İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Ceza hukuku

Kasten yaralama suçu: basit yaralama, nitelikli hâller ve şikâyet

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kavgada atılan bir yumruk, itişme sırasında oluşan bir morluk ya da bıçakla açılan bir yara Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesindeki kasten yaralama suçunu oluşturabilir. Kanun, başkasının vücuduna kasten acı veren ya da sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişiyi cezalandırır. Cezanın miktarı ve suçun şikâyete bağlı olup olmadığı ise yaralanmanın ağırlığına, kime karşı ve nasıl işlendiğine göre değişir.

Bu suçun cezaları 4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanunla artırıldı. Eski kaynaklarda daha düşük rakamlar görülebilir; aşağıdaki bilgiler güncel metne dayanır.

Temel hâl ve basit tıbbi müdahale ayrımı

  1. maddenin birinci fıkrasına göre kasten yaralamanın cezası bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapistir. Bu hâl şikâyete bağlı değildir.

Yaralanmanın kişi üzerindeki etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafifse ikinci fıkra uygulanır. Bu durumda ceza altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır ve soruşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır. Suç bir kadına karşı işlenmişse cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.

Yaralanmanın bu ölçüde hafif olup olmadığı tıbbi bir değerlendirmedir ve hekim raporu bu konuda belirleyici bir delildir. Olaydan sonra vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmak ve yaraların kayda geçmesini sağlamak bu yüzden önemlidir.

Şikâyet aranmayan nitelikli hâller

Kasten yaralama aşağıdaki hâllerden biriyle işlenirse ceza yarı oranında artırılır ve şikâyet aranmaz (m. 86/3):

  • üstsoya (anne, baba, büyükanne, büyükbaba), altsoya (çocuk, torun), eşe, boşanılan eşe veya kardeşe karşı,
  • beden ya da ruh bakımından kendini savunamayacak durumdaki birine karşı,
  • kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
  • kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuz kötüye kullanılarak,
  • silahla.

Canavarca hisle işlenen yaralamada ise ceza bir kat artırılır. Listedeki üçüncü hâl, kamu görevini yerine getirdiği için saldırıya uğrayan kişiyi korur; yaralamanın görevle bağlantılı olması gerekir.

Artırım ve şikâyetin aranmaması hafif yaralama için de geçerlidir. Eşine tokat atan kişi hakkında, yara basit tıbbi müdahaleyle geçebilecek kadar hafif olsa bile şikâyet olmadan soruşturma yapılır. Mağdurun sonradan şikâyetini geri alması davayı düşürmez.

Silah kavramı da geniştir. Ateşli silahlar ve bıçak gibi saldırı ya da savunma için yapılmış aletlerin yanında, bu amaçla yapılmamış olsa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli başka şeyler de silah sayılır (m. 6).

Ağır sonuç doğuran yaralama

Yaralama ağır bir sonuca yol açtıysa 87. madde devreye girer. Aşağıdaki “temel hâl”, 86. maddenin birinci fıkrasındaki; “nitelikli hâl” ise üçüncü fıkrasındaki yaralamayı ifade eder.

Yaralama; bir duyu ya da organın işlevinde sürekli zayıflamaya, konuşmada sürekli zorluğa, yüzde sabit ize, mağdurun hayatını tehlikeye sokan bir duruma veya gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına yol açtıysa ceza bir kat artırılır. Bu durumda ceza temel hâlde dört yıldan, nitelikli hâlde altı yıldan az olamaz.

İyileşmesi mümkün olmayan bir hastalık ya da bitkisel hayat, bir duyu ya da organın işlevinin yitirilmesi, konuşma ya da çocuk yapma yeteneğinin kaybı, yüzün sürekli değişikliği veya gebe kadının çocuğunun düşmesi hâlinde ceza iki kat artırılır. Ceza temel hâlde altı yıldan, nitelikli hâlde dokuz yıldan az olamaz.

Yaralama kemik kırığına ya da çıkığa yol açtıysa ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırılır. Yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse ceza, temel hâlde on yıldan on dört yıla, nitelikli hâlde on dört yıldan on sekiz yıla kadar hapistir.

Kanun, yaralamanın bir hareketle değil, yapılması gereken bir şeyin yapılmamasıyla, yani ihmali davranışla işlendiği durumları da düzenler. Bu durumda verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir (m. 88).

