İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Aile hukuku

Mahkeme kararıyla ergin kılınma: 18 yaşından önce reşit olmak mümkün mü?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar; evlenme de kişiyi ergin kılar.
  • On beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir.
  • Vesayet altındaki küçüğün ergin kılınması için vesayet ve denetim makamlarının izni gerekir.
  • Ergin kılınan, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan kişi fiil ehliyeti kazanır.

Türk hukukunda reşit olmanın, yani hukuk diliyle ergin olmanın genel yolu on sekiz yaşını doldurmaktır. Kanun buna iki istisna tanır: evlenme ve mahkeme kararıyla ergin kılınma. Bu yazı ikincisini anlatıyor. Ergin kılınma, on beş yaşını dolduran bir küçüğün belirli şartlarla mahkeme kararıyla ergin sayılmasıdır.

Erginlik ve fiil ehliyeti

Türk Medeni Kanunu’na göre erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar. Evlenme de kişiyi ergin kılar; bu yüzden evlenen küçük için ayrıca ergin kılınma kararına gerek yoktur. Ergin kılınmak için ise evlenmek gerekmez. Evlenmenin kendisi ayrı bir yaş sınırına ve izin kurallarına bağlıdır; bu konu sitedeki evlenme yaşı ve evlenme izni yazısında ele alınmaktadır.

Erginliğin önemi, fiil ehliyetiyle bağlantısından gelir. Fiil ehliyeti, kişinin kendi işlemleriyle hak edinebilmesi ve borç altına girebilmesidir. Kanuna göre ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.

Ergin olmayan çocuk ise ana ve babasının velayeti altındadır. Ana ve baba, velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuğun yasal temsilcisidir. Çocuğun malları da velayet sürdükçe ana ve baba tarafından yönetilir.

Bu, küçüğün hiçbir işlem yapamayacağı anlamına gelmez. Ayırt etme gücüne sahip küçük, yasal temsilcisinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremez. Karşılıksız kazanmada, örneğin bir bağışı kabul ederken, ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanırken bu rıza gerekmez.

Ayırt etme gücü ise kanunda tanımlanmıştır. Yaşının küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da benzeri bir sebeple akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes ayırt etme gücüne sahiptir.

Ergin kılınmanın şartları

Kanun ergin kılınmayı tek bir maddede düzenler. Buna göre on beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir. Bu kısa hükümden üç şart çıkar:

  • Küçük on beş yaşını doldurmuş olmalıdır.
  • Ergin kılınma küçüğün kendi isteğine dayanmalıdır.
  • Velisi buna rıza göstermelidir.

Yaş sınırı kesindir. On beş yaşını doldurmamış bir küçük için ergin kılınma kararı verilemez. Küçüğün isteği de vazgeçilmez bir şarttır; ana ve baba, küçük istemediği hâlde onu ergin kıldıramaz.

Kanun “ergin kılınabilir” ifadesini kullanır. Bu ifade, şartlar gerçekleşse bile mahkemenin ergin kılma kararı vermek zorunda olmadığını, bir takdir yetkisi bulunduğunu gösterir. Bu yüzden başvuruda ergin kılınmanın küçüğün yararına olduğunu gösteren sebeplerin açıklanması önem taşır.

Vesayet altındaki küçük

Velayet altında bulunmayan her küçük, örneğin ana ve babası ölmüş bir çocuk, vesayet altına alınır ve onu bir vasi temsil eder. Bu küçüğün ergin kılınması için kanun daha sıkı bir denetim öngörür.

Vesayet altındaki küçüğün ergin kılınması, önce vesayet makamının, ardından denetim makamının iznini gerektiren işlemler arasında sayılmıştır. Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir. Yani bu durumda iki ayrı mahkemenin onayı aranır.

Ergin kılınma küçüğü vesayetin sağladığı korumadan çıkarır. Kanun bu nedenle kararın iki ayrı makamın denetiminden geçmesini istemiştir.

Başvuru ve mahkeme süreci

Hukuk Muhakemeleri Kanunu ergin kılınmayı, kişiler hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında sayar. Çekişmesiz yargı, kabaca, karşı karşıya gelen iki taraf arasında bir uyuşmazlığın bulunmadığı yargı işleridir. Kanun bir işi çekişmesiz yargıya sokarken şu ölçütlere bakar:

  • İlgililer arasında uyuşmazlık bulunmaması,
  • İlgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkın bulunmaması,
  • Hâkimin kendiliğinden harekete geçtiği hâller.

Aynı kanuna göre çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesidir.

