Boşanan kadının yeniden evlenmesi: 300 günlük bekleme süresi ve kaldırılması
Boşanan bir kadın, boşanma kararı kesinleştiği gün yeniden evlenemez. Türk Medeni Kanunu kadın için evliliğin sona ermesinden itibaren üç yüz günlük bir bekleme süresi öngörür. Halk arasında bu süreye “iddet müddeti” de denir. Süre bazı hâllerde kendiliğinden biter, bazı hâllerde de mahkeme kararıyla kaldırılabilir.
Kanundaki kural
Kanunun 132. maddesine göre evlilik sona ermişse kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe evlenemez (TMK m. 132). Hüküm, evliliğin nasıl sona erdiğine göre ayrım yapmaz. Evlilik boşanmayla, eşin ölümüyle ya da mahkemenin evliliğin butlanına, yani geçersizliğine karar vermesiyle sona ermiş olabilir (m. 156); her durumda bekleme süresi uygulanır.
Boşanmada evlilik, boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer. Bu yüzden üç yüz günlük süre, davanın açıldığı ya da eşlerin ayrı yaşamaya başladığı tarihten değil, kararın kesinleştiği tarihten itibaren hesaplanır. Dava sırasında eşlerin uzun süre ayrı yaşamış olması süreyi kısaltmaz. Boşanma kararı, kanun yoluna başvurulmadan süreler geçince, taraflar kanun yoluna başvurmayacaklarını bildirince ya da kanun yolu incelemesi tamamlanınca kesinleşir. Kesinleşme tarihi, karar üzerine düşülen kesinleşme şerhinden öğrenilebilir. Eşi ölen kadın için ise süre ölüm tarihinden başlar. Üç yüz gün, yaklaşık on aya karşılık gelir.
Kanun bu süreyi evlenme engelleri arasında düzenler. Bekleme süresi yalnızca kadın için öngörülmüştür; erkek için böyle bir süre yoktur. Eşi hakkında gaiplik kararı verilen kişinin durumu ise farklıdır: o kişi, mahkeme evliliğin feshine karar vermedikçe yeniden evlenemez (m. 131).
Bekleme süresinin amacı
Sürenin amacı, doğacak bir çocuğun babasının kim olduğu konusunda karışıklık çıkmasını önlemektir. Kanuna göre evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası, kadının kocasıdır (TMK m. 285). Hukukta buna babalık karinesi denir. Karine, aksi ispat edilinceye kadar doğru kabul edilen varsayım demektir.
Bekleme süresindeki üç yüz gün ile babalık karinesindeki üç yüz gün aynıdır. Kadın boşandıktan hemen sonra evlenseydi ve kısa süre içinde bir çocuk doğsaydı, çocuk hem eski evliliğin sona ermesinden itibaren üç yüz gün içinde hem de yeni evlilik devam ederken doğmuş olurdu. Bekleme süresi bu çatışmanın önüne geçer. Süreyi sona erdiren ve kaldırılmasına imkân veren hâllerin de bu amaçla bağlantılı olması bundandır. Kadın doğum yapmışsa ya da gebe olmadığı anlaşılmışsa, babalık konusunda karışıklık ihtimali kalmaz. Bugün gebeliğin bulunup bulunmadığı tıbbi yöntemlerle kısa sürede anlaşılabildiği için, üç yüz günün tamamını beklemek çoğu zaman zorunlu değildir.
Sürenin bitmesi ve kaldırılması
Kanun üç hâl sayar:
- Kadın doğum yaparsa süre kendiliğinden biter. Bunun için mahkeme kararı gerekmez.
- Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığı anlaşılırsa mahkeme süreyi kaldırır.
- Evliliği sona eren eşler yeniden birbiriyle evlenmek isterse mahkeme süreyi kaldırır.
İkinci ve üçüncü hâlde kanunun ifadesi dikkat çekicidir: mahkeme bu süreyi “kaldırır”. Yani şartlar ortaya konduğunda hâkimin süreyi kaldırması gerekir. Ancak bu iki hâlde süre kendiliğinden ortadan kalkmaz; mahkemeden karar alınması şarttır. Eski eşler yeniden evlenmek istese bile, mahkeme kararı alınmadıkça bekleme süresi devam eder. Kadın gebeyse ve eski eşiyle evlenmek gibi bir durum da yoksa süre kaldırılmaz; doğumla birlikte süre zaten kendiliğinden sona erer.
