İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

İş hukuku

İş sözleşmesindeki rekabet yasağı geçerli mi? Şartlar, süre ve ceza koşulu

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Rekabet yasağı ancak yazılı olarak üstlenilmişse ve işçi müşteri çevresi ya da iş sırları hakkında bilgi edinebilmişse geçerlidir.
  • Yasağın süresi özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz; aşırı yasağı hâkim sınırlayabilir.
  • Sözleşmede aksine hüküm yoksa işçi ceza tutarını ödeyerek yasaktan kurtulabilir; aşırı cezai şartı hâkim indirir.
  • İşveren sözleşmeyi haklı bir sebep olmadan feshederse rekabet yasağı sona erer.

İş sözleşmelerinde sıkça şu tür bir madde bulunur: “İşçi, işten ayrıldıktan sonra iki yıl boyunca rakip bir firmada çalışamaz, aksi hâlde şu kadar cezai şart öder.” Bu maddeye rekabet yasağı denir. İşten ayrılmak üzere olan ya da yeni bir iş teklifi alan işçi için asıl soru, bu maddenin kendisini gerçekten bağlayıp bağlamadığıdır. Türk Borçlar Kanunu bu konuyu 444 ile 447. maddeler arasında düzenler ve yasağı birkaç şarta bağlar.

İş sürerken ve iş bittikten sonra

İki dönemi ayırmak gerekir. İş ilişkisi devam ederken işçinin işverenine sadakat borcu vardır (m. 396). Bu borç gereği işçi, çalıştığı süre boyunca kendi işvereniyle rekabete girişemez ve iş sırasında öğrendiği üretim ve iş sırlarını kendi yararına kullanamaz, başkalarına açıklayamaz. Bunun için sözleşmede ayrı bir madde bulunması gerekmez; yükümlülük doğrudan kanundan gelir.

Sözleşme sona erdikten sonra ise durum değişir. Kural olarak işçi, ayrıldıktan sonra istediği yerde çalışabilir ve kendi işini kurabilir. Bu serbestliği sınırlamanın yolu, taraflar arasında yazılı bir rekabet yasağı anlaşması yapılmasıdır. Kanun yalnızca sır saklama borcunun, işverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde iş ilişkisi bittikten sonra da sürdüğünü ayrıca belirtir.

Rekabet yasağının geçerlilik şartları

Kanunun 444. maddesine göre sözleşme sonrası rekabet yasağı ancak şu şartlarla geçerlidir:

  • İşçi fiil ehliyetine sahip olmalıdır. Fiil ehliyeti, kişinin kendi işlemleriyle hak ve borç altına girebilme ehliyetidir.
  • Yasak yazılı olarak üstlenilmelidir. Sözlü olarak verilen bir rekabet etmeme sözü bu açıdan geçerli değildir.
  • İş ilişkisi, işçiye müşteri çevresi, üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlamış olmalıdır.
  • Bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına yol açabilecek nitelikte olmalıdır.

Son iki şart, maddenin hangi işçiler için anlamlı olduğunu gösterir. Müşteri portföyünü yöneten bir satış temsilcisi, ürün formüllerini bilen bir mühendis ya da fiyatlandırma politikasını belirleyen bir yönetici bakımından bu şartlar daha kolay gerçekleşebilir. Buna karşılık işverenin müşterileri veya sırları hakkında bilgi edinme imkânı olmayan bir işçiye imzalatılan rekabet yasağı, bu şartları taşımadığı ölçüde geçerli olmaz. Sözleşmeye bir maddenin yazılmış olması tek başına yeterli değildir; her somut durumda bu şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılır. Kanun yasaklanabilecek davranışları da sayar: kendi hesabına rakip bir işletme açmak, rakip bir işletmede çalışmak ya da rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girmek.

Yer, süre ve iş türü bakımından sınırlar

Geçerli bir rekabet yasağı bile sınırsız olamaz. Kanunun 445. maddesine göre yasak, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı biçimde tehlikeye düşürecek şekilde yer, zaman ve işin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez. Süresi ise özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.

Bu üç unsurun birlikte düşünülmesi gerekir. Kayseri’de faaliyet gösteren bir işletmenin, işçisinin bütün Türkiye’de ve her alanda çalışmasını yasaklaması, korunan menfaatle orantılı görünmez. Yasağın, işverenin gerçekten faaliyet gösterdiği bölge ve işçinin gerçekten yaptığı işle sınırlı tutulması beklenir.

Kanun, aşırı bulunan yasağı tümüyle geçersiz saymak yerine hâkime bir düzeltme yetkisi verir. Hâkim, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirerek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutarak, yasağı kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir. Karşı edim, örneğin işverenin yasak süresince işçiye yaptığı ödemedir.

Yasağa aykırılık ve ceza koşulu

Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, işverenin bu yüzden uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür (m. 446). Sözleşmelerde zararın ispatı zorluğu nedeniyle çoğu zaman bir ceza koşulu, halk arasındaki adıyla cezai şart öngörülür. Ceza koşulu, borca aykırılık hâlinde ödenmesi önceden kararlaştırılan tutardır.

