Hukuk davasında yemin teklif edilirse ne olur?
Kısaca
- Yemin, davanın çözümü için önemli olan çekişmeli ve kişiden kaynaklanan olaylara ilişkin olabilir.
- Geçerli özür olmadan yemin için gelmemek, ilgili olayın kabul edilmiş sayılmasına yol açabilir.
- Yemin yalnız karşı tarafın şahsından kaynaklanan bir olaya ilişkinse teklif edene geri yöneltilemez.
Bir hukuk davasında karşı tarafın yemin etmesini istemek, günlük konuşmadaki söz verme çağrısından farklı sonuçlar doğurur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu yemini özel bir delil olarak ayrıntılı biçimde düzenler. Teklif, davet, yeminin yapılması veya yapılmaması ayrı kurallara bağlıdır; bu nedenle sıradan bir duruşma işlemi gibi görülmemelidir.
Bu yazı, davanın tarafına yöneltilen yemin delilini ele alır. Tanığın dinlenmeden önce yemin etmesiyle tarafın bir olayı ispatlamak amacıyla diğer tarafa yemin teklif etmesi aynı işlem değildir. HMK 225 ve devamındaki düzenlemeler değerlendirilirken önce kimden, hangi olay hakkında yemin istendiği belirlenmelidir.
Yeminin konusu ve sınırları
HMK 225’e göre yemin konusu, davanın çözümünde önemli olan, taraflar arasında çekişmeli bulunan ve kişinin kendisinden kaynaklanan olaylardır. Kanunun vakıa dediği şey, uyuşmazlık bakımından anlam taşıyan somut olaydır. Bir kişinin bir hususu bilmesi de kendisinden kaynaklanan olay sayılır.
Bu yüzden yemin teklifinde yalnız karşı tarafın genel olarak dürüst olup olmadığı sorulmaz. Hangi ödemenin yapıldığı, hangi teslimin gerçekleştiği veya hangi somut bilginin bulunduğu gibi uyuşmazlık noktası belirlenmelidir. Bu örnekler otomatik olarak her davada yemin teklif edilebileceğini göstermez; kanundaki konu sınırları ayrıca incelenir.
HMK 226 üç grup olayı yeminin dışında bırakır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemediği olaylar ilk gruptur. İkinci grupta, işlemin geçerliliği için kanunun iki tarafın irade açıklamasını yeterli görmediği durumlar bulunur.
Üçüncü grup, yemin edecek kişinin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturmasıyla karşı karşıya bırakacak olaylardır. Yemin teklifi, bu sınırları aşarak kişiyi her konuda cevap vermeye zorlayan sınırsız bir yöntem değildir. Teklifin somut içeriği, yalnız davanın genel adı üzerinden yapılacak değerlendirmeden daha önemlidir.
Başka delili olduğunu bildiren taraf da yemin teklif edebilir. Bununla birlikte HMK 227’deki sınır dikkate alınmalıdır: kendisine teklif yapılan kişi yemin etmeye hazır olduğunu bildirdikten sonra, teklif eden taraf vazgeçip başka delile dayanamaz ve yeni delil gösteremez. Yemin teklifini sonuçlarını düşünmeden geçici bir deneme olarak yapmak bu nedenle risk taşır.
Davetiye, gelmeme ve yeminin iadesi
Yemin teklif edilen kişi duruşmada bizzat bulunmuyorsa kendisine yemin davetiyesi çıkarılır. HMK 228’e göre davetiyede yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular yer alır. Ayrıca geçerli bir özür olmaksızın gelmemenin veya kanundaki diğer davranışların sonuçları açıklanır.
HMK 229 uyarınca geçerli özür olmadan belirtilen gün ve saatte bizzat gelmeyen kişi, yemin konusu olayları ikrar etmiş sayılır. İkrar, ilgili olayın kabul edilmesidir. Hazır bulunup yemini iade etmeyen veya yemin etmekten kaçınan kişi bakımından da maddede belirtilen sonuç doğar.
Yeminin iadesi, teklifin belirli koşullarda onu yapan tarafa geri yöneltilmesidir. Ancak HMK 230’a göre konu her iki tarafın değil, yalnız kendisine yemin teklif edilen kişinin şahsından kaynaklanıyorsa yemin iade edilemez. Dolayısıyla her yemin teklifi karşısında geri yöneltme seçeneği bulunduğu varsayılmamalıdır.
Yemin kendisine iade edilen kişi yemin etmekten kaçınırsa, yemin konusu olay ispat edilememiş sayılır. İlk teklife muhatap olan kişinin kaçınması ile iade sonrasındaki kaçınmanın sonucu aynı sözcüklerle açıklanmaz. Kanun birinde ikrar edilmiş sayılmayı, diğerinde ispat edilememeyi düzenler.