Mahkemeye başvuru
Bekleme süresinin hâkim tarafından kaldırılması, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda çekişmesiz yargı işleri arasında sayılır (HMK m. 382). Kanun çekişmesiz yargıyı, ilgililer arasında uyuşmazlık bulunmayan ya da hâkimin kendiliğinden harekete geçtiği hâller gibi ölçütlerle tanımlar. Bu yüzden eski eşe karşı bir dava açılmaz. Başvuruyu kadın dilekçeyle yapar; eski eşiyle yeniden evlenmek istiyorsa bu isteğini dilekçede belirtir.
Başvuru aile mahkemesine yapılır; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu işlere Hâkimler ve Savcılar Kurulunun belirlediği asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m. 2 ve 4). Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça talepte bulunan kişinin ya da ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir (HMK m. 384).
Gebe olunmadığına dayanan başvurularda, bu durumu gösteren ve bir sağlık kuruluşundan alınmış rapor dilekçeyle birlikte sunulur. Çekişmesiz yargıda basit yargılama usulü uygulanır ve hâkim gerekli gördüğü araştırmayı kendiliğinden yapabilir (HMK m. 385). Bu nedenle mahkeme, dosyadaki raporu yeterli görmezse ek bir inceleme isteyebilir. Dilekçede boşanma kararının kesinleştiği tarih ve sürenin hangi sebeple kaldırılmasının istendiği açıkça yazılmalı; kesinleşme şerhli karar örneği de dilekçeye eklenmelidir. Başvuru sırasında harç ve gider avansı yatırılır; bu tutarlar her yıl yeniden belirlendiği için güncel tarifeye bakmak gerekir.
Evlenme başvurusu
Yeniden evlenmek isteyen kişi, evlendirme memurluğuna önceki evliliğinin sona erdiğini gösteren belgeyi vermek zorundadır (TMK m. 136). Evlendirme memuru başvuruyu ve belgeleri inceler; evlenmeye yasal bir engel bulunduğunu görürse başvuruyu reddeder ve bunu yazıyla bildirir (m. 137). Bekleme süresi dolmamış ve mahkemece kaldırılmamışsa, evlendirme memuru başvuruyu bu sebeple reddeder. Ret kararına karşı mahkemeye başvurulabilir; itiraz evrak üzerinden incelenir ve kesin olarak karara bağlanır (m. 138).
Süre mahkeme kararıyla kaldırıldıysa, bu karar evlenme başvurusunda evlendirme memurluğuna sunulur. Evlenme koşullarının bulunduğunu tespit eden memur, evlenecek kişilere evlenme gün ve saatini bildirir ya da isterlerse evlenme izni belgesi verir. Bu belge, verildiği tarihten itibaren altı ay içinde herhangi bir evlendirme memuru önünde evlenme hakkı sağlar (m. 139). Başvurudan önce memurluğun hangi belgeleri istediğini öğrenmek, işlemlerin tek seferde tamamlanmasını kolaylaştırır.
Sık sorulan sorular
Erkekler için de bekleme süresi var mı?
Hayır. Kanundaki bekleme süresi yalnızca kadınlar için öngörülmüştür. Boşanma kararı kesinleşen erkek, başka bir evlenme engeli yoksa hemen yeniden evlenebilir.
Boşanma davası iki yıl sürdü ve bu sürede eşimden ayrı yaşadım. Yine de beklemem gerekir mi?
Evet. Süre, ayrı yaşamaya başlanan tarihten değil, evliliğin sona erdiği tarihten, yani boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işler. Ancak gebe olmadığınızı gösterirseniz mahkemeden sürenin kaldırılmasını isteyebilirsiniz.
Boşandığım eşimle yeniden evlenmek istiyoruz. Bekleme süresi bize de uygulanır mı?
Bekleme süresi bu durumda da vardır, ama kaldırılması kolaydır. Evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemesi, kanunda sürenin kaldırılma sebebi olarak açıkça sayılmıştır. Bunun için mahkemeye başvurup karar almak gerekir; karar alındıktan sonra evlendirme memurluğuna başvurulabilir.
Bekleme süresi içinde doğum yaptım. Mahkemeye başvurmam gerekir mi?
Hayır. Kanuna göre doğurmakla süre kendiliğinden biter. Bu durumda süreyi kaldırmak için mahkeme kararına gerek yoktur.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.