İçeriğe geç
Av. Onur DoğanKayseri Barosu

İş hukuku

GSS prim borcu nasıl oluşur, gelir testi nedir, borç silinir mi?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 9 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Başka bir kapsamda sigortalı ya da bakmakla yükümlü olunan kişi olmayan vatandaş, SGK tarafından re'sen GSS'li olarak tescil edilir.
  • Hane içi kişi başı geliri asgari ücretin üçte birinden az olanların primini devlet öder; bunun için gelir testi yaptırılmalıdır.
  • 1 Ocak 2016'dan önceki dönemlere ait ödenmemiş GSS primleri ve ferileri 7571 sayılı Kanunla silinmiştir; ödenmiş primler iade edilmez.

Genel sağlık sigortası (GSS) prim borcu, çoğu zaman müvekkilin haberi olmadan oluşur. İşten ayrılan, öğrenimi biten, eşinin ya da ana babasının sigortasından çıkan ya da yıllarca yurt dışında yaşayan kişi, bir gün ödeme emri, banka hesabına haciz ya da hastanede sağlık hizmeti verilmemesiyle borcunu öğrenir. Bu yazıda borcun hukuki dayanağı, gelir testi, ödenmeyen primin sonuçları, 2026’ya kadar çıkarılan silme hükümleri ve borca itiraz usulü ele alınıyor.

Kısa cevap şudur: 5510 sayılı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi, başka bir bentte sigortalı ya da bakmakla yükümlü olunan kişi olmayan vatandaşları genel sağlık sigortalısı sayar ve SGK bu kişileri re’sen tescil eder. Bu kişiler primi kendileri öder. Hane içi kişi başı geliri asgari ücretin üçte birinden az olduğu gelir testiyle tespit edilenlerin primi ise devlet tarafından karşılanır. Borç 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre gecikme cezası ve zammıyla takip edilir. 1 Ocak 2016’dan önceki dönemlere ait ödenmemiş (g) bendi primleri ve ferileri 7571 sayılı Kanunla eklenen geçici 111. maddeyle silinmiştir. İtiraz için önce SGK’ya başvurulması, sonra iş mahkemesinde dava açılması gerekir.

Borcun hukuki dayanağı ve oluşumu

5510 m. 60/1’e göre ikametgâhı Türkiye’de olan kişilerden, kanunda sayılan diğer bentlerin dışında kalan ve başka bir ülkede sağlık sigortasından yararlanma hakkı bulunmayan vatandaşlar genel sağlık sigortalısı sayılır ((g) bendi). Bu kişiler, diğer bentlere göre genel sağlık sigortalısı olmadıkları ya da diğer bentlere göre genel sağlık sigortasından yararlanma haklarının sona erdiği tarihten itibaren bu kapsama girer ve Kurumca re’sen tescil edilir (m. 61/1-f).

Borcun en sık doğduğu durumlar şunlardır:

  • Hizmet akdiyle çalışırken işten ayrılan ve başka bir kapsama girmeyen kişi,
  • Ana veya babası üzerinden bakmakla yükümlü olunan kişi olma yaşını ya da şartlarını kaybeden çocuk,
  • Boşanma ya da eşin sigortalılığının sona ermesiyle bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamından çıkan eş,
  • İş Kanunu m. 13 ve 14’e göre kısmi süreli ya da çağrı üzerine çalışanlardan m. 88’de belirtilen şartları taşıyanların eksik günleri; bu günlerin primi (c)(1) veya (g) bendi kapsamında otuz güne tamamlanır.

Kanun bazı kişileri bu kapsamdan ayrıca korur. Genel sağlık sigortalısı sayılanların çocukları, 18 yaşını dolduruncaya kadar ayrıca bir işleme gerek olmaksızın sağlık hizmetlerinden yararlandırılır (m. 61/2). Ana veya babası üzerinden bakmakla yükümlü olunan kişi sayılmayanlardan lise ve dengi öğrenimden mezun olup 20 yaşını, yükseköğrenimden mezun olup 25 yaşını geçmeyenler, belirli şartlarla mezuniyetten itibaren iki yıl süreyle gelir tespiti yapılmaksızın (c)(1) kapsamında sayılır (m. 60). Durumunda değişiklik olan ve (c)(1) ya da (g) bendine giren kişiler, değişiklikten itibaren en geç bir ay içinde Kuruma başvurmak zorundadır (m. 61/3).

