İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

İş hukuku

İş kazasında işverenin sorumluluğu: hangi tazminatlar istenebilir?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

İş kazası geçiren işçinin SGK’dan aldığı ödenek ve gelirler, uğradığı zararın her zaman tamamını karşılamaz. Kazada işverenin sorumluluğu varsa işçi ya da işçinin ölümü hâlinde yakınları, kalan zararlarını ve manevi tazminatı işverenden isteyebilir. Bu yazı işverenin sorumluluğunun dayanağını ve istenebilecek tazminatları genel çerçevesiyle anlatıyor. Hangi olayların iş kazası sayıldığı ayrı bir yazının konusudur.

İşverenin işçiyi koruma borcu

İşverenin sorumluluğunun temelinde Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesi bulunur. Bu maddeye göre işveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak ve araç gereçleri noksansız bulundurmakla yükümlüdür. İşçiler de alınan önlemlere uymak zorundadır.

Maddenin son fıkrası sorumluluğun niteliğini belirler. İşverenin kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü ya da vücut bütünlüğünün zedelenmesinden doğan zararlar, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir. Yani işçi tazminatı, işverenle arasındaki iş sözleşmesine dayanarak ister.

Bu tercih ispat açısından önemlidir. Sözleşmeye aykırılıkta borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m. 112). İşveren kusursuz olduğunu ileri sürüyorsa, bunu kendisi kanıtlamak zorundadır. Kanun ayrıca haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin sözleşmeye aykırılık hâllerine de kıyas yoluyla uygulanacağını söyler (TBK m. 114). Aşağıda anlatılan tazminat kalemleri bu yolla iş kazası davalarında da uygulanabilir.

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun yüklediği görevler

İşverenin hangi önlemleri alması gerektiği büyük ölçüde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda düzenlenmiştir. Kanunun 4. maddesine göre işveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu çerçevede:

  • mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbiri alır, gerekli araç ve gereçleri sağlar, tedbirleri değişen şartlara uygun hâle getirir,
  • alınan tedbirlere uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukları giderir,
  • risk değerlendirmesi yapar ya da yaptırır,
  • çalışana görev verirken sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır,
  • yeterli bilgi ve talimat verilmeyen çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır.

Aynı madde üç önemli kural daha koyar. Dışarıdan uzman kişi ya da kuruluştan hizmet alınması işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Çalışanların kendi yükümlülükleri işverenin sorumluluğunu etkilemez. İşveren bu tedbirlerin maliyetini çalışanlara yansıtamaz. Davada işverenin kusuru değerlendirilirken bu yükümlülükleri yerine getirip getirmediğine bakılır.

İstenebilecek maddi ve manevi tazminatlar

Kazada işçi yaralanmışsa Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesi bedensel zararları şöyle sayar: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Kazanç kaybı, tedavi ve iyileşme sürecinde çalışılamayan dönemde yitirilen geliri; çalışma gücü kaybı ise kazadan sonra çalışma gücünde kalan azalmanın yol açtığı kaybı anlatır.

İşçi kazada hayatını kaybetmişse 53. madde devreye girer. Cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve çalışma gücü kayıpları ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin kayıpları istenebilir. Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen işçinin geçimine katkı sağladığı eş, çocuk gibi kişilerin bu katkıyı kaybetmesinden doğan zararı karşılar.

Manevi tazminat 56. maddede düzenlenmiştir. Bedensel bütünlüğü zedelenen işçi, olayın özelliklerine göre uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesini isteyebilir. Ağır bedensel zarar ya da ölüm hâlinde işçinin yakınları da manevi tazminat isteyebilir.

Tazminat miktarı her zaman zararın tamamı olmayabilir. Zarar gören, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir (TBK m. 52). İşçinin kendi kusuru bu yüzden hesaba katılır.

SGK’nın durumu da ayrıca bilinmelidir. İş kazası işverenin kastı ya da iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana gelmişse SGK, işçiye yaptığı ve ileride yapacağı ödemeleri işverenden geri ister. Bu rücu, sigortalının ya da hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlıdır ve işverenin sorumluluğu belirlenirken kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır (5510 m. 21).

