İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

İcra ve usul hukuku

İcra borcu taksitle ödenirse takip durur mu?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Taksitle ödeme, kanundaki koşullar gerçekleşmeden takibi kendiliğinden durdurmaz.
  • 111. maddedeki taksit taahhüdünde ilk taksidin derhal ödenmesi gerekir.
  • Ödeme şartını ihlalin yaptırımı, 340. maddedeki koşullar ve alacaklının şikâyetiyle değerlendirilir.

İcra borcunun taksitle ödenmesi, yalnızca borçlunun ödeme planı hazırlamasıyla bütün takip işlemlerinin durduğu bir durum değildir. İcra ve İflas Kanunu’nun 111. maddesi belirli şartlarla borçlunun taksit taahhüdünü ve tarafların icra dairesinde yapacağı taksitlendirme sözleşmelerini düzenler. Bu iki yolun koşulları birlikte okunmalı, ancak birbirine karıştırılmamalıdır.

Taksitlendirme ayrıca ödeme şartının ihlali halinde 340. maddede düzenlenen sonuçları gündeme getirebilir. Bu yüzden taksit tutarları ve tarihleri kadar, işlemin nerede ve hangi hukuki çerçevede yapıldığı da önemlidir. Her borç ödeme vaadinin otomatik olarak aynı yaptırımı doğurduğu söylenemez. Belgenin içeriği ve kanuni koşullar ayrıca incelenmelidir.

Borçlunun taksit taahhüdünün koşulları

  1. maddenin ilk iki fıkrası, alacaklının satış talebinden önce yapılan taksit taahhüdünü düzenler. Borçlu düzenli taksitlerle ödeme taahhüdünde bulunmalı ve ilk taksiti derhal ödemelidir. Bunun yanında borcu karşılayacak yeterli miktarda malın haczedilmiş olması aranır. Yalnızca gelecekte mal edinileceğinin söylenmesi, maddede yer alan haciz koşuluyla aynı değildir.

Kanundaki bu yol için birlikte incelenecek şartlar şunlardır:

  • Taahhüt alacaklının satış talebinden önce yapılmalıdır.
  • İlk taksit derhal verilmelidir.
  • Borçlunun yeterli miktarda malı haczedilmiş olmalıdır.
  • Her taksit borcun dörtte birinden az olmamalıdır.
  • Taksitler aydan aya verilmeli ve süre üç ayı aşmamalıdır.

Bu şartların bir bölümü bulunurken diğerlerinin yokluğu gözden kaçırılmamalıdır. Örneğin yeterli haciz bulunması, ilk taksidin ödeme koşulunu ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde ilk ödemenin yapılması da kalan taksitlerin miktarı ve aralığıyla ilgili kuralları gereksiz hale getirmez. İnceleme bütün koşulları kapsamalıdır.

Alacaklıyla anlaşma ve takip süreleri

Taraflar borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde sözleşme yapabilir. Kanun bu sözleşmelerin devamı süresince belirli satış isteme sürelerinin işlememesini düzenler. Burada bütün kanuni sürelerin süresiz olarak durduğu şeklinde bir genelleme yapılmamalıdır. Madde özellikle 106 ve 150/e hükümlerine gönderme yapar.

Birden fazla taksitlendirme sözleşmesi yapılması halinde toplam sürenin on yılı aşması da ayrıca düzenlenmiştir. Bu nedenle yalnızca son sözleşmeye bakmak, süre bakımından eksik değerlendirme yaratabilir. Önceki sözleşmelerin tarihleri ve kapsamları da ortaya konulmalıdır. Kanunun durma ve yeniden işleme kuralları farklı aşamalara ilişkindir.

  1. maddenin metni, koşulları ve sözleşmeye ilişkin hükümleri birlikte gösterir:

2004 sayılı Kanun’un 111. maddesinden:

Borçlu alacaklının satış talebinden evvel borcunu muntazam taksitlerle ödemeği taahüt eder ve birinci taksiti de derhal verirse icra muamelesi durur. Şukadar ki borçlunun kafi miktar malı haczedilmiş bulunması ve her taksitin borcun dörtte biri miktarından aşağı olmaması ve nihayet aydan aya verilmesi ve müddetin üç aydan fazla olmaması şarttır. Borçlu ile alacaklının borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde yapacakları sözleşme veya sözleşmelerin devamı süresince 106 ve 150/e maddelerindeki süreler işlemez.

Ancak bu sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresinin on yılı aşması hâlinde, aştığı tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye başlar. Taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muamelesi ve süreler kaldığı yerden devam eder. Borçlunun borcunu muntazam taksitlerle ödemeyi taahhüdü veya alacaklı ile borçlunun hacizden önce ya da hacizden sonra borcun taksitlendirilmesi için yapacakları sözleşme nedeniyle icra dairesinde düzenlenecek tutanak veya kâğıt, damga vergisinden istisnadır.

Damga vergisi istisnası, maddede belirtilen tutanak veya kâğıt için düzenlenmiştir. Bu istisnadan icra dosyasındaki bütün masraf ve borç kalemlerinin ortadan kalkacağı sonucu çıkarılamaz. Hangi belge için hangi kuralın uygulandığı açık tutulmalıdır. Metinde bütün ödemeler için doğrulanmamış bir masrafsızlık iddiasına yer verilmemektedir.

