Çekişmeli boşanma davası nasıl ilerler? Dilekçeden kesinleşmeye süreç
Eşlerden biri boşanmak istemiyorsa ya da ikisi de boşanmak istediği hâlde velayet, nafaka veya tazminat gibi konularda anlaşamıyorsa, dava çekişmeli boşanma davası olarak görülür. Bu davada hâkim eşlerin beyanlarıyla yetinmez; boşanma sebebinin ispatlanmasını arar (TMK m. 170). Anlaşmalı boşanmanın şartlarını ayrı bir yazıda anlattık. Bu yazı, anlaşma olmadığında davanın baştan sona nasıl ilerlediğini ele alıyor.
Davanın dayanağı ve açılacağı mahkeme
Çekişmeli davaların büyük kısmı, Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin birinci fıkrasına dayanır. Bu hükme göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Uygulamada şiddetli geçimsizlik diye de anılan sebep budur. Zina ve terk gibi özel boşanma sebepleri kanunda ayrıca düzenlenmiştir; onları başka bir yazıda ele aldık.
Davacının kusuru daha ağırsa, davalı eş davaya itiraz edebilir (m. 166/2). Bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ile çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmamışsa, hâkim yine de boşanmaya karar verebilir.
Dava aile mahkemesinde açılır. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun belirlediği asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m. 2 ve 4). Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da eşlerin davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168).
Dava dilekçesi ve dilekçeler aşaması
Dava dilekçesi davanın iskeletidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesi, dilekçede davacının dayandığı olayların sıra numarası altında açık özetlerinin, her olayın hangi delille ispat edileceğinin ve talep sonucunun açıkça yazılmasını ister. Boşanma davasında bu; yaşanan olayları tarihleriyle anlatmak, tanıkları, mesaj kayıtlarını, sağlık raporlarını ve diğer belgeleri bu olaylarla tek tek eşleştirmek demektir. Velayet, nafaka ve tazminat talepleri de dilekçede ayrı ayrı yazılmalıdır.
Dilekçe davalı eşe tebliğ edilir. Davalının cevap süresi tebliğden itibaren iki haftadır. Cevabı bu sürede hazırlamak çok zor ya da imkânsızsa, süre içinde mahkemeye başvuran davalıya bir defaya mahsus ve en çok bir ay ek süre verilebilir (HMK m. 127). Davalı eş de boşanmak ve kendi taleplerini ileri sürmek istiyorsa, cevap dilekçesiyle ya da esasa cevap süresi içinde vereceği ayrı bir dilekçeyle karşı dava açabilir (HMK m. 133). Ardından davacı iki hafta içinde cevaba cevap, davalı da yine iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesi verebilir (HMK m. 136).
Ön inceleme ve dava sürerken alınan önlemler
Dilekçeler karşılıklı verildikten sonra mahkeme ön inceleme yapar (HMK m. 137). Bu aşamada dava şartları incelenir, eşlerin hangi konularda anlaşamadığı belirlenir ve delillerin toplanması için gereken işlemler yapılır. Aile mahkemesi, esasa girmeden önce eşlerin ve çocukların sorunlarını tespit ederek sulh yoluyla çözümü teşvik eder. Gerekirse psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı gibi uzmanlardan yararlanır (4787 sayılı Kanun m. 5 ve 7). Velayet konusundaki uzman incelemesi de bu kapsamda yaptırılabilir.
Boşanma davaları uzun sürebilir. Bu sürede eşlerin ve çocukların ortada kalmaması için hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Eşlerin barınması ve geçimi, mallarının yönetimi, çocukların bakımı ve korunması bu önlemlerin başında gelir. Dava sürerken bağlanan ve halk arasında tedbir nafakası denen nafaka da bu kapsamdadır. Çocuğun dava süresince kimin yanında kalacağı ve diğer ebeveynle nasıl görüşeceği de geçici olarak düzenlenebilir.
