Ödeme emrine itiraz: süre kaç gün, itiraz nasıl yapılır?
Elinize bir ödeme emri geçtiyse, bir alacaklı sizin hakkınızda mahkeme kararına dayanmadan icra takibi başlatmış demektir. Buna ilamsız takip denir; ilam, mahkeme kararı anlamına gelir. Ortada bir mahkeme kararı olmadığı için kanun borçluya, ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurma hakkı tanır. Bu hakkın süresi kısadır. Süre geçince takip kendi yolunda ilerler.
Süre: tebliğden itibaren yedi gün
İcra ve İflas Kanunu’nun 62. maddesine göre borçlu, itirazını ödeme emrinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gün içinde bildirmek zorundadır. Ödeme emri de borçluyu aynı süreyle uyarır: borcu yedi gün içinde ödemesi, imzaya ya da borca itirazı varsa bunu da aynı süre içinde bildirmesi istenir (m. 60).
Sürenin nasıl hesaplanacağını kanunun 19. maddesi belirler. Tebliğ günü hesaba katılmaz; süre ertesi gün işlemeye başlar. Örneğin ödeme emri bir salı günü tebliğ edildiyse, yedi günlük süre bir sonraki haftanın salı günü biter. Son gün resmî tatile denk gelirse süre, tatili izleyen günde sona erer. Kanun ayrıca sürenin, son günün tatil saatinde, yani mesai bitiminde dolmuş sayılacağını söyler.
Süreyi başlatan şey tebliğdir. Ödeme emrini ve tebliğ tarihini gösteren belgeyi saklamak, ileride bir tartışma çıkarsa işinizi kolaylaştırır.
İtirazın yapılacağı yer ve şekli
İtiraz, icra dairesine dilekçeyle ya da sözlü olarak yapılır. Takibin yapıldığı icra dairesi başka bir şehirdeyse, bulunduğunuz yerdeki icra dairesine de başvurabilirsiniz. Bu durumda o daire gerekli masrafı itirazla birlikte alır ve itirazı hemen takibin bulunduğu daireye gönderir. İtiraz ettiğinizi gösteren bir belge size ücretsiz verilir; bu belgeyi de saklayın.
İtirazla birlikte Türkiye’de bir adres bildirmek zorunludur. Adresini değiştirip yenisini bildirmeyen ve yeni adresi tebliğ memurunca da bulunamayan borçluya, takip talebinde gösterilen adrese yapılan tebligat kendisine yapılmış sayılır. Takip sürerken taşınırsanız yeni adresinizi icra dosyasına bildirmeniz bu yüzden önemlidir.
İtirazınız, alacaklının peşin yatırdığı masraftan karşılanarak üç gün içinde alacaklıya tebliğ edilir.
İtirazın konusu: borç, imza, yetki
Borcun tamamına ya da bir kısmına itiraz edebileceğiniz gibi, alacaklının takip yapma hakkına da itiraz edebilirsiniz. Her itiraz türünün kendine göre kuralları vardır.
Borcun yalnızca bir kısmına karşı çıkıyorsanız, itiraz ettiğiniz kısmı ve tutarını açıkça göstermeniz gerekir. Aksi hâlde kanun sizi hiç itiraz etmemiş sayar. Örneğin anaparayı kabul edip yalnızca istenen faize karşı çıkıyorsanız, hangi tutara itiraz ettiğinizi dilekçede ayrıca belirtmelisiniz. Kısmi itirazda takip, kabul ettiğiniz tutar için devam eder (m. 66).
Takip bir senede dayanıyorsa ve senetteki imza size ait değilse, bunu itirazınızda ayrıca ve açıkça yazmalısınız. “Borcum yoktur” demek imza itirazı yerine geçmez; imzaya açıkça itiraz etmeyen borçlu, icra takibi bakımından imzayı kabul etmiş sayılır. İmzaya itiraz edilmişse alacaklı, icra mahkemesinden itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. Takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi içinde bulunan borçlu, mazeretini önceden bildirip belgelemediyse bu duruşmada bizzat bulunmak zorundadır; ödeme emri de gelmeyen borçlunun itirazının geçici olarak kaldırılacağı uyarısını içerir (m. 60 ve 68/a). İmzayı haksız yere inkâr etmenin ayrıca bir bedeli vardır: icra mahkemesi imzanın size ait olduğuna karar verirse, takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilirsiniz (m. 68/a).
