İşçinin imzaladığı ibraname ne zaman geçerlidir?
Kısaca
- İbraname yazılı olmalı ve iş sözleşmesinin sona ermesinden en az bir ay sonra düzenlenmelidir.
- Alacağın türü ve miktarı açıkça yazılmalı, ödeme eksiksiz ve banka aracılığıyla yapılmalıdır.
- Şartları taşımayan ibraname kesin olarak hükümsüzdür; yalnızca ödenen miktar kadar makbuz sayılabilir.
İşten ayrılan işçiye çoğu zaman bir belge uzatılır: “Tüm alacaklarımı aldım, işverenden başka bir talebim yoktur.” Bu belgeye ibraname denir. İbra, alacaklının alacağından vazgeçerek borçluyu borçtan kurtarmasıdır. İşçi açısından sonucu ağırdır; geçerli bir ibraname, içinde yazan alacakların artık istenememesi anlamına gelir.
Bu yüzden kanun, işçinin işverene karşı alacaklarından vazgeçmesini sıkı şartlara bağlamıştır. Türk Borçlar Kanunu’nun 132. maddesine göre genel kural, borcun tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları bir ibra sözleşmesiyle tamamen ya da kısmen ortadan kaldırılabilmesidir. İşçi alacaklarında ise kanunun 420. maddesi ayrı ve çok daha katı bir düzen getirir.
Bu özel düzen, işçinin işverenden olan alacaklarına ilişkindir. Belgenin adı önemli değildir; ibraname, ibra sözleşmesi ya da ibra beyanı içeren bir ödeme belgesi aynı kurallara tabidir. İşverenin işçiden olan alacakları bu yazının konusu değildir.
Geçerlilik şartları
İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin geçerli olması için şu şartların hepsinin birlikte bulunması gerekir:
- İbra sözleşmesi yazılı olmalıdır.
- İbra tarihi itibarıyla, iş sözleşmesinin sona ermesinden başlayarak en az bir ay geçmiş olmalıdır.
- İbra konusu alacağın türü ve miktarı açıkça belirtilmelidir.
- Ödeme, hak edilen tutara göre eksiksiz yapılmalıdır.
- Ödeme banka aracılığıyla yapılmalıdır.
Bu şartlardan biri bile eksikse ibraname kesin olarak hükümsüzdür. Kesin hükümsüzlük, belgenin baştan itibaren hukuken sonuç doğurmaması demektir. Şartlar birlikte arandığı için, örneğin ödemenin bankadan yapılmış olması, bir aylık sürenin geçmemiş olması eksikliğini gidermez.
Şartlar uygulamada ne anlama gelir
Bir aylık süre şartı, işçinin işten ayrılırken içinde bulunduğu baskıdan uzaklaşmasını sağlamak için öngörülmüştür. İşe girerken, çalışırken ya da çıkış günü imzalatılan ibranameler bu şartı taşımaz. Belgeye sonradan ileri bir tarih atılması da bu sorunu çözmez; tarihin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı tartışma konusu olabilir.
Yazılılık şartı, ibra iradesinin imzalı bir belgeyle ortaya konmasını gerektirir. Sözlü olarak “hakkımı helal ettim” demek ya da tanık önünde vazgeçtiğini söylemek bu şartı karşılamaz.
“Tüm haklarımı aldım” gibi genel ifadeler, alacağın türünü ve miktarını açıkça göstermez. İbranamede kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma ya da yıllık izin ücreti gibi alacakların ayrı ayrı ve rakamıyla yazılması gerekir. Hangi alacağın ne kadar olduğu belli değilse, işçinin neden vazgeçtiği de belli değildir. Bu yüzden her alacak kalemi için ayrı tutar gösterilmesi, belgenin geçerliliği bakımından belirleyicidir.
Bir örnek üzerinden düşünelim. İşten çıkarılan bir işçiye, ayrıldığı gün kıdem tazminatının bir kısmı bankadan yatırılıyor ve aynı gün tüm alacaklarını aldığını söyleyen bir belge imzalatılıyor. Bu belge hem bir aylık süre şartını hem de eksiksiz ödeme şartını taşımadığı için ibraname olarak geçersizdir. Bankadan yatırılan tutar ise işçiye ödenmiş olur ve alacaktan düşülür; işçi kalan farkı isteyebilir.
