Bağlantılı iki hukuk davası birleştirilebilir mi, hangi mahkeme devam eder?
Kısaca
- Bağlantılı davalar aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülüyorsa birleştirilebilir.
- Birleştirme sonunda yargılama kural olarak ilk davanın açıldığı mahkemede sürdürülür.
- Mahkeme yargılamanın iyi yürütülmesi için birleştirilmiş davaları daha sonra ayırabilir.
Aynı olay veya hukuki ilişki hakkında birden çok hukuk davası açılması, çelişkili karar ve tekrar eden delil incelemesi riskini doğurabilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu bağlantılı davaların belirli koşullarda birleştirilmesine imkân verir. Böylece dosyalar tek mahkemede birlikte yürütülebilir.
Birleştirme yalnız tarafların istemine bağlı değildir; mahkeme de koşullar varsa kendiliğinden karar verebilir. Bununla birlikte mahkemelerin düzeyi, sıfatı, yargı çevresi ve davaların açılış sırası sonucu etkiler. Talepte her dosyanın mahkemesi, esas numarası ve açılış tarihi açık gösterilmelidir.
Bağlantı ne zaman bulunur?
HMK 166, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılan davalar arasında bağlantı varsa birleştirmeye izin verir. Aynı düzey, mahkemelerin yargı örgütündeki derecesini; aynı sıfat ise mahkemenin görev türünü ifade eder. Farklı görevdeki mahkemeler sırf olaylar benziyor diye bu hükümle birleştirilemez.
Kanun bağlantıyı iki temel durumda kabul eder. Davalar aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğmuş olabilir. Ayrıca bir dava hakkında verilecek hüküm diğer davayı etkileyecek nitelikteyse bağlantı vardır.
Bağlantı, dosyaların tamamen aynı olması demek değildir. Talepler farklı olsa bile dayandıkları olay örgüsü veya bir hükmün diğerine etkisi ortak incelemeyi gerekli kılabilir. Buna karşılık yalnız taraf isimlerinin aynı olması, uyuşmazlıklar ilgisizse tek başına yeterli değildir.
Bir hükmün diğerini etkileyip etkilemeyeceği incelenirken davalardaki ön meseleler ve talep sonuçları karşılaştırılabilir. Bir dosyada çözülecek sözleşmenin varlığı, geçerliliği veya taraf sıfatı diğerinin sonucunu değiştirecekse bu etki açıkça anlatılabilir. Sadece aynı belgeye atıf yapılması her zaman aynı yoğunlukta bağlantı oluşturmaz.
Talepte ortak vakıalar, ortak belgeler ve olası hüküm etkisi somutlaştırılabilir. “Dosyalar bağlantılıdır” şeklindeki sonuç cümlesi yerine, hangi meselenin iki davada da inceleneceği açıklanabilir. Mahkeme bağlantının yanında kanundaki diğer koşulları da değerlendirir.
Birleştirme davanın her aşamasında mümkündür. Ancak dosyaların geldiği aşamalar, ortak incelemenin yargılamayı kolaylaştırıp kolaylaştırmayacağı bakımından önem taşıyabilir. Erken bildirim, aynı delillerin iki kez toplanmasının önüne geçebilir.
Aynı yargı çevresindeki davalar
Aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülen bağlantılı davalar, talep üzerine veya mahkemece kendiliğinden birleştirilebilir. Birleştirme yeri ilk davanın açıldığı mahkemedir. Bu nedenle hangi davanın önce açıldığı dosya kayıtlarından belirlenir.
Güncel HMK 166 metnine göre ilk davanın açıldığı mahkeme, birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren kararla bağlıdır. Kararın verilmesi ile kesinleşmesi aynı an olmayabilir. Dosyanın gönderilmesi ve ortak yargılamanın başlaması bakımından kararın usul durumu izlenmelidir.
Birleştirme kararı derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. Bildirim, diğer mahkemenin karardan ve dosyaların birlikte yürütüleceği yerden haberdar olmasını sağlar. Taraflar her iki dosyadaki ara kararları ve duruşma bilgilerini ayrı ayrı kontrol etmeyi sürdürmelidir.
Birleştirme, davalardan birinin diğerinde yok olması anlamına gelmez. Talepler ve tarafların her dosyadaki konumları korunur; yargılama birlikte yürütülür. Delilin hangi talebi desteklediği ve her dava bakımından ispat yükü yine ayrı değerlendirilebilir.