Kanun bu noktada işçiye bir seçenek tanır. Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa işçi, öngörülen ceza tutarını ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir. Ancak işverenin zararı bu tutarı aşıyorsa, aşan kısmı da gidermek zorundadır. Sözleşmede “ceza ödenmesi yasağı ortadan kaldırmaz” gibi bir hüküm varsa bu imkân kullanılamaz.

İşveren, ceza koşulu ve ek zararı dışında yasağa aykırı davranışa son verilmesini, yani işçinin rakip işletmedeki faaliyetinin durdurulmasını da isteyebilir. Bunun için iki şart vardır: işveren bu hakkı sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutmuş olmalı ve ihlal edilen ya da tehdit edilen menfaatinin önemi ile işçinin davranışı bunu haklı göstermelidir.

Ceza koşulunun miktarını taraflar serbestçe belirler. Bununla birlikte Türk Borçlar Kanunu’nun 182. maddesine göre hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. Yani işçinin yıllık ücretinin çok üzerinde belirlenmiş bir cezai şart, mahkemede olduğu gibi kabul edilmeyebilir.

Rekabet yasağı hangi durumlarda sona erer

Kanunun 447. maddesi iki sona erme sebebi sayar. Birincisi, işverenin yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının kalmadığının belirlenmesidir; örneğin işveren o faaliyet alanından tamamen çekilmişse yasağın sürmesinin anlamı kalmaz.

İkincisi, sözleşmenin nasıl sona erdiğiyle ilgilidir. İşveren sözleşmeyi haklı bir sebep olmadan feshederse ya da işçi, işverene yüklenebilen bir nedenle sözleşmeyi feshederse rekabet yasağı sona erer. Ücreti ödenmediği için sözleşmesini fesheden işçi bu duruma örnektir. Bu kural, işçinin hangi gerekçeyle ve hangi tarihte ayrıldığının belgelenmesini önemli kılar. İşçinin işverene yüklenebilen sebeplerle sözleşmeyi feshetmesinin şartlarını ayrı bir yazıda ele alıyoruz.

Sık sorulan sorular

Rekabet yasağı karşılığında işverenin bana ödeme yapması gerekir mi?

Kanun, rekabet yasağının geçerliliğini işverenin bir karşı ödeme yapması şartına bağlamaz. Ancak işveren bir karşılık üstlenmişse, hâkim aşırı bulduğu bir yasağı sınırlarken bu karşılığı hakkaniyete uygun biçimde dikkate alır. Dolayısıyla yasak karşılığında bir ödeme yapılıp yapılmadığı, yasağın kapsamının değerlendirilmesinde rol oynayabilir.

Sözleşmede yasak üç yıl yazıyor, bu madde tamamen geçersiz mi?

Kanun, rekabet yasağının süresinin özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağını söyler ve hâkime aşırı nitelikteki yasağı süresi veya kapsamı bakımından sınırlama yetkisi verir. Bu nedenle sürenin uzun yazılmış olması, hâkimin yasağı makul bir süreyle sınırlamasına yol açabilir; maddenin bütünüyle ortadan kalkıp kalkmayacağı somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.

Çalışırken aynı alanda kendi işimi kurmaya hazırlanmak yasak mı?

İş ilişkisi sürdüğü sürece işçi, sadakat borcu gereği kendi işvereniyle rekabete girişemez ve ücret karşılığında üçüncü kişiye sadakat borcuna aykırı biçimde hizmet veremez. Bu borç, sözleşmede ayrıca rekabet yasağı maddesi olmasa da kanundan doğar. İş sırasında öğrenilen üretim ve iş sırlarını kullanmak veya açıklamak da yasaktır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. İş hukuku

    Ücret ne zaman ve nasıl ödenir, işveren maaştan kesinti yapabilir mi?

    İş Kanunu'na göre ücretin ödeme zamanı ve şekli, ücret hesap pusulası, ücret kesme cezasının sınırları ve işverenin alacağını maaştan düşmesi.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu m. 32, 34, 35 ve diğer maddeler; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 407

  2. İş hukuku

    Mobbing (işyerinde psikolojik taciz): işçinin hakları ve ispat

    İşyerinde psikolojik tacize karşı işverenin yükümlülüğü, işçinin haklı nedenle fesih ve tazminat hakları, fesih süresi ve ispat için öneriler.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 417, 58; 4857 sayılı İş Kanunu m. 24, 26; 1475 sayılı İş Kanunu m. 14; 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu m. 2, 3, 17 ve 21; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 133

  3. İş hukuku

    Kullanılmayan yıllık izinlerin ücreti: işten ayrılınca nasıl hesaplanır, ne zamana kadar istenir?

    İş sözleşmesi sona erince kullanılmamış yıllık izin günlerinin ücreti, hesaplamada esas alınan ücret ve beş yıllık zamanaşımının başladığı an.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu m. 59, 53, 54 ve diğer maddeler; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 161; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3