İşyeri devredilince işçinin hakları: kıdem, alacaklar ve fesih
İşyerinin satılması, kiraya verilmesi ya da başka bir şirkete geçmesi, orada çalışanlar için hep aynı soruları doğurur: işim devam edecek mi, yıllarca biriken kıdemim ne olacak, eski patronun ödemediği maaşları kim ödeyecek? İş Kanunu’nun 6. maddesi bu soruların cevabını verir. Kıdem tazminatı için ayrıca 1475 sayılı eski İş Kanunu’nun hâlâ yürürlükte olan 14. maddesine bakmak gerekir.
İş sözleşmeleri yeni işverene kendiliğinden geçer
Kanuna göre işyeri ya da işyerinin bir bölümü hukuki bir işleme dayanarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde orada mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla birlikte devralana geçer. Hukuki işlemden kasıt, işyerinin satılması ya da kiraya verilmesi gibi tarafların iradesiyle yapılan işlemlerdir.
Bunun anlamı şudur: işçinin sözleşmesi devirle sona ermez, yeni işverenle aynen devam eder. Ücret, çalışma saatleri, işyeri uygulamasıyla oluşmuş haklar ve diğer çalışma koşulları yeni işveren için de bağlayıcıdır. Yeni işveren bu koşullarda esaslı bir değişiklik yapmak isterse, bunu ancak işçiye yazılı olarak bildirerek yapabilir. İşçi altı işgünü içinde yazılı olarak kabul etmezse değişiklik onu bağlamaz (m. 22).
Kanun, devrin işyerinin tamamında olabileceği gibi bir bölümünde de olabileceğini kabul eder. Örneğin bir işletmenin yalnızca bir şubesi ya da üretim birimi devredildiğinde, o birimde çalışan işçilerin sözleşmeleri devralan işverene geçer.
Kıdem ve hizmet süresine bağlı haklar korunur
Devralan işveren, işçinin hizmet süresine bağlı haklarında, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihi esas almak zorundadır. İşçinin kıdemi devirle sıfırlanmaz.
Bu kural birçok hakkı doğrudan etkiler. Yıllık ücretli izin süresi, işçinin hizmet süresi arttıkça uzar. Belirsiz süreli sözleşmenin feshinde uyulması gereken bildirim süreleri de işçinin işinin ne kadar sürdüğüne göre belirlenir. Kıdem tazminatı da işçinin çalıştığı süre üzerinden hesaplanır. Bütün bu hesaplarda devirden önce geçen süreler de sayılır.
Kıdem tazminatı için 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi ayrıca açık bir kural koyar. İşyerinin devri ya da herhangi bir şekilde bir işverenden başka bir işverene geçmesi hâlinde işçinin kıdemi, bu işyerlerindeki çalışma sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır.
Eski ve yeni işveren nasıl sorumlu olur
Devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludur. Devirden önceki aylara ait ödenmemiş ücret ya da fazla çalışma ücreti bu tür borçlara örnektir. İşçi bu alacaklarını hem eski hem yeni işverene karşı ileri sürebilir. Ancak devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır.
Kıdem tazminatı için 1475 sayılı Kanun’da ayrıca bir düzenleme bulunur. Buna göre işyerinin devri ya da el değiştirmesi hâlinde işlemiş kıdem tazminatından her iki işveren sorumludur. Devreden işverenin sorumluluğu ise işçiyi çalıştırdığı sürelerle ve devir sırasında işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.
Bir örnekle açıklayalım: Bir işçi altı yıl eski işverenin yanında çalışmış, işyeri devredildikten sonra üç yıl da yeni işverenle çalışmış olsun. Sözleşme kıdem tazminatı gerektirecek şekilde sona erdiğinde tazminat dokuz yıl üzerinden hesaplanır. Eski işveren bu tutarın yalnızca kendi dönemine ait altı yıllık kısmından ve devir tarihindeki ücret üzerinden sorumlu olur.
Bir istisnaya dikkat etmek gerekir. Tüzel kişiliğin birleşme, katılma ya da tür değiştirme yoluyla sona ermesi hâlinde birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmaz. Bir şirketin başka bir şirketle birleşmesi ya da türünün değişmesi, örneğin limited şirketin anonim şirkete dönüşmesi, böyle durumlardır.
