Borcu olmayan kişinin eşyasına haciz: istihkak iddiası ve istihkak davası
İcra memuru borçlunun adresine haciz için geldiğinde, oradaki eşyaların hepsi borçluya ait olmayabilir. Borçlu anne ve babasının evinde yaşıyor olabilir, işyerindeki makineler kiralık olabilir ya da evdeki ziynet eşyası borçlunun eşine ait olabilir. Böyle bir durumda malın gerçek sahibi, haczedilen malın borçluya değil kendisine ait olduğunu ileri sürer. Buna istihkak iddiası, bu iddianın görüldüğü davaya da istihkak davası denir. İddia, mal üzerinde mülkiyet yerine rehin hakkı olduğu gerekçesiyle de yapılabilir.
Önce bir noktayı hatırlatmak gerekir. Borçlunun ve onunla aynı çatı altında yaşayan aile bireylerinin kişisel eşyası ile ailenin ortak kullandığı ev eşyası zaten haczedilemez (İİK m. 82). Para, altın, kıymetli evrak, değerli taş, antika ve süs eşyası gibi kıymetli şeyler ise bu korumanın dışındadır. Bu yüzden evdeki hacizlerde istihkak tartışması çoğunlukla bu tür mallar ve ev eşyası sayılmayan mallar üzerinde çıkar.
İddia ne zaman ve nasıl yapılır
Borçlu elindeki bir malın başkasına ait olduğunu söylerse ya da üçüncü kişi o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia ederse, icra dairesi bunu haciz tutanağına geçirir ve iki tarafa bildirir. Alacaklıya ve borçluya, iddiaya itiraz edip etmeyeceklerini bildirmeleri için üç gün süre verilir. Bu sürede sessiz kalan taraf, istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır (İİK m. 96).
Mal sahibinin de süresi kısadır. Haczi öğrenen borçlu ya da üçüncü kişi, öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmazsa, aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder. İddiada bulunan kişiyle birlikte oturanlar ve bunların iş ortakları da, iddianın yapıldığı tarihte haczi öğrenmiş sayılır. Aynı evde yaşayan ve mal üzerinde hak iddia edecek başka biri varsa, onun yedi günlük süresi de o gün işlemeye başlar.
Mal kimin elindeyse yük ona göre değişir
Kanun bir mülkiyet karinesi koyar. Karine, aksi ispat edilene kadar doğru kabul edilen varsayımdır. Buna göre bir taşınır malı elinde bulunduran kişi onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü kişi malı birlikte ellerinde bulunduruyorlarsa mal yine borçlunun elinde sayılır (İİK m. 97/a). Borçlunun da yaşadığı bir evdeki eşya bu nedenle kural olarak borçlunun elinde kabul edilir.
Mal borçlunun elindeyse ve alacaklı ya da borçlu iddiaya itiraz ederse, icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine gönderir. Mahkeme dosya üzerinden ya da tarafları dinleyerek takibin devamına veya ertelenmesine karar verir. İddianın yalnızca satışı geciktirmek için kötüye kullanıldığına dair ciddi sebepler varsa erteleme talebi reddedilir. Erteleme kararı verilirse, alacaklının uğrayabileceği zarara karşı üçüncü kişiden teminat alınır. Takibin devamına ilişkin karar kesindir. Mahkeme hangi yönde karar verirse versin, üçüncü kişi kararın tefhim, yani duruşmada yüzüne okunması ya da tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açmak zorundadır. Açmazsa alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır (İİK m. 97).
Mal üçüncü kişinin elindeyse yük yer değiştirir. Üçüncü kişi yediemin olmayı, yani haczedilen malı koruma yükümlülüğüyle elinde tutmayı kabul ederse mal yerinden kaldırılmaz. İcra müdürü bu kez alacaklıya, üçüncü kişiye karşı istihkak davası açması için yedi gün süre verir. Alacaklı bu sürede dava açmazsa üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Dava sonuçlanana kadar mal satılamaz (İİK m. 99).
2021’de yapılan değişiklikle, mal borçlu ile üçüncü kişinin ortak elinde bulunduğunda da üçüncü kişi yedieminliği kabul ederse mal muhafaza altına alınmaz. Ancak icra mahkemesi takibin devamına karar verirse mal muhafaza altına alınabilir (İİK m. 97/a).
Davada ispat ve sonuçları
İstihkak davasına icra mahkemesinde basit yargılama usulüyle bakılır ve bu davalar diğer davalardan önce, süratle karara bağlanır. Dava sürerken, hacizden itibaren bir yıl olan satış isteme süresi işlemez (İİK m. 97 ve 106). Mal dava bitmeden satılmışsa, icra hâkimi satış bedelinin dava sonuna kadar ödenmemesine ya da teminatla veya teminatsız alacaklıya verilmesine ayrıca karar verir. İddiasını ispat yükü üçüncü kişidedir. Davacı, malı nasıl edindiğini ve malın borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiilî sebepleri göstermek ve ispat etmekle yükümlüdür (İİK m. 97/a). Kendi adına düzenlenmiş fatura, ödemenin kendi hesabından yapıldığını gösteren banka kayıtları ve satış sözleşmesi gibi belgeler bu yüzden belirleyici olur.
Kanun birlikte oturulan yerler için bir kolaylık da tanır. Niteliği gereği kadına, erkeğe ya da çocuklara ait olduğu açıkça anlaşılan mallar ile örf ve âdet, sanat, meslek veya uğraş gereği onlara ait olan mallar onların sayılır. Bu karinenin aksini ispat yükü, aksini iddia edene düşer.
Dava parasal sonuçlar da doğurabilir. Takip ertelenmiş ve dava reddedilmişse, alacaklının bu dava yüzünden geciken alacağının yüzde yirmisinden az olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilir. Dava kabul edilir ve iddiaya itiraz eden alacaklı ya da borçlunun kötüniyeti anlaşılırsa, haczedilen malın değerinin yüzde on beşinden az olmamak üzere itiraz eden aleyhine tazminata hükmedilir. Alacaklı da istihkak davasına karşı, geçici ya da kesin aciz belgesi sunmak zorunda olmadan, karşı dava olarak iptal davası açabilir (İİK m. 97). Bu dava, borçlunun malı alacaklılardan kaçırmak için yaptığı devir gibi tasarrufların hükümsüzlüğünü sağlamaya yöneliktir.
Kendisine istihkak iddiasında bulunma imkânı hiç verilmemiş bir üçüncü kişi ise haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde doğrudan icra mahkemesinde istihkak davası açabilir. Mal satılmış ama bedeli henüz alacaklıya ödenmemişse dava bu bedel üzerinden de açılabilir.
Sık sorulan sorular
Borçlu oğlum benim evimde oturuyor. Evimdeki eşyalar haczedilebilir mi?
Borçlu o evde gerçekten yaşıyorsa eşya, onunla birlikte sizin de elinizde bulunuyor sayılır ve kanun bu durumda malı borçlunun elinde kabul eder. Eşyanın size ait olduğunu istihkak iddiasıyla ileri sürmeniz ve gerekirse davada ispat etmeniz gerekir. Borçlu evde yaşamıyor, yalnızca adresi orada görünüyorsa mal sizin elinizde sayılabilir; o zaman dava açma yükü alacaklıya geçer. Ev eşyasının kural olarak hiç haczedilemeyeceğini de unutmamak gerekir.
Yedi günlük süreyi kaçırırsam ne olur?
Haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmayan kişi, aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder. İcra mahkemesinin kararından sonra yedi gün içinde istihkak davası açmayan üçüncü kişi de alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır.
Borçlu, eşyanın bana ait olduğunu kabul ederse bu yeterli mi?
Hayır. Kanuna göre üçüncü kişi ile borçlunun icra memuruna yaptıkları beyanlarda birleşmeleri alacaklıyı etkilemez. Borçlunun bu kabulü yalnızca kendi aleyhine delil olur ve borçlu sonradan bunun aksini ileri süremez. Alacaklı itiraz ederse eşyanın üçüncü kişiye ait olduğu ayrıca ispat edilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.