Mahkeme beni isticvaba çağırdı: bizzat gitmem ve cevap vermem gerekir mi?
Kısaca
- İsticvap, davanın temelindeki olaylar hakkında tarafın mahkemece bizzat dinlenmesidir.
- Geçerli özür olmadan gelmeme veya soruları cevapsız bırakma ikrar sonucu doğurabilir.
- Hastalık veya engellilik nedeniyle gelemeyen kişi, kanundaki koşullarla bulunduğu yerde dinlenir.
Bir hukuk davasında taraf olmanız, mahkemenin sizi her zaman yalnız dilekçeler üzerinden değerlendireceği anlamına gelmez. Mahkeme, davanın temelindeki olaylarla ilgili olarak sizi bizzat dinlemeye karar verebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda bu işlem isticvap adıyla düzenlenir.
İsticvap çağrısı sıradan bir bilgi notu gibi değerlendirilmemelidir. Davetiyede belirtilen olaylar, dinlenme günü ve gelmemenin sonuçları birlikte okunmalıdır. Bununla birlikte her duruşma çağrısının otomatik olarak isticvap davetiyesi olduğu da varsayılmamalıdır; işlemin dayanağı ve içeriği belirleyicidir.
Konu ve dinlenecek kişinin belirlenmesi
HMK 169’a göre mahkeme kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birinin isticvabına karar verebilir. Dolayısıyla bu işlem yalnız karşı tarafın istemine bağlı değildir. İnceleme, davanın temelini oluşturan olaylar ve onlarla ilişkili hususlar hakkında yapılır.
Kanunun vakıa dediği şey, davada önem taşıyan olay veya olgudur. İsticvap konusu belirlenirken hangi olayın açıklığa kavuşturulmak istendiğine bakılır. Tarafın genel olarak konuşmaya çağrılmasıyla belirli vakıalar hakkında kanuni sonuç doğuracak biçimde dinlenmesi birbirine karıştırılmamalıdır.
HMK 170, tüzel kişiler adına temsil yetkisi bulunan kişilerin isticvap edileceğini belirtir. Bu nedenle bir şirket adına herhangi bir çalışanın gitmesiyle temsil yetkili kişinin dinlenmesi aynı değildir. Çağrının kimin adına ve hangi sıfatla yapıldığı kontrol edilmelidir.
Ergin olmayan veya kısıtlı kişi adına yapılmış işlem söz konusuysa kanuni temsilci isticvap edilir. Ancak bu kişilere bizzat dava hakkı tanınan hâllerde aynı kural uygulanmaz. Temsilciye ilişkin genel açıklama yapılırken maddede belirtilen bu istisna korunmalıdır.
Pratik olarak çağrının muhatabı, davadaki taraf sıfatı ve açıklama istenen işlem ayrı belirlenebilir. Özellikle bir kuruluş adına gelen belgede kişinin temsil yetkisiyle görev unvanı aynı şey değildir. Belgenin muhatabının doğru anlaşılması, dinlenmeye kimin katılacağı konusundaki karışıklığı önler.
Davetiyenin içeriği ve gelmemenin sonucu
HMK 171, isticvabına karar verilen kişiye bizzat davetiye gönderilmesini düzenler. Belirlenen gün ve saatte isticvap için hazır bulunması gerektiği belirtilir. Ayrıca hangi vakıaların isticvap konusu olduğu davetiyede gösterilir.
Davetiyede sonuç uyarısı da bulunur. Kişinin geçerli bir özrü olmadan gelmemesi veya gelip sorulara cevap vermemesi hâlinde, isticvap konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı bildirilir. İkrar, bu bağlamda olayın kabul edilmiş sayılmasıyla ilgilidir.
Çağrılan taraf özürsüz gelmez veya soruları cevapsız bırakırsa mahkemece sorulan vakıalar ikrar edilmiş sayılır. Bu düzenlemeyi, davaya ilişkin her hukuki değerlendirmenin veya bütün taleplerin otomatik kabulü şeklinde genişletmek doğru değildir. Sonuç, kanunda belirtilen vakıalar üzerinden açıklanmalıdır.
Mazeret bakımından da yalnız kişinin gelmek istememesiyle geçerli özür aynı değildir. Davetiyedeki gün ve saat, mevcut engel ve engelin nasıl ortaya konulduğu ayrı değerlendirilir. Kanun metninde bu işlem için doğrulanmış olmayan sabit bir mazeret bildirim süresi bulunduğu ileri sürülmemelidir.
Davetiyeyi incelerken olayların listelenmesi yararlı olabilir. Hangi sözleşme, hangi teslim veya hangi açıklama hakkında soru yöneltileceği anlaşılabiliyorsa ilgili kayıtlar bu başlıklarla düzenlenebilir. Bu hazırlık, bilinmeyen bir olayı tahmin ederek cevap verme gereği doğurmaz; kişisel bilgiyle varsayım ayrı tutulmalıdır.