Primi ödeme yükümlüsü (g) bendindeki kişinin kendisidir (m. 87/1-b). (g) bendi kapsamındakiler için her ay otuz tam gün GSS primi ödenmesi zorunludur ve her aya ait prim takip eden ayda Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar ödenir (m. 88). Prime esas kazanç, m. 82’ye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarıdır (m. 80). Alt sınır asgari ücrete bağlı olduğundan (m. 82) aylık prim tutarı her dönem yeniden belirlenir; bu nedenle yazıda tutar verilmemiştir. m. 80’deki bu cümle 2017’de 6824 sayılı Kanunla değiştirilmiştir; eski dönem borçlarının hesabında primin ait olduğu dönemde yürürlükte olan metin esas alınmalıdır.

Gelir testi

Gelir testi, kişinin (g) bendinden çıkıp primi devlet tarafından ödenen (c)(1) kapsamına alınması için yapılan tespittir. m. 60/1-c-1’e göre harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak Kurumca belirlenecek test yöntemleri ve veriler kullanılarak tespit edilecek aile içindeki geliri kişi başına düşen aylık tutarı asgari ücretin üçte birinden az olan vatandaşlar bu kapsamdadır. Bu kişilerin primleri merkezi yönetim bütçesinden ilgili kamu idaresince karşılanır (m. 87/1-c).

Aile kavramı Kanunda tanımlanmıştır: aynı hane içinde yaşayan eş, evli olmayan çocuk, büyük ana ve büyük babadan oluşur (m. 60). Kişi başı gelir bu hane üzerinden hesaplanır. Aynı evde yaşayan evli kardeş ya da ana babanın geliri bu tanımın dışında kalır; ancak hanenin harcamaları ve malvarlığı testte dikkate alınabilir.

Süre burada belirleyicidir. m. 80’e göre tescil tebliğinden itibaren bir ay içinde gelir testi talebinde bulunanlardan aile içi geliri brüt asgari ücretin üçte birinin altında tespit edilenlerin bu sürelerde yaptıkları ödemeler faiz uygulanmaksızın iade veya mahsup edilir. Bu süreden sonra yapılan başvuru, Kanundaki iade ve mahsup imkânını sağlamaz.

Ödenmeyen primin sonuçları ve borcun silinmesi

Kurumun prim ve diğer alacakları süresinde ve tam ödenmezse ödenmeyen kısım, Kanunda gösterilen oranda gecikme cezası ve her ay için ayrı ayrı hesaplanan gecikme zammıyla artırılır; dava ve icra takibi açılmış olsa bile gecikme cezası ve zammı tahsil edilir (m. 89). Oranlar Kanuna ve Cumhurbaşkanı kararlarına bağlı olarak değişebildiğinden yazıda verilmemiştir.

Süresinde ödenmeyen primin tahsilinde 6183 sayılı Kanunun 51., 102. ve 106. maddeleri dışındaki hükümleri uygulanır (m. 88). Bu, ödeme emri, haciz ve diğer cebri tahsil yollarının SGK tarafından kullanılabileceği anlamına gelir. Zamanaşımı ise 6183’teki beş yıllık süre değil, 5510 m. 93’teki özel düzenlemedir: Kurumun prim ve diğer alacakları, ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımından sonra yapılan ödemeler kabul edilir, yani geri istenemez.

Borcun en hissedilir sonucu sağlık hizmetine erişimdir. (g) bendine tabi sigortalının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetinden yararlanabilmesi için, son bir yılda otuz gün prim ödeme gün sayısının yanında, 6183 m. 48’e göre tecil ve taksitlendirmesi devam edenler hariç altmış günden fazla prim ve prime ilişkin borcunun bulunmaması gerekir (m. 67/1-b). 18 yaşını doldurmamış kişiler, tıbben başkasının bakımına muhtaç olanlar, trafik kazası, acil hâller, iş kazası ve meslek hastalığı, bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar, madde bağımlılığı tedavisi gibi hâller bu şartın dışındadır.

Silme hükümlerine gelince, Kanuna eklenen geçici maddelerle (g) bendi prim alacaklarının tahsilinden belirli dönemler için vazgeçilmiştir:

  • Geçici m. 69 (6704 sayılı Kanun, 2016): (g) bendindeki sigortalıların 25 yaşını doldurdukları güne kadar olan primleri,
  • Geçici m. 91 (7429 sayılı Kanun, 2022): 1 Ocak 2013’ten önceki (d), (g) bendi ve yedinci fıkra kapsamındaki primler ile ferileri,
  • Geçici m. 100 (7491 sayılı Kanun, 2023): 1 Ocak 2014 öncesine ait ödenmemiş (g) bendi primleri ve ferileri,
  • Geçici m. 105 (7537 sayılı Kanun, 2024): 1 Ocak 2015 öncesine ait ödenmemiş (g) bendi primleri ve ferileri,
  • Geçici m. 111 (7571 sayılı Kanun, 2025): 1 Ocak 2016 tarihinden önceye ait ödenmemiş (g) bendi primleri ile gecikme cezası ve gecikme zammı gibi ferileri.

