İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

İcra ve usul hukuku

Hukuk davasında talebimi veya beyanımı değiştirmek istiyorum: ıslah nasıl yapılır?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Taraf, kendi usul işlemlerini aynı davada bir kez kısmen veya tamamen ıslah edebilir.
  • Islah kural olarak tahkikat bitinceye kadar sözlü ya da yazılı şekilde yapılabilir.
  • Tam veya kısmi ıslahtan sonra kanundaki bir haftalık işlemler süresinde tamamlanmalıdır.

Hukuk davasında dilekçe verildikten sonra talep sonucunun, olay anlatımının veya başka bir usul işleminin değiştirilmesi gerekebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu bu ihtiyacı “ıslah” adı verilen kurumla karşılar. Islah, yeni bir dava açmak değil, tarafın aynı dava içinde kendi usul işlemini düzeltmesi veya değiştirmesidir.

Islah sınırsız bir geri dönüş imkânı değildir. Kanun kaç kez kullanılabileceğini, hangi aşamaya kadar yapılabileceğini ve sonrasında hangi işlemlerin tamamlanacağını ayrı ayrı düzenler. Bu nedenle yalnız “önceki beyanlarımı ıslah ediyorum” demek yerine kapsam, zaman ve devam işlemleri birlikte değerlendirilmelidir.

Islahın kapsamı ve bir kez kullanılabilmesi

HMK 176’ya göre taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Düzenleme tarafın kendi işlemine ilişkindir. Bir taraf, ıslah yoluyla karşı tarafın yaptığı işlemi ortadan kaldıramaz veya mahkemenin kararını değiştiremez.

Kısmi ıslahta yalnız belirli bir usul işlemi ya da onun bir bölümü değiştirilir. Tam ıslahta ise davacı, davasını baştan itibaren yeni bir dava dilekçesiyle yürütecek biçimde değiştirir. Hangi yolun seçildiği, ıslah sonrasında yapılması gereken işlem bakımından önemlidir.

Her taraf aynı davada yalnız bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Davacının ıslah kullanmış olması, davalının kendi usul işlemleri için sahip olduğu bir defalık imkânı ortadan kaldırmaz. Ancak aynı tarafın sonradan ikinci bir ıslah yapabileceği varsayımıyla eksik bir başvuru hazırlanması risklidir.

Bir defalık hakkın kullanılıp kullanılmadığı yalnız dilekçenin başlığına bakılarak anlaşılmaz. Önceki tutanaklar ve dilekçeler incelenerek tarafın bir usul işlemini ıslah iradesiyle değiştirip değiştirmediği kontrol edilebilir. Açıklama, düzeltme ve ıslahın dosyadaki niteliği somut içeriğe göre değerlendirilir.

Islah maddi hukukta sona ermiş bir hakkı kendiliğinden yeniden doğurmaz. Değişikliğin zamanaşımı, görev, kesin hüküm veya başka bir engelle ilişkisi varsa bunlar ayrıca incelenir. Usul imkânının varlığı, yeni içeriğin esastan mutlaka kabul edileceği anlamına gelmez.

Islahın konusu açık yazılabilir. Değiştirilen talep, miktar, vakıa veya savunma ile değişikliğin hangi noktadan başladığı gösterilebilir. Böylece hem mahkeme hem karşı taraf hangi önceki işlemlerin etkilenip hangilerinin korunacağını anlayabilir.

Islah ne zamana kadar ve nasıl yapılır?

HMK 177’nin genel kuralına göre ıslah tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir. Tahkikat, uyuşmazlık konusu vakıaların ve delillerin incelendiği yargılama aşamasıdır. Bu sınır nedeniyle dosyanın hangi aşamada bulunduğu yalnız duruşma tarihine bakılarak değil, mahkemenin tahkikatı sona erdirip erdirmediğine göre değerlendirilmelidir.

Kanun, bozma veya kaldırma kararından sonra dosyanın ilk derece mahkemesine dönmesi için de özel bir hüküm içerir. İlk derece mahkemesi tahkikata ilişkin bir işlem yaparsa, tahkikat sona erinceye kadar ıslah yapılabilir. Bununla birlikte bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ıslahla ortadan kaldırılamaz.

Islah sözlü veya yazılı yapılabilir. Duruşmada sözlü ıslah tutanağa geçirilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse ya da talep duruşma dışında sunulmuşsa, yazılı talep veya tutanak örneği karşı tarafa haber vermek amacıyla bildirilir.

Başvurunun şekli kadar içeriği de önemlidir. Hangi işlemin tamamen mi kısmen mi ıslah edildiği, yeni içeriğin ne olduğu ve buna bağlı talep açık kurulabilir. Sadece kurumun adının kullanılması, değişikliğin sınırlarını kendiliğinden açıklamaz.