Taksidin aksaması ve ödeme şartını ihlal

Taksitlerden birinin zamanında verilmemesi halinde icra işlemleri ve ilgili süreler kaldığı yerden devam eder. Bu sonuç, ödeme taahhüdünü ihlal nedeniyle ayrıca gündeme gelebilecek tazyik hapsinden farklıdır. Takibin devam etmesi ile 340. madde kapsamındaki şikâyet ve yaptırım aynı işlem değildir. Her biri kendi şartlarıyla değerlendirilir.

  1. madde, 111. madde uyarınca veya alacaklının rızasıyla icra dairesinde kararlaştırılan ödeme şartını makbul sebep olmadan ihlal etmeyi düzenler. Alacaklının şikâyeti de hükümde açıkça aranır. Bu nedenle her gecikmenin kendiliğinden hapis sonucu doğurduğu söylenmemelidir. Ödeme şartının geçerliliği, ihlal ve ileri sürülen sebep birlikte incelenmelidir.

2004 sayılı Kanun’un 340. maddesinden:

111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.

Kanun, hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra hangi ödemelerle tahliye olunacağını da gösterir. Ödemelerin yeniden kesilmesi halinde yeni karar verilebilmesi ile bir borçtan dolayı toplam sürenin üç ayı aşamaması birlikte okunmalıdır. Sadece yaptırımın üst sınırını belirtmek, ödeme ve tahliye hükümlerini dışarıda bırakır.

Ödeme planı ve belgelerin kontrolü

Taksitlendirme öncesinde dosyadaki borç kalemleri, yapılan ödemeler, varsa satış talebi ve haciz bilgileri kontrol edilmelidir. Bir ödeme planındaki toplam ile dosyanın güncel hesabı arasında fark varsa bunun kaynağı açıklığa kavuşturulmalıdır. Bilinmeyen bir tutarı varsayarak ödeme taahhüdü hazırlamak doğru bir yöntem değildir. İmzalanacak belgenin kapsamı anlaşılmalıdır.

Taksitlerin hangi gün ve hangi tutarda ödeneceği, ödemenin nereye yapılacağı ve önceki ödemelerin hesaba nasıl işlendiği açık olmalıdır. Borçlu ile alacaklı arasındaki görüşmelerin bulunması, icra dairesindeki işlemin yerine otomatik olarak geçmez. İcra dairesinde düzenlenen tutanak ile tarafların kendi aralarındaki farklı belgeleri ayrı değerlendirilmelidir.

Ödeme sonrasında dekont ve dosya kayıtlarının birlikte saklanması yararlıdır. Hangi taksidin ödendiği tartışmalıysa tarih ve tutar eşleştirmesi yapılabilir. Ancak yalnızca ödeme yapıldığına dair genel bir açıklama, hangi şartın yerine getirildiğini göstermeyebilir. Belgenin içeriğiyle fiilen yapılan ödemenin uyumlu olması önemlidir.

Bir taksit aksadığında da önce olayın zamanı ve sebebi somutlaştırılmalıdır. Kanunun makbul sebebe ilişkin ifadesi, her mazeretin kabul edileceği anlamına gelmez. Aynı şekilde hiç inceleme yapılmadan bütün sebeplerin geçersiz sayılacağı da söylenemez. Dosyadaki belgeler ve ileri sürülen olgular, yaptırımın koşulları bakımından ayrı değerlendirilir.

Sık sorulan sorular

Sadece taksit sözü vermek yeterli mi?
  1. maddede düzenlenen yol için ilk taksidin derhal ödenmesi ve diğer koşulların da bulunması gerekir. Sadece söz verilmesiyle tüm şartlar gerçekleşmiş olmaz.
Bir taksit ödenmezse takip devam eder mi?
  1. maddeye göre taksitlerden biri zamanında verilmezse icra işlemleri ve ilgili süreler kaldığı yerden devam eder.
Her ödeme gecikmesi otomatik hapis mi doğurur?

Hayır. 340. maddedeki ödeme şartının niteliği, makbul sebep olmaksızın ihlal ve alacaklının şikâyeti gibi koşullar değerlendirilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. İcra ve usul hukuku

    Kira ödenmeyince icra yoluyla tahliye: takipten tahliye kararına adım adım

    Kira alacağı için tahliye talepli icra takibi: ödeme emri, yedi günlük itiraz, otuz günlük ödeme süresi, icra mahkemesinde tahliye ve kararın uygulanması.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 269, 269/a, 269/b ve diğer maddeler; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 315; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B

  2. İcra ve usul hukuku

    İhalenin feshi: icrada satılan taşınmazın ihalesi nasıl bozdurulur?

    İcra yoluyla satılan taşınmazda ihalenin feshi: kimler isteyebilir, yedi günlük süre, fesih sebepleri, teminat, harç ve para cezası riski.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 134, 127, 363; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 281

  3. İcra ve usul hukuku

    İcra dosyasının borçlusu değilim: haciz ihbarnamesine nasıl cevap verilir?

    İİK 89 kapsamında üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnameleri, yedi günlük itirazlar, menfi tespit davası ve belge sunma süresi.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 89