İdari işleme karşı iptal davası: süre, idareye başvuru ve yürütmenin durdurulması
Kısaca
- İptal davası, özel bir süre yoksa işlemin yazılı bildirimini izleyen günden itibaren altmış gün içinde açılır.
- İdareye yapılan başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
- Üst makama başvuru işlemeye başlamış dava süresini durdurur, sıfırlamaz.
- Dava açmak işlemi kendiliğinden durdurmaz; bunun için dilekçede yürütmenin durdurulması da istenmelidir.
Belediyenin verdiği yıkım kararı, kurumun bir ruhsat başvurusunu reddetmesi, bir öğrencinin okuldan uzaklaştırılması ya da bir memurun başka şehre atanması. Bunların hepsi idari işlemdir: idarenin tek taraflı iradesiyle kişinin hukuki durumunu etkileyen kararlardır. Hukuka aykırı bulunan bir idari işlemi ortadan kaldırmanın yargısal yolu iptal davasıdır ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda (İYUK) düzenlenir.
İptal davası nedir, kim açabilir?
İYUK’un 2. maddesi iptal davasını, idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriyle hukuka aykırı olması nedeniyle iptalleri için menfaati ihlal edilenlerce açılan dava olarak tanımlar. Bu beş unsur, mahkemenin işlemi incelerken baktığı başlıklardır. İşlemi yetkisiz bir makam mı yaptı? Kanunun öngördüğü şekle, örneğin yazılılık ya da savunma alma şartına uyuldu mu? Gerçekte var olan ve hukuken geçerli bir sebebe mi dayanıyor? Kamu yararı dışında bir amaçla mı yapıldı? Bunlardan birinde sakatlık bulunması iptal için yeterlidir.
Davayı herkes açamaz; kanun, davacının “menfaati ihlal edilmiş” olmasını arar. Kısaca işlemin, dava açan kişinin kendi durumunu etkilemiş olması gerekir. Hangi ilişkinin bu şartı karşıladığı her somut olayda ayrıca değerlendirilir.
Mahkemenin yetkisinin bir sınırı da vardır. Aynı maddeye göre idari yargı, işlemin hukuka uygunluğunu denetler; yerindelik denetimi yapamaz. Yani mahkeme “bu karar hukuka aykırı” diyebilir ama “idare şunu yapsaydı daha iyi olurdu” diyerek idarenin yerine geçemez.
Görev ve yetki konusunda kural olarak idari işlemlere karşı idare mahkemelerinde dava açılır. Vergi, harç ve benzeri mali yükümlerden doğan uyuşmazlıklar ise vergi mahkemelerinin görev alanındadır ve süreleri farklıdır; bunlar ayrı bir yazının konusudur.
Dava açma süresi altmış gün
Kanunun 7. maddesine göre, özel kanunlarda ayrı bir süre öngörülmemişse, idare mahkemelerinde ve Danıştay’da dava açma süresi altmış gündür. Süre, işlemin yazılı olarak bildirildiği tarihi izleyen günden başlar. Bu nedenle tebliğ tarihini gösteren zarf, tebligat parçası ya da e-Devlet bildirimi saklanmalıdır.
İlan edilmesi gereken düzenleyici işlemlerde, yani yönetmelik gibi herkesi ilgilendiren genel kurallarda süre ilan tarihini izleyen günden başlar. Bu süre kaçırılsa bile, düzenleyici işlem kişiye uygulandığında hem uygulama işlemine hem düzenleyici işleme hem de ikisine birlikte dava açılabilir. Adresi bilinmeyenlere ilan yoluyla bildirim yapılmışsa, özel kanunda aksi yoksa süre son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar.
Süre hesabında tatil günleri sayılır. Son gün tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş gününün sonuna kadar uzar (m. 8). Süresinde açılmayan dava, işlem ne kadar hukuka aykırı olursa olsun süre aşımı nedeniyle reddedilir.
Dava açmadan önce idareye başvurmak
Kanun idareye başvuru için iki ayrı yol tanır ve bunlar sık karıştırılır.
Birincisi, henüz ortada bir işlem yokken idareden bir işlem yapmasını istemektir (m. 10). Örneğin bir hakkın tanınması için dilekçe verilir. İdare otuz gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır; buna zımni ret denir. Otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi işler. Dava açılmamış ya da süre geçtiği için reddedilmişken idare sonradan cevap verirse, bu cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açılabilir.
