Ceza davasında dava zamanaşımı: süreler nasıl hesaplanır, ne zaman kesilir?
Kısaca
- Dava zamanaşımı, mahkemenin vereceği ceza değil, suçun kanunda yazılı cezasının üst sınırına göre hesaplanır.
- Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda dava zamanaşımı 8 yıldır.
- Kesen işlemlerle süre yeniden başlar, ama kanundaki sürenin en fazla yarısı kadar uzayabilir.
Ceza hukukunda devletin bir suçu kovuşturma hakkı süresiz değildir. Suçun üzerinden belirli bir süre geçerse kamu davası düşer; buna dava zamanaşımı denir. Kamu davası, savcının devlet adına açtığı ceza davasıdır. Zamanaşımı dolmuşsa savcı kovuşturma olanağı bulunmadığı için kovuşturmaya yer olmadığına karar verir (CMK m. 172); dava açılmışsa mahkeme davanın düşmesine hükmeder (CMK m. 223/8). Bu yazı, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 66 ve 67. maddelerine göre sürelerin nasıl hesaplandığını anlatır. Mahkûmiyetten sonra cezanın infaz edilmemesiyle ilgili ceza zamanaşımı ise ayrı bir kurumdur.
Dava zamanaşımı süreleri
TCK’nın 66. maddesi, kanunda başka türlü yazılmış hâller dışında şu süreleri öngörür:
| Suçun gerektirdiği ceza | Dava zamanaşımı |
|---|---|
| Ağırlaştırılmış müebbet hapis | 30 yıl |
| Müebbet hapis | 25 yıl |
| Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis | 20 yıl |
| Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis | 15 yıl |
| Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezası | 8 yıl |
Suçu işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş ama on beş yaşını doldurmamış çocuklar için bu sürelerin yarısı, on beş yaşını doldurmuş ama on sekiz yaşını doldurmamış olanlar için üçte ikisi geçince kamu davası düşer.
TCK’nın İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yer alan ve ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ya da on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlar yurt dışında işlenmişse dava zamanaşımı hiç uygulanmaz.
Süre hangi cezaya göre belirlenir?
Zamanaşımı hesabında mahkemenin vereceği somut ceza değil, suçun kanunda yazılı cezasının üst sınırı esas alınır. Örneğin kanunda bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülen bir suçta üst sınır üç yıl olduğu için dava zamanaşımı sekiz yıldır. Üst sınırı on yıl olan bir suçta ise süre on beş yıldır.
Bu kuralın pratik sonucu şudur: zamanaşımını hesaplamak için önce suçun hangi madde ve fıkraya girdiğini doğru belirlemek gerekir. Aynı olay, suçun basit hâli olarak görülürse sekiz yıllık, ağırlaştırıcı bir hâl olarak görülürse on beş yıllık süreye tabi olabilir. Mahkeme suçun vasfını değiştirirse zamanaşımı hesabı da değişebilir.
Kanunda hapis ile adli para cezası arasında seçim imkânı tanınmışsa, yani seçimlik ceza öngörülmüşse, zamanaşımı hesabında hapis cezası esas alınır.
Dosyadaki deliller suçun daha ağır cezayı gerektiren bir nitelikli hâlini gösteriyorsa, süre belirlenirken bu ağır hâl de dikkate alınır. Nitelikli hâl, suçun cezasını artıran özel durumdur. Bu yüzden zamanaşımını yalnızca suçun temel şekline bakarak hesaplamak yanıltıcı olabilir.
Zamanaşımı ne zaman başlar?
Başlangıç anı suçun türüne göre değişir (TCK m. 66/6):
- Tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği gün,
- Teşebbüs aşamasında kalan suçlarda son hareketin yapıldığı gün,
- Kesintisiz suçlarda, yani bir süre devam eden suçlarda, kesintinin gerçekleştiği gün,
- Zincirleme suçlarda son suçun işlendiği gün,
- Çocuklara karşı üstsoy ya da çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kişilerce işlenen suçlarda çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği gün.
Örneğin bir hırsızlık olayı 10 Mart’ta gerçekleşmişse süre o günden başlar; failin kim olduğunun sonradan anlaşılması başlangıcı değiştirmez. Aynı kişiye karşı aylarca süren tekrarlı eylemlerde ise zincirleme suç hükümleri uygulanacaksa süre son eylemden itibaren işler.