Devir, tek başına fesih sebebi değildir
Kanun, devrin işçiler için bir işten çıkarma fırsatına dönüşmesini önlemek ister. Devreden ya da devralan işveren, iş sözleşmesini sırf işyerinin veya bir bölümünün devredilmesi nedeniyle feshedemez.
Bu yasak her türlü feshi engellemez. Devreden ya da devralan işverenin ekonomik ve teknolojik sebeplerin ya da iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları saklıdır. Taraflardan birinin haklı bir sebeple sözleşmeyi derhâl feshetme hakkı da devam eder. Devirden sonra yapılan bir feshin gerçekten bu sebeplere mi, yoksa yalnızca devre mi dayandığı, uyuşmazlık çıktığında somut olaya göre değerlendirilir. Feshin sonuçları, örneğin işçinin işe iade isteyip isteyemeyeceği, iş güvencesinin şartlarına bağlıdır ve ayrı bir yazının konusudur.
Kural işçi için de geçerlidir: devir, işçi yönünden haklı fesih sebebi oluşturmaz. İşyerinin el değiştirmesinden hoşlanmayan işçi, sırf bu nedenle sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ileri süremez. Bu da haklı sebeple feshe bağlanan kıdem tazminatı gibi hakları tehlikeye sokabilir. Yeni işveren ücreti ödemiyor ya da çalışma koşullarını ağırlaştırıyorsa durum farklıdır; bu durumda değerlendirilen şey devir değil, yeni işverenin davranışıdır.
İflas nedeniyle malvarlığının tasfiyesi sonucunda işyerinin devri hâlinde ise bu maddenin hükümleri hiç uygulanmaz.
Devir sürecinde dikkat edilecekler
Devir tarihini, devreden ve devralan işverenin unvanlarını gösteren belgeleri ve devirden önceki son bordrolarınızı saklayın. SGK hizmet dökümünüzde işyeri değişikliğinin nasıl göründüğünü kontrol edin. Devir sırasında eski işveren adına bir ibraname, istifa dilekçesi ya da “hiçbir alacağım kalmamıştır” yazan bir belge imzalamanız istenirse, imzalamadan önce bunun kıdeminiz ve ödenmemiş alacaklarınız bakımından ne anlama geldiğini öğrenin. Kıdemin devirle sıfırlanmadığını bilmek, bu aşamada yapılabilecek yanlış bir imzanın önüne geçebilir.
Sık sorulan sorular
Yeni işveren benden yeni bir sözleşme imzalamamı istiyor. İmzalamak zorunda mıyım?
Kanuna göre iş sözleşmeniz bütün hak ve borçlarıyla birlikte yeni işverene kendiliğinden geçer; devrin hüküm doğurması için yeni bir sözleşme şart değildir. Önünüze konan metin ücretinizi, çalışma saatlerinizi ya da işe başlama tarihinizi aleyhinize değiştiriyorsa, imzanız bu değişikliği kabul ettiğiniz anlamına gelebilir. İmzalamadan önce kıdeminizin eski işverendeki başlangıç tarihinden sayılıp sayılmadığına ve ücretinizin aynı kalıp kalmadığına bakın.
Eski işverenden ödenmemiş maaşımı hâlâ isteyebilir miyim?
Devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan eski ve yeni işveren birlikte sorumludur. Ancak eski işverenin bu sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yılla sınırlıdır. Bu süre geçtikten sonra alacak, yeni işverenden istenebilir. Ücret alacaklarında zamanaşımı süresinin beş yıl olduğunu da hatırlatmak gerekir (m. 32).
Kullanmadığım yıllık izinlerim devirle kaybolur mu?
Hayır. İş sözleşmesi bütün hak ve borçlarıyla birlikte devralana geçtiği için, devir tarihine kadar hak kazanılıp kullanılmamış izinler de yeni işverenle devam eden sözleşmenin parçasıdır. Bundan sonraki izin sürelerinin hesabında da işe ilk başladığınız tarih esas alınır; hizmet süreniz arttıkça izin süreniz de uzar.
İşveren iflas etti ve işyeri satıldı. Bu kurallar uygulanır mı?
Hayır. İflas nedeniyle malvarlığının tasfiyesi sonucunda işyerinin ya da bir bölümünün başkasına devri hâlinde, İş Kanunu’nun işyeri devrine ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bu durumda işçinin alacakları iflas sürecinde ayrıca takip edilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.