Bu maddelerin hepsinde, maddenin yayımı tarihine kadar söz konusu süreler için ödenmiş primlerin iade ve mahsup edilmeyeceği ayrıca belirtilmiştir. Silme, ödenmemiş alacakla sınırlıdır. Mevzuat bilgi sisteminde 21 Ekim 2026 itibarıyla görülen konsolide metne göre 1 Ocak 2016 ve sonrasına ait (g) bendi primleri için benzer bir hüküm bulunmamaktadır.

Usul: başvuru, görev, yetki, süre ve kanun yolu

  • İdari başvuru: 5510’dan kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce SGK’ya başvurulması zorunludur. Başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır ve dava açılabilmesi için talebin reddedilmesi ya da reddedilmiş sayılması şarttır. Başvuruda geçen süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz (7036 m. 4).
  • Görev: Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür (5510 m. 101); idari para cezalarına itirazlar hariç SGK’nın taraf olduğu sosyal güvenlik uyuşmazlıkları iş mahkemesinin görevindedir (7036 m. 5/1-b).
  • Yetki: Davalının yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir (7036 m. 6).
  • Ödeme emrine itiraz süresi: SGK alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun uygulandığından, ödeme emrine karşı itiraz süresi tebliğden itibaren on beş gündür (6183 m. 58). Bu kısa süre, SGK’ya idari başvuru ile ödeme emrine itirazın birbirine karıştırılmaması gerektiğini gösterir; ödeme emri tebliğ edilmişse süre gözetilerek hareket edilmelidir.
  • Yargılama usulü ve kanun yolu: İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır; kanun yollarında HMK hükümleri uygulanır ve süre ilamın tebliğinden itibaren işler (7036 m. 7).
  • Harç: 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı tarife, konusu belli bir değerle ilgili davalarda nispi, ilgili olmayanlarda maktu harç öngörür. Belirli dönem ve tutardaki prim borcunun bulunmadığının tespiti talebi nispi, tescilin iptali gibi parayla ölçülemeyen talepler maktu harç kapsamında değerlendirilebilir; harç dava tarihindeki tarifeye göre hesaplanır.
  • İspat: Re’sen tescilin dayanağı SGK kayıtlarıdır. Kapsam dışında kalındığını (yurt dışında yerleşme, başka bir bent kapsamında sigortalılık, bakmakla yükümlü olunan kişi olma) ileri süren taraf bunu ikamet, çalışma ve sigortalılık belgeleriyle ispat etmelidir.
  • Tedbir: Haciz ya da tahsilat devam ediyorsa tahsilatın durdurulması için ihtiyati tedbir talebi dava dilekçesinde gerekçelendirilerek yapılmalıdır.

Dilekçede ve dosyada dikkat edilecekler

SGK’ya başvuru dilekçesi ve dava dilekçesi, hangi dönemin neden (g) bendi kapsamında olmadığını ya da hangi dönemin silme hükmü kapsamında kaldığını ayrı ayrı göstermelidir. Tek bir “borcun silinmesi” talebi yerine dönem bazlı bir talep kurulmalıdır.

Talep sonucu için örnek: davacının belirli tarihler arasında 5510 m. 60/1-g kapsamında yapılan genel sağlık sigortası tescilinin iptaline, bu döneme ilişkin prim, gecikme cezası ve gecikme zammından borçlu olmadığının tespitine, 1 Ocak 2016 öncesi döneme ait alacağın geçici m. 111 kapsamında tahsilinden vazgeçildiğinin tespitine ve SGK işleminin bu yönlerden iptaline karar verilmesi.

Dosyaya eklenecek ya da celbi istenecek belgeler:

  • SGK tescil kaydı, borç dökümü ve varsa ödeme emri ile tebliğ belgesi,
  • Hizmet dökümü ve diğer bentlerdeki sigortalılık kayıtları,
  • Yurt dışı ikamet ve sağlık sigortası belgeleri, giriş çıkış kayıtları,
  • Gelir testi başvurusu ve sonucu,
  • SGK’ya yapılan başvuru ve ret cevabı ya da altmış günlük sürenin dolduğunu gösteren kayıt.

Sık yapılan hatalar:

  • SGK’ya önceden başvurmadan dava açılması ve davanın dava şartı yokluğundan reddi,
  • Gelir testinin tescil tebliğinden itibaren bir ay içinde istenmemesi,
  • Silme hükümlerinin ödenmiş primlerin iadesini de sağladığı varsayımı,
  • Zamanaşımının 6183’teki beş yıllık süreye göre hesaplanması; 5510 m. 93’teki süre on yıldır,
  • Yurt dışında yaşayan müvekkil için yalnızca beyanla yetinilip ikamet belgesi sunulmaması.

