İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

İcra hukuku

İcra müdürlüğünün işlemine şikâyet: süre, başvuru yeri ve sonuç

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

İcra takibi başladıktan sonra dosyadaki işlemlerin çoğunu icra dairesi yapar. Uygulamada icra müdürlüğü denen bu birim ödeme emrini düzenler, haciz yapar, dosya hesabını çıkarır, taraflardan gelen talepleri karara bağlar. Bu işlemler her zaman doğru olmayabilir. Kanun, icra dairesinin hatalı ya da yersiz işlemine karşı icra mahkemesine başvurma imkânı tanır; buna şikâyet denir.

Şikâyet konusu olabilecek işlemler

İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesine göre icra ve iflas dairelerinin yaptığı işlemler hakkında iki sebeple şikâyet yoluna gidilebilir. Birincisi, işlemin kanuna aykırı olmasıdır. İkincisi, işlemin kanuna aykırı olmasa bile olayın özelliklerine uygun düşmemesidir. Kanunun deyişiyle şikâyet, işlemin “hadiseye uygun bulunmaması” sebebiyle de yapılabilir. Bu ikinci sebep, özellikle icra müdürüne takdir yetkisi tanınan konularda önem taşır: işlem kanunun izin verdiği sınırlar içinde kalsa bile, olayın koşullarına uymayan bir tercih şikâyetle düzeltilebilir.

Örneğin icra müdürlüğünün haklı bir talebinizi reddetmesi, dosya hesabında faiz ya da masrafların yanlış hesaplanması ya da bir işlemin kanunun öngördüğü şekle uyulmadan yapılması şikâyet konusu olabilir.

Kanun bir sınır da çizer: çözümünü mahkemeye bıraktığı konular şikâyet yoluyla ileri sürülemez. Borcun gerçekten var olup olmadığı, ne kadar olduğu gibi tartışmalar bu türdendir; bunlar ödeme emrine itiraz, itirazın iptali ya da menfi tespit gibi kendi yollarında çözülür. Şikâyet, borcun kendisine değil, icra dairesinin yaptığı ya da yapmadığı işleme yöneliktir.

Süre: öğrenmeden itibaren yedi gün

Şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır (m. 16). Süre, işlemin yapıldığı günden değil, şikâyet edecek kişinin onu öğrendiği günden başlar. İşlem size tebliğ edildiyse öğrendiğiniz tarihi göstermek kolaydır. Tebliğ edilmeyen bir işlemi dosyayı incelerken fark ettiyseniz, öğrenme tarihinin sonradan tartışılabileceğini hesaba katmak gerekir. Süre, şikâyet edecek her kişi için kendi öğrenme tarihinden işler; alacaklı ve borçlu aynı işlemi farklı günlerde öğrendiyse süreleri de farklı günlerde dolar. Dosyayı düzenli olarak takip etmek, işlemleri zamanında öğrenmenin en kolay yoludur.

Sürenin hesabında kanunun 19. maddesindeki genel kurallar uygulanır. Öğrenme günü hesaba katılmaz, son gün resmî tatile denk gelirse süre tatili izleyen günde biter.

Bazı durumlarda yedi günlük süre aranmaz. Kanuna göre bir hakkın yerine getirilmemesi ya da bir işin sebepsiz yere sürüncemede bırakılması hâlinde her zaman şikâyet edilebilir. İcra müdürlüğünün bir haciz ya da dosya hesabı talebini uzun süre karara bağlamaması bunun tipik örneğidir. Ayrıca Yargıtay uygulamasında, kamu düzenine aykırı işlemlere karşı da süreye bağlı olmaksızın şikâyet yoluna gidilebileceği kabul edilmektedir. Hangi işlemin bu kapsamda olduğu ise her olayda ayrıca değerlendirilir; bu yüzden süresiz şikâyete güvenip yedi günü geçirmemek gerekir.

Başvuru ve inceleme

Şikâyet icra mahkemesine yapılır. Kanunun 4. maddesine göre her icra mahkemesi, kendisine bağlı icra dairelerinin işlemlerine karşı yapılan şikâyetleri inceler. Yani başvuru, işlemi yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılır.

Şikâyet dilekçeyle yapılabileceği gibi, icra mahkemesinde sözlü olarak beyanda bulunup tutanağa geçirtmek suretiyle de yapılabilir (m. 18). Dilekçede hangi icra dosyasındaki hangi işleme karşı çıkıldığı, bu işlemin neden kanuna ya da olaya aykırı olduğu ve ne istendiği açıkça yazılmalıdır. İşlemi ve öğrenme tarihini gösteren belgeleri, örneğin tebligat belgesini ya da dosyadaki ilgili tutanağı dilekçeye eklemek, hem sürenin hem de şikâyet sebebinin anlaşılmasını kolaylaştırır.

