İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

İcra ve usul hukuku

Bana bir dava ihbar edildi: taraf mı oldum, davaya nasıl katılabilirim?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Davanın ihbarı ile davaya yardımcı sıfatıyla katılma farklı işlemlerdir.
  • Ferî müdahil, hukuki yararı bulunan tarafın yanında tahkikat bitinceye kadar yer alabilir.
  • Katılan kişi davayı bulunduğu aşamadan takip eder ve desteklediği tarafın işlemlerine aykırı davranamaz.

Tarafı olmadığınız bir hukuk davasıyla ilgili ihbar belgesi almanız, o davanın sonucunun başka bir hukuki ilişkinizi etkileyebileceğini gösterebilir. Ancak ihbar, davalı sıfatı kazanmak veya davaya kendiliğinden katılmış olmakla aynı değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, ihbarı ve üçüncü kişinin davaya katılmasını ayrı kurallara bağlar.

Bu yazı, ilk derece yargılamasındaki ihbar ve müdahale hükümlerini açıklar. İhbarın nedeni, hangi tarafın yanında hukuki yarar bulunduğu ve yargılamanın aşaması birlikte değerlendirilmelidir. Belgede yalnız dava numarasının bulunması, üçüncü kişinin nasıl hareket edeceğini tek başına açıklamaz.

İhbarın amacı, zamanı ve içeriği

HMK 61’e göre taraflardan biri davayı kaybetmesi hâlinde üçüncü kişiye rücu edeceğini veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa davayı ihbar edebilir. Rücu, burada taraflar arasındaki ilişki nedeniyle sonradan diğer kişiye yöneltilecek istemle ilgilidir. Her dava ilgisinin bu koşulu kendiliğinden sağladığı söylenemez.

İhbar, tahkikat sonuçlanıncaya kadar yapılabilir. Tahkikat, davadaki uyuşmazlığın ve delillerin incelendiği aşamayla ilgili usul kavramıdır. Kanunun bu sınırı, her durumda hüküm verilinceye kadar sınırsız ihbar yapılabileceği şeklinde değiştirilmemelidir.

İhbar edilen kişi de aynı koşullarla başka bir kişiye ihbarda bulunabilir. Böylece ihbarın birden fazla kişiye devam etmesi mümkündür. Bununla birlikte her yeni ihbarın aynı kanuni koşullarla bağlantılı olması gerekir; yalnız başka kişinin adını belirtmek yeterli açıklama değildir.

HMK 62, ihbarın yazılı olmasını, nedeninin gerekçeleriyle açıklanmasını ve davanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesini ister. Gerekçe ile aşama bilgisi ayrı işlev görür. İlki üçüncü kişiyle bağlantıyı, ikincisi davanın o anki durumunu anlamaya yardımcı olur.

İhbar nedeniyle yargılama başka güne bırakılamaz. İhbarın devam etmesi gibi zorunlu durumlar dışında süre de verilmez. Bu nedenle ihbar hazırlığını ertelemek, yargılamanın sırf bu sebeple bekleyeceği varsayımına dayandırılmamalıdır.

Ferî müdahale ile bir tarafa yardım

HMK 63, dava ihbar edilen kişinin kazanılmasında hukuki yararı olan taraf yanında katılabileceğini belirtir. HMK 66’daki ferî müdahale, üçüncü kişinin bu tarafın yanında ve ona yardım etmek amacıyla davada yer almasıdır. Katılmanın amacı kendi başına yeni bir asıl talep ileri sürmekten ayrılır.

Ferî müdahale için tahkikat sona erinceye kadar başvuru yapılabilir. Hukuki yararın hangi tarafta bulunduğu açıkça gösterilmelidir. İhbarı gönderen tarafla desteklenecek tarafın belirlenmesi, yalnız belgenin göndericisine bakılarak mekanik biçimde yapılmamalıdır; kanundaki hukuki yarar ölçütü değerlendirilir.

HMK 67’ye göre dilekçede yanında katılınacak taraf, müdahale sebebi ve dayanakları belirtilir. Dilekçe taraflara tebliğ edilir. Mahkeme gerekirse taraflarla birlikte üçüncü kişiyi dinlemek için davet eder; gelmemeleri karar verilmesini engellemez.

Başvuruyu hazırlarken mevcut davadaki talep ile üçüncü kişinin hukuki ilişkisi ayrı açıklanabilir. Hangi sonucun üçüncü kişiyi neden etkileyebileceği belirgin olmalıdır. Sadece davayı takip etmek istemek veya taraflardan birini tanımak, hukuki yararın somut açıklamasının yerini tutmaz.

Katılanın yetkileri ve asli müdahaleden farkı

Talep kabul edilirse HMK 68 uyarınca müdahil davayı bulunduğu noktadan itibaren takip eder. Katılma, davayı baştan başlatan bir işlem değildir. Önceki aşamalarla mevcut aşamanın ayrılması bu nedenle önem taşır.

Müdahil, desteklediği tarafın yararına iddia veya savunma araçlarını ileri sürebilir. Ancak o tarafın işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan usul işlemleri yapabilir. Yardımcı konum, asıl tarafın iradesinden tamamen bağımsız hareket etme yetkisi şeklinde yorumlanmamalıdır.

