İhtiyati tedbir: dava açmadan veya dava sırasında nasıl istenir?
Kısaca
- Hakkın elde edilmesinin zorlaşacağından ya da gecikmenin ciddi zarar doğuracağından endişe ediliyorsa tedbir istenebilir.
- Tedbir kararının uygulanması tefhim veya tebliğden itibaren bir hafta içinde istenmezse karar kendiliğinden kalkar.
- Dava açılmadan alınan tedbirde, uygulamanın istendiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas dava açılmalıdır.
- Kendisi dinlenmeden hakkında tedbir kararı verilen taraf bir hafta içinde itiraz edebilir.
Bir dava aylarca, bazen yıllarca sürebilir. Bu sürede uyuşmazlık konusu taşınmaz başkasına satılır, bir mal yok edilir ya da bir inşaat tamamlanırsa, davayı kazanan taraf istediğini alamayabilir. İhtiyati tedbir, mahkemenin dava sonuçlanana kadar mevcut durumu korumak için verdiği geçici karardır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) bu kurumu 389 ile 399. maddeler arasında düzenler.
Hangi durumlarda tedbir istenebilir?
HMK’nın 389. maddesine göre ihtiyati tedbir iki durumda istenebilir. İlki, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik yüzünden hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden endişe edilmesidir. İkincisi, gecikme yüzünden bir sakıncanın ya da ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Tedbir, uyuşmazlık konusu hakkında verilir.
Bir taşınmazın tapu kaydının iptali için dava açacak kişi, dava sürerken taşınmazın üçüncü kişilere devredilmesini önlemek için tapuya tedbir şerhi konulmasını isteyebilir. Ortaklık uyuşmazlığında bir malın satışının durdurulması, komşunun yaptığı bir inşaatın dava sonuna kadar durdurulması da tedbirle istenebilecek şeylere örnektir. Mahkeme, malın muhafaza altına alınması, bir yediemine, yani güvenilir bir kişiye teslim edilmesi ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak her türlü tedbire karar verebilir (m. 391).
Para alacaklarının güvenceye alınması için ise İcra ve İflas Kanunu ayrıca ihtiyati haciz yolunu düzenler; o konu ayrı bir yazıda ele alındı.
Talep nereye, nasıl yapılır?
Tedbir dava açılmadan önce de istenebilir. Bu durumda talep, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeye yapılır. Dava açıldıktan sonra ise tedbir ancak davanın görüldüğü mahkemeden istenebilir (m. 390).
Talep eden, dilekçesinde dayandığı tedbir sebebini ve istediği tedbirin türünü açıkça belirtmek zorundadır. Davanın esası bakımından haklılığını da yaklaşık olarak ispat etmelidir. Bu aşamada davanın sonunda aranacak tam ispat beklenmez; talep edenin haklı göründüğünü ortaya koyan deliller sunulur.
Talep edenin haklarının hemen korunması zorunluysa hâkim, karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir kararında neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği, tedbirin hangi sebebe ve delillere dayandığı, talep edenin ne tutarda ve ne türde teminat göstereceği açıkça yazılır.
Talep reddedilirse ret kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhine tedbir kararı verilen taraf da kanun yoluna gidebilir. Bu başvurular öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.
Teminat
Tedbir isteyen kişi, haksız çıkması hâlinde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlara karşı teminat göstermek zorundadır (m. 392). Teminatın tutarını ve şeklini hâkim serbestçe belirler (m. 87). Talep resmî bir belgeye ya da başka bir kesin delile dayanıyorsa veya durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça göstererek teminat alınmamasına karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kişinin teminat göstermesi gerekmez.
Teminat, asıl davadaki hükmün kesinleşmesinden veya tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davası açılmazsa iade edilir.
