Bağışlanan mal hangi şartlarda geri alınabilir?
Kısaca
- Bağışlama sözü yazılı şekle, taşınmaz ya da taşınmaz üzerindeki ayni hak bağışlama sözü ise resmî şekle bağlıdır.
- Bağış; ağır suç, kanuni yükümlülüklerin önemli ölçüde ihlali ya da yüklemenin haklı sebep olmadan yerine getirilmemesi hâlinde geri alınabilir.
- Bağışlayan, geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alabilir.
Bağışlama, bir kişinin malvarlığından başka bir kişiye karşılıksız kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Türk Borçlar Kanunu bu sözleşmenin kurulmasını, şekil şartlarını, koşul ve yüklemelerini ve hangi durumlarda geri alınabileceğini ayrı düzenler. Bu nedenle verilen şeyi geri istemek, tek başına geri alma hakkının doğduğunu göstermez. Önce yapılan işlemin bağışlama olup olmadığı belirlenmelidir.
- madde, henüz kazanılmamış bir haktan feragat etmeyi, mirası reddetmeyi ve ahlaki bir ödevin yerine getirilmesini bağışlama saymaz. İşlemin karşılıksız görünmesi, her durumda aynı hükümlerin uygulanmasına yetmez. Ayrıca bağışlama sözü ile yerine getirilmiş bağışlama bakımından uygulanacak kurallar farklılaşır. Bu ayrım, geri alma sebepleri incelenirken özellikle önemlidir.
Bağışlama sözü, teslim ve şekil şartı
Fiil ehliyeti bulunan kişi, eşler arasındaki mal rejimi ve miras hukukundan kaynaklanan sınırlamalar saklı kalmak üzere bağışlama yapabilir. Bağışlanan bakımından ise ayırt etme gücü ve yasal temsilcinin müdahalesi 287. maddede düzenlenmiştir. Tarafların hukuki durumu, bağışlama konusunun ne olduğundan ayrı olarak incelenmelidir.
- madde bağışlama sözünü yazılı şekle bağlar. Taşınmaz veya taşınmaz üzerindeki ayni hak konusunda resmî şekil aranır. Bir taşınırın elden bağışlanması ise teslimle kurulur. Bu sebeple yalnızca söz verilmiş olması, taşınırın teslim edilmesi ve taşınmazla ilgili resmî işlem aynı hukuki aşama değildir.
6098 sayılı Kanun’un 288. maddesinden:
Bağışlama sözü vermenin geçerliliği, bu sözleşmenin yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Bir taşınmazın veya taşınmaz üzerindeki ayni bir hakkın bağışlanması sözü vermenin geçerliliği, ancak resmî şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. Şekle uyulmaması sebebiyle geçersiz olan bağışlama sözü verme, bağışlayan tarafından yerine getirildiğinde, elden bağışlama hükmündedir. Ancak, geçerliliği resmî şekle bağlanmış olan bağışlamalarda bu hüküm uygulanmaz.
6098 sayılı Kanun’un 289. maddesinden:
Elden bağışlama, bağışlayanın bir taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulmuş olur.
Şekle aykırı bir sözün sonradan yerine getirilmesiyle ilgili hükmün resmî şekle bağlı bağışlamalarda uygulanmadığı özellikle gözetilmelidir. Bu istisna atlanırsa, taşınmaza ilişkin bir bağışlamanın sırf fiilen kullanıma bırakılmakla geçerli olduğu gibi yanlış bir sonuç çıkarılabilir. Hangi malın hangi işlemle kazandırıldığı açıkça belirlenmelidir.
Koşul ve yüklemelerin etkisi
Bağışlama bir koşula bağlanabilir. Yerine getirilmesi bağışlayanın ölümüne bağlı bağışlamada ise vasiyete ilişkin hükümler uygulanır. Bu nedenle kişinin sağlığında yapılacak teslim ile ölümden sonra sonuç doğuracak kazandırma aynı biçimde ele alınmamalıdır. Kanun bu ayrımı 290. maddede açıkça kurar.
Yükleme, bağışlama kapsamında bağışlananın belirli bir davranışı üstlenmesidir. Bağışlayan, kabul edilmiş yüklemenin yerine getirilmesini isteyebilir. Bağışlama konusunun değeri ile yükleme giderleri arasındaki ilişki bakımından da özel bir sınır bulunur. Yükleme olduğunu ileri sürmek için yalnızca bağışlayanın sonradan açıkladığı beklentiye dayanılmamalıdır.
6098 sayılı Kanun’un 291. maddesinden:
Bağışlayan bağışlamasına yüklemeler koyabilir. Bağışlayan, sözleşme gereğince bağışlanan tarafından kabul edilmiş olan yüklemelerin yerine getirilmesini isteyebilir. Kamu yararına olarak bağışlamaya konulmuş olan bir yüklemenin yerine getirilmesini isteme yetkisi, bağışlayanın ölümünden sonra, ilgili kamu kurumuna geçer. Bağışlama konusunun değeri, yüklemenin yerine getirilmesi masraflarını karşılamaz ve aşan kısım kendisine ödenmezse bağışlanan, yüklemeyi yerine getirmekten kaçınabilir.
6098 sayılı Kanun’un 292. maddesinden:
Bağışlayan, bağışlananın kendisinden önce ölmesi durumunda, bağışlama konusunun kendisine dönmesi koşulunu koyabilir. Bağışlama konusu, taşınmaza veya taşınmaz üzerindeki bir ayni hakka ilişkin ise, bağışlayana dönme koşulu tapu siciline şerh verilebilir.
Bağışlayana dönme koşulu, bağışlananın bağışlayandan önce ölmesi ihtimaline ilişkindir. Bu koşulun bulunup bulunmadığı ve taşınmaz bakımından şerh imkânı ayrı incelenir. Bağışlanan kişinin ölümüyle her bağışın otomatik olarak geri döneceği şeklinde genel bir kural kurulamaz.
Tamamlanmış bağışlamayı geri alma sebepleri
- madde, elden bağışlama veya yerine getirilmiş bağışlama sözünün geri alınabileceği sebepleri düzenler. Ağır suç, kanuni yükümlülüklerin önemli ölçüde ihlali ve haklı sebep olmadan yüklemenin yerine getirilmemesi maddede sayılır. Sıradan anlaşmazlık veya bağışlayanın sonradan fikrini değiştirmesi bu sebeplerle aynı değildir.
6098 sayılı Kanun’un 295. maddesinden:
Bağışlayan, aşağıdaki durumlardan biri gerçekleşmişse, elden bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilir ve bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde, bağışlama konusunun geri verilmesini isteyebilir: 1. Bağışlanan, bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse. 2. Bağışlanan, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa. 3. Bağışlanan, yüklemeli bağışlamada haklı bir sebep olmaksızın yüklemeyi yerine getirmemişse.
Kanun, geri istemenin kapsamını bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesiyle ilişkilendirir. Bu nedenle yalnızca başlangıçta verilen malın değerine bakılarak her olay için aynı geri ödeme sonucu söylenemez. İleri sürülen geri alma sebebi, talebin zamanı ve kazandırmanın durumu birlikte incelenmelidir. Doğrulanmamış olaylardan kesin bir geri alma hakkı çıkarılmamalıdır.
Henüz yerine getirilmeyen söz ve süreler
Bağışlama sözü henüz yerine getirilmemişse 296. maddede ek durumlar bulunur. Mali durumun olağanüstü ağırlaşması veya yeni aile yükümlülüklerinin doğması gibi sebepler bu kapsamda ele alınır. Tamamlanmış bağışlama için aranan koşullarla ifadan kaçınmanın koşulları birbirine aktarılmamalıdır.
6098 sayılı Kanun’un 296. maddesinden:
Bağışlama sözü veren, aşağıdaki durumlarda sözünü geri alabilir ve onu ifadan kaçınabilir: 1. Elden bağışlanılan bir malın geri verilmesini isteyebileceği sebeplerden biri varsa. 2. Mali durumu, sonradan sözün yerine getirilmesini kendisi için olağanüstü ağır kılacak ölçüde değişmişse. 3. Bağışlama sözü verdikten sonra, kendisi için yeni aile yükümlülükleri doğmuş veya bu yükümlülükleri önemli ölçüde ağırlaşmışsa. Bağışlama sözü verenin borcunu ödeme güçsüzlüğü belirlenir veya iflasına karar verilirse, ifa yükümlülüğü ortadan kalkar.
6098 sayılı Kanun’un 297. maddesinden:
Bağışlayan, geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alabilir. Bağışlayan bir yıllık süre dolmadan ölürse, geri alma hakkı mirasçılarına geçer ve mirasçıları bu sürenin sona ermesine kadar bu hakkı kullanabilirler. Bağışlayan, sağlığında geri alma sebebini öğrenememişse, mirasçıları, ölümünden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alma hakkını kullanabilirler. Bağışlanan, bağışlayanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldürür veya onun geri alma hakkını kullanmasını engellerse, mirasçıları bağışlamayı geri alabilirler.
Bir yıllık sürenin başlangıcında geri alma sebebinin öğrenildiği gün önemlidir. Bağışlayanın ölümü halinde mirasçıların hakkı da kanunda farklı olasılıklara göre düzenlenmiştir. Bu yüzden bağışlama tarihi, sebebin gerçekleşme tarihi, öğrenme tarihi ve varsa ölüm tarihi ayrı kaydedilmelidir. Tarihler birbirine karıştırılırsa hangi hükmün uygulanacağı da yanlış değerlendirilebilir.
Sözleşme veya teslim belgesi, varsa koşul ve yükleme kayıtları, geri alma sebebine ilişkin belgeler birlikte incelenmelidir. Bağışlama sırasında ifade edilmiş bir şart ile daha sonra ortaya çıkan kişisel beklentinin aynı olmadığı korunmalıdır. Böylece talebin hukuki dayanağı ve kapsamı, varsayımlara başvurmadan açıklanabilir.
Sık sorulan sorular
Pişman olmak bağışı geri almaya yeterli mi?
- madde belirli geri alma sebepleri arar. Sadece fikrin değişmesi, bu kanuni sebeplerden birinin gerçekleştiğini göstermez.
Her bağış sözü sözlü verilebilir mi?
- madde yazılı şekil, taşınmaz ve taşınmaz üzerindeki ayni hak bağışlama sözünde ise resmî şekil arar. Elden bağışlama ayrı düzenlenir.
Geri alma süresi ne zaman başlar?
- maddeye göre bağışlayan, sebebi öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde geri alabilir. Mirasçılara geçiş için ayrıca özel hükümler vardır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.