İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Aile hukuku

Anlaşmalı boşanma: şartlar, protokol ve duruşma

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Evliliği bitirme konusunda anlaşan eşler, yıllarca sürebilen çekişmeli bir dava yerine anlaşmalı boşanma yolunu seçebilir. Şartlar tamam ve protokol eksiksizse dava çoğu zaman tek duruşmada sonuçlanır. Bu yolun kuralları Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alır.

Kanunun aradığı şartlar

Anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için şu dört şartın birlikte bulunması gerekir:

  1. Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır. Bu süreyi doldurmamış evliliklerde anlaşmalı boşanma mümkün değildir.
  2. Eşler mahkemeye birlikte başvurmalı ya da eşlerden biri diğerinin açtığı davayı kabul etmelidir. Çekişmeli olarak açılmış bir dava, davalı eşin davayı kabul etmesiyle anlaşmalı boşanmaya dönüşebilir.
  3. Hâkim eşleri bizzat dinlemelidir. Hâkim, eşlerin boşanma isteklerini serbest iradeleriyle açıkladıklarına kanaat getirmek zorundadır; bu yüzden eşlerin duruşmaya kendilerinin gelmesi gerekir.
  4. Hâkim, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu için yapılan anlaşmayı uygun bulmalıdır. Bu anlaşma uygulamada “anlaşmalı boşanma protokolü” diye adlandırılır.

Hâkim protokolü olduğu gibi onaylamak zorunda değildir. Eşlerin ve çocukların menfaatini göz önünde tutarak gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Eşler bu değişiklikleri kabul ederse boşanmaya karar verilir, kabul etmezlerse anlaşmalı boşanma kararı verilemez.

Protokolde neler yer almalı?

Protokol, boşanmadan sonraki hayatın kurallarını belirler. Burada yazılmayan ya da belirsiz bırakılan her konu, ileride yeni bir davaya dönüşebilir. Kanun da boşanmanın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmaların hâkim onaylamadıkça geçerli olmayacağını söyler (m. 184). Protokolde genellikle şu konular düzenlenir:

  • Velayet: Ortak çocukların velayetinin hangi eşe verileceği.
  • Kişisel ilişki: Velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla hangi günlerde ve hangi saatlerde görüşeceği. Hafta sonları, bayramlar, yarıyıl ve yaz tatilleri ayrı ayrı yazılırsa sonradan anlaşmazlık çıkma ihtimali azalır.
  • İştirak nafakası: Velayet kendisine verilmeyen ebeveynin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında yapacağı katkı. Hâkim, istenirse bu nafakanın sonraki yıllarda ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir; örneğin yıllık artış oranı protokolde belirlenebilir.
  • Yoksulluk nafakası: Eşlerden birinin diğerine nafaka ödeyip ödemeyeceği, ödeyecekse miktarı.
  • Maddi ve manevi tazminat: Eşlerin birbirinden tazminat isteyip istemedikleri.
  • Mal paylaşımı ve eşyalar: Ev, araç, birikimler, borçlar ve ev eşyalarının ne olacağı.

Mal paylaşımı konusu özellikle dikkat ister. “Karşılıklı hiçbir talebimiz yoktur” gibi geniş cümleler, hangi hakları kapsadığı ileride tartışılabilecek ifadelerdir. Hangi maldan, hangi alacaktan vazgeçildiği ya da kimin neyi alacağı açıkça yazılmalıdır.

Hangi mahkemeye başvurulur?

Boşanma davalarına aile mahkemesi bakar. Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu davalar, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun belirlediği asliye hukuk mahkemesinde görülür (4787 sayılı Kanun m. 2 ve 4).

Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da eşlerin davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). Eşler farklı şehirlerde yaşıyorsa ikisinden birinin yerleşim yerinde dava açılabilir.

Başvuru, eşlerin birlikte imzaladığı bir dava dilekçesi ve protokolle yapılır. Dava açılırken harç ve gider avansı yatırılır. Bu tutarlar her yıl yeniden belirlendiği için güncel tarifeye bakmak gerekir.

Duruşmada neler olur?

Duruşmada hâkim, eşlere boşanmak isteyip istemediklerini ve protokolü okuyup anlayarak imzalayıp imzalamadıklarını sorar. Protokolün maddelerini tek tek okuyup eşlerin onayını alması da sık görülür. Çekişmeli boşanmada tarafların beyanları hâkimi bağlamaz ve boşanma sebebinin delillerle ispatı gerekir. Anlaşmalı boşanmada ise kanun bu kuralı uygulamaz; eşlerin anlaşmış olması yeterlidir, ayrıca tanık dinletmek gerekmez.

Hâkim şartların bulunduğuna kanaat getirirse aynı duruşmada boşanmaya karar verir. Karar, kanun yolu süreleri geçince ya da taraflar kanun yoluna başvurmayacaklarını bildirince kesinleşir. Kesinleşmeden önce eşler hukuken evli sayılır; yeni bir evlilik ya da nüfus kaydındaki değişiklik için kesinleşme beklenmelidir.

Protokol sonradan değiştirilebilir mi?

Boşanma kesinleştikten sonra protokolün bazı hükümleri, değişen koşullara göre yeniden ele alınabilir. Düzenli olarak ödenen yoksulluk nafakasının, tarafların mali durumu değişirse ya da hakkaniyet gerektirirse artırılması veya azaltılması istenebilir (TMK m. 176). Nafaka alan eşin yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümüyle bu nafaka kendiliğinden kalkar. Nafaka alan eşin evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır.

Çocuk için ödenen iştirak nafakasında da durum değiştiğinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirleyebilir ya da nafakayı kaldırabilir (TMK m. 331). Velayet ve kişisel ilişki için de benzer bir esneklik vardır: ana ya da babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere taşınması ya da ölmesi gibi yeni olgular ortaya çıkarsa hâkim, kendiliğinden ya da ebeveynlerden birinin istemiyle gerekli önlemleri alır (TMK m. 183). Kanun ayrıca mahkemenin, kişisel ilişki düzenlemesine uyulmaması hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar etmesini ister (TMK m. 182).

Hazırlık yaparken dikkat edilecekler

Protokolü imzalamadan önce her maddesini, boşanmadan beş yıl sonra nasıl uygulanacağını düşünerek okuyun. Nafaka miktarının nasıl artacağı, çocukla görüşme günlerinin okul takvimiyle uyumu, ortak borçların kimin tarafından ödeneceği gibi konular, imza anında küçük ayrıntılar gibi görünse de sonradan en çok uyuşmazlık çıkan noktalardır. Eşlerden biri baskı altında imza attığını düşünüyorsa, bunu duruşmada hâkime söylemelidir; hâkim, iradenin serbestçe açıklandığına kanaat getirmeden karar veremez. Son olarak, mahkemeye verilen protokolün eşlerin ellerindeki nüshayla birebir aynı olduğunu duruşmadan önce kontrol etmek, küçük ama sonradan çok iş görecek bir ayrıntıdır.

Sık sorulan sorular

Evliliğimiz henüz bir yılı doldurmadı. Anlaşmalı boşanabilir miyiz?

Hayır. Kanun, anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasını şart koşar. Bir yılı doldurmamış bir evlilikte boşanmak isteyen eş, ancak çekişmeli boşanma davası açabilir ve boşanma sebebini ispat etmek zorunda kalır.

Duruşmaya yalnızca avukatımın gitmesi yeterli mi?

Hayır. Hâkimin her iki eşi bizzat dinlemesi kanuni bir şarttır. Avukatla takip edilen davalarda da eşlerin duruşmaya kendilerinin gelmesi gerekir.

Protokolde mal paylaşımından hiç söz edilmezse ne olur?

Mal paylaşımı protokolde hiç düzenlenmemişse, boşanmadan sonra ayrı bir davayla istenebilir. Asıl sorun, “Karşılıklı hiçbir talebimiz yoktur” gibi geniş ifadelerdir; bu tür cümlelerin mal paylaşımını da kapsayıp kapsamadığı ileride tartışma konusu olabilir. Ne istendiği ya da nelerden vazgeçildiği açıkça yazılmalıdır.

Anlaşmadan vazgeçebilir miyim?

Hâkim duruşmada eşlerin iradesini sorar ve boşanma kararını buna göre verir. Eşlerden biri o aşamada boşanmak istemediğini ya da protokolü kabul etmediğini bildirirse dava anlaşmalı boşanma olarak sonuçlanamaz. Davayı açan eş isterse, şartları varsa dava çekişmeli boşanma davası olarak devam eder.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

Diğer yazılar

  1. Miras hukuku

    Mirasın reddi: borçlu bir mirası nasıl ve ne zamana kadar reddedersiniz?

    Borçla ölen bir yakının mirasını reddetmek için üç aylık süre, sulh hukuk mahkemesine başvuru, hükmen ret ve ret hakkını kaybettiren davranışlar.

    Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 605, 606–608, 609 ve diğer maddeler

  2. İş hukuku

    İşe iade davası: kimler açabilir, süreler nasıl işler?

    İşten çıkarılan işçinin işine dönmeyi isteyebilmesi için gereken şartlar, arabulucuya başvuru ve dava süreleri, kazanılırsa ödenecek tutarlar.

    Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu m. 18, 19, 20 ve diğer maddeler; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3