İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Tazminat hukuku

Bir işyerinin çalışanı bana zarar verdi: tazminatı işverenden isteyebilir miyim?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Çalışanın kendisine verilen işi yaparken başkasına verdiği zararı gidermekle işveren yükümlüdür.
  • İşveren, çalışanını seçerken, talimat verirken ve denetlerken gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz.
  • Tazminatı ödeyen işveren, çalışana ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu edebilir.

Bir kurye kaldırımda size çarptı, eve gelen usta duvarınızı deldi, servis şoförü aracınıza sürttü ya da garson üzerinize sıcak çorba döktü. Zararı veren kişi ortada, ama onun bu zararı ödeyecek gücü olmayabilir. Türk Borçlar Kanunu bu durum için ayrı bir kural koyar: çalışanın iş sırasında verdiği zarardan, onu çalıştıran kişi ya da şirket de sorumludur. Kanun bu kişiye “adam çalıştıran” der; bu yazıda kısaca işveren diyeceğiz.

İşverenin sorumluluğunun şartları

Borçlar Kanunu’nun 66. maddesine göre adam çalıştıran, çalışanın kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. İşverene başvurabilmek için şu unsurların birlikte bulunması gerekir:

  • Zarar veren kişi, işveren adına ve onun verdiği bir işi görüyor olmalıdır.
  • Zarar bu işin yapılması sırasında doğmuş olmalıdır.
  • Gerçek bir zarar olmalı ve bu zarar çalışanın davranışından kaynaklanmalıdır.

Siparişi teslim ederken kaza yapan kurye bu tabloya uyar. Mesai bitiminde kendi özel işi için yola çıkıp kavga eden çalışanın verdiği zarar ise işin yapılması sırasında doğmuş sayılmaz. Burada sorumluluk çalışanın kendisinde kalır.

Bu yolun en önemli farkı ispat yükündedir. Genel kurala göre zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. İşverene 66. maddeye dayanarak gittiğinizde ise işverenin kendi kusurunu göstermeniz gerekmez. Zararı ve zararın iş sırasında çalışanın davranışından doğduğunu ortaya koymanız yeterlidir.

Kurtulmak isteyen taraf işverendir.

İşverenin sorumluluktan kurtulması

Kanun işverene bir çıkış yolu bırakır, ama bunun yükünü de ona yükler. İşveren, zararın doğmasını engellemek için şu üç konuda gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz:

  • Çalışanı seçerken: örneğin şoför olarak ehliyeti ve deneyimi olan birini işe almak.
  • İşle ilgili talimat verirken: işin nasıl güvenli yapılacağını açıkça anlatmak.
  • Gözetim ve denetimde: verilen talimata uyulup uyulmadığını takip etmek.

Bu ispatın inandırıcı olması gerekir. Sadece “iyi bir çalışandı” demek yetmez; işverenin somut olarak hangi önlemleri aldığını göstermesi beklenir. İşveren bu ispatı başarsa bile kusurlu davranan çalışana genel hükümlere göre başvurma imkânınız devam eder.

İşletmeler için kanun bir adım daha ileri gider. Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zarardan sorumludur. Yani bir kargo firması ya da restoran, tek tek çalışanını değil, bütün iş organizasyonunun zararı önleyecek biçimde kurulduğunu da göstermek zorundadır.

Çalışanın kendi sorumluluğu

İşverenin sorumlu olması çalışanı kendiliğinden kurtarmaz. Kusurlu ve hukuka aykırı bir davranışla başkasına zarar veren herkes, 49. madde uyarınca bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu yüzden kusurlu davranan kurye ya da usta da size karşı ayrıca sorumludur. Çalışan için bu genel kural işlediğinden, ona karşı açılan davada kusurunu sizin ispat etmeniz gerekir.

Birden çok kişi aynı zarardan sorumlu olduğunda, kanun müteselsil sorumluluk hükümlerini uygular (61. madde). Müteselsil sorumluluk, zarar görenin tazminatın tamamını sorumlulardan dilediğinden isteyebilmesi demektir. Davayı işverene, çalışana ya da ikisine birlikte yöneltebilirsiniz. Sorumluların kendi aralarındaki paylaşım ise müteselsil borçluluk ve rücu konusuna ilişkin ayrı bir yazıda anlatılmıştır.

İşverenin çalışana rücu hakkı

Tazminatı ödeyen işveren, ödediği parayı belli ölçüde çalışandan geri isteyebilir. Buna rücu denir. 66. madde bu hakkı sınırlar: işveren çalışana ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu edebilir. Çalışanın hiç kusuru yoksa ya da zarar işverenin kötü iş düzeninden doğmuşsa, işveren ödediğinin tamamını çalışana yükleyemez.

