Güveni kötüye kullanma suçu: emanet edilen malı geri vermemenin cezası
Kısaca
- Saklamak veya belirli bir şekilde kullanmak üzere teslim edilen malı amacı dışında kullanan ya da teslimi inkâr eden kişi bu suçu işler.
- Basit hâlin cezası altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır; şikâyet altı ay içinde yapılmalıdır.
- Ödünç verilen paranın geri ödenmemesi çoğu zaman bu suçu oluşturmaz; bu bir alacak sorunudur.
- Malın geri verilmesi veya zararın giderilmesi cezayı ortadan kaldırmaz, ancak indirim sağlar.
Güveni kötüye kullanma, halk arasında emanete hıyanet diye de bilinir. Birine bir malı saklasın ya da belirli bir iş için kullansın diye bırakırsınız; o kişi malı satar, kendi işinde kullanır ya da hiç teslim almadığını söyler. Türk Ceza Kanunu bu davranışı 155. maddede suç olarak düzenler. Hırsızlıktan farkı, malın faile gizlice alınmamış, sahibinin kendi isteğiyle teslim edilmiş olmasıdır.
Suç hangi durumda oluşur?
Kanuna göre başkasına ait olup da muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş mal üzerinde, kendisinin ya da başkasının yararına, devrin amacı dışında tasarrufta bulunan ya da bu devri inkâr eden kişi bu suçu işlemiş olur.
Zilyetlik, bir mal üzerindeki fiilî hâkimiyettir. Arabanızın anahtarını bir arkadaşınıza verdiğinizde araç hâlâ sizindir, ama fiilen onun elindedir. Bu tanımdan çıkan şartları şöyle sıralayabiliriz:
- Mal başkasına ait olmalıdır. Kişinin kendi malı üzerinde bu suç işlenemez.
- Mal faile saklaması ya da belirli bir amaçla kullanması için teslim edilmiş olmalıdır. Tamir için bırakılan telefon, fuarda sergilensin diye verilen ürünler, satıp parasını getirsin diye emanet edilen altın tipik örneklerdir.
- Fail malı bu amacın dışında kullanmalı (satmak, rehin vermek, kendi malı gibi harcamak) ya da teslim aldığını inkâr etmelidir.
İnkâr da ayrı bir hareket olarak sayılmıştır. Malı satmamış, kullanmamış olsa bile “bana böyle bir şey teslim edilmedi” diyen kişi suçu işlemiş olur. Bu yüzden teslimin yazılı bir belgeyle, mesajla ya da tanıkla gösterilebilmesi ispat açısından büyük önem taşır. Suçun kasten işlenmesi gerekir; malı ihmal yüzünden kaybeden ya da bozan kişinin durumu tazminat konusu olabilir, ama bu suçu oluşturmaz.
Ödünç para, satış sözleşmesi gibi ilişkilerde mülkiyet karşı tarafa geçtiği için bu suç genellikle oluşmaz. Böyle uyuşmazlıklar hukuk yoluyla çözülür. Teslim sırasında hileyle kandırma varsa olay dolandırıcılık olarak da değerlendirilebilir; bu ayrı bir suçtur.
Basit ve nitelikli güveni kötüye kullanmanın cezası
Basit hâlin cezası altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Burada iki ceza birlikte verilir. Adli para cezası, gün sayısı üzerinden belirlenip kişinin ekonomik durumuna göre paraya çevrilen cezadır.
Suç; meslek ve sanat, ticaret ya da hizmet ilişkisi gereği veya her ne sebeple olursa olsun başkasının mallarını yönetme yetkisi nedeniyle teslim edilmiş eşya hakkında işlenirse ceza ağırlaşır. Bu nitelikli hâlde bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası öngörülür. Tahsil ettiği parayı şirkete yatırmayan çalışan, müşterinin emanet ettiği eşyayı satan servis ya da yönettiği malları kendi hesabına kullanan vekil bu hâle örnek verilebilir.
Araçlarla ilgili yeni artırım
24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla maddeye üçüncü bir fıkra eklendi ve 25 Aralık 2025’te yürürlüğe girdi. Buna göre suçun konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtıysa, ilk iki fıkraya göre belirlenen ceza bir kat artırılır. Kiralanan ya da satılmak üzere galeriye bırakılan otomobilin, teknenin teslim edilmemesi veya başkasına satılması bu kapsama girer.