Katıldığı noktadan sonra taraflara bildirilen işlemler müdahile de tebliğ edilir. Dosyada yeni bir işlem bildirildiğinde hangi aşamaya ilişkin olduğu izlenebilir. Tebliğ almak ile hükmün doğrudan kendisi hakkında verilmesi ise aynı şey değildir; HMK 69, hükmün taraflar hakkında verileceğini belirtir.

Asli müdahalede farklı bir durum vardır. HMK 65’e göre uyuşmazlık konusu hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hükme kadar aynı mahkemede taraflara karşı dava açabilir. Bu dava asıl yargılamayla birlikte yürütülür ve karara bağlanır.

Dolayısıyla üçüncü kişinin amacı belirlenmelidir: bir tarafın kazanmasına yardım etmek mi, konu üzerinde kendi hakkına ilişkin hüküm almak mı? İki yolun taraf yapısı, amacı ve kanunda belirtilen zaman sınırı aynı değildir. Dilekçeye yalnız müdahale başlığı yazılması bu ayrımı ortadan kaldırmaz.

Sonraki rücu ilişkisindeki etki

HMK 69, müdahilin desteklediği tarafla sonraki rücu ilişkisinde, asıl davada yanlış karar verildiği iddiasının dinlenilmeyeceğini düzenler. Bu nedenle ilk davaya katılmanın etkisi yalnız o dosyada yapılan açıklamalarla sınırlı düşünülmemelidir. Bununla birlikte kanun önemli istisnalar da içerir.

Zamanında ihbar yapılmaması nedeniyle geç katılma, desteklenen tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmayı engellemesi veya müdahilin bilmediği imkânların tarafın ağır kusuruyla kullanılmaması hâllerinde yargılamanın hatalı yürütüldüğü ileri sürülebilir. Bu sebepler somutlaştırılmalıdır; yalnız davanın kaybedilmesi aynı açıklama değildir.

HMK 64, ihbar edilen davadaki hükmün etkisinde 69. maddenin ikinci fıkrasının kıyasen uygulanacağını belirtir. Bu gönderme sebebiyle ihbarın hiç önem taşımadığı veya yalnız bilgilendirme olduğu varsayılmamalıdır. İhbarla ilgili tarihler ve katılma imkânı sonradan da önem kazanabilir.

Pratik dosya düzeninde ihbarın ulaştığı tarih, o sıradaki yargılama aşaması ve kullanılabilecek savunma imkânları ayrı kaydedilebilir. Katılma talebi yapılmışsa karar ve sonraki tebligatlar da aynı sıraya eklenebilir. Böylece hem mevcut davadaki konum hem olası rücu ilişkisinin değerlendirilmesi için olay akışı anlaşılır kalır.

Özellikle geç katılma tartışmasında, hangi işlem tamamlandıktan sonra ihbarın ulaştığı belirtilebilir. Engellenme ileri sürülüyorsa kullanılmak istenen iddia veya savunmanın ne olduğu açıklanabilir. Bu kayıtlar kanundaki istisnanın otomatik gerçekleştiğini göstermez; farklı sebeplerin aynı genel itiraz içinde belirsiz kalmasını önlemeye yardımcı olur.

Sık sorulan sorular

Dava ihbarı geldi diye davalı olmuş sayılır mıyım?

Davanın ihbarı, üçüncü kişinin kendiliğinden davalı yapılmasıyla aynı değildir. HMK 63, ihbar edilenin hukuki yararı bulunan taraf yanında katılabileceğini düzenler. Ferî müdahilin bulunduğu asıl davada hüküm taraflar hakkında verilir; müdahalenin sonraki rücu ilişkisindeki etkisi ise ayrıca incelenir.

İhbar yapılması için duruşma mutlaka ertelenir mi?

HMK 62’ye göre ihbar sebebiyle yargılama başka güne bırakılamaz. İhbarın başka kişilere devam etmesi gibi zorunlu durumlar dışında süre de verilemez. Dolayısıyla ihbar, davanın otomatik olarak bekletilmesini sağlayan bir yol değildir.

Uyuşmazlık konusu malın kendime ait olduğunu söylüyorsam ferî müdahale yeterli mi?

Bir tarafı desteklemekle uyuşmazlık konusu hak veya şey üzerinde kendi hakkını ileri sürmek farklıdır. HMK 65, kendi hakkını ileri süren üçüncü kişinin hükme kadar aynı mahkemede taraflara karşı dava açmasını asli müdahale olarak düzenler. Ferî müdahale ise yanında katılınan tarafa yardım amacına dayanır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. İcra ve usul hukuku

    Mahkeme beni isticvaba çağırdı: bizzat gitmem ve cevap vermem gerekir mi?

    Hukuk davasında tarafın isticvap edilmesi, davetiyedeki uyarı, mazeret, bizzat dinlenme, tutanak ve kıyasen uygulanan kurallar.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 169–175, 249–250, 259–263

  2. İcra ve usul hukuku

    Hukuk davasında bilirkişi raporuna nasıl itiraz edilir, süre ne kadar?

    Bilirkişi raporuna itiraz süresi, ek süre imkânı, itirazda neler istenebileceği, uzman görüşü ve hâkimin raporu nasıl değerlendirdiği.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 281, 266, 279 ve diğer maddeler

  3. İcra ve usul hukuku

    Senetle ispat zorunluluğu: hangi işlemler tanıkla ispat edilemez?

    HMK'ya göre belirli tutarı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı, her yıl güncellenen sınır, senede karşı tanık yasağı, delil başlangıcı ve istisnalar.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 200, 201, 202 ve diğer maddeler