Aynı fiil için yargılamanın yenilenmesi talebi mahkemece kabul edilirse, zamanaşımı bu kabul tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlar.
Şikâyete bağlı suçlarda dava zamanaşımının yanında ayrı bir şikâyet süresi de işler; o konu başka bir yazımızın kapsamındadır.
Zamanaşımını durduran hâller
Durma, zamanaşımının belirli bir süre boyunca hiç işlememesidir; engel kalkınca süre kaldığı yerden devam eder. TCK m. 67/1’e göre soruşturma veya kovuşturma yapılması bir izne, bir karara ya da başka bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlıysa, izin veya karar alınıncaya ya da mesele çözülünceye kadar zamanaşımı durur. Hakkında kaçak olduğuna karar verilen fail için de bu karar kaldırılıncaya kadar zamanaşımı işlemez. Durma sebebi ortadan kalktığında, durmadan önce geçmiş olan süre hesaba katılmaya devam eder; süre sıfırlanmaz. Durmanın kesilmeden temel farkı budur. Bu nedenle zamanaşımı hesaplanırken dosyada izin, ön karar ya da kaçaklık kararı gibi bir durma sebebi olup olmadığına ayrıca bakmak gerekir.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmişse, beş yıllık erteleme süresince de zamanaşımı işlemez (CMK m. 171/4).
Zamanaşımını kesen işlemler ve azami süre
Kesilme durmadan farklıdır: kesen bir işlem yapıldığında zamanaşımı sıfırlanır ve baştan işlemeye başlar. TCK m. 67/2’ye göre şu işlemler dava zamanaşımını keser:
- Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması ya da sorguya çekilmesi,
- Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararı verilmesi,
- Suçla ilgili iddianame düzenlenmesi,
- Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa mahkûmiyet kararı verilmesi.
Birden fazla kesme sebebi varsa süre, sonuncusunun gerçekleştiği tarihten yeniden başlar. Kolluk tarafından alınan ifade bu listede yer almaz; kanun savcı huzurundaki ifadeyi arar.
Kesilmenin bir sınırı vardır. Kesilme hâlinde zamanaşımı süresi, ilgili suç için kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısı kadar uzar (TCK m. 67/4). Sekiz yıllık süreye tabi bir suçta bu sınır on iki yıl, on beş yıllık süreye tabi bir suçta yirmi iki buçuk yıldır. Kesen işlemler ne kadar çok olursa olsun bu süre aşılamaz; süre dolduğunda dava düşer.
Sık sorulan sorular
Zamanaşımı dolduysa beraat kararı verilir mi?
Zamanaşımı dolmuşsa mahkeme davanın düşmesine karar verir. Ancak dosyadaki durum derhâl beraat kararı verilmesine elverişliyse mahkeme düşme kararı veremez, beraat kararı vermek zorundadır (CMK m. 223/9). Bu fark, kişinin suçsuzluğunun hükümle ortaya konması bakımından önemlidir.
Kesilme olunca zamanaşımı sonsuza kadar uzayabilir mi?
Hayır. Kesilmeyle süre yeniden başlar, ama toplam süre kanunda o suç için öngörülen sürenin en fazla yarısı kadar uzayabilir. Örneğin sekiz yıllık zamanaşımına tabi bir suçta kesilmeler ne kadar çok olursa olsun dava zamanaşımı on iki yılı geçemez.
Polis ifademi aldı. Zamanaşımı kesildi mi?
TCK m. 67/2, zamanaşımını kesen işlem olarak şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınmasını veya sorguya çekilmesini sayar. Kolluğun aldığı ifade bu sayımda yer almaz. Bu yüzden zamanaşımı hesabında ifadenin kim tarafından alındığına bakmak gerekir.
Şikâyet süresi ile dava zamanaşımı aynı şey mi?
Hayır. Şikâyete bağlı suçlardaki şikâyet süresi ayrı bir süredir ve başka bir yazımızda anlatılmıştır. Dava zamanaşımı ise hem şikâyete bağlı olan hem de olmayan bütün suçlar için geçerlidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.