İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Ceza hukuku

Karşılıksız çek suçu: ceza, şikâyet ve ödemeyle düşme

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Çek, düzenleyenin bankasına verdiği bir ödeme talimatıdır. Hesapta yeterli para yoksa banka, çeki getiren kişinin (hamilin) talebiyle “karşılıksızdır” işlemi yapar. 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesi bu işleme sebep olan kişiyi cezalandırır. Bugünkü düzenlemede bu suçun cezası hapis değil, adli para cezasıdır. Yine de ceza ödenmezse hapse çevrilir ve kişiye uzun süreli bir çek yasağı getirilir.

Suçun oluşması için gerekenler

Suç, çek üzerinde yazılı düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya götürüldüğünde “karşılıksızdır” işlemi yapılırsa oluşur. Kanuni ibraz süresi Türk Ticaret Kanunu’nda belirlenmiştir: çek düzenlendiği yerde ödenecekse on gün, başka bir yerde ödenecekse bir aydır. Ödeneceği ülkeden başka bir ülkede düzenlenen çeklerde bu süre, düzenleme ve ödeme yeri aynı kıtadaysa bir ay, farklı kıtalardaysa üç aydır. Süre, çekteki düzenleme tarihinin ertesi günü başlar (TTK m. 796). Süre geçtikten sonra yapılan ibrazda bu suç oluşmaz.

İleri tarihli çeklerde ayrıca dikkat gerekir. Kanuna göre 31 Aralık 2028 tarihine kadar, çekin üzerindeki düzenleme tarihinden önce ödenmek için bankaya ibrazı geçersizdir (Geçici m. 3). Bu yüzden çeki tarihinden önce bankaya götürmek, suçun oluşması için aranan ibraz yerine geçmez.

Karşılığı hesapta bulundurmakla yükümlü olan kişi çek hesabının sahibidir. Gerçek kişi, kendi adına çek düzenlemek üzere başkasını temsilci veya vekil olarak atayamaz. Başkası onun temsilcisi gibi çek düzenlemişse bu çekten doğan hukuki ve cezai sorumluluk yine hesap sahibine aittir (m. 5/3).

Ceza ve çek yasağı

Mahkeme, karşılıksız kalan her çek için ayrı ayrı olmak üzere bin beş yüz güne kadar adli para cezasına hükmeder. Bu ceza, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Mahkeme ayrıca kişi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verir. Bu yasak, yargılama devam ederken de koruma tedbiri olarak verilir.

Kanun bu suçta bazı imkânları kapatmıştır. Önödeme, uzlaştırma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) hükümleri uygulanmaz (m. 5/10). Adli para cezası ödenmezse, kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeden doğrudan hapis cezasına çevrilir (m. 5/11). Hakkında yasak kararı bulunan kişinin buna rağmen çek düzenlemesi ise bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası gerektiren ayrı bir suçtur (m. 7/6).

Yasak kararının günlük hayata etkileri de vardır. Yasaklı kişi elindeki bütün çek yapraklarını bankalara iade etmek zorundadır ve adına yeni çek hesabı açılamaz. Kararın tebliğinden itibaren on gün içinde, düzenlediği ve henüz ödenmemiş çekleri tarih, tutar ve varsa lehtar bilgileriyle bankaya liste hâlinde bildirmesi gerekir (m. 5/6 ve 5/7). Yasak süresince sermaye şirketlerinin yönetim organlarında da görev alamaz; mevcut organ üyeliği ise görev süresinin sonuna kadar devam eder (m. 5/2).

Şikâyet ve yargılama

Karşılıksız çek suçu hamilin şikâyetine bağlıdır. Davalar icra mahkemesinde, yani icra ceza mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme; çekin tahsil için ibraz edildiği ya da çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer veya hesap sahibinin ya da şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesidir (m. 5/1).

Çek Kanunu, bu davalarda İcra ve İflas Kanunu’nun 347 ve 349–353. maddelerindeki yargılama usulüne ilişkin hükümlerin uygulanacağını belirtir. Bunlardan 347. maddeye göre şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Bu, genel altı aylık şikâyet süresinden kısadır; karşılıksızdır işleminden sonra beklemeden harekete geçmek gerekir.

Şikâyet, mahkemeye dilekçeyle ya da sözlü beyanla yapılır ve mahkeme hemen bir duruşma günü belirler. Şikâyetçi belirlenen duruşmaya gelmez ve vekil de göndermezse şikâyet hakkı düşer (İİK m. 349). Şikâyetçi, dilekçesinde ya da beyanında gösterdiği delillerle bağlıdır (İİK m. 351). Bu yüzden karşılıksız işlemi yapılmış çekin aslı ya da bankanın verdiği onaylı fotokopi gibi belgeler baştan gösterilmelidir. Duruşmada Cumhuriyet savcısı bulunmaz; mahkeme tarafları ve delilleri dinledikten sonra en geç beş gün içinde kararını verir (İİK m. 350 ve 352). Bu karara karşı Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki kanun yollarına başvurulabilir (İİK m. 353).

