Evliliğin butlanı: mutlak ve nispi butlan sebepleri, dava ve sonuçları
Kısaca
- Batıl bir evlilik ancak hâkim kararıyla sona erer; karar verilinceye kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur.
- Aldatma, yanılma veya korkutmaya dayanan iptal davası, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve evlenmeden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır.
- Butlanına karar verilen evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasa bile evlilik içinde doğmuş sayılır.
Butlan, evliliğin kurulduğu anda var olan ağır bir eksiklik yüzünden geçersiz sayılmasıdır. Boşanmadan farkı burada yatar: boşanmada sağlıklı kurulmuş bir evlilik sonradan bozulur, butlanda ise sorun evlenme anında vardır. Türk Medeni Kanunu butlanı ikiye ayırır. Mutlak butlanda kamu düzenini ilgilendiren bir engel söz konusudur. Nispi butlanda ise kusurlu olan, eşlerden birinin evlenme iradesidir ve kanun bu evliliğin iptalini o eşin tercihine bırakır.
Mutlak butlan sebepleri
Kanun mutlak butlan sebeplerini sınırlı olarak sayar (TMK m. 145). Bunlar dışında bir sebeple evliliğin mutlak butlanı istenemez:
- Eşlerden birinin evlenme sırasında başka biriyle evli olması.
- Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olması. Ayırt etme gücü, kişinin yaptığı işin anlamını ve sonuçlarını kavrayabilme yeteneğidir.
- Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması.
- Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlık bulunması. Üstsoy ile altsoy, kardeşler, amca, dayı, hala, teyze ile yeğenleri arasındaki evlilikler bu kapsamdadır.
Mutlak butlan davasını Cumhuriyet savcısı kendiliğinden açar. İlgisi olan herkes de bu davayı açabilir (m. 146). Kanun bu dava için bir süre öngörmemiştir.
Bazı durumlarda dava hakkı daralır. Evlilik ölüm ya da boşanmayla sona ermişse savcı artık kendiliğinden dava açamaz, ama her ilgili butlanın tespitini isteyebilir. Ayırt etme gücü sonradan kazanılmışsa ya da akıl hastalığı iyileşmişse, davayı yalnızca bu durumdaki eş açabilir. Evliyken yeniden evlenen kişinin önceki evliliği, butlan kararı verilmeden önce sona ermişse ve ikinci evlilikteki eş iyiniyetliyse ikinci evliliğin butlanına karar verilemez (m. 147).
Nispi butlan: evlenmenin iptali
Nispi butlanda kanun “evlenmenin iptali” ifadesini kullanır. İptal davası açılabilecek hâller şunlardır:
- Geçici ayırt etme gücü yokluğu: Evlenme sırasında geçici bir sebeple, örneğin ağır bir sarhoşluk ya da ilaç etkisiyle ayırt etme gücünden yoksun olan eş iptal isteyebilir (m. 148).
- Yanılma: Eş, evlenmeyi hiç istemediği hâlde ya da başka biriyle evlendiğini sanarak razı olmuşsa ya da diğer eşte bulunmaması birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez kılacak derecede önemli bir nitelik konusunda yanılmışsa dava açabilir (m. 149).
- Aldatma: Eşin namus ve onuru hakkında onun tarafından ya da onun bilgisi altında başkası tarafından aldatılarak evlenmeye razı olunmuşsa veya davacının ya da altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık gizlenmişse iptal istenebilir (m. 150).
- Korkutma: Kendisinin ya da bir yakınının hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlikeyle korkutularak evlenmeye razı edilen eş iptal davası açabilir (m. 151).
Bu davalarda süre kısadır. Dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği ya da korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay içinde kullanılmalıdır. Her hâlükârda evlenmenin üzerinden beş yıl geçince dava hakkı düşer (m. 152). Bu süreler hak düşürücü süredir; geçirildiğinde mahkeme davayı kendiliğinden reddeder.
Yasal temsilcinin de bir iptal hakkı vardır. Küçük ya da kısıtlı kişi, yani hakkında vesayet kararı verilmiş kişi, yasal temsilcisinin izni olmadan evlenirse izni alınmayan temsilci evlenmenin iptalini dava edebilir. Ancak evlenen kişi sonradan on sekiz yaşını doldurmuşsa, kısıtlılığı kalkmışsa ya da kadın gebe kalmışsa iptale karar verilemez (m. 153).
Butlan sebebi sayılmayan durumlar
Her usulsüzlük evliliği geçersiz kılmaz. Kadının, önceki evliliğin sona ermesinden sonra kanunda öngörülen bekleme süresi dolmadan evlenmesi butlan sebebi değildir (m. 154). Evlendirmeye yetkili memur önünde yapılmış bir evlilik, kanunun diğer şekil kurallarına uyulmadığı gerekçesiyle de batıl sayılamaz (m. 155).
Butlan kararının sonuçları
Batıl bir evlilik ancak hâkim kararıyla sona erer. Mutlak butlan hâlinde bile evlilik, karar verilinceye kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur (m. 156). Bu nedenle eşler, aradaki engel ne kadar açık olursa olsun, mahkeme kararı olmadan evliliği yok sayamaz.
Çocuklar bakımından kanun nettir: butlanına karar verilen evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılır. Çocuklarla ana ve baba arasındaki ilişkilerde, yani velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası konularında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (m. 157).
Eşler yönünden iyiniyet belirleyicidir. Evlenirken iyiniyetli olan eş, bu evlenmeyle kazandığı kişisel durumunu korur. Mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı konularında da boşanma hükümleri uygulanır (m. 158). Dolayısıyla butlan davasında da mal paylaşımı, maddi ve manevi tazminat ya da yoksulluk nafakası talepleri gündeme gelebilir.
Butlan davası açma hakkı mirasçılara geçmez. Mirasçılar ancak eşin açtığı ve sürmekte olan davayı devam ettirebilir. Dava sonunda evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş, yasal mirasçı olamaz. Ölüme bağlı tasarruflarla, örneğin vasiyetnameyle kendisine sağlanan hakları da kaybeder (m. 159).
Dava nerede ve nasıl görülür
Butlan davasında yetki ve yargılama usulü bakımından boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (m. 160). Dava aile mahkemesinde görülür; eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir. Boşanma davalarında olduğu gibi tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz ve hâkim, butlan sebebinin varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe onu ispatlanmış saymaz.
Uygulamada en sık karşılaşılan güçlük ispattır. Aldatma ya da yanılmaya dayanan bir iptal davasında, gizlenen hastalığın ya da yanılınan niteliğin evlenmeden önce de var olduğu ve davacının bunu bilmediği gösterilmelidir. Sağlık raporları, yazışmalar ve tanık beyanları bu noktada önem taşır. Butlan şartları oluşmuyorsa, aynı olaylar şartları varsa bir boşanma sebebi olarak değerlendirilebilir; bu ayrı bir dava konusudur.
Sık sorulan sorular
Eşim evlenirken başka biriyle hâlâ evliymiş. Evliliğimiz kendiliğinden geçersiz mi?
Hayır. Bu durum mutlak butlan sebebidir, ama evlilik ancak mahkeme kararıyla sona erer. Karar verilinceye kadar evlilik bütün sonuçlarıyla geçerli sayılır. Bu yüzden mahkemeye başvurmak gerekir. Önceki evlilik butlan kararından önce sona ermişse ve siz iyiniyetliyseniz, sizin evliliğinizin butlanına karar verilemez.
Aldatıldığımı evlendikten üç yıl sonra öğrendim. İptal davası açabilir miyim?
Süre, aldatmanın öğrenildiği tarihten başlayarak altı aydır. Evlenmenin üzerinden beş yıl geçmemişse ve öğrenmenizin üzerinden altı ay dolmamışsa dava açabilirsiniz. Beş yıl dolduktan sonra, sebep yeni öğrenilmiş olsa bile iptal davası açılamaz.
Butlan kararı verilirse çocuklarımızın durumu ne olur?
Çocuklar evlilik içinde doğmuş sayılır; ana ve baba iyiniyetli olmasa bile bu kural değişmez. Velayet, kişisel ilişki ve nafaka gibi konularda boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.
Kadın bekleme süresi dolmadan evlendi. Bu evlilik iptal edilebilir mi?
Hayır. Kanun, kadının bekleme süresi bitmeden evlenmesinin butlan sebebi olmadığını açıkça söyler. Evlendirme memuru önünde yapılmış bir evlilik, diğer şekil kurallarına uyulmadığı gerekçesiyle de batıl sayılamaz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.