SGK’nın muhtemel savunmaları ise müvekkilin adres kayıt sisteminde Türkiye’de görünmesi, gelir testine süresinde başvurulmaması, durum değişikliğinin bir ay içinde bildirilmemesi, zamanaşımının ödeme emri ya da haciz gibi işlemlerle kesilmiş olması ve dava şartı yokluğu olacaktır.

Örnek olay (gerçek veri değildir): 2013’te işten ayrılan ve o tarihten beri başka bir kapsamda sigortalı olmayan kişiye 2026’da (g) bendi borcu için ödeme emri tebliğ edilmiş olsun. 1 Ocak 2016 öncesine ait ödenmemiş prim ve feriler geçici m. 111 ile silinmiştir. Sonraki dönemler için kişi 2018’den beri yurt dışında çalışıp o ülkede sağlık sigortalıysa, bu tarihten sonrası için kapsam dışında kalındığı ileri sürülebilir. Ödeme emrine on beş günlük süre gözetilerek itiraz edilmeli, SGK’ya yurt dışı belgeleriyle başvurulmalı ve sonuca göre iş mahkemesinde dönem bazlı tespit ve iptal talebinde bulunulmalıdır.

Sık sorulan sorular

Gelir testi için başvuru süresi kaçırıldıysa geçmiş dönem primleri ne olur?

5510 m. 80’e göre tescil tebliğinden itibaren bir ay içinde gelir testi talep edenlerden geliri asgari ücretin üçte birinin altında çıkanların bu sürelerde yaptıkları ödemeler faizsiz iade veya mahsup edilir. Süre kaçırılmışsa bu iade ve mahsup imkânından yararlanılamaz; o dönem için silme hükümleri ve zamanaşımı ayrıca incelenmelidir.

Yurt dışında yaşayan müvekkil adına GSS borcu çıkarılmış. Ne yapılmalı?

(g) bendi, başka bir ülkede sağlık sigortasından yararlanma hakkı bulunmayan vatandaşları kapsar ve genel sağlık sigortalılığı yerleşim yerinin Türkiye olmadığı tarihten itibaren sona erer (m. 60, 61). Yurt dışında ikamet ya da o ülkedeki sağlık sigortası belgelendirilerek önce SGK’ya başvurulmalı, talep reddedilirse veya altmış gün içinde cevap verilmezse iş mahkemesinde tescilin iptali ve borçlu olunmadığının tespiti istenmelidir.

SGK'ya başvurmadan doğrudan iş mahkemesinde dava açılabilir mi?

Hayır. 7036 m. 4’e göre 5510 sayılı Kanundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi zorunlu sigortalılık süresinin tespiti talepleri dışında, dava açılmadan önce SGK’ya başvurulması zorunludur. Başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Başvuruda geçen süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz.

Prim borcu yapılandırıldıysa sağlık hizmetinden yararlanılabilir mi?

5510 m. 67/1-b’ye göre (g) bendine tabi sigortalının sağlık hizmetinden yararlanabilmesi için altmış günden fazla prim ve prime ilişkin borcunun bulunmaması gerekir; ancak 6183 sayılı Kanunun 48. maddesine göre tecil ve taksitlendirmesi devam edenler bu şartın dışında tutulmuştur. 18 yaşını doldurmamış kişiler, acil hâller, trafik kazası, iş kazası, bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar gibi istisnalarda borç şartı aranmaz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. İş hukuku

    İş kazası SGK'ya bildirilmezse ne olur? İşverenin süreleri ve işçinin yapabilecekleri

    İş kazası ve meslek hastalığında SGK'ya bildirim süreleri, bildirim yapılmamasının işverene sonuçları ve kaza bildirilmediğinde işçinin izleyebileceği yollar.

    Dayanak: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 13, 14, 21 ve diğer maddeler; 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 14, 26; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3, 4, 6

  2. İş hukuku

    Askerlik için işten ayrılan işçi kıdem tazminatı alır mı?

    Muvazzaf askerlik nedeniyle işten ayrılan işçinin kıdem tazminatı hakkı, şartları, ayrılma zamanı, belgeler ve askerlik dönüşü işe alınma yükümlülüğü.

    Dayanak: 1475 sayılı İş Kanunu m. 14; 4857 sayılı İş Kanunu m. 120, 31, 32 ve diğer maddeler; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 41

  3. İş hukuku

    Sigortasız çalıştırıldıysanız ya da gününüz eksik bildirildiyse: haklarınız ve hizmet tespit davası

    Sigortasız ya da eksik gün ve düşük ücretle bildirilen işçinin hakları, hizmet tespit davası, beş yıllık hak düşürücü süre ve ispat için öneriler.

    Dayanak: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 86, 8, 92 ve diğer maddeler; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 4