Ceza davası açılması, hamilin çek bedelini istemek için başka yollara gitmesine engel değildir. Kanun, hamilin müracaat borçlularına ya da kambiyo senetlerine özgü takip yollarına başvurabileceğini ayrıca belirtir (m. 3/6).

Ödeme ve şikâyetten vazgeçmeyle düşme

Karşılıksız kalan çek bedelini, kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında iki sonuç doğar (m. 6/1). Ödeme yargılama sırasında yapılırsa mahkeme davanın düşmesine karar verir. Mahkûmiyet kesinleştikten sonra yapılırsa hüküm bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılır. Her iki durumda da çek yasağı kalkar ve bu durum Risk Merkezi ile MERSİS’e bildirilir. Hamilin şikâyetinden vazgeçmesi de aynı sonucu doğurur (m. 6/2).

Ödeme yapılmazsa yasağın kaldırılması için uzun bir süre beklemek gerekir. Kişi, cezasının tamamen infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl ve her hâlde yasağın konulduğu tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, hükmü veren mahkemeden yasağın kaldırılmasını isteyebilir (m. 6/3). Yargılama beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, düşme ya da davanın reddiyle sonuçlanırsa yasak aynı kararla kaldırılır (m. 5/9).

Sık sorulan sorular

Karşılıksız çek yüzünden hapse girilir mi?

Bu suçun cezası hapis değil, adli para cezasıdır. Ancak ceza ödenmezse kamuya yararlı bir işte çalıştırma yoluna gidilmeden doğrudan hapis cezasına çevrilir. Ayrıca hakkında çek yasağı bulunan kişi buna rağmen çek düzenlerse, ayrı bir suçtan bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

Şirket adına düzenlenen çekte kim sorumlu olur?

Karşılığı bulundurmakla yükümlü kişi çek hesabının sahibidir. Hesap sahibi bir tüzel kişiyse, mali işleri yürütmekle görevlendirilen yönetim organı üyesi; böyle bir görevlendirme yoksa yönetim organını oluşturan gerçek kişiler sorumludur. Çek yasağı ise hesap sahibi tüzel kişiyle birlikte onun adına çek düzenleyenleri ve sermaye şirketlerinde yönetim organı ile sicile tescilli şirket yetkililerini de kapsar.

Banka karşılıksız çekin bir kısmını öder mi?

Evet. Banka, süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için, karşılığın hiç ya da yeterince bulunmaması hâlinde kanundaki esaslara göre belirli bir tutarı hamile ödemekle yükümlüdür. Bu tutar her yıl Ocak ayında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenip Resmî Gazete’de yayımlanır. Karşılıksızdır işlemi, bu ödemeden sonra karşılanamayan kısımla sınırlı olarak yapılır.

Çek bedelinin bir kısmını ödersem dava düşer mi?

Hayır. Kanun, düşme için karşılıksız kalan bedelin faiziyle birlikte tamamen ödenmesini arar. Kısmi ödeme bu sonucu doğurmaz. Bununla birlikte hamil şikâyetinden vazgeçerse, ödemenin tamamlanıp tamamlanmadığına bakılmaksızın aynı sonuç doğar.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

Diğer yazılar

  1. Ceza hukuku

    Ceza davalarında uzlaştırma: hangi suçlarda uygulanır, nasıl sonuçlanır?

    Uzlaştırmaya tabi suçların güncel listesi, uzlaştırmacının yürüttüğü süreç, süreler ve uzlaşmanın soruşturma ile davaya etkisi.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253, 254, 255; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 75; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 3

  2. Ceza hukuku

    Tutuklama hangi şartlarda verilir, adli kontrol nedir, nasıl itiraz edilir?

    Tutuklamanın şartları ve yasak olduğu hâller, adli kontrol yükümlülükleri, tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazın süresi ve mercii.

    Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 101, 102 ve diğer maddeler

  3. Ceza hukuku

    Trafik kazasında taksirle yaralama: ceza, şikâyet ve uzlaştırma

    Yaralanmalı trafik kazasında sürücünün cezai sorumluluğu, bilinçli taksir, kusur, şikâyet şartı ve uzlaşmanın tazminata etkisi.

    Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 22, 89, 73; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158, 253, 254