Ödemenin eksiksiz olması şartı da önemlidir. İşçi gerçekte hak ettiğinden daha az bir para alıp kalan kısımdan da vazgeçmiş gibi gösterilirse, bu belge geçerli bir ibra değildir. Ödemenin elden yapılması da kabul edilmez; kanun bankayı açıkça şart koşar. Banka kaydı, ödemenin tarihini ve tutarını gösteren, sonradan tartışılması güç bir belge bırakır.
Geçersiz ibranamenin sonucu: makbuz etkisi
Kanun, geçersiz ibranamenin tamamen yok sayılmasıyla yetinmez, bir ara çözüm de getirir. Hakkın gerçek tutarda ödendiğini göstermeyen ibra sözleşmeleri ya da ibra beyanı içeren diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Makbuz, yalnızca belli bir paranın ödendiğini gösteren belgedir.
Örneğin işçiye bankadan belirli bir tutar ödenmiş ve ibranamede bu tutar yazılmışsa, işçi o tutarı almış sayılır. Ancak hak ettiği ile ödenen arasındaki farkı yine isteyebilir. Makbuz hükmünden yararlanmak için de ödemenin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur.
Bu kurallar yalnızca ücret ve benzeri alacaklarla sınırlı değildir. Hizmet sözleşmesinden doğan bütün tazminat alacaklarına, destekten yoksun kalanlar ile işçinin diğer yakınlarının isteyebilecekleri tazminatlara da uygulanır. İş kazasında ölen bir işçinin ailesine imzalatılan belgeler de bu nedenle aynı şartlarla değerlendirilir.
Şartlar tam olsa bile irade sakatlığı
Kanundaki bütün şartları taşıyan bir ibraname de her zaman son söz değildir. İbraname de bir sözleşmedir ve Türk Borçlar Kanunu’nun irade bozukluğuna ilişkin genel kuralları ona da uygulanır. Aldatılarak ya da korkutularak sözleşme yapan taraf, sözleşmeyle bağlı değildir.
Korkutma, kişinin kendisinin veya yakınlarının kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna haklı olarak inanması hâlinde gerçekleşir. Aldatılan ya da korkutulan taraf, aldatmayı öğrendiği veya korkutmanın etkisi ortadan kalktığı andan itibaren bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmez ya da verdiğini geri istemezse sözleşmeyi onamış sayılır. Böyle bir iddiada ispat yükünün kimde olduğu ve hangi delillerin kullanılacağı somut olaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.
İbraname imzalamanız istendiğinde belgeyi imzalamadan önce okuyun, bir örneğini isteyin ve hesabınıza yatan tutarlarla karşılaştırın. Belgede yazan rakamlar size yapılan ödemelerle uyuşmuyorsa ya da işten ayrılalı henüz bir ay olmamışsa, bu durumu not edin. Banka dekontlarını ve ödemelerin hangi alacak kalemi için yapıldığını gösteren açıklamaları da saklayın; ileride bir uyuşmazlık çıkarsa ödenen ile hak edilen arasındaki farkı ancak bu belgelerle ortaya koyabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
İşten çıkarken bana boş bir kâğıt imzalattılar. Bu ibraname sayılır mı?
İş sözleşmesinin sona ermesinden önce ya da aynı gün imzalanan bir belge, en az bir aylık süre şartını taşımadığı için işçi alacaklarına ilişkin geçerli bir ibraname olamaz. Belgeye sonradan doldurulan içerik ayrıca tartışılabilir. Bu tür bir durumda belgenin ne zaman ve hangi koşullarda imzalandığını gösterebilecek bilgileri saklamak önemlidir.
Paranın bir kısmı elden ödendi. İbraname geçerli olur mu?
Hayır. Kanun ödemenin banka aracılığıyla yapılmasını şart koşar. Hakkın gerçek tutarı ödenmemiş olsa bile belgenin makbuz sayılabilmesi için dahi ödemenin bankadan yapılmış olması gerekir.
İbraname geçersizse alacaklarımı ne zamana kadar isteyebilirim?
Geçersiz ibraname, alacağı ortadan kaldırmaz; alacak kendi zamanaşımı süresine tabidir. Kıdem tazminatı, ücret ve diğer işçilik alacaklarının zamanaşımı süreleri ve dava öncesi zorunlu arabuluculuk ayrı yazılarda anlatılmıştır.
Bu kurallar iş kazası tazminatı için de geçerli mi?
Evet. Kanun ibra şartlarının ve makbuz hükmünün, destekten yoksun kalanlar ile işçinin diğer yakınlarının isteyebilecekleri de dahil olmak üzere hizmet sözleşmesinden doğan bütün tazminat alacaklarına uygulanacağını açıkça söyler.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.