İkincisi, var olan bir işleme karşı dava açmadan önce, işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını ya da değiştirilmesini üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan istemektir (m. 11). Bu başvuru dava açma süresi içinde yapılmalıdır. İşlemeye başlamış dava süresini durdurur, sıfırlamaz. İdare otuz gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır. Ret ya da zımni retle süre kaldığı yerden işlemeye devam eder ve başvuruya kadar geçmiş günler hesaba katılır.
Bir örnekle: İşlem 1 Mart’ta tebliğ edildi, kişi 40. günde üst makama başvurdu ve 25 gün sonra ret cevabı aldı. Bu durumda dava için kalan süre yirmi gündür, altmış gün değil. Üst makama başvuru, son güne bırakılmış bir dava hakkını kurtarmaz.
Yürütmenin durdurulması
Dava açmak, işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz (m. 27). Yıkım kararına karşı dava açılmış olması, yıkımı engellemez. Bunun için dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması (kısaca YD) da istenmelidir.
Mahkeme YD kararı verebilmek için iki şartın birlikte bulunmasını arar:
- İşlemin uygulanması hâlinde telafisi güç ya da imkânsız zararlar doğması,
- İşlemin açıkça hukuka aykırı olması.
Kural olarak mahkeme önce idarenin savunmasını alır ya da savunma süresinin geçmesini bekler. Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerde ise savunma alınmadan da geçici olarak durdurma kararı verilebilir. Kanun, kamu görevlilerinin atama, nakil, görev ve unvan değişikliği ile görevlendirme işlemlerini bu kapsamda saymaz. Dilekçeden istemin yerinde olmadığı anlaşılırsa mahkeme savunma almadan reddedebilir.
YD kararı kural olarak teminat karşılığında verilir, ancak mahkeme durumun gereğine göre teminat istemeyebilir; idareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz. YD istemi hakkında verilen karara karşı, tebliğden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir. İdare mahkemesinin kararlarında itiraz mercii bölge idare mahkemesidir ve itiraz üzerine verilen karar kesindir. Aynı sebeplerle ikinci kez YD istenemez. Bu yüzden ilk dilekçede zarar ve hukuka aykırılık somut biçimde gösterilmelidir.
Dava açarken dikkat edilecekler
İşlemin tebliğ belgesini ve tarihini saklayın, süreyi bu tarihten hesaplayın. İdareye başvuru yapacaksanız bunu sürenin başında yapın ve başvuru tarihini gösteren alındıyı alın. İşlemin dayandığı belgeleri, örneğin tutanak, rapor ya da bilirkişi incelemesini idareden isteyin. Zarar doğmuşsa, iptal davasıyla birlikte ya da sonrasında tazminat istemek için tam yargı davası yolu da bulunur.
Sık sorulan sorular
İdareye dilekçe verdim, cevap gelmedi. Ne yapmalıyım?
Başvurunuza otuz gün içinde cevap verilmezse isteğiniz reddedilmiş sayılır. Bu otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi işlemeye başlar. İdare otuz gün içinde kesin olmayan bir cevap verirse, bunu ret sayıp dava açabilir ya da kesin cevabı bekleyebilirsiniz; ancak bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez.
Süre son gün resmî tatile denk gelirse ne olur?
Tatil günleri süreye dahildir. Ancak sürenin son günü tatile rastlarsa süre, tatili izleyen ilk çalışma gününün bitimine kadar uzar. Sürenin bitişi çalışmaya ara verme dönemine denk gelirse, ara vermenin bittiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır.
Mahkeme işlemi iptal ederse idare ne zamana kadar gereğini yapar?
İdare, mahkemenin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereğini gecikmeden yerine getirmek zorundadır. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden itibaren otuz günü geçemez. Kanun, bazı güvenlik ve kamu personeli davalarında göreve iade sonucunu doğuran kararların ancak kesinleştikten sonra uygulanacağını ayrıca düzenlemiştir.
Yürütmeyi durdurma isteğim reddedilirse dava da reddedilmiş olur mu?
Hayır. Yürütmenin durdurulması, dava sürerken işlemin uygulanmasını geçici olarak engelleyen bir karardır. İsteğin reddi, davanın esası hakkında karar verildiği anlamına gelmez; mahkeme yargılamanın sonunda işlemi yine iptal edebilir. Ret kararına karşı yedi gün içinde bir defalık itiraz yolu da vardır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.