Mahkeme her dava için ayrı hüküm sonucu kurabilir. Harç, yargılama gideri ve vekâlet ücreti değerlendirmeleri de taleplerin sonuçlarına göre ayrışabilir. Ortak duruşmada işlem yapılsa bile taraflar hangi beyanın hangi dosya ve talebe ilişkin olduğunu açıkça belirtebilir.
Ayrı yargı çevrelerindeki davalar
Davalar ayrı yargı çevrelerinde açılmışsa da birleştirme mümkündür; yine mahkemelerin aynı düzey ve sıfatta olması gerekir. Bu durumda talep ikinci davanın açıldığı mahkemeden istenir. Talebin yanlışlıkla ilk mahkemeye yöneltilmemesi için açılış sırası ve yargı çevreleri kontrol edilmelidir.
İkinci mahkeme talebi kabul edip birleştirmeye karar verirse, ilk davanın açıldığı mahkeme kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlı olur. Dosyalar ilk mahkemede birlikte görülür. Kanun farklı çevrelerdeki davalar için de ilk açılan dava merkezli bir sistem kurar.
İstinaf incelemesinin normalde ayrı dairelerde yapılması gereken davalar da madde kapsamında birleştirilebilir. Bu durumda inceleme, birleştirilen uyuşmazlıklarda asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır. “Asıl hukuki ilişki” belirlenirken birleştirilen taleplerin yapısı değerlendirilir.
Farklı yargı çevreleri, tarafların seyahat ve dosya takibi bakımından pratik sonuç yaratabilir. Yine de birleştirme kararı yalnız kolaylık ölçüsüne dayanmaz; bağlantı ve mahkemelerin niteliği kanuni ön koşullardır.
Talepte iki mahkemenin de görev sıfatı kontrol edilir. Yalnız ikisinin ilk derece mahkemesi olmasıyla yetinilmeden hukuk mahkemesi olarak aynı sıfatta bulunup bulunmadığı saptanır. Görev veya yargı yolu ayrılığı varsa birleştirme yerine ilgili usul sorunları kendi kurallarıyla çözülür.
Ayırma kararı ve kanun yolları
Birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ortak yürütülmesi her zaman yararlı kalmayabilir. Mahkeme, yargılamanın iyi biçimde yürütülmesi için davaları her aşamada ayırabilir. Karar talep üzerine verilebileceği gibi mahkemece kendiliğinden de alınabilir.
Ayırma hâlinde mahkeme, ayrılan davalara bakmaya devam eder. Bu nedenle ayırma kararı dosyanın kendiliğinden başka bir mahkemeye gideceği anlamına gelmez. Yeni esas kayıtları, duruşma günleri ve her dosyaya sunulacak belgeler ayrıca takip edilir.
Güncel HMK 168, aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemeleri hakkında verilen birleştirme kararına karşı yalnız istinaf yolunu düzenler. İlk derece mahkemesinin ayırma kararına karşı istinafa, bölge adliye mahkemesinin birleştirme veya ayırma kararına karşı temyize ancak hükümle birlikte gidilebilir.
Kanun ayrıca bu hususun tek başına bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenmesine veya Yargıtayda bozmaya neden olmayacağını belirtir. Kanun yolu değerlendirmesinde kararın hangi mahkemece verildiği, birleştirme mi ayırma mı olduğu ve esas hükmün bulunup bulunmadığı birlikte kontrol edilmelidir.
Uygulamada iki dosyanın güncel safahatı çıkarılabilir. Açılış tarihleri, mahkeme türleri, ortak vakıalar, talepler ve bekleyen kanun yolları tek tabloda gösterildiğinde hem bağlantı gerekçesi hem dosyaların gönderileceği yer daha kolay anlaşılır.
Sık sorulan sorular
Aynı kişilerin taraf olduğu her iki dava birleştirilir mi?
Hayır. Kanun davalar arasında bağlantı arar. Davaların aynı veya benzer sebeplerden doğması ya da birinde verilecek hükmün diğerini etkileyebilecek nitelikte olması bağlantı kabul edilir; yalnız tarafların aynı olması tek başına bu tanım değildir.
Farklı şehirlerdeki hukuk davaları da birleştirilebilir mi?
Ayrı yargı çevrelerindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış bağlantılı davalar için de birleştirme istenebilir. Talep ikinci davanın açıldığı mahkemeye yöneltilir ve kabul kararı kesinleşince ilk mahkeme bununla bağlı olur.
Birleştirilen davalar yeniden ayrılabilir mi?
Evet. Mahkeme yargılamanın iyi yürütülmesini sağlamak için davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ayırma kararı verebilir. Ayırdığı davalara bakmaya aynı mahkeme devam eder.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.