Hırsızlık suçu: cezası, nitelikli hâller ve etkin pişmanlık
Kısaca
- Hırsızlığın temel hâlinin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir ve bu hâl uzlaştırma kapsamındadır.
- Mal kovuşturma başlamadan tamamen iade edilir ya da zarar tamamen karşılanırsa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
- Kovuşturma başladıktan sonra ve hükümden önce tam iade veya tazminde ceza yarısına kadar indirilir.
- Ayrılık kararı bulunmayan eşin, üstsoyun veya altsoyun zararına işlenen hırsızlıkta o akrabaya ceza verilmez.
Hırsızlık, başkasına ait taşınır bir malın sahibinin rızası olmadan alınmasıdır. Kanundaki ceza, malın nereden ve nasıl alındığına göre bir yıldan başlayıp on iki yıla kadar çıkabilir; bazı hâllerde bunun üzerine artırım da yapılır. Aynı fiil bazı durumlarda ise hiç cezalandırılmaz. Türk Ceza Kanunu hırsızlığı 141 ile 147. maddeler arasında düzenler. Etkin pişmanlık ve akrabalar arasındaki cezasızlık ise 167 ve 168. maddelerdedir.
Suçun tanımı ve temel cezası
- maddeye göre zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bulunduğu yerden alan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Zilyet, malı fiilen elinde bulunduran kişidir. Kiracının evindeki eşya ya da emanet bırakılan bir çanta, mülkiyeti başkasına ait olsa da zilyedinin elinden alındığında hırsızlık konusu olur.
Suçun oluşması için malın yalnızca alınması yetmez; failin bunu bir yarar sağlamak amacıyla yapması gerekir. Taşınmazlar hırsızlığın konusu olamaz. Hırsızlığın temel hâli, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesine göre uzlaştırma kapsamındadır.
Nitelikli hırsızlık
- madde, cezayı artıran hâlleri iki grupta toplar. Birinci gruptaki hâllerde ceza üç yıldan yedi yıla kadar hapistir:
- kamu kurumlarında veya ibadethanelerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine ayrılmış eşya,
- toplu taşıma aracı içindeki veya durak, terminal gibi varış ve kalkış yerlerindeki eşya,
- afet veya genel bir felaketin zararlarını önlemek için hazırlanmış eşya,
- âdet, tahsis veya kullanımı gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında işlenen hırsızlık.
İkinci gruptaki hâllerde ceza beş yıldan on yıla kadar hapistir:
- kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından ya da ölmesinden yararlanmak,
- elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak ya da özel beceriyle almak (yankesicilik gibi),
- doğal afet veya sosyal olayların yarattığı korku ve kargaşadan yararlanmak,
- taklit anahtarla veya başka bir aletle kilit açmak ya da kilitlenmeyi engellemek,
- bilişim sistemlerini kullanmak,
- tanınmamak için tedbir almak ya da yetkisi olmadan resmî sıfat takınmak,
- büyük veya küçükbaş hayvan çalmak,
- herkesin girebileceği bir yerde kilitlenerek bırakılmış ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşyayı çalmak.
Kapkaç, kendini savunamayacak durumdaki birine karşı işlenirse ceza üçte birine kadar artırılır. Sıvı veya gaz hâlindeki enerjinin ya da bunların taşındığı, işlendiği veya depolandığı tesislerdeki hırsızlığın cezası beş yıldan on iki yıla kadardır. Hırsızlık sonucunda haberleşme, enerji, demiryolu veya havayolu ulaşımında kamu hizmeti geçici de olsa aksarsa ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
Hırsız bir eve girmek için kapıyı kırmışsa, ayrıca konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından da yargılanabilir. Bu suçlar hırsızlık amacıyla işlendiğinde soruşturma için şikâyet aranmaz (m. 142/4).
Suç gece vakti işlenirse ceza yarı oranında artırılır (m. 143). Kanun gece vaktini, güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp doğmasından bir saat önceye kadar süren zaman olarak tanımlar (m. 6).
Cezayı azaltan ya da kaldıran hâller
Kanun bazı hırsızlık türlerine daha hafif ceza öngörür:
Paydaş veya elbirliğiyle malik olunan mal üzerinde ya da bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenen hırsızlık şikâyete bağlıdır. Ceza iki aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır (m. 144). Miras kalan ve henüz paylaşılmamış bir evdeki eşyanın mirasçılardan biri tarafından alınması, ilk hâle tipik bir örnektir.
Çalınan malın değeri azsa hâkim cezada indirim yapabilir. Suçun işleniş şekli ve özellikleri de dikkate alınarak ceza vermekten tamamen vazgeçilebilir (m. 145). Kanun “az değer” için bir rakam belirlemez; her olayda ayrıca değerlendirilir.
Mal geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere alınmışsa, buna kullanma hırsızlığı denir. Bu hâlde ceza şikâyet üzerine yarısına kadar indirilir; mal suç işlemek için kullanılmışsa indirim yapılmaz (m. 146).
Hırsızlık ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmişse, olayın özelliğine göre cezada indirim yapılabilir ya da ceza vermekten vazgeçilebilir (m. 147).
Aile içinde hırsızlık: şahsi cezasızlık
- madde, yakın akrabalar arasındaki malvarlığı suçlarında özel bir kural koyar. Yağma ve nitelikli yağma dışındaki malvarlığına karşı suçlar; ayrılık kararı verilmemiş eşin, üstsoy veya altsoyun ya da bu derecedeki kayın hısımlarının, evlat edinen veya evlatlığın, aynı konutta birlikte yaşayan kardeşin zararına işlenmişse ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. Buna şahsi cezasızlık sebebi denir: fiil suç olmaya devam eder ama o akrabaya ceza verilmez. Suça katılan yabancı bir kişi bu kuraldan yararlanamaz.
Suç ayrılık kararı verilmiş eşin, aynı konutta yaşamayan kardeşin ya da aynı konutta yaşayan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına işlenmişse, soruşturma şikâyete bağlıdır ve ceza yarı oranında indirilir.
Etkin pişmanlık
Etkin pişmanlık, suç tamamlandıktan sonra çalınan malın geri verilmesi ya da zararın karşılanması üzerine cezada indirim yapılmasıdır. 168. maddeye göre fail, azmettiren veya yardım eden kişi bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme ya da tazmin yoluyla tamamen giderirse indirim oranı zamanlamaya bağlıdır. Bu kovuşturma başlamadan önce olursa cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma başladıktan sonra ama hüküm verilmeden önce olursa yarısına kadarı indirilir. Kovuşturma, iddianamenin mahkemece kabulüyle başlar.
Zarar yalnızca kısmen giderilmişse indirim için mağdurun rızası da gerekir. Kanun, pişmanlığın failin kendisi tarafından gösterilmesini arar. Bu yüzden iade ya da ödemenin failin kendi iradesiyle yapıldığını gösteren bir tutanağın veya belgenin dosyaya girmesi önem taşır. Malın sahibine ne zaman ve ne kadarının geri verildiği de bu belgede açıkça yer almalıdır.
Sık sorulan sorular
Çaldığı malı geri veren kişiye ceza verilmez mi?
Ceza verilir ama indirilir. Malın tamamen geri verilmesi ya da zararın tamamen karşılanması kovuşturma başlamadan önce olursa cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma başladıktan sonra ve hükümden önce olursa yarısına kadarı indirilir. Kısmen iade ya da tazminde indirim için ayrıca mağdurun rızası aranır.
Babamın parasını izinsiz aldım, hakkımda dava açılır mı?
Hırsızlık üstsoyun, yani anne, baba, büyükanne ve büyükbabanın zararına işlenmişse ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. Aynı kural ayrılık kararı bulunmayan eş, altsoy, üstsoy ve altsoy derecesindeki kayın hısımları, evlat edinen ile evlatlık ve aynı evde yaşayan kardeşler için de geçerlidir. Bu kural yağma için uygulanmaz.
Arabayı gezmek için alıp geri bıraktım, bu da hırsızlık mı?
Malın geçici olarak kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere alınması kullanma hırsızlığıdır. Bu durumda soruşturma şikâyete bağlıdır ve ceza yarısına kadar indirilir. Mal suç işlemek için kullanılmışsa bu indirim uygulanmaz.
Hırsızlık şikâyetten vazgeçilince düşer mi?
Hırsızlığın temel hâli ve nitelikli hâlleri şikâyete bağlı değildir; şikâyetten vazgeçmek tek başına soruşturmayı ya da davayı bitirmez. Şikâyete bağlı olanlar, paydaş malı veya alacak tahsili amacıyla işlenen hırsızlık ile kullanma hırsızlığıdır. Temel hâl ise uzlaştırma kapsamında olduğundan taraflar uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.