Bizzat dinlenme ve farklı yerde bulunma
HMK 172 uyarınca isticvap olunacak kişinin bizzat gelmesi gerekir. Ancak kişi mahkemenin bulunduğu ilin dışında oturuyorsa ve bulunduğu yerde eş zamanlı ses ve görüntü aktarımıyla dinlenmesi mümkün değilse istinabe yoluna başvurulur. İstinabe, işlemin başka mahkeme aracılığıyla yapılmasını ifade eder.
Burada iki koşul birlikte yer alır: başka ilde oturmak ve bulunduğu yerde eş zamanlı ses ve görüntü yolunun mümkün olmaması. Yalnız başka ilde bulunulduğu için bütün koşulların kendiliğinden gerçekleştiği söylenemez. Uygulanacak yol mahkemenin işlem düzeni içinde belirlenir.
Hastalık, engellilik veya benzeri sebeplerle mahkemeye bizzat gelemeyen kişi bulunduğu yerde isticvap edilir. Bu düzenleme, dinlenmenin tamamen ortadan kalkmasından farklıdır. Kanun, belirli engeller karşısında işlemin yapılacağı yere ilişkin çözüm getirir.
HMK 173, kişinin bizzat isticvap edilmesini ayrıca vurgular. Karşı taraf ve tarafların avukatları işlem sırasında hazır bulunabilir. Bu katılım, soruların kişi yerine avukat tarafından cevaplandırılması şeklinde yorumlanmamalıdır.
Hâkim başlamadan önce gerçeği söyleme gereğini hatırlatır. Kişi mahkemenin izni olmadan yazılı not kullanamaz. Dolayısıyla hazırlık aşamasında belge ve tarihleri düzenlemekle dinlenme sırasında notlara bakmak farklı konulardır; ikinci konuda izin kuralı gözetilmelidir.
Tutanak ve tamamlayıcı kurallar
HMK 174 uyarınca isticvap sonunda tutanak düzenlenir. Yapılan açıklamalar, yöneltilen sorular ve verilen cevaplar tutanağa yazılır. Tutanak tarafların huzurunda okunduktan sonra isticvap edilen kişiye imzalatılır.
Kişi haklı gerekçe göstermeden imzalamaktan kaçınırsa hâkim bunu tutanakla belirler. Dolayısıyla imzadan kaçınmak, yapılan dinlemenin hiç kayda geçmemesi sonucunu doğuran bir yol olarak görülmemelidir. Okunan kayıtla verilen açıklamanın birbirine uygunluğu dikkatle takip edilebilir.
HMK 175, bazı tanıklık hükümlerinin isticvapta da niteliğine aykırı düşmediği ölçüde uygulanacağını belirtir. Gönderme, sır ve menfaat ihlali nedeniyle çekinmeye ilişkin maddelerle dinlenme, bilgilendirme, davranış düzeni ve tercüman gibi konuları kapsar. Bütün tanıklık kuralları hiçbir ayrım olmadan aktarılmış değildir.
Bu nedenle cevap vermemeye ilişkin değerlendirmede hem 171. maddedeki sonuç hem 175. maddenin gönderdiği hükümler dikkate alınmalıdır. Kanunen korunan sır veya başka bir çekinme sebebi ileri sürülüyorsa, hangi bilginin neden bu kapsamda olduğu açık tutulabilir. Genel bir susma tercihinin kanuni çekinme sebebiyle aynı olduğu varsayılmamalıdır.
Özellikle Türkçe bilmeyen veya iletişim engeli bulunan kişinin nasıl dinleneceği değerlendirilirken, gönderme yapılan tercüman ve bilirkişi hükümleri önem taşır. Bu hükümler de isticvabın niteliğiyle birlikte uygulanır. Çağrının muhatabı, dinlenme biçimi ve tutanak aşamasını ayrı izlemek, işlemin hangi bölümünde sorun bulunduğunu belirlemeyi kolaylaştırır.
Sık sorulan sorular
Avukatım duruşmaya giderse benim gitmeme gerek kalmaz mı?
HMK 172 ve 173 isticvap edilecek kişinin bizzat gelmesini ve bizzat dinlenmesini düzenler. Avukatın hazır bulunabilmesi bu kişisel dinlenmenin yerine geçmez. Mahkemeye gelememeye veya başka ilde bulunmaya ilişkin özel durumlar kanundaki usuller çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
Çağrıya gitmezsem bütün davayı kabul etmiş mi olurum?
HMK 171, geçerli özür olmaksızın gelinmemesi veya soruların cevapsız bırakılması hâlinde isticvap konusu vakıaların ikrar edilmiş sayılmasını düzenler. Bunun için davetiyenin konuyu ve sonucu gösteren içeriği önemlidir. Düzenleme, her durumda bütün taleplerin doğrudan kabulü şeklinde anlatılmamalıdır.
Yanımda hazırladığım notları okuyabilir miyim?
HMK 173’e göre mahkemenin izni olmadıkça yazılı not kullanılamaz. Bu nedenle önceden not hazırlanmasıyla dinlenme sırasında notlardan yararlanma yetkisi aynı değildir. Notlara ihtiyaç duyuluyorsa bu durum mahkemeye açıklanmalı ve izin konusu dikkate alınmalıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.