Zamanaşımı, arabuluculuk ve görevli mahkeme

Zamanaşımı konusunda kanun metinleri şunu söyler. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 146) ve zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla, yani istenebilir hâle gelmesiyle işlemeye başlar (TBK m. 149). Türk Borçlar Kanunu işverenin bu sorumluluğunu sözleşmeye aykırılık hükümlerine bağladığı için bu genel süre gündeme gelir. Talep haksız fiile dayandırılırsa 72. madde uygulanır: zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl. Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir suçtan doğmuşsa o daha uzun süre uygulanır. Sürenin hangi tarihte başladığı somut olaya göre tartışma yaratabileceğinden, hesap kazadan sonra mümkün olduğunca erken yapılmalıdır.

Pek çok işçilik alacağında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ise 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesinin üçüncü fıkrasıyla bu zorunluluğun dışında bırakılmıştır. İşçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklara iş mahkemesi bakar. İş mahkemesi kurulmamış yerlerde bu davalara, o yerdeki asliye hukuk mahkemesi İş Mahkemeleri Kanunu’ndaki usule göre bakar.

Kazadan sonra tutulan tutanaklar, kaza raporları, iş güvenliği eğitim kayıtları ve tanık bilgileri tazminat davasında kusurun belirlenmesinde önem taşır. Bu belgelerin bir örneğini erkenden edinmek, ileride ispatı kolaylaştırır.

Sık sorulan sorular

Kazada benim de kusurum varsa tazminat alamaz mıyım?

İşçinin kusurlu olması tazminat hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Zarar görenin zararın doğmasında ya da artmasında etkisi olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir, hatta tamamen kaldırabilir. İşçi de alınan iş güvenliği önlemlerine uymakla yükümlüdür. Ancak kanun, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülüklerinin işverenin sorumluluğunu etkilemeyeceğini ayrıca belirtir.

SGK bana gelir bağladı. İşverenden ayrıca tazminat isteyebilir miyim?

SGK’nın sağladığı haklar, işverenin tazminat sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kanun, SGK’nın işverenden geri isteyeceği tutarı sigortalının işverenden isteyebileceği tutarlarla sınırlar; bu düzenleme işçinin işverenden ayrıca talepte bulunabileceğini gösterir. Tazminat hesabında SGK ödemelerinin nasıl dikkate alınacağı Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine göre belirlenir. Bu maddeye göre SGK’nın kısmen ya da tamamen rücu edemediği sosyal güvenlik ödemeleri tazminattan indirilemez.

İşveren iş güvenliği hizmetini dışarıdan bir firmadan aldığını söyleyerek sorumluluktan kurtulabilir mi?

Hayır. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınmasının işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını açıkça söyler. İşveren ayrıca iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz.

Dava açmadan önce arabulucuya gitmem gerekir mi?

Hayır. Kanuna ya da iş sözleşmesine dayanan işçi alacağı ve tazminatı davalarında kural olarak arabulucuya başvurmak dava şartıdır, ama iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları bu kuralın dışındadır. Dava doğrudan iş mahkemesinde açılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

Diğer yazılar

  1. İş hukuku

    Yıllık ücretli izin: hak kazanma, kullanım ve kullanılmayan izinlerin ücreti

    İş Kanunu kapsamında yıllık izne hak kazanma, izin süreleri, tatil günleri ve işten ayrılırken kullanılmayan izin ücretinin temel kuralları.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu m. 4, 53, 54–55 ve diğer maddeler

  2. İş hukuku

    Sigortasız çalıştırıldıysanız ya da gününüz eksik bildirildiyse: haklarınız ve hizmet tespit davası

    Sigortasız ya da eksik gün ve düşük ücretle bildirilen işçinin hakları, hizmet tespit davası, beş yıllık hak düşürücü süre ve ispat için öneriler.

    Dayanak: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 86, 8, 92 ve diğer maddeler; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 4

  3. İş hukuku

    Mobbing (işyerinde psikolojik taciz): işçinin hakları ve ispat

    İşyerinde psikolojik tacize karşı işverenin yükümlülüğü, işçinin haklı nedenle fesih ve tazminat hakları, fesih süresi ve ispat için öneriler.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 417, 58; 4857 sayılı İş Kanunu m. 24, 26; 1475 sayılı İş Kanunu m. 14; 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu m. 2, 3, 17 ve 21; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 133