Tahkikat: tanıklar ve ispat
Ön incelemeden sonra tahkikat aşamasına geçilir. Tanıklar bu aşamada dinlenir, belgeler toplanır, gerekirse bilirkişi ve uzman raporları alınır. Boşanma davasında ispat, Türk Medeni Kanunu’nun 184. maddesindeki özel kurallara tabidir:
- Hâkim, boşanmanın dayandığı olayların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz.
- Bu olaylar hakkında taraflara yemin teklif edilemez.
- Tarafların ikrarları, yani karşı tarafın iddialarını kabul eden beyanları, hâkimi bağlamaz.
- Hâkim delilleri serbestçe takdir eder.
- Taraflardan biri isterse duruşmanın gizli yapılmasına karar verilebilir.
Bu kuralların pratik sonucu şudur: davalı eşin iddiaları kabul etmesi, hâkimi boşanma kararı vermeye zorlamaz. Olayların tanık ve belgelerle desteklenmesi bu yüzden önemlidir. Mahkeme ayrıca eşlerin kusur durumunu belirler. Bu tespit doğrudan parasal sonuç doğurur: kusursuz ya da daha az kusurlu eş kusurlu eşten maddi tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş de kusurlu olan diğer eşten manevi tazminat isteyebilir; yoksulluk nafakası isteyen eşin ise kusurunun daha ağır olmaması gerekir (TMK m. 174 ve 175).
Tahkikat bitince hâkim taraflara tahkikatın tümü hakkında söz verir ve tahkikatın bittiğini bildirir. Ardından sözlü yargılama aşamasına geçilir; taraflardan biri isterse duruşma en az iki hafta ertelenir. Sözlü yargılamada tarafların son sözleri sorulur ve hüküm verilir (HMK m. 184 ve 186).
Karar, kanun yolu ve kesinleşme
Boşanma sebebi ispatlanırsa hâkim boşanmaya ya da ayrılığa karar verir (TMK m. 170). Velayet, çocukla kişisel ilişki, nafaka ve tazminat talepleri de aynı kararda sonuca bağlanır.
Karara karşı, kararın taraflara usulüne uygun tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m. 345). Bölge adliye mahkemesinin temyiz edilebilen kararlarına karşı da tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna gidilebilir (HMK m. 361).
Aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m. 350 ve 367). Kanun yolu süreleri geçmeden ya da kanun yolu incelemesi tamamlanmadan boşanma hükmü kesinleşmez; eşler bu tarihe kadar hukuken evli sayılır. Davanın ne kadar süreceğini önceden söylemek de mümkün değildir. Mahkemenin iş yükü, tanık sayısı, uzman incelemesi ve kanun yoluna gidilip gidilmemesi süreyi doğrudan etkiler.
Sık sorulan sorular
Eşim boşanmak istemiyor. Yine de boşanabilir miyim?
Evet. Çekişmeli boşanmada diğer eşin rızası aranmaz; hâkim, boşanma sebebinin ispatlanıp ispatlanmadığına bakar. Davacının kusuru daha ağırsa kanun davalı eşe davaya itiraz hakkı tanır. Bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin sürmesinde davalı ile çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.
Dava sürerken nafaka alabilir miyim?
Dava açılınca hâkim, eşlerin barınması ve geçimi, çocukların bakımı gibi konularda geçici önlemleri kendiliğinden alır. Dava süresince ödenecek nafaka bu önlemlerden biridir. Gelir ve giderlerinizi gösteren belgeleri dilekçenize eklemek, hâkimin miktarı doğru belirlemesini kolaylaştırır.
Boşanma davam reddedildi. Tekrar dava açabilir miyim?
Boşanma sebeplerinden biriyle açılan dava reddedilmiş ve ret kararının kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmişse, bu sürede ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır. Bu durumda eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Hüküm 2024 yılında değiştirilmiştir; güncel metne göre aranan süre bir yıldır.
Nafaka ya da tazminatı davada istemedim. Sonradan isteyebilir miyim?
Boşanma sebebiyle evliliğin sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu talepleri boşanma davasında ileri sürmek en güvenli yoldur. Davada istenmemişlerse bu bir yıllık süre kaçırılmamalıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.