İcra mahkemesine götürülen işler ivedi işlerden sayılır ve basit yargılama usulüyle görülür. Mahkeme, şikâyet edilen işlemi yapan icra dairesinden açıklama istenmesine ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını kendisi takdir eder. Duruşma yapmaya karar verirse ilgilileri en kısa zamanda çağırır; gelmeseler bile karar verir. Duruşma yapılmayan işlerde mahkeme, iş kendisine geldiği tarihten itibaren en geç on gün içinde karar verir. Duruşmalar ancak zorunluluk hâlinde ve otuz günü geçmemek üzere ertelenebilir.

Şikâyetin sonucu ve kanun yolu

Kanunun 17. maddesine göre icra mahkemesi şikâyeti kabul ederse, şikâyet edilen işlem ya bozulur ya da düzeltilir. Örneğin yanlış hesaplanmış bir dosya hesabı kaldırılabilir ya da doğru tutara göre yeniden düzenlenmesi sağlanabilir. Şikâyet, icra dairesinin sebepsiz yere yapmadığı ya da geciktirdiği bir işe ilişkinse, mahkeme bu işin yapılmasını emreder. Şikâyet reddedilirse işlem olduğu gibi kalır. Mahkeme incelemesini şikâyet edilen işlemle sınırlı tutar; borcun var olup olmadığı gibi konulara bu aşamada girmez.

İcra mahkemesinin kararlarına karşı kanun yolu 363. maddede düzenlenmiştir. Kanunun saydığı bazı konulardaki kararlar dışında, değeri belirli bir parasal sınırı aşan işlerde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Parasal sınır her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırıldığından, başvuru yaparken güncel tutara bakmak gerekir. Bu sınırı aşmayan işlerde ve kanunun saydığı konularda istinaf yolu kapalıdır.

İstinaf yoluna başvurmak, satış dışındaki icra işlemlerini durdurmaz. Şikâyetiniz reddedildiyse ve istinafa gidiyorsanız, icra dosyasındaki işlemlerin bu sırada devam edebileceğini hesaba katmanız gerekir.

Sık sorulan sorular

Şikâyet ile ödeme emrine itiraz aynı şey mi?

Hayır. Ödeme emrine itiraz, alacaklının talep ettiği borca karşı yapılır ve tebliğden itibaren yedi gün içinde icra dairesine bildirilir. Şikâyet ise icra dairesinin yaptığı bir işleme karşı yapılır ve icra mahkemesine götürülür. Borcun gerçekten var olup olmadığı tartışması şikâyetle değil, itiraz ve dava yollarıyla çözülür.

İcra müdürlüğü talebimi aylardır sonuçlandırmıyor. Süre geçti mi?

Hayır. Bir hakkın yerine getirilmemesi ya da işin sebepsiz yere sürüncemede bırakılması hâlinde kanun yedi günlük süreyi aramaz; her zaman şikâyet yoluna gidilebilir (m. 16). Şikâyet yerinde görülürse icra mahkemesi, yapılmayan ya da geciktirilen işin yapılmasını emreder (m. 17).

Yedi günü kaçırırsam ne olur?

Şikâyet süresi işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gündür (m. 16). Bu süre geçtikten sonra yapılan şikâyet, süresinde yapılmadığı için kural olarak sonuç doğurmaz. Bir hakkın yerine getirilmemesi ya da işin sebepsiz sürüncemede bırakılması hâlinde ise kanun süre aramaz; kamu düzenine aykırı işlemler için de Yargıtay uygulamasında süresiz şikâyet kabul edilmektedir.

İcra mahkemesinin şikâyet hakkındaki kararına itiraz edebilir miyim?

Kanunun saydığı bazı konulardaki kararlar dışında, değeri kanundaki parasal sınırı aşan işlerde istinaf yoluna başvurulabilir. Süre, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Parasal sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve şikâyetin yapıldığı tarihteki tutar esas alınır (m. 363 ve ek m. 1). İstinafa başvurmak, satış dışındaki icra işlemlerini durdurmaz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

Diğer yazılar

  1. İcra hukuku

    Nafaka ödenmezse: icra takibi ve üç aya kadar tazyik hapsi

    Mahkemenin hükmettiği nafaka ödenmediğinde ilamlı icra takibi, nafaka alacağının haciz ve sıradaki öncelikleri ve İİK m. 344'teki tazyik hapsi.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 32, 36, 101 ve diğer maddeler; 4857 sayılı İş Kanunu m. 35; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 93

  2. İcra hukuku

    Menfi tespit ve istirdat davası: haksız icra takibine karşı borçlunun yolları

    Haksız icra takibine karşı borçlu olmadığını tespit ettirme ve ödenen parayı geri isteme: dava zamanı, takibin durdurulması, teminat, süre ve tazminat.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 72, 68, 62 ve 66; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 326; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A

  3. İcra hukuku

    Maaş haczi: maaşın ne kadarı kesilebilir, nafaka alacağında ne değişir?

    Maaş ve ücret haczinde kesilebilecek oran, birden fazla haciz olduğunda sıra, işverenin yükümlülükleri ve nafaka alacağına tanınan ayrıcalıklar.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 83, 83/a, 101 ve diğer maddeler; 4857 sayılı İş Kanunu m. 35; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 93