Çalışan ile işveren arasında iş sözleşmesi varsa, 400. madde de devreye girer. İşçi işverene kusuruyla verdiği zarardan sorumludur. Bu sorumluluk belirlenirken işin tehlikeli olup olmadığı, uzmanlık ve eğitim gerektirip gerektirmediği ve işçinin işverence bilinen ya da bilinmesi gereken yetenekleri dikkate alınır.

Kanun, haksız fiilden birlikte sorumlu olanlar arasındaki rücu istemi için ayrı bir zamanaşımı da öngörür: tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten itibaren on yıl (73. madde).

Aranızda sözleşme varsa durum farklıdır

Ustayı siz çağırdıysanız ya da restoranda yemek yiyorsanız, işverenle aranızda zaten bir sözleşme vardır. Bu durumda 116. madde de uygulanabilir. Buna göre borçlu, borcun ifasını yanında çalışanlar gibi yardımcılarına bıraksa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zarardan sorumludur.

Bu hükümde, 66. maddedeki gibi seçme ve denetlemede özen gösterildiğini ispat ederek kurtulma imkânı öngörülmemiştir. Yardımcı kişilerin fiillerinden doğan sorumluluk önceden yapılan bir anlaşmayla kaldırılabilir ya da sınırlanabilir. Ancak uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat yalnızca kanun ya da yetkili makamın izniyle yürütülebiliyorsa, böyle bir sorumsuzluk anlaşması kesin olarak hükümsüzdür.

Aradaki fark işveren açısından önemlidir. 66. maddede çalışanını özenle seçip denetlediğini ispat ederek kurtulabilen işveren, 116. maddede bu savunmaya dayanamaz. Sorumluluğun önceden bir anlaşmayla kaldırılıp kaldırılmadığını görmek için imzaladığınız sözleşmeyi, servis formunu ya da iş emrini saklamanız yararlı olur.

Tazminat istemi, zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar (72. madde); sürelerin ayrıntısı haksız fiil tazminatında zamanaşımına ilişkin ayrı bir yazıdadır. Trafik kazasında araç işleteninin sorumluluğu ile çalışanın iş kazasında kendi uğradığı zarar ayrı kurallara tabidir ve bu yazının konusu değildir.

Sık sorulan sorular

Zarar veren çalışanın adını bilmiyorum. Yine de işverene başvurabilir miyim?

Zararın işletmenin faaliyetleri sırasında doğduğunu gösterebiliyorsanız evet. Kanuna göre bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zarardan sorumludur.

Tazminatı hem çalışandan hem işverenden isteyebilir miyim?

Çalışan kusurluysa kendisi de sorumludur. Aynı zarardan birden çok kişi sorumlu olduğunda müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır. Bu durumda zararın tamamını dilediğinizden ya da ikisinden birlikte isteyebilirsiniz; ama aynı zararı iki kez tahsil edemezsiniz.

Ne kadar süre içinde dava açmam gerekir?

Tazminat istemi, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiğiniz tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Fiil, ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır.

İşveren bana ödediği parayı çalışanın maaşından kesebilir mi?

Bu, sizinle değil işverenle çalışan arasındaki bir konudur. Kanun, işverenin ödediği tazminat için çalışana ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu edebileceğini söyler; işçinin işverene karşı sorumluluğunda işin tehlikesi ve gerektirdiği uzmanlık da dikkate alınır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Tazminat hukuku

    Üst kattan su sızdı, evim zarar gördü: zararı kim öder, nasıl ispat edilir?

    Üst daireden ya da ortak tesisattan gelen su sızıntısında daire sahibinin, kiracının ve kat maliklerinin sorumluluğu, delil tespiti, arabuluculuk ve zamanaşımı.

    Dayanak: 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m. 4, 18, 19 ve diğer maddeler; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 730; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49, 50, 69 ve diğer maddeler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 400, 16; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B

  2. Tazminat hukuku

    Binadan kaynaklanan zarardan yapı maliki ne zaman sorumludur?

    Yapım bozukluğu ve bakım eksikliğinde yapı malikinin sorumluluğu, tehlikeyi önleme, birden çok sorumlu ve tazminatın kapsamı.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 69–70, 51–52, 61–62

  3. Tazminat hukuku

    Trafik kazasında araç değer kaybı: kimden ve nasıl istenir?

    Kazadan sonra onarılan aracın piyasa değerindeki düşüşün kimden, hangi şartlarla istenebileceği, trafik sigortasının karşılamadığı hâller ve süreler.

    Dayanak: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 3, 85, 88 ve diğer maddeler; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 50, 52, 74; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30