Şikâyet, uzlaştırma ve vazgeçme

Şikâyete bağlı olan tek hâl, nitelikli bir durumun bulunmadığı hafif yaralamadır. Bu durumda şikâyet, fiilin ve failin öğrenildiği günden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır. Mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürür; ancak vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık bakımından bu sonuç doğmaz (m. 73). Şikâyet, Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluğa yazılı olarak veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir (CMK m. 158).

Uzlaştırmanın kapsamı ise daha geniştir. Ceza Muhakemesi Kanunu, üçüncü fıkra dışında kalan kasten yaralamayı, şikâyete bağlı olup olmadığına bakmadan uzlaştırma kapsamına alır (CMK m. 253/1). Buna göre temel hâldeki yaralama şikâyete bağlı olmasa da uzlaştırmaya gönderilir. Nitelikli hâller ise uzlaştırma dışında kalır. Uzlaştırma kapsamındaki bir suç, kapsam dışındaki başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz; diğer suç önödeme kapsamındaysa bu kural işlemez (CMK m. 253/3).

Uzlaştırmacının teklifine yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Uzlaşma sağlanır ve şüpheli üstlendiği edimi bir defada yerine getirirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; edim ileri bir tarihe bırakılır ya da taksitlendirilirse kamu davasının açılması ertelenir. Uzlaştırma görüşmelerinde yapılan açıklamalar hiçbir soruşturmada, kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz (CMK m. 253). Dava açıldıktan sonra suçun uzlaştırma kapsamında olduğu anlaşılırsa dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Uzlaşma gerçekleşir ve sanık edimini bir defada yerine getirirse mahkeme davanın düşmesine karar verir (CMK m. 254).

Sık sorulan sorular

Eşime karşı hafif bir yaralamada şikâyetimi geri alırsam dava düşer mi?

Hayır. Eşe, boşanılan eşe, anne ve babaya, çocuğa veya kardeşe karşı işlenen kasten yaralama, yara basit tıbbi müdahaleyle geçecek kadar hafif olsa bile şikâyete bağlı değildir. Bu yüzden şikâyetin geri alınması soruşturmayı ya da davayı sona erdirmez. Bu hâl uzlaştırma kapsamının da dışındadır.

Uzlaşırsam ayrıca tazminat davası açabilir miyim?

Uzlaşma sağlanırsa, kural olarak aynı suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış bir dava varsa ondan feragat edilmiş sayılır. Kanun bunun iki istisnasını kabul eder: uzlaşma anında tespit edilemeyen zararlar ve uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar. Tedavisi sürmekte olan bir yaralanmada uzlaşmadan önce zararın boyutunu netleştirmek bu yüzden önemlidir.

Kadına karşı işlenen yaralamada farklı bir kural var mı?

Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek hafif yaralama bir kadına karşı işlenmişse cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Yaralanan kadın failin eşi ya da boşandığı eşiyse ayrıca nitelikli hâl uygulanır; ceza yarı oranında artırılır ve şikâyet aranmaz.

Şikâyet süresi ne zaman başlar?

Şikâyete bağlı hafif yaralamada süre altı aydır ve mağdurun fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar. Bu süre içinde şikâyet edilmezse soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Şikâyete bağlı olmayan yaralamalarda ise böyle bir süre yoktur; savcılık suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma yapar.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

Diğer yazılar

  1. Ceza hukuku

    Ceza davalarında uzlaştırma: hangi suçlarda uygulanır, nasıl sonuçlanır?

    Uzlaştırmaya tabi suçların güncel listesi, uzlaştırmacının yürüttüğü süreç, süreler ve uzlaşmanın soruşturma ile davaya etkisi.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253, 254, 255; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 75; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 3

  2. Ceza hukuku

    Tutuklama hangi şartlarda verilir, adli kontrol nedir, nasıl itiraz edilir?

    Tutuklamanın şartları ve yasak olduğu hâller, adli kontrol yükümlülükleri, tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazın süresi ve mercii.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 101, 102 ve diğer maddeler

  3. Ceza hukuku

    Trafik kazasında taksirle yaralama: ceza, şikâyet ve uzlaştırma

    Yaralanmalı trafik kazasında sürücünün cezai sorumluluğu, bilinçli taksir, kusur, şikâyet şartı ve uzlaşmanın tazminata etkisi.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 22, 89, 73; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158, 253, 254