Bu sonuçları anlamak için davetiyede yazılı sorular, duruşma tutanağındaki teklif ve varsa iade beyanı birlikte okunmalıdır. Genel bir davayı kaybetme ya da kazanma garantisi verilemez; yeminin hangi olay hakkında olduğu önemlidir. Olayın davanın diğer unsurlarıyla ilişkisi ayrıca değerlendirilir.
Yemini kimin ve nasıl yapacağı
HMK 232’ye göre yemin tarafa teklif edilir ve tarafça yapılır veya iade edilir. Tüzel kişi adına yapılmış bir işleme ilişkin olayda, temsil yetkisine sahip kişi veya organ bakımından özel düzenleme vardır. Ergin olmayan veya kısıtlı kişi adına yapılmış işlemlerde ise kanuni temsilciye ilişkin hüküm incelenir.
Ergin olmayan veya kısıtlı kişiye bizzat dava hakkı tanınmış durumlar, bu temsil kuralının dışında tutulmuştur. Ayrıca yemin edecek gerçek kişi yeminden önce ölür veya fiil ehliyetini kaybederse, HMK 231 gereğince yemin teklif edilmemiş sayılır. Bu ihtimal, kişinin bilerek yemin etmekten kaçınmasıyla karıştırılmamalıdır.
Yemin mahkeme huzurunda yapılır. Hâkim önce konuyu, yeminin anlamını ve önemini açıklar; yalan yere yemin hâlinde cezalandırılma konusunda dikkat çeker. Yemin edecek kişi konunun yeterince açık olmadığını ileri sürerse hâkim, karşı tarafın görüşünü aldıktan sonra bu konuda karar verir.
Kanundaki yemin biçimi uygulandıktan sonra hâkim, eksik veya belirsiz noktaları aydınlatmak için konuyla bağlantılı sorular sorabilir. Beyan tutanağa geçirilir, yazılanlar yüksek sesle okunur ve kişinin beyanında ısrar edip etmediği sorularak cevabı kaydedilir. Bu nedenle tutanak, yeminin hangi kapsamda yapıldığını anlamak bakımından önemlidir.
Özel durumlar ve işlem öncesi kontrol
HMK 234, işitme veya konuşma engeli bulunan kişilerin yeminine ilişkin yöntemleri düzenler. Okuma yazma bilenler beyanlarını yazıp imzalayarak; bilmeyenler ise işaretlerinden anlayan bilirkişi aracılığıyla yemin eder. Kişinin iletişim ihtiyacı ile yeminin yapılacağı olayın kapsamı ayrı meselelerdir.
Mahkemeye gelemeyecek derecede hasta veya engelli kişi bulunduğu yerde yemin eder. Mahkemenin yargı çevresi dışında oturmak ise tek başına gelme yükümlülüğünü kaldırmaz. Kişi mahkemenin bulunduğu il dışında yaşıyor ve bulunduğu yerde eş zamanlı ses ve görüntü aktarımıyla yemin mümkün olmuyorsa, başka mahkeme aracılığıyla işlem yapılmasını ifade eden istinabe yöntemi uygulanır.
Yemin yapıldıktan sonra yalan yere yemin nedeniyle ceza davası açılması, HMK 239’a göre esas hukuk davasında bekletici sorun yapılamaz. Böyle bir iddianın ortaya çıkmasıyla hukuk davasının mutlaka duracağı söylenemez. İşlem öncesinde teklifin kapsamını, davetiyedeki uyarıları, kişisel katılım koşullarını ve iade imkânını ayrı ayrı incelemek gerekir.
Sık sorulan sorular
Başka delilim varsa yemin teklif edemez miyim?
HMK 227, başka delili olduğunu açıklayan tarafın da yemin teklif edebileceğini belirtir. Ancak karşı taraf yemin etmeye hazır olduğunu bildirdikten sonra tekliften vazgeçip başka bir delile dayanmak veya yeni delil göstermek mümkün değildir. Bu nedenle teklifin sonuçları önceden değerlendirilmelidir.
Yemin davetiyesini aldıktan sonra duruşmaya gitmezsem ne olur?
Geçerli bir özür olmaksızın belirtilen gün ve saatte bizzat hazır bulunmayan kişi, yemin konusu olayları kabul etmiş sayılır. Sonuç yalnız herhangi bir duruşmaya katılmamaya değil, kanundaki içeriğe sahip yemin daveti ve yemin usulüne ilişkindir. Davetiyedeki sorular ve uyarılar birlikte okunmalıdır.
Hastalık yüzünden mahkemeye gidemiyorsam yemin imkânsız mı olur?
Mahkemeye gelemeyecek kadar hasta veya engelli olan kişiye hâkim bulunduğu yerde yemin ettirir. Taraf vekilleri ve karşı taraf isterlerse bu sırada hazır bulunabilir. Bu özel düzenleme, kişinin mazeretini bildirmeden davetiyeyi cevapsız bırakmasıyla aynı şey değildir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.