İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Aile hukuku

Evlenme yaşı kaçtır? Hâkim izni ve veli izniyle evlenme

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Evlenme yaşı on yedidir; on sekiz yaşını doldurmamış kişi ancak yasal temsilcisinin izniyle evlenebilir.
  • On altı yaşını doldurmuş kişi, hâkimin olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple vereceği izinle evlenebilir.
  • On altı yaşını doldurmamış kişinin evlenmesine kanun hiçbir koşulda izin vermez.
  • Yasal temsilci haklı bir sebep olmadan izin vermezse aile mahkemesine başvurulabilir.

Türk hukukunda evlenme için bir alt yaş sınırı vardır ve bu sınırın altındaki evliliklere kanun ya hiç izin vermez ya da sıkı şartlar arar. Hangi yaşta kimin izninin gerektiği, iznin kimden ve nasıl alınacağı Türk Medeni Kanunu’nun 124 ile 128. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kurallar üç yaş eşiği etrafında şekillenir: on altı, on yedi ve on sekiz.

Evlenme yaşı on yedidir

Kanuna göre erkek veya kadın on yedi yaşını doldurmadıkça evlenemez (TMK m. 124). On yedi yaşını dolduran kişi evlenme yaşına ulaşmış olur. Ancak erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar (m. 11). Bu yüzden on yedi yaşını doldurmuş ama on sekizine girmemiş kişi, evlenme yaşında olsa da hukuken küçüktür ve tek başına evlenemez.

Yaş, nüfus kaydındaki doğum tarihine göre hesaplanır. Doğum tarihi gerçeği yansıtmıyorsa bu ancak yaş düzeltme davasıyla değiştirilebilir; bu ayrı bir konudur.

Yaş şartının yanında evlenecek kişinin ayırt etme gücüne sahip olması da gerekir (m. 125). Ayırt etme gücü, kişinin evlenmenin anlamını ve sonuçlarını kavrayabilmesidir. Bu şart yaştan bağımsızdır ve her evlilikte aranır. Evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan kişinin evliliği mutlak butlanla batıldır (m. 145); yoksunluk geçici bir sebepten kaynaklanıyorsa o eş evlenmenin iptalini dava edebilir (m. 148).

On yedi ile on sekiz yaş arası: yasal temsilci izni

Küçük, yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemez (m. 126). Yasal temsilci çoğu zaman velayet hakkına sahip ana ve babadır; çocuk vesayet altındaysa vasidir. Bu dönemde mahkemenin izin vermesine gerek yoktur; yasal temsilcinin izni yeterlidir. İzin sözlü olarak verilemez. Küçük, evlenme başvurusunda evlendirme memurluğuna yasal temsilcisinin imzası onaylanmış yazılı izin belgesini vermek zorundadır (m. 136).

Aynı kural kısıtlılar için de geçerlidir. Hakkında vesayet kararı verilmiş kişi, yaşı kaç olursa olsun, yasal temsilcisinin izni olmadan evlenemez (m. 127).

Yasal temsilci her zaman izin vermeyebilir. Kanun bu durumda bir çıkış yolu tanır: Hâkim, haklı bir sebep olmadan evlenmeye izin vermeyen yasal temsilciyi dinledikten sonra, başvuran küçük veya kısıtlının evlenmesine izin verebilir (m. 128). Burada belirleyici olan, yasal temsilcinin itirazının haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığıdır. Hâkim, itirazın gerekçesini somut olayın koşullarıyla birlikte değerlendirir.

On altı yaş: hâkim izniyle evlenme

On altı yaşını doldurmuş ama on yedisine girmemiş kişi, kural olarak evlenemez. Kanun bu kurala dar bir istisna tanır. Hâkim, olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça hâkim, kararından önce ana ve babayı veya vasiyi dinler (m. 124). Kanun “olanak bulundukça” ifadesini kullandığı için bu dinleme, ancak mümkün olmadığı durumlarda atlanabilir.

Kanunun aradığı şartlar ağırdır. “Olağanüstü durum” ve “pek önemli sebep” ifadeleri birlikte kullanılmıştır; yani yalnızca ailenin rızası ya da tarafların istekli olması izin için yeterli değildir. Hâkim her başvuruyu kendi koşulları içinde değerlendirir ve izin vermek zorunda değildir.

Hâkimin izni, yasal temsilcinin izninin yerine geçmez. On altı yaşındaki kişi de küçük olduğu için, hâkim izninin yanında yasal temsilcinin izni de gerekir (m. 126). Yasal temsilci haklı sebep olmadan izin vermezse 128. maddedeki yola başvurulabilir.

On altı yaşını doldurmamış kişinin evlenmesine ise kanun hiçbir koşulda izin vermez. Bu yaşın altında hâkimin de bir takdir yetkisi yoktur.

Başvuru nereye ve nasıl yapılır

Henüz evlenme yaşında olmayanların evlenmesine izin verilmesi, kanunda çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmıştır (HMK m. 382). Çekişmesiz yargı, taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadan mahkemenin bir işlemi yaptığı ya da bir izni verdiği yargılama türüdür. Kanun bu yargı türünü; ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan, ilgililerin ileri sürebileceği bir hakkın bulunmadığı ya da hâkimin kendiliğinden harekete geçtiği hâller olarak tanımlar. Bu işlere aile mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m. 4).

Yasal temsilcinin izin vermemesi üzerine yapılan başvuru da aile mahkemesine yapılır. Bu başvuruda yasal temsilci dinlenir ve izin vermemesinin haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı araştırılır.

Evlendirme memuru, evleneceklerden birinin evlenmeye ehil olmadığını ya da evlenmeye yasal bir engel bulunduğunu görürse başvuruyu reddeder ve durumu evleneceklere hemen yazıyla bildirir (TMK m. 137). Evleneceklerden her biri bu ret kararına karşı mahkemeye başvurabilir. İtiraz evrak üzerinde incelenir ve kesin karara bağlanır (TMK m. 138). Bu itiraz da çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmıştır (HMK m. 382).

İzin alınmadan yapılan evliliğin sonucu

Yasal temsilcisinin izni olmadan evlenen küçük veya kısıtlının evliliği kendiliğinden geçersiz değildir. Kanun bu durumda, izni alınmayan yasal temsilciye evlenmenin iptalini dava etme hakkı tanır; bu sebebe dayanan iptal hakkı yasal temsilciye aittir. Evlenen kişi sonradan on sekiz yaşını doldurur, kısıtlılıktan kurtulur ya da kadın gebe kalırsa artık iptale karar verilemez (m. 153).

Evlenme yaşına ilişkin kural, mutlak butlan sebepleri arasında sayılmamıştır (m. 145). Kanunda bu sebepler sınırlı olarak gösterilir ve yaş şartı bunlar arasında yer almaz. Butlanın ayrıntıları ayrı bir yazının konusudur.

Evlenmenin önemli bir sonucu da erginliktir. Evlenme kişiyi ergin kılar (m. 11). On sekiz yaşından önce evlenen kişi, evlendiği andan itibaren ergin sayılır. Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti olduğundan (m. 10), bu kişi hukuki işlemlerini artık tek başına yapabilir. Velayet ise ergin olmayan çocuklar için söz konusu olduğundan (m. 335), evlenen küçük üzerindeki ana ve baba velayeti de sona erer.

Sık sorulan sorular

17 yaşındayım. Ailem izin verirse evlenebilir miyim?

Evet. On yedi yaşını doldurmuş kişi evlenme yaşına ulaşmıştır. On sekiz yaşını doldurmadığı için küçük sayılır ve yasal temsilcisinin, yani genellikle ana ve babasının izniyle evlenebilir. Ayrıca mahkeme izni gerekmez.

16 yaşındaki biri ailesinin izniyle evlenebilir mi?

Aile izni tek başına yeterli değildir. On altı yaşını doldurmuş kişi ancak hâkimin olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple vereceği izinle evlenebilir. On altı yaşını doldurmamış kişinin evlenmesine kanun hiçbir koşulda izin vermez.

Evlendikten sonra 18 yaşından küçük olan eş reşit sayılır mı?

Evet. Kanuna göre evlenme kişiyi ergin kılar. Evlenen kişi, on sekiz yaşını doldurmamış olsa bile ergin sayılır ve kural olarak hukuki işlemlerini kendisi yapabilir.

Ailesi karşı çıkan 17 yaşındaki genç ne yapabilir?

Yasal temsilci haklı bir sebep olmadan izin vermiyorsa, genç aile mahkemesine başvurabilir. Hâkim yasal temsilciyi dinledikten sonra evlenmeye izin verebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Aile hukuku

    Nafakanın artırılması, azaltılması ve kaldırılması

    Yoksulluk ve iştirak nafakasının değişen koşullara göre artırılması, azaltılması ya da kaldırılması; kendiliğinden sona erdiği hâller ve dava süreci.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 176, 175, 331 ve diğer maddeler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 6; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4, 2

  2. Aile hukuku

    Çekişmeli boşanma davası nasıl ilerler? Dilekçeden kesinleşmeye süreç

    Eşler anlaşamadığında açılan boşanma davasında dilekçeler, ön inceleme, geçici önlemler, tanıklar, karar, istinaf ve kesinleşme.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166/1-2, 166/4, 168 ve diğer maddeler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 119, 127, 133 ve diğer maddeler; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 2 ve 4, 5 ve 7

  3. Aile hukuku

    Boşanan kadının yeniden evlenmesi: 300 günlük bekleme süresi ve kaldırılması

    Evliliği sona eren kadının yeniden evlenmek için beklemesi gereken 300 gün, sürenin kendiliğinden bittiği hâl ve mahkemeden kaldırılması.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 132, 131, 156 ve diğer maddeler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 382, 384, 385; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4, 2