Uygulama ve dava açma süreleri
Tedbir kararı alındıktan sonra iki süreye dikkat etmek gerekir. Kararın uygulanması, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmelidir. Tefhim, kararın duruşmada taraflara okunarak bildirilmesidir. Bu süre kaçırılırsa, süresinde dava açılmış olsa bile tedbir kararı kendiliğinden kalkar (m. 393). Uygulama, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki ya da tedbir konusu mal veya hakkın bulunduğu yerdeki icra dairesinden istenir. Kararı uygulayan memur bir tutanak düzenler; tedbir konusu ve bulunduğu yer bu tutanakta gösterilir, tedbirle ilgili iddialar da tutanağa geçirilir. Tutanağın bir örneği, uygulamada hazır bulunmayan taraflara tebliğ edilir.
Tedbir dava açılmadan önce alınmışsa, tedbir talep eden kararın uygulanmasını istediği tarihten itibaren iki hafta içinde esas davayı açmalıdır. Dava açıldığını gösteren belgeyi kararı uygulayan memura vererek dosyaya koydurtmalı ve karşılığında bir belge almalıdır. Bu yapılmazsa tedbir kendiliğinden kalkar (m. 397). Kararda aksi belirtilmedikçe tedbir, nihai karar kesinleşinceye kadar devam eder.
Karşı tarafın itirazı ve haksız tedbirin sonuçları
Kendisi dinlenmeden tedbir kararı verilen taraf itiraz edebilir. İtiraz, tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olabilir. Süre bir haftadır: karşı taraf uygulama sırasında hazır bulunuyorsa uygulamadan, bulunmuyorsa uygulama tutanağının tebliğinden itibaren işler (m. 394). Menfaati açıkça zedelenen üçüncü kişiler de tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilir. Esas dava açıldıktan sonra itirazı bu davaya bakan mahkeme karara bağlar. Aksine karar verilmedikçe itiraz, tedbirin uygulanmasını durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karara karşı kanun yoluna gidilebilir ve bu başvuru kesin olarak sonuçlandırılır.
Aleyhine tedbir kararı verilen kişi, mahkemece kabul edilecek bir teminat göstererek tedbirin değiştirilmesini ya da kaldırılmasını da isteyebilir (m. 395). Durum ve koşulların değiştiği ispat edilirse, tedbir teminat aranmaksızın değiştirilebilir veya kaldırılabilir (m. 396).
Tedbiri talep eden taraf, talep anında haksız olduğu anlaşılırsa ya da tedbir kendiliğinden kalkar veya itiraz üzerine kaldırılırsa, karşı tarafın haksız tedbir yüzünden uğradığı zararı ödemekle yükümlüdür (m. 399). Bu tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır. Dava hakkı, hükmün kesinleşmesinden ya da tedbirin kalkmasından itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Sık sorulan sorular
İhtiyati tedbir ile ihtiyati haciz arasındaki fark nedir?
İhtiyati haciz, vadesi gelmiş ve rehinle güvence altına alınmamış bir para alacağı için borçlunun mallarının haczedilmesidir ve İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenir. İhtiyati tedbir ise uyuşmazlık konusu hakkında, örneğin bir taşınmazın devrinin önlenmesi ya da bir işin yapılmasının durdurulması için başvurulan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki geçici korumadır.
Tedbir kararı aldım ama dava açmadım, ne olur?
Dava açılmadan verilen tedbir kararında, kararın uygulanmasını talep ettiğiniz tarihten itibaren iki hafta içinde esas davayı açmanız ve dava açtığınızı gösteren belgeyi kararı uygulayan memura vererek dosyaya koydurmanız gerekir. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar ve karşı tarafın uğradığı zarardan sorumlu tutulabilirsiniz.
Tedbir kararına uymayan kişiye ne yapılır?
Tedbir kararına aykırı davranan ya da uygulamaya ilişkin emre uymayan kişi, ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet edilirse altı aya kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır. Aykırı davranış sona erer, tedbirin gereği yerine getirilir ya da şikâyetten vazgeçilirse dava ve sonuçlarıyla birlikte ceza düşer.
Teminat ne zaman geri alınır?
Asıl davaya ilişkin hüküm kesinleştikten ya da ihtiyati tedbir kararı kalktıktan sonra bir ay içinde karşı tarafça tazminat davası açılmazsa teminat iade edilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.