Giderler, teminat ve ıslahın etkisi

Islah eden taraf, ıslah nedeniyle geçersiz hâle gelen işlemler için yapılmış yargılama giderleri ile karşı tarafın uğradığı veya uğrayabileceği zararları karşılamak üzere teminat yatırır. Miktarı hâkim belirler. HMK 178’e göre teminat bir hafta içinde mahkeme veznesine yatırılmazsa ıslah yapılmamış sayılır.

Karşı tarafın zararı kesin olarak belirlendiğinde yatırılan tutar eksikse tamamlatılır, fazlaysa iade edilir. Bu düzenleme her ıslah için önceden sabit bir parasal tutar öngörmez. Somut dosyada hâkimin belirlediği miktar ve verilen süre izlenmelidir.

Islah, bunu yapan tarafın belirlediği noktadan itibaren usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur. Ancak kanun bazı işlemleri korur. İkrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları ile kanunda sayılan yemin işlemleri sırf ıslah yapıldı diye kendiliğinden geçersiz olmaz.

Islah sonrasında yürütülen tahkikat bu işlemlerin dikkate alınmasını gerektirmiyorsa, onlar da yapılmamış sayılabilir. Bu yüzden “dosyadaki bütün deliller silinir” veya “bütün eski işlemler kesinlikle korunur” biçimindeki iki uç yaklaşım da kanunun kurduğu ayrımı yansıtmaz.

Tam ve kısmi ıslahtan sonra yapılacaklar

Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren davacı, bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni dava dilekçesi vermelidir. Bu işlem yapılmazsa ıslah hakkı kullanılmış sayılır; dava ise ıslah hiç yapılmamış gibi devam eder. Bir haftalık süre, yalnızca hazırlık için belirsiz bir bekleme dönemi değildir.

Kısmi ıslahta mahkeme, ıslah edilen usul işleminin yapılması için bir haftalık süre verir. İşlem süresinde tamamlanmazsa yine ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir. Tam ıslahtaki yeni dilekçe ile kısmi ıslahtaki tamamlayıcı işlem birbirinden ayrılmalıdır.

Islahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek amacıyla kötü niyetli yapıldığı delil veya belirtilerle anlaşılırsa mahkeme ıslahı dikkate almadan karar verir. Kanun ayrıca karşı tarafın zararının ödenmesini ve disiplin para cezasını düzenler. Bu nedenle ıslahın somut değişiklik ihtiyacıyla bağlantısı kurulmalıdır.

Açık yazı ve hesap hatalarının düzeltilmesi ise HMK 183’te ayrıca düzenlenmiştir. Tarafların veya mahkemenin dosyadaki belgelerde bulunan bu tür hataları karar verilinceye kadar düzeltilebilir. Her maddi hatayı ıslah saymak ya da esaslı bir değişikliği basit hata düzeltmesi olarak sunmak doğru değildir.

Uygulamada önce eski ve yeni işlem yan yana karşılaştırılabilir. Islahın tam mı kısmi mi olduğu, bir defalık hakkın daha önce kullanılıp kullanılmadığı, tahkikatın durumu ve bir haftalık devam işlemleri ayrı bir kontrol listesinde tutulabilir. Böylece içerik değişikliği kadar usulün tamamlanması da izlenebilir.

Sık sorulan sorular

Aynı davada ikinci kez ıslah yapabilir miyim?

HMK 176, tarafların aynı davada ancak bir kez ıslaha başvurabileceğini düzenler. Bu nedenle ilk kullanımda hangi işlemin hangi bölümden itibaren değiştirileceği açıkça belirlenmelidir. Karşı tarafın kendi bir defalık hakkı ise ayrıdır.

Islah talebi mutlaka yazılı mı olmalıdır?

Hayır. HMK 177 uyarınca ıslah sözlü veya yazılı yapılabilir. Karşı taraf duruşmada yoksa ya da talep duruşma dışında yapılıyorsa yazılı talep veya tutanak örneği haber vermek amacıyla ona bildirilir.

Tam ıslahtan sonra yeni dilekçeyi vermezsem ne olur?

Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni dava dilekçesi vermelidir. Vermezse ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. İcra ve usul hukuku

    Hukuk davasında ön sorun ve bekletici sorun ne anlama gelir?

    Ön sorunun dilekçeyle veya duruşmada ileri sürülmesi, karşı tarafın cevabı ve başka dava ya da idari kararın beklenmesi.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 163–165

  2. İcra ve usul hukuku

    Hukuk davasında duruşmaya katılım, soru sorma ve tutanak kuralları

    Hukuk davasında görüntülü katılım, duruşmaya gelmemenin sonuçları, doğrudan soru, kayıt yasağı ve duruşma tutanağının kapsamı.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 147–158

  3. İcra ve usul hukuku

    Birden fazla kişi aynı hukuk davasında birlikte yer alabilir mi?

    İhtiyari ve mecburi dava arkadaşlığının koşulları, davaların bağımsızlığı, birlikte hareket zorunluluğu ve duruşmaya gelmemenin etkisi.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 57–60