Takibin yetkisiz bir icra dairesinde başlatıldığını düşünüyorsanız, yetki itirazını borca ilişkin itirazla birlikte yapmanız gerekir (m. 50).
Süresinde yapılan itirazın sonucu
Süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur. Alacaklının takibe devam edebilmesi için bu itirazı ortadan kaldırması gerekir. Bunun için ya genel mahkemede itirazın iptali davası açar ya da elinde kanunun saydığı türden bir belge varsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ister. Bu yolların süreleri ve sonuçları ayrı bir konudur.
Süresi geçtikten sonra yapılan itiraz ise takibi durdurmaz; alacaklının talebi üzerine takip, alacağın tamamı için devam eder. Hiç itiraz etmeyen borçlu, ödeme emrindeki uyarı gereğince aynı yedi günlük süre içinde mal beyanında bulunmak zorundadır (m. 60).
Süre kaçırıldıysa: gecikmiş itiraz
Kanun, kendi kusuru olmadan süresinde itiraz edemeyen borçluya bir imkân daha tanır (m. 65). Ağır bir hastalık ya da kaza gibi itiraz etmenize engel olan bir durum yaşadıysanız, mallarınızın paraya çevrilmesi işlemi bitinceye kadar gecikmiş itirazda bulunabilirsiniz.
Bunun için engelin ortadan kalktığı günden itibaren üç gün içinde, mazeretinizi gösteren delillerle birlikte itirazınızı, sebeplerini ve dayanaklarını bildirmeniz, ayrıca yapılacak duruşmanın harç ve masraflarını ödemeniz gerekir. Başvuruyu icra mahkemesi inceler. Mahkeme, gecikmenin sebebine ve olayın özelliklerine göre takibin durdurulmasına karar verebilir. Mazeret kabul edilirse icra takibi durur.
Daha önce mallarınıza haciz konulmuşsa, mazeretin kabulüne ilişkin karar alacaklıya bildirildikten sonra alacaklının yedi gün içinde itirazın kaldırılmasını istemesi ya da itirazın iptali davası açması gerekir. Alacaklı bunlardan birini yapmazsa haciz kalkar.
Gecikmiş itirazın şartları yoksa ama borçlu olmadığınızı düşünüyorsanız, takip sürerken menfi tespit davası açabilir ya da ödemek zorunda kaldığınız parayı istirdat davasıyla geri isteyebilirsiniz (m. 72). Bu davaların kendi şartları ve süreleri vardır.
Sık sorulan sorular
İtiraz dilekçesine gerekçe yazmak zorunda mıyım?
Kanunun 62. maddesi, itiraz dilekçesinde sebep gösterilmesini zorunlu tutmaz. Yine de alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isterse, o duruşmada itiraz sebeplerinizi değiştiremez ve genişletemezsiniz; alacaklının dayandığı senedin metninden anlaşılanlar bunun dışındadır (m. 63). Bu yüzden borca neden karşı çıktığınızı baştan kısaca yazmak sizi korur. İmza itirazının ayrıca ve açıkça yazılması, yetki itirazının da borca itirazla birlikte yapılması gerekir.
Yedi günün son günü resmî tatile denk gelirse ne olur?
Sürenin son günü resmî tatil gününe rastlarsa süre, tatili izleyen günde biter (m. 19). Yine de bu kurala güvenip son güne kalmak risklidir. Sürenin hangi gün dolduğunu baştan hesaplayıp itirazı erken vermek en güvenli yoldur.
İtiraz edersem sonradan tazminat ödemem gerekir mi?
İtiraz etmek tek başına tazminat doğurmaz. Alacaklı itirazın iptali davası açar ya da icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ister ve itirazınız haksız bulunursa, alacaklının talebi üzerine yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilebilirsiniz (m. 67 ve 68). Bu yüzden itirazı gerçekten karşı çıktığınız tutara yöneltmek, kabul ettiğiniz kısmı ise ayrıca belirtmek önemlidir.
Süresinde itiraz ettim. Takip tamamen sona erdi mi?
Hayır, takip yalnızca durur. Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir (m. 67). Elinde kanunun saydığı türden bir belge varsa, aynı tebliğden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını da isteyebilir; bu altı ay geçerse aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapamaz (m. 68). Bu süreler boyunca dosyayı takip etmek gerekir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.