sebep bulunmamakla birlikte bir kişi malvarlığını kendi başına yönetemiyor ya da bunun için temsilci atayamıyorsa,
- Bir terekede mirasçılık hakları henüz belli değilse ya da ceninin, yani ana rahmindeki çocuğun menfaatleri gerektiriyorsa,
- Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamıyorsa,
- Bir hayır işi ya da genel yarar amacıyla halktan toplanan para ve yardımların yönetimi veya harcanması sağlanamıyorsa.
Uzun süredir kayıp olan bir kişinin malları için kayyım atanması, malların korunmasına ve yönetimine yöneliktir. Gaiplik kararı ise ayrı şartlara bağlı başka bir yoldur ve sitedeki ayrı bir yazıda ele alınmaktadır.
Velayet altındaki çocuğun mallarının tehlikeye düşmesi başka bir şekilde önlenemiyorsa, hâkim bu malların yönetimini de bir kayyıma devredebilir.
Kişinin kendi isteğiyle kayyım atanması
Ergin bir kişi, kanundaki isteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri varsa kendi isteğiyle de kayyım isteyebilir. Bu sebepler yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik ya da ağır hastalık nedeniyle işlerini gereği gibi yönetememektir. Kişi böylece kısıtlanmadan, belirli işleri için bir kayyımdan destek alabilir. Örneğin yaşlılığı nedeniyle kira gelirlerinin takibini ve bankalarla yazışmaları yürütmekte zorlanan biri, bu işler için kayyım atanmasını isteyebilir.
Kesinleşmiş hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumunda bulunan ergin kişi için de özel bir hüküm vardır. Bu kişi, isteği üzerine kısıtlanabilir ya da kendisine kayyım atanabilir. Cezanın infazına başlandığı, infazla görevli makam tarafından vesayet makamına bildirilir ve vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler.
Başvuru, yetkili mahkeme ve kayyımlığın sona ermesi
Kayyım atama işlerinde vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir; denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir. Temsil kayyımı, kendisine kayyım atanacak kişinin yerleşim yerindeki vesayet makamınca atanır. Yönetim kayyımı ise malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği ya da temsil edilen kişinin payına düşen malların bulunduğu yerdeki vesayet makamınca atanır.
Temsil kayyımı ilgilinin isteğiyle ya da mahkemece kendiliğinden atanabilir. Kanun başvurabilecek kişileri tek tek saymaz, “ilgilisinin isteği” ifadesini kullanır. Vasi atanmasındaki usul kuralları kayyım atanmasında da uygulanır. Atama kararı ise ancak mahkeme gerekli görürse ilan edilir.
Kayyım, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla temsil ettiği kişiye verdiği zarardan sorumludur. Temsil kayyımlığı, kayyımın görevlendirildiği işin bitmesiyle sona erer. Yönetim kayyımlığı ise atamayı gerektiren sebebin ortadan kalkması ya da kayyımın görevden alınmasıyla sona erer; atama ilan edilmişse sona erme de ilan olunur.
Sık sorulan sorular
Kayyım atanan kişi kısıtlanmış olur mu?
Kayyım atanması kısıtlama değildir. Kayyım yalnızca belirli bir işi görmek ya da bir malvarlığını yönetmek için atanır. Kişinin bütün işlerinin bir vasi tarafından yürütülmesi kısıtlama ile mümkündür ve bu, ayrı şartlara bağlıdır.
Yurt dışındaki bir kardeşim için kayyım atanmasını isteyebilir miyim?
Ergin bir kişi başka bir yerde bulunması ya da benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi göremiyor ve bir temsilci de atayamıyorsa, ilgilinin isteği üzerine ona temsil kayyımı atanabilir. Kardeşiniz vekâletname verebilecek durumdaysa, kanunun aradığı şart gerçekleşmemiş olabilir.
Kayyım, yönettiği malı satabilir mi?
Kanun, vasiye ilişkin hükümlerin aksi belirtilmedikçe kayyım hakkında da uygulanacağını söyler. Vasi, taşınmaz satışı, ödünç alma ya da dava açma gibi işlemlerde vesayet makamının iznini almak zorundadır. Kayyımın yetkisinin sınırı, atama kararında belirlenen görevin kapsamına da bağlıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.