Aynı Kanun uzlaştırma listesini de değiştirdi. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi artık güveni kötüye kullanmayı “üçüncü fıkra hariç” sayıyor. Suçun işlendiği tarihteki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun farklıysa failin lehine olan uygulanır (TCK m. 7). Bu yüzden 25 Aralık 2025’ten önce işlenmiş fiillerde bu artırım yapılmaz.
Şikâyet, uzlaştırma ve akraba arasında işlenmesi
Basit güveni kötüye kullanmanın soruşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır. Şikâyet süresi, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır. Şikâyetten vazgeçilirse dava düşer. Nitelikli hâl ise şikâyete bağlı değildir.
Uzlaştırma, şüpheli ile mağdurun bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşmaya çalıştığı yoldur. Güveni kötüye kullanma, motorlu taşıtlarla ilgili üçüncü fıkra hariç uzlaştırma kapsamındadır. Taraflar anlaşırsa ve şüpheli edimini yerine getirirse soruşturma ya da dava bu yolla sona erebilir. Uzlaştırmanın işleyişi ayrı bir yazının konusudur.
Malvarlığına karşı suçlarda akrabalık da önemlidir. Suç, haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyun (anne, baba, çocuk, torun gibi), aynı derecedeki kayın hısımlarının, evlat edinen ya da evlatlığın veya aynı konutta yaşayan kardeşin zararına işlenirse faile ceza verilmez (m. 167). Ayrılık kararı verilmiş eş ya da ayrı yaşayan kardeş gibi bazı yakınların zararına işlendiğinde ise ceza şikâyet üzerine verilir ve yarı oranında indirilir.
Zararın giderilmesi ve etkin pişmanlık
Etkin pişmanlık, failin suçtan sonra zararı kendi isteğiyle gidermesi hâlinde cezasının indirilmesidir. Kanunun 168. maddesine göre fail, kovuşturma başlamadan önce malı aynen geri verir ya da zararı tamamen tazmin ederse ceza üçte ikisine kadar indirilir. Kovuşturma başladıktan sonra ama hükümden önce giderilirse indirim yarısına kadardır. Zararın yalnızca bir kısmı giderilmişse bu indirim için ayrıca mağdurun rızası aranır.
Kovuşturma, iddianamenin mahkemece kabulüyle başlayan aşamadır. Bu yüzden zarar ne kadar erken giderilirse indirim imkânı o kadar geniştir. Mağdur açısından da durum benzerdir: teslim belgesi, mesajlar, banka kayıtları ve tanıklar ne kadar erken toplanırsa malın neden ve hangi amaçla teslim edildiğini ispat etmek o kadar kolay olur.
Sık sorulan sorular
Ödünç verdiğim parayı geri alamıyorum, bu güveni kötüye kullanma mıdır?
Çoğu zaman hayır. Ödünç verilen paranın mülkiyeti, harcanmak üzere karşı tarafa geçer; borçlunun onu ödememesi bir alacak sorunudur ve icra takibi ya da alacak davasıyla çözülür. Güveni kötüye kullanmada ise mal, saklanmak veya belirli bir şekilde kullanılmak üzere teslim edilmiştir ve sahibi değişmemiştir.
Şikâyet için ne kadar sürem var?
Basit güveni kötüye kullanma şikâyete bağlıdır. Şikâyet, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz günden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır; bu süre kaçarsa soruşturma yapılamaz. İş, meslek veya ticari ilişki gereği teslim edilen eşyaya ilişkin nitelikli hâl ise şikâyete bağlı değildir; savcılık suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturur.
Malı geri verirsem ceza almaz mıyım?
Malın geri verilmesi ya da zararın tamamen ödenmesi, etkin pişmanlık hükmü uyarınca cezayı indirir; tek başına cezayı ortadan kaldırmaz. Kovuşturma başlamadan önce yapılırsa üçte ikiye, kovuşturma başladıktan sonra hükümden önce yapılırsa yarıya kadar indirim mümkündür. Şikâyete bağlı hâlde ise mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi davayı düşürür.
Kiraladığım aracı süresi bitince teslim etmezsem ne olur?
Kiralanan araç, belirli bir şekilde kullanılmak üzere teslim edilmiş bir maldır. Kiracı aracı teslim almadığını söyler ya da aracı satar, rehin verir veya kendisininmiş gibi kullanmaya devam ederse güveni kötüye kullanma gündeme gelir. Aralık 2025’te yapılan değişiklikle suçun konusu motorlu taşıt olduğunda ceza bir kat artırılır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.