İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Tazminat hukuku

Hayvanın verdiği zarardan kim sorumludur?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Hayvanın verdiği zarardan, bakımını ve yönetimini sürekli veya geçici olarak üstlenen kişi sorumludur.
  • Zararı önlemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat eden hayvan bulunduran sorumlu olmaz.
  • Hayvan başkası tarafından ürkütüldüyse, hayvanı bulunduranın ürküten kişiye rücu hakkı saklıdır.
  • Hayvan başkasının taşınmazında zarar verirse zilyet onu alıkoyabilir, ancak sahibine derhal bilgi vermelidir.

Bir hayvanın kişiye veya mala zarar vermesi halinde sorumluluk değerlendirmesi yalnızca hayvanın kime ait olduğuna bakılarak yapılamaz. Türk Borçlar Kanunu’nun 67. maddesi, hayvanın bakımını ve yönetimini sürekli veya geçici olarak üstlenen kişiyi esas alır. Bu nedenle malik, bakımı üstlenen kişi ve olay sırasında yönetimi elinde bulunduran kişi arasındaki ilişki araştırılmalıdır.

Buradaki düzenleme, belirli bir hayvanı bulunduran kişinin özel hukuk sorumluluğuna ilişkindir. Sahipsiz hayvanlara veya kamu idarelerinin görevlerine ilişkin bütün uyuşmazlıkların aynı hükümle çözüldüğü varsayılmamalıdır. Somut olayda kime, hangi hukuki sebeple talep yöneltildiği açıkça belirlenmelidir. Bu yazı, 67 ve 68. maddeler ile tazminatın belirlenmesine ilişkin genel hükümlerle sınırlıdır.

Bakımı ve yönetimi üstlenen kişinin belirlenmesi

  1. madde hem sürekli hem geçici bakım ve yönetimi kapsar. Bu ifade, yalnızca uzun süreli sahiplik ilişkisinin dikkate alınmadığını gösterir. Hayvanı belli bir dönem için fiilen yöneten kişinin durumu da incelenebilir. Bununla birlikte yalnızca hayvanın yakınında bulunmak veya olay yerinde görülmek, bakım ve yönetimin üstlenildiğini kendiliğinden kanıtlamaz.

İnceleme sırasında bakım düzeninin nasıl kurulduğu, hayvanın kime teslim edildiği ve olay sırasında hangi kişinin kontrolünde bulunduğu somutlaştırılmalıdır. Tarafların açıklamaları ile mevcut belgeler birbirinden ayrılmalı; kesin olarak bilinmeyen bir sahiplik ya da bakım ilişkisi varsayılmamalıdır. Sorumlu kişinin belirlenmesi, zarar miktarının hesaplanmasından önce çözülmesi gereken ayrı bir konudur.

6098 sayılı Kanun’un 67. maddesinden:

Bir hayvanın bakımını ve yönetimini sürekli veya geçici olarak üstlenen kişi, hayvanın verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Hayvan bulunduran, bu zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz. Hayvan, bir başkası veya bir başkasına ait hayvan tarafından ürkütülmüş olursa, hayvanı bulunduranın, bu kişilere rücu hakkı saklıdır.

Kanun gerekli özeni gösterdiğini ispatlayan hayvan bulunduranın sorumlu olmayacağını belirtir. Dolayısıyla sorumluluk hükmü ile kurtuluş imkânı birlikte okunmalıdır. Bir zararın meydana gelmesi, bu savunmanın hiç incelenmeyeceği anlamına gelmez. Özenin gösterildiğine ilişkin genel bir sözlü açıklama da her olayda yeterli kabul edilemez; olayın koşulları ve deliller birlikte değerlendirilir.

Ürkütme, zarar ve tazminatın kapsamı

Hayvanın başka bir kişi veya başka kişiye ait hayvan tarafından ürkütülmesi halinde 67. madde rücu hakkını saklı tutar. Rücu, yapılan ödemenin ilgili kişiden geri istenmesine ilişkin hukuki imkândır. Bu düzenleme, zarar görenin talebi ile sonradan sorumlular arasındaki paylaşımın farklı ilişkiler olduğunu gösterir. Ürkütme iddiasının kim tarafından ve hangi olayla bağlantılı ileri sürüldüğü belirlenmelidir.

Zararın varlığı ve miktarı da ayrıca ortaya konulmalıdır. Bir eşyanın zarar görmesi halinde hasarın niteliği, önceki durumu ve olayla bağlantısı incelenebilir. Kişinin yaralandığı olaylarda ise zarar kalemleri başka belgelerle açıklanabilir. Her olaya uygulanacak tek bir sabit tazminat veya otomatik ödeme tablosu bulunuyormuş gibi rakam vermek doğru değildir.

Tazminatın kapsamı bakımından 51. madde ve zarar görenin etkisi bakımından 52. madde dikkate alınır. Bu genel hükümler, hayvan bulunduranın sorumluluğunu düzenleyen özel hükmün yerine geçirilmemelidir. Özellikle gerekli özeni ispat ederek sorumluluktan kurtulma imkânı, 67. madde çerçevesinde değerlendirilir.

6098 sayılı Kanun’un 51. maddesinden:

Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür.

6098 sayılı Kanun’un 52. maddesinden:

Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.

Taşınmaz üzerindeki zarar ve alıkoyma

  1. madde, bir kişinin hayvanının başkasının taşınmazında zarar vermesi haline özgü bir düzenlemedir. Hükümde hak sahibi olarak taşınmazın zilyedi gösterilir. Zilyet, mal üzerinde fiilî hâkimiyet kullanan kişiyi ifade eder; malik kavramıyla her olayda aynı kişiyi göstermeyebilir. Bu nedenle zararın nerede meydana geldiği ve taşınmazın kimin fiilî yönetiminde bulunduğu önem taşır.

6098 sayılı Kanun’un 68. maddesinden:

Bir kişinin hayvanı, başkasının taşınmazı üzerinde bir zarar verdiği takdirde, taşınmazın zilyedi, o hayvanı yakalayabilir, zararı giderilinceye kadar alıkoyabilir; hatta durum ve koşullar haklı gösteriyorsa hayvanı diğer yollarla etkisiz hâle getirebilir. Bu durumda, taşınmazın zilyedi derhâl hayvan sahibine bilgi vermek ve sahibini bilmiyorsa, onun bulunması için gerekli girişimleri yapmak zorundadır.

Bu hüküm, zarar veren hayvana karşı sınırsız müdahale yetkisi vermez. Maddede farklı müdahaleler için durum ve koşulların haklı göstermesi ölçütü bulunur. Ayrıca hayvan sahibine derhal bilgi verme, sahibi bilinmiyorsa bulunması için gerekli girişimleri yapma yükümlülüğü açıkça düzenlenmiştir. Yalnızca alıkoyma imkânını okuyup bu yükümlülükleri dışarıda bırakmak eksik değerlendirme olur.

Olayın belgelenmesi ve taleplerin ayrılması

Bir uyuşmazlıkta olay tarihi, yer, hayvanın bakım ve yönetimini üstlenen kişi, zararın nasıl gerçekleştiği ve zararın belgeleri ayrı başlıklarla gösterilebilir. Varsa görüntü veya tanık anlatımı, olayın hangi bölümünü açıkladığı belirtilerek değerlendirilmelidir. Görülmeyen bir olayın ayrıntıları, yalnızca zararın sonucundan hareketle kesin bilgi gibi yazılmamalıdır.

Zarar görenin davranışının zararın doğmasına veya artmasına etkisi ileri sürülüyorsa, bunun dayanağı da açıklanmalıdır. 52. madde hâkime indirim veya kaldırma imkânı tanır; her iddianın otomatik indirim sağlayacağını söylemez. Aynı şekilde, hayvanın ürkütüldüğünün ileri sürülmesi ile kanundaki rücu koşullarının gerçekleşmesi farklı değerlendirmelerdir.

Dosyanın sağlıklı incelenebilmesi için sorumluluğun sebebi, sorumlu kişi ve istenen zarar kalemleri birbirine karıştırılmamalıdır. Hayvanın davranışı, bakım ve yönetim düzeni ve olay sonrasındaki kayıtlar birlikte okunmalıdır. Bu yaklaşım, hem dayanaksız tazminat beklentisi yaratılmasını hem de kanunda tanınmış hakların gözden kaçırılmasını önler.

Talep edilen her zarar kalemi ayrıca açıklanmalıdır. Yalnızca toplam bir tutar belirtilmesi, bu tutarın hangi hasara veya hangi gider belgesine dayandığını ortaya koymaz.

Sık sorulan sorular

Sadece hayvanın sahibi mi sorumludur?
  1. madde hayvanın bakımını ve yönetimini sürekli veya geçici olarak üstlenen kişiyi esas alır. Sorumluluk yalnızca mülkiyet kaydına bakılarak belirlenmez.
Gerekli özeni gösteren kişi sorumluluktan kurtulabilir mi?

Evet. Kanun, zararı önlemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat eden hayvan bulunduranın sorumlu olmayacağını düzenler.

Hayvanı başka biri ürküttüyse ne olur?

Hayvanı bulunduranın, hayvanı ürküten kişiye veya ürküten hayvanın ilgili kişisine rücu hakkı saklıdır. Olayın bağlantıları ayrıca ispatlanmalıdır.

Zarar veren hayvan alıkonulursa sahibine haber verilmeli mi?
  1. madde kapsamındaki durumda taşınmazın zilyedi derhal hayvan sahibine bilgi vermeli; sahibi bilinmiyorsa bulunması için gerekli girişimleri yapmalıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Tazminat hukuku

    Trafik kazasında araç değer kaybı: kimden ve nasıl istenir?

    Kazadan sonra onarılan aracın piyasa değerindeki düşüşün kimden, hangi şartlarla istenebileceği, trafik sigortasının karşılamadığı hâller ve süreler.

    Dayanak: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 3, 85, 88 ve diğer maddeler; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 50, 52, 74; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30

  2. Tazminat hukuku

    Manevi tazminat nedir, kimler hangi durumlarda isteyebilir?

    Bedensel zarar, ölüm ve kişilik hakkının zedelenmesi hâllerinde manevi tazminat isteyebilecek kişiler, miktarın belirlenmesi, sigorta ve süreler.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 51, 52, 56 ve diğer maddeler; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 24, 25, 174; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 92, 90

  3. Tazminat hukuku

    Hekim hatası (malpraktis): tazminat kimden, hangi mahkemede ve ne zamana kadar istenir?

    Tıbbi hata nedeniyle tazminat: özel hastane ve kamu hastanesi ayrımı, görevli mahkeme, idareye başvuru, ispat ve zamanaşımı süreleri.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 112, 116, 506 ve diğer maddeler; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 3, 73, 73/A; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 129; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 13; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2, 7, 9 ve diğer maddeler