Başvuru, ergin kılınmak isteyen küçüğün isteğine dayanır. Dilekçede küçüğün kimlik bilgileri, yaşı ve ergin kılınmayı neden istediği açıklanır. Velinin rızasının dosyaya yansıması da gerekir.

Ergin kılınmak istemenin sebebi kişiden kişiye değişir. Örneğin bir işletme kurmak, kendi adına sözleşmeler yapmak ya da kendisine kalan bir malvarlığını kendisi yönetmek isteyen bir genç bu yola başvurabilir.

Ergin kılınmanın sonuçları

Ergin kılınan kişi, Türk Medeni Kanunu bakımından ergin sayılır. Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı değilse fiil ehliyeti kazanır. Artık kendi işlemleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir. Küçükken işlemleri için aranan yasal temsilci rızasına da artık ihtiyaç kalmaz.

Burada bir noktaya dikkat etmek gerekir. Ergin kılınma yalnızca yaş şartını karşılar; fiil ehliyeti için ayırt etme gücüne sahip olmak ve kısıtlı olmamak şartları ayrıca aranır.

Ergin olmayan çocuk velayet altında olduğundan, erginlikle birlikte velayet de sona erer. Ana ve baba, velayetleri veya yönetim hakları sona erince çocuğun mallarını hesabıyla birlikte ergin çocuğa devreder. Böylece genç, kendi malvarlığının yönetimini de üstlenmiş olur.

Ana ve baba, malların geri verilmesinde vekil gibi sorumludur. Kanuna uygun olarak çocuk ya da aile için yaptıkları harcamalar için ise tazminatla yükümlü tutulmazlar. Bu nedenle devir sırasında malların ve harcamaların hesabının birlikte gözden geçirilmesi, ileride doğabilecek anlaşmazlıkları azaltır.

Bu sonuç bir kolaylık olduğu kadar bir sorumluluktur. Ergin kılınan kişinin yaptığı sözleşmeler onu bağlar ve borçlarından kendisi sorumlu olur. Bu yüzden karar öncesinde gencin ve ailesinin, yeni durumun getireceği yükümlülükleri birlikte değerlendirmesi yararlıdır.

Sık sorulan sorular

On dört yaşındaki çocuk ergin kılınabilir mi?

Hayır. Kanun ergin kılınma için alt sınırı açıkça on beş yaşın doldurulması olarak belirler. Bu yaşı doldurmamış bir küçük için ergin kılınma kararı verilemez.

Velim rıza göstermiyorsa ergin kılınabilir miyim?

Kanun, velayet altındaki küçük için hem küçüğün kendi isteğini hem de velisinin rızasını arar. Bu iki şarttan biri eksikse kanunun aradığı koşullar gerçekleşmez. Vesayet altındaki küçükte ise vesayet makamının ve ardından denetim makamının izni gerekir.

Ergin kılındıktan sonra ana babamın yönettiği mallarımı geri alabilir miyim?

Evet. Velayet ya da yönetim hakkı sona erince ana ve baba, çocuğun mallarını hesabıyla birlikte ergin çocuğa devreder. Ana ve baba bu devirde vekil gibi sorumludur; kanuna uygun olarak çocuk ya da aile için yaptıkları harcamalardan dolayı ise tazminatla yükümlü tutulmazlar.

Ergin kılınan kişi her konuda 18 yaşındaki biri gibi mi sayılır?

Ergin kılınma, Türk Medeni Kanunu bakımından erginliği ve buna bağlı fiil ehliyetini kazandırır. Başka kanunlarda belirli işler için öngörülen yaş sınırları ise o kanunların kendi hükümlerine göre değerlendirilir; bu yüzden somut işlem için ilgili düzenlemeye ayrıca bakmak gerekir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Aile hukuku

    Çocuğun mallarını kim yönetir? Velinin yetkileri ve sınırları

    Ana ve babanın çocuğun mallarını yönetme ve kullanma hakkı, gelirlerin harcanması, çocuğun serbest malları ve hâkimin müdahalesi.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 342, 352, 353 ve diğer maddeler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 382

  2. Aile hukuku

    Özel boşanma sebepleri: zina, hayata kast, terk ve diğerleri

    Zina, hayata kast ve onur kırıcı davranış, suç ve haysiyetsiz hayat, terk ve akıl hastalığı: şartlar ve dava açma süreleri.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 161, 162, 163 ve diğer maddeler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189/2

  3. Aile hukuku

    Nafakanın artırılması, azaltılması ve kaldırılması

    Yoksulluk ve iştirak nafakasının değişen koşullara göre artırılması, azaltılması ya da kaldırılması; kendiliğinden sona erdiği hâller ve dava süreci.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 176, 175, 331